İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar hedefte: 'Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya'

Türk Ceza Kanunu, dini değerlere yönelik saldırılarda bir dizi cezai yaptırım uygulanmasını öngörürken; Haber7'ye konuşan uzmanlara göre "eldeki düzenlemeler yeterli" ve "hukuki bir eksiklikten ziyade sosyolojik bir sorun" söz konusu.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 09.07.2026 14:26 GÜNCELLEME 09.07.2026 17:09 GÜNCEL
İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar hedefte: 'Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya'
İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar hedefte: 'Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya'
HABERİN ÖZETİ
ÖZETİ DİNLE
  • Yeditepe Üniversitesi'nde mezuniyet töreninde bir öğrencinin açtığı Ayet-i Kerime, diğer öğrenciler tarafından kapatıldı ve bu durum akademisyenler tarafından desteklendi.
  • Salonda bulunan kişilerin İslam'a yönelik saygısızlığı alkışlamaları, bu saldırıların son halkasını oluşturuyordu.
  • Türk kamuoyu son haftalarda İslam'a ve Müslümanlara yönelik nefret eylemleriyle sarsılıyor.

           
HABER7 - ÖZEL

Türk kamuoyu son haftalarda İslam'a ve Müslümanlara yönelik nefret eylemleriyle sarsılıyor.

Yeditepe Üniversitesi'nde düzenlenen bir mezuniyet töreninde, bir öğrencinin açtığı Ayet-i Kerime'nin diğer öğrenciler tarafından kapatılması, bir akademisyenin söz konusu öğrencileri "İşte Yeditepe ruhu!" ifadeleriyle sahiplenmesi ve salonda bulunan kişilerin İslam'a yönelik saygısızlığı alkışlamaları, bu saldırıların son halkasını oluşturuyordu.

Öğrencilerin pankartın önüne geçerek gizledikleri Ayet-i Kerime, Kur'an-ı Kerim'in 220-235. sayfalarındaki Hud Suresi'nin 112. ayetinden bir kesitti: "Emrolunduğun gibi dosdoğru olun."

HUD SURESİ, 112

"Sen ve beraberindeki tevbe edenler, emrolunduğun gibi dosdoğru olun! Aşırı gitmeyin. Şüphesiz O, yaptıklarınızı hakkıyla görmektedir."


Kamuoyunda infiale yol açan videoda Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yener Ünver'in öğrencileri örgütlediği, Ayet-i Kerime'yi gizlemeleri için çabaladığı görülüyor.

Kur'an-ı Kerim'e yapılan saygısızlığın yaşandığı günün akşamında, muhalif yayın organı Cumhuriyet gazetesinin baskıya giren yeni sayısında bu kez Sivas'ta kurulması planlanan Siyer-i Nebi Külliyesi asılsız ithamların odağına yerleştirildi.

Cumhuriyet gazetesinin 9 Temmuz Perşembe günü tarihli sayısından bir haber: 'Medrese seferberliği'

Tüm yasal izinleri alınmış 30 yapılık ilim irfan yuvası için "yasa dışı medrese faaliyeti" yakıştırması yapılırken, tanıtım programına katılım sağlayan Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı imamlar hedef gösterildi.

Cumhuriyet gazetesi daha önce, İstanbul'daki bir lisede kız öğrencilerin giydiği tesettürü dert edinmişti.

Bu yolla kız çocuklarının "eğitim", "kılık kıyafet ayrımcılığı" ve "din hürriyeti" gibi hakları görmezden gelinmiş, İslami değerler düşmanca bir üslupla hedef tahtasına konulmak istenmişti.

İstanbul 2 No'lu Barosu'nun kurucu üyelerinden Avukat Cavit Tatlı'ya göre, "hukuki bir eksiklikten ziyade sosyolojik bir problem" söz konusu:

"Kapıkule Sınır Kapısı'nı geçtikten sonra gittikleri herhangi bir Hristiyan beldede, oranın rahibelerine 'gerici' yakıştırmasında bulunabiliyorlar mı? Gittikleri herhangi bir ülkede dini inançlara yönelik saygısızlık yapabiliyorlar mı? Dil uzatabiliyorlar mı? Hristiyan okulları hakkında en ufak bir şey diyebilmek akıllarının ucundan dahi geçmez. Ne yazık ki burada birisi başını örttüğü zaman saldırıya uğrayabiliyor. Müslümanlar mevzu bahis olduğunda dünyanın en acımasız insanına dönüşebiliyorlar." 

"Bu insanlar din karşıtı değil, İslam'a karşı. İnsan karşıtı değil, Müslüman'a karşı."

Avukat Cavit Tatlı, İstanbul 2 No'lu Barosu Kurucu Üyesi


Haber7'ye açıklamalarda bulunan Avukat Tatlı, "Türkiye'de dini değerlere yönelik saldırıların, sosyolojik problemler aşılmadan çözülemeyeceği" görüşünde.

Avukat Cavit Tatlı

Son bir aylık süre içerisinde bir kadın, tesettürlü kadınlar hakkında "Kapalılar kapatılmalı" demiş ve tutuklanmış, ilerleyen günlerde İslam dinine açıktan saldıran sözde bir komedyen benzer şekilde tutuklama kararıyla cezaevine sevk edilmişti.

Yine bir başka kadın, tesettüründen ötürü markette bir kişinin sözlü saldırısına uğramış; bir kadın da kızıyla birlikte gittikleri plajda, tesettürlü olması nedeniyle o an orada bulunan başka bir kadının müdahalesiyle kovulmuştu.

Antalya'daki markette, tesettürlü kadını sözlü taciz eden fail hakkında ev hapsi kararı alınırken; plajdaki anne - kıza saldıran kişinin tutuklanmasına hükmedildi.

Antalya'da bir markette iki tesettürlü kadın, tanımadıkları bir kişi tarafından sözlü tacize uğramıştı.

Tatlı, adli birimlerin jet hızında vermiş oldukları kararların altını çiziyor ve ekliyor: "Kanunlarımızın cezai anlamda yeterli olduğunu düşünüyorum. Eksiklikler her zaman olabilir. Ama bu konu 'hukuki' konudan bağımsız, faşizm çatısı altında değerlendirilmesi gereken bir problem. Bir sosyolojik problem."

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu da Avukat Cavit Tatlı ile aynı görüşü paylaşıyor:

"Cezalar görüşülebilir ancak esas mesele cezadan ziyade bir kültür, bir anlayış eksikliğidir. Bu konuda bir çalışma yapılması gerekiyor. Bizim bu ruhu geliştirmemiz gerekiyor. Bu azınlık, toplumu toplum yapan değerlerin tamamına karşı. Değerlerimize karşı antipatileri var ve bunu bir türlü aşamadılar."

Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu

Türk Ceza Kanunu'nun 115. maddesinde dini değerleri hedef alan, saldıran, hakaret eden, inanç özgürlüğüne kast edenler hakkında 6 aydan 3 yıla varıncaya dek hapis cezası öngörülüyor.

Avrupa'da Polonya, İtalya ve İspanya'da genel olarak para cezaları, Avusturya'da 6 ay, Almanya'da 3 yıl hapis cezasının verildiği örnekler mevcut.

Öte yandan, İran İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Moritanya İslam Cumhuriyeti, Suudi Arabistan gibi Müslüman nüfusun ağırlıkta olduğu ülkelerde dini değerlere yönelik saldırılar ve akabinde görülen davalar, "idam" cezasıyla sonuçlanabiliyor.

KAYNAK : Haber7
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR 38 TÜMÜ
  • Zeynel 4 dakika önce Şikayet Et
    Ülkede terörist sanat çı oluyor İslam düşmanlığı öz gür lük diye pazarlanıyor millette seyirci yazık çok yazık
    Cevapla
  • Misafir 13 dakika önce Şikayet Et
    ülkemiz 100 yıldır işgal altında biz bunu özgürlük diye okuyoruz hikaye anlatıyorlar vatanın öz evlatları teslim alacak gün geliyor içimize karışıkları soktular bilerek yaptılar bu günler için hazırlık yaptılar
    Cevapla
  • Mehmetler 23 dakika önce Şikayet Et
    Bunlar dışarılarıdan gelen talimatlar yurtdışında bir komediyent İncil kitabına böyle terbiyesizlik yapmaz
    Cevapla
  • İsimli Kahraman 24 dakika önce Şikayet Et
    Allah indinde tek din İslam dır.
    Cevapla
  • Kayacık 31 dakika önce Şikayet Et
    Fiili cezalar olsa da bu gün genel anlamda dini yaşama ve başörtüsü problemi çözülmüş değil. İktidardan kaynaklanan bir rahatlama ve uygulama var. İktidar değişsin şimdi o sesi çıkanlar on katına çıkar. Üstelik yönetimde arkalarında olur. Görünen köy kılavuz istemez.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR