Avrupa savunmasında adres Türkiye: NATO’nun yeni hamisi göreve hazır!
Ankara NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, üretim kapasitesi ve sürekliliğiyle Türkiye’nin, Avrupa savunma mimarisinin "vazgeçilmez kilit taşı" haline geldiğini vurguluyor.
Haber7-ÖZEL
Avrupa Birliği ve NATO uzmanı Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin ittifakın geleceğinde Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstleneceği yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, savunma sanayiinde üretim kapasitesi ve sürekliliğiyle Türkiye'ye duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını söyledi. Güney, Ankara’da gerçekleştirilen zirvenin Türk savunma sanayii için yeni ihracat ve stratejik iş birliği fırsatlarını da beraberinde getireceğini vurguladı.

HEM ÜRETİM HEM DE SÜREKLİLİĞİN ADRESİ: TÜRKİYE
Avrupa Birliği ve NATO konularında uzman Prof. Dr. Nurşin Ateşoğlu Güney kendisine yönelttiğimiz, “Şu an Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, NATO'nun geleceğini nasıl şekillendirecek?” sorusuna,
“En önemlisi Trump'ın bu toplantıya katılmış olması. Onun dışında Amerika'nın Avrupa'daki askeri kuvvetlerini çekmesi söz konusu biliyorsunuz. Bir tek nükleer caydırıcılığa teminat veriyor NATO çerçevesinde. Bu ne demek? Avrupa'nın kendi savunma sistemini bir şekilde kendi kendine yeterli hale getirmesi gerekiyor. Ama bir zaman sorunu var. Avrupa’nın hem askeri sanayi, savunma alanında üretim açısından bunu hızlandırması gerekiyor; hem de Avrupa'daki ülkeler arasındaki iş birliğinin bu bağlamda gerçekleşmesi gerekiyor ki bu konuda henüz bir başarı kaydedemediler.
NATO 3.0'ın kaderi Türkiye’de çiziliyor: 32 lider tek çatı altında toplandı!
Mesela uçak geliştirme konusunda Almanya-Fransa ortaklığı vardı, o başarılı olmadı, o proje çöktü. Ama onun dışında bir de dediğim gibi; hem tedarik sorunu var, hem işte belirli parçaların, askeri mühimmatın üretilmesi ve işte özellikle de Ukrayna'ya verdikleri destek nedeniyle bu anlamda hem üretim hem de süreklilik ve bunun gibi birçok ihtiyaçları var. Bir de kendi güvenlikleri açısından Avrupa güvenlik mimarisinin oluşturulması bağlamında kendi kendine yeter bir hale gelmesi için bir süre ve çaba sarf etmek gerekiyor” yanıtını verdi.

AVRUPA NATO’DA İPLERİ ELİNE ALACAK
Güney bu zirveden sonra Avrupa’nın NATO’da daha merkezi bir yere yerleşeceğini şu sözlerle ifade etti: “NATO da çeşitli konularda savunma iş birliği anlaşmaları ülkeler arasında imzalanıyor. Bu bir başlangıç. Bu anlamda NATO'nun özellikle Avrupa ayağının geliştirilmesi konusu öncelikli bir mesele olarak bu zirvede ele alınıyor. Bütün bunlar çok çok önemli. Daha Avrupa ayaklı, Avrupa odaklı bir NATO'dan bahsedeceğiz.”
DÜNYANIN KABUL ETTİĞİ GÖRÜŞ: TÜRKİYE’YE MUHTAÇLAR
“NATO içerisinde rolümüz artacak, hatta belki de değişecek bile diyebilir miyiz?” sorusunu yönelttiğimiz Güney,
“Bize ihtiyaçları var. Özellikle zirve sırasında sadece liderler arası görüşmeler değil, savunma sanayiindeki ürünlerimizin liderlere gösterilmesi önemli bir nokta. Bu insanlara savunma sanayiinin ileri olduğu alanlardaki kazanımlarımızı bir anlamda sunduk. Bize ihtiyaçları var, çünkü üretimlerinin hem hızlı olması gerekiyor, hem de üretiyor olmaları gerekiyor. Türkiye'nin pek çok konuda, özellikle yeni konvansiyonel silahlar bağlamında çok iyi durumda. Bildiğim kadarıyla Tuzla’da 40'tan fazla gemi tersanede yapılabiliyor” şeklinde konuştu.
![]()
ARASI BOZUK MÜTTEFİKLER ANKARA’DA TOPLANDI
Güney, müttefikler arası krizlerin patlak verdiği böylesine kritik bir dönemde NATO Zirvesi’nin Ankara’da gerçekleştirilmesinin altını çizdi. Güney, “Böyle kritik ve müttefikler arası ilişkilerin de iyi olmadığı bir dönemde zirvenin Ankara'da yapılması çok çok önemli. Özellikle Trump'ın Türkiye'ye gelmesinde Sayın Cumhurbaşkanımızın çok büyük katkısı var” ifadelerine yer verdi.
|
ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz 2026'da Ankara'da düzenlenen 36. NATO Zirvesi öncesinde yaptığı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu saygıdan ötürü "Cumhurbaşkanı Erdoğan olmasa Ankara'daki NATO Zirvesi'ne gitmezdim" ifadesini kullandı. |

GİDİŞAT ARTACAK İŞ BİRLİKLERİNE İŞARET EDİYOR
Güney’e yönelttiğimiz “Zirvenin ihracat iş birliği bazında Türk savunma sanayi açısından çıktıları sizce ne olur?” sorusuna,
“Şu anda birçok NATO ülkesine biz askeri anlamda silah satıyoruz, iş birliği yapıyoruz. Mesela Leonardo'yla Bayraktar arasında yapılan savunma sanayi anlaşması gibi. İngiltere ile yaptığınız yeni anlaşmayla savunma sanayi konusunda bir iş birliği söz konusu oldu. Bunların daha da artacağını beklemek mümkün. Bu gidişat da onu gösteriyor. Yani tek tek bireysel olarak ülkelerle savunma sanayi alanında Türkiye ilişkilerini bayağı geliştirdi. Mesela İHA ihracatında tüm dünyada 11. sırada geliyoruz. Milli Savunma Bakanımız Güler’de müttefiklerle savunma sanayi konusundaki iş birliğinin artırılması için mevcut belirli engellerin de kalkması talebinde bulundu. Bu iş hızlansın ve herkes karşılıklı olarak bu iş birliğinden faydalanabilsin. Zaman içinde olacağını düşünüyorum."
AB’NİN STRATEJİK KÖRLÜĞÜ VAR
NATO uzmanı Güney’e yönelttiğimiz, “Avrupa Birliği'nin savunma harcamalarını artırma kararı Türkiye için ne gibi fırsatlar ve riskler barındırıyor?” sorusuna,
“Avrupa Birliği'nin kurumsal olarak bir jeopolitik stratejik körlüğü var. Bu yeni bir şey değil, geçmişten bugüne kadar süregelen. Bu bağlamda da özellikle savunma alanında mesela bir Türkiye ile ilişkileri geliştirmek ve sürdürmek konusunda ayak diriyorlar. Bir müddet sonra da ben belirli bir noktaya geleceklerini de düşünüyorum. Çünkü bir yandan Ukrayna savaşı var, diğer yandan bu ülkelerin her biri savunma sanayi alanında aynı noktada değil."
![]()
AB YOLUNA ABD OLMADAN DEVAM ETMESİ GEREKTİĞİNİ ANLADI
Güney, ABD’nin önceliğinin Asya-Pasifik olduğu için AB’nin artık yoluna ABD olmadan devam etmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti: “Artık onlar da anladı ki Avrupa Birliği aslında Amerika'sız yola devam etmek zorunda. Çünkü Amerika'nın önceliği Asya-Pasifik. Bu bağlamda şu andaki belirli konulardaki açıklarını kapatmak zorunda olduklarını biliyorlar. Burada en iyi alternatif ülke Türkiye. Yine de tam olarak birlikle iş birliği yapmak mümkün olamıyor ama birliğin içindeki bağımsız ülkelerle ikili anlaşmalar yapıyoruz. Avrupa Birliği içerisinde bu konuda tartışmalar da mevcut. Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi gibi AB çatısı altında Türkiye ile iş birliği yapmak istemeyenlerin aksine birlik çatısı altında iş birliği yapmak isteyenler de var.”
