Gönül bağı inançla birleşti! Afrikalı hemşire Müslüman oldu, seçtiği isim duygulandırdı
Afrika ülkesi Gabon'da tanıştığı Türk mühendis Farabi Susoy ile hayatını birleştirme kararı alan hemşire Sandra Biangmane, İstanbul'da tarihi Süleymaniye Camii'nde Kelime-i Tevhid getirerek Müslüman oldu.
Afrika'nın Gabon ülkesinde yaşamını sürdüren hemşire Sandrıa Bıangmane ve mühendis Farabi Susoy'un arkadaşlıkla başlayan öyküsü, evlilik kararıyla taçlandı. Müstakbel eşiyle tanıştıktan sonra İslamiyet hakkında araştırmalar yapan Bıangmane, Müslüman olmaya karar verdi. Evlilik hazırlıkları kapsamında İstanbul'a gelen genç kadın, KİM Vakfı vesilesiyle gerçekleşen program ile tarihi Süleymaniye Camii'nde tarihi kubbelerin altında Kelime-i Tevhid getirerek Müslüman oldu.
Genç kadını camiide güleryüzle karşılayan ve refakat eden İlahiyatçı yazar Adnan Şensoy, KİM Vakfı'nın Diyanet ile işbirliği çerçevesinde Süleymaniye Camii'nde açtıkları ücretsiz kitap standındaki çok değerli kitapları yakından göstermeyi ihmal etmedi.

Şensoy, Kur'an-ı Kerim Fransızca meali, "İslam nedir?" Fransızca tanıtım broşürü, "Kur'an nedir?" Fransızca tanıtım broşürü, "Hz. Muhammed (s.a.v) kimdir?" Fransızca tanıtım broşürü ve İslam İlmihali Fransızca tanıtım broşürünü Beyza'ya takdim etti.

İlahiyatçı yazar Adnan Şensoy vesilesi ve refakatiyle Kelime-i Şehadet getirerek Müslüman olan Beyza için tanık olan herkes tekbir getirip kendisini tebrik etti.
"HER BEYZA DENİLDİĞİNDE MÜSLÜMAN OLDUĞUMU TEKRAR TEKRAR HATIRLAYACAĞIM"
Müslüman olduktan sonra "Beyza" ismini seçen Bıangmane, bu kararın ardındaki duygusal hikayeyi Haber7'ye anlattı. Müslüman olmak istediğini açıkladığında kayınpederinin kendisine "Hoş geldin kızım, seni Beyza olarak adlandırıyorum." dediğini ifade eden genç kadın, bu anın kalbine kazındığını söyledi.
Yeni isminin kendisi için özel bir anlam taşıdığını vurgulayan Bıangmane, "Bana her Beyza denildiğinde, gerçekten Müslüman olduğumu tekrar tekrar hatırlayacağım." diye konuştu.

"ALLAH İLE OLAN İLİŞKİMİ DAHA GÜÇLÜ YAŞAMAMI SAĞLIYOR"
Allah ile zaten kişisel bir bağı bulunduğunu ancak İslam'ın bu bağı hayatının her anına taşıdığını anlatan genç kadın, "İslam'ı kabul ettim çünkü zaten Allah ile güçlü bir ilişkim vardı. İslam bana mütevazı ve örtülü bir kadın olarak yaşamayı, hayatımı Allah'ın kuralları çerçevesinde şekillendirmeyi öğretiyor." ifadelerini kullandı.
Namaz ibadetinin önemini dile getiren Bıangmane, "Namaz vakitleriyle birlikte sabahın, öğlenin, akşamın ve yatmadan önceki zamanın Allah'a ait olduğunu hatırlıyoruz. Bu, Allah ile olan kişisel ilişkimi daha güçlü yaşamamı sağlıyor." diye konuştu.

"İNSANLAR ORAYA ALLAH İLE İLETİŞİM KURMAK İÇİN GELİYOR"
Türkiye'deki Müslümanların misafirperverliğinden çok etkilendiğini belirten genç kadın, camilerde gördüğü düzen ve saygı ortamına duyduğu hayranlığı şu sözlerle anlattı:
"Müslüman toplumun çok misafirperver ve saygılı olduğunu fark ettim. Camiye girişte herkes kurallara uyuyor; ayakkabılar çıkarılıyor, uygun şekilde giyiniliyor. Üstelik turistlere de açık. Herkes sakin, kimse gürültü yapmıyor. İnsanlar oraya mekanın ruhuyla ve Allah ile iletişim kurmak için geliyor. Bu beni çok etkiledi."

EŞİYLE TANIŞMA HİKAYESİNİ ANLATTI
Yaklaşık iki yıl önce çalışmak için Afrika'ya gittiğini belirten mühendis Farabi Susoy ise eşiyle tanışma sürecini ve sonrasında yaşananları detaylı bir şekilde aktardı. Hastanede staj yaptığı dönemde eşiyle tanıştıklarını aktaran Susoy, şöyle konuştu:
"İlk önce orada onun ailesiyle tanıştık. Daha sonra da haliyle buraya gelip benim ailemle tanışmasını istedim. Ve bu vesileyle buraya geldi. Ailemizle tanıştı ve Müslüman olmasını biz kendisine hep ilettik. O da hoşgörüyle karşıladı ve bunu kabul etti."
"KÜLTÜR, ÖRF VE ADETLERİ NEREDEYSE BİZİMKİYLE AYNI"
Afrika'daki insanların kültürüyle ilgili de detayları paylaşan Susoy, "Kültür, örf, adetleri neredeyse bizimkiyle aynı. Aile yaşantıları, büyüklere saygı, hürmet olaraktan yani bizimkilerden çok fazla farkı yok. Sadece kendi yaşam kültürlerine göre bunu idame ettiriyorlar ve yürütüyorlar. Bunu gördükten sonra, düşünce yapısı, aile yaşantısını gördükten sonra da bu fikri edinmemiz çok zor olmadı. Elbette ki önce bir önyargı oluşuyor ancak ailem onu tanıdıktan sonra doğru kişi olduğunu anladım ve onlarda çok güzel karşıladılar kendisini." ifadelerini kullandı.
YILLARDIR BİNLERCE HAYATA DOKUNAN KİM VAKFI'NA DAİR
2010 yılından bu yana dünyanın dört bir yanından Türkiye'yi ziyarete gelen turistlere kültürel mirasın kalbi olan tarihi mekanlarda İslamiyet’i tanıtan KİM Vakfı, 15’inden 75'ine kadar farklı yaşlardaki gönüllüleriyle çalışmalarını sürdürüyor. Vakfın faaliyetleri vesilesiyle, bugüne dek birçok ziyaretçi İslamiyet'i araştırmaya başladı, bir kısmı ise İslam'la şereflendi.
-
Misafir 8 dakika önce Şikayet Etkardeşimize tebrikler dilerim İslamiyet bacimiza hayırlı olsunBeğen
-
Misafir 33 dakika önce Şikayet EtBeyza Hanım kardeşim sizi tebrik ederim. İnşallah etrafında Müslüman yaşayışına sahip kişiler vardır. Bizim sokaklarimiza bakıp ta, demek ki Müslümanlık buymuş sakın deme.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Demokrasi. 48 dakika önce Şikayet EtMaşaallah tebrik eder, ikii cihan saadeti dileriz.Beğen Toplam 5 beğeni
-
Misafir 1 saat önce Şikayet Etmaşallah saadetler diliyorumBeğen Toplam 19 beğeni
