Ülkeye enerji üretecek her şeye karşılar: Bu kez rüzgar türbinleri hedefte
Enerjide genel dışa bağımlılık oranı yüzde 69-70 oranında seyreden Türkiye'de, muhalif medya Ankara'nın yeşil enerji odaklı projelerini hedef alıyor. Aylar önce bir güneş enerjisi santrali, bu kez bir rüzgar türbini topa tutuldu.
- Tekirdağ'da planlanan Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) projesi, tarım ve hayvancılık sektörlerine olumsuz etkileri olacağı iddialarıyla muhalif yayın organı Cumhuriyet gazetesi tarafından hedef alındı.
- Ancak rüzgar türbinlerinin çevreci olduğu, tarımsal faaliyetlerle birlikte kullanılabildiği ve Türkiye'nin enerji dışa bağımlılığını azaltmaya katkı sağlayacağı belirtiliyor.
- Ayrıca yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasının hem enerji arz güvenliği hem de ekonomik açıdan önemli olduğu ifade ediliyor.
HABER7
Tekirdağ'da yapılması planlanan Rüzgar Enerjisi Santrali (RES) tesisi, muhalif yayın organı Cumhuriyet gazetesi tarafından hedef alındı.
"Yurttaş Tekirdağ’da planlanan RES’ten tedirgin oldu, ne bakanlık ne de şirket dinledi: Proje bizi etkileyecek" başlıklı gazete haberinde, RES'lerin tarım ve hayvancılık sektörlerine olumsuz yansımaları olacağı iddia edildi.
Projenin Malkara ilçesine bağlı Gönence, İshakça, Çavuşköy, Kuyucu, Küçükhıdır ve Ahievren köylerinde hayata geçirilmesi planlanıyor.
Bu doğrultuda, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporu baz alınarak 32 rüzgar türbini belirlenmiş noktalarda faaliyete geçecek.
Bir rüzgar türbini 5 MegaWatt - 15 MegaWatt aralığında enerji üretebiliyor. Bu, yıl boyunca 3.000 ila 15.000 evin enerjisinin karşılanması anlamına geliyor.
Projenin büyüklüğü düşünüldüğünde, 96.000 - 480.000 hanenin enerji tüketimi doğaya zararsız, yeşil dönüşüme uygun bir şekilde sağlanmış olacak.
|
Rüzgar türbinleri, atmosfere karbondioksit (CO2), kükürt veya azot oksit salmazlar. İklim değişikliğiyle mücadelenin temel aktörlerindendir. Kömür, doğalgaz veya nükleer santraller soğutma için milyarlarca litre su tüketirken, rüzgar türbinlerinin operasyonel süreçte suya ihtiyacı yoktur. Yakıt için toprağın kazılmasına (kömür) veya borularla taşınmasına (petrol/gaz) gerek kalmadan, kaynağında enerji üretir. |
Bir türbinin temeli, yani beton dökülen alan 10 ila 15 metre yarı çapında. Türbinlerin birbirlerinin rüzgarını kesmemesi ve türbülansa yol açmaması için aralarında ciddi mesafeler bırakılıyor. Türbinlerin olduğu bölgede tarım yapılmasının önünde herhangi bir engel bulunmuyor.

Çiftçiler ve toprak sahipleri, türbinin hemen dibine kadar olan alanda ekin ekmeye, hasat yapmaya veya hayvanlarını otlatmaya devam edebiliyor.
Dünya genelinde rüzgar türbinleri genellikle tarım arazilerine kurulur ve arazi sahiplerine (kira veya üretim payı yoluyla) ek bir gelir kalemi sağlar.
Ancak haberde, rüzgar türbinlerinin "oldukça az tarım alanına sahip" Trakya bölgesi için dezavantajlara yol açacağı, arıcılık ve hayvancılığı etkileyeceği öne sürülüyor.

Öte yandan, rüzgar enerjisi santraline karşı başlatılan algı çalışmaları bu alanda bir ilki teşkil etmiyor.
Daha önce peş peşe yapılan yayınlarda Türkiye'nin kalkınması için hayati öneme sahip projeler; doğa talanı, rant, şirket işgali ve köylü direnişi manşetleriyle servis edilmişti.
Karbon salınımı yapmayan, dünyanın birçok ülkesinde devlet teşvikleriyle desteklenen güneş enerji santrallerine yönelik yürütülen kara propaganda bunlardan biriydi.
GES projelerinin fosil yakıtlara göre çok daha çevreci olduğu bilinirken, bazı ideolojik çevrelerin Türkiye'nin enerji yatırımlarına koşulsuz şekilde karşı çıkması, arka plandaki art niyeti gözler önüne seriyor.
Cumhuriyet gazetesinin 7 Mayıs 2026 Perşembe günü yayımlanan, "GES projesine karşı itiraz: Çeşme halkı yok sayılamaz" başlıklı haberi, bunun en somut örneğiydi.

ENERJİDE DIŞA BAĞIMLIYIZ, 'YEŞİL'DE UMUTLUYUZ
Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2026 yılının Ocak - Mayıs dönemindeki 153,8 milyar dolarlık toplam ithalatın 28,3 milyar dolarlık kısmı enerjiye (mineral yakıtlar ve yağlar) gitti.
2025 yılında ise, 365,5 milyar dolarlık ithalatın 62,4 milyar dolarını enerji kalemleri oluşturdu.
Türkiye'nin enerji tüketiminde dışa bağımlılık oranının yüzde 69-70 seviyelerinde olduğu düşünülüyor.
Fosil yakıtların (petrol, doğal gaz ve kömür) toplam enerji tüketimindeki payı ise yüzde 80'in üzerinde seyrediyor.
Ancak Türkiye, özellikle elektrik üretimi açısından daha farklı bir noktada.
2025 yılı itibarıyla Türkiye'nin elektrik kurulu gücünün yüzde 60'ından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından (hidroelektrik, güneş, rüzgar ve jeotermal) oluşuyordu.
Yapılan her yeni tesis ve her yatırım, enerji üretimine olumlu geri dönüşler sağlarken; dış ticaret çıktısını doğrudan etkiliyor.
-
Misafir 14 dakika önce Şikayet Etbunlara kalsak hala mağaralarda yaşardık. aldırmayın yok sayın bunlar bir şeyi istiyorsa tersini yapın.Beğen
-
Bekir 15 dakika önce Şikayet EtChp li firmaların doğalgaz çevrim ve kömür santralleri devredışı kalacak diye bu tür sabotaj haberleri yapılıyor. Amaç millete pahalı elektrik satmaya milletten çalmaya devam etmek ÇAL BEYA ÇAL BEYA ÇAL ÇAL ÇALBeğen
-
yusufcuk 15 dakika önce Şikayet Etbu yobazlar hes e karşı nükleere karşı rüzğar enerjisine karşı peki biz fişi cumhuriyet gazetesinemi takıcazBeğen
-
hmd 18 dakika önce Şikayet EtBunlar her şeye karşı, hiç bir şey yapmadan mum ışığında otururlar.Beğen Toplam 3 beğeni
-
Erzurum 18 dakika önce Şikayet EtNe yunan ne Yahudi ne in giliz ne peki bizim en büyük sorunumuz yüz yıldır CHP zihniyeti.osmanlıyı yıkıp parçalayanda bu zihniyetBeğen Toplam 4 beğeni