Terörsüz Türkiye'de tarihi adım! Kanun teklifinin kırmızı çizgileri: Şehit ve gazilerimiz
Türkiye, iç cephesini tahkim etmek amacıyla tarihi bir yasal düzenlemeye hazırlanıyor. Kanun teklifi ile terörün bütünüyle sona erdirilmesi hedeflenirken, devletin kırmızı çizgilerinden taviz verilmeyecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerçekleştirilen terörle mücadelede elde edilen sahadaki büyük başarıların ardından, ‘Türkiye Yüzyılı’ hedeflerini taçlandıracak dev bir adım atılıyor. Hazırlanan yeni kanun teklifi, herhangi bir pazarlık sürecini tamamen dışlayarak, terör örgütünün koşulsuz ve geri dönülmez şekilde silah bırakmasını ilk ve en önemli şart olarak masaya koyuyor.

SÜRECİN İLK VE TAVİZSİZ ŞARTI: SİLAHLAR TAMAMEN BIRAKILACAK
Yeni yasal düzenlemenin hayata geçebilmesi için öncelikle silahların tamamen susması ve terör örgütünün silahlı varlığına geri dönülmez biçimde son vermesi gerekiyor. Silah bırakma süreci eksiksiz tamamlanıp resmi makamlarca doğrulanmadan hiçbir hukuki adım atılmayacak. Devletin kontrolünde ve tamamen hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde ilerleyecek olan bu süreç, terörün Türkiye gündeminden tamamen çıkarılmasını amaçlıyor.

GENEL AF KESİNLİKLE SÖZ KONUSU DEĞİL
Kamuoyunda oluşabilecek spekülasyonların önüne geçmek amacıyla devletin kırmızı çizgileri net bir şekilde çizildi. Hazırlanan teklif kesinlikle bir genel af niteliği taşımıyor ve terör suçlarının tamamını kapsayan bir düzenleme öngörmüyor. Özellikle terör eylemi talimatı verenler ile güvenlik güçlerini şehit eden failler hiçbir şekilde bu sürecin kapsamına alınmayacak. Ayrıca hiçbir kişiye özel bir statü tanınmayacak ve düzenleme yalnızca PKK/KCK terör örgütüyle sınırlı tutulacak.
![]()
ALTI AYLIK BAŞVURU SÜRECİ VE DENETİM MEKANİZMASI
Terör örgütünün silah bıraktığının kesin olarak tespit edilmesinin ardından, Milli Güvenlik Kurulu kararı Resmi Gazete'de yayımlanacak. Bu yayının hemen ardından altı aylık başvuru süreci resmen başlayacak.
Terörsüz Türkiye sürecinde kritik adım! Bahçeli imzayı attı
Sürecin şeffaf ve hukuka uygun yürütülmesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında özel bir kurul oluşturulacak. Eş zamanlı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulacak ‘İzleme Komisyonu’ da süreci yakından takip ederek gerekli durumlarda tavsiyelerde bulunabilecek.
ŞEHİT YAKINLARI VE GAZİLERİN HASSASİYETİ EN ÖN PLANDA
Yetkililer tarafından özellikle ‘temel hassasiyetler’ olarak değerlendirilen bir diğer başlık ise, bu tarihi süreçte vatanı için canını feda eden şehitlerin ailelerini ve kahraman gazileri en hassas nokta olarak konumlandırıyor. Şehit ailelerinin ve gazilerin onurunu, gururunu ve aziz hatıralarını zedeleyecek ya da incitecek hiçbir adıma veya tasarrufa kesinlikle izin verilmeyecek. Toplumsal vicdanı yaralayacak hiçbir uygulamaya geçit verilmeyeceği kararlılıkla vurgulanıyor.
İÇ CEPHEDE BİRLİK: EBEDİ KARDEŞLİK
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da sıklıkla dile getirdiği iç cephenin güçlendirilmesi hedefi, bu politikanın merkezinde yer alıyor. Terör prangasından kurtulan bir Türkiye; demokrasiden ekonomiye, yatırımdan kalkınmaya kadar her alanda çok daha güçlü bir yapıya kavuşacak. Toplumsal dayanışmanın ve ebedi kardeşliğin pekişmesiyle birlikte, savunma sanayisinden turizme kadar her sektörde Türkiye Yüzyılı hedeflerine çok daha kararlı adımlarla yürünecek.

BÖLGESEL İSTİKRAR VE EMPERYAL PROJELERE KARŞI KALKAN
Terörsüz Türkiye vizyonu, sadece sınır içindeki güvenliği sağlamakla kalmayıp sınır ötesinde de kalıcı barışın kapısını aralayacak. Terörün bitmesi; Suriye'nin terörden temizlenmesi, Irak'ın istikrara kavuşması ve Orta Doğu'da huzur ikliminin hakim olması anlamına geliyor. Küresel güçlerin vekil örgütler üzerinden yürüttüğü emperyal projelere karşı güçlü bir set oluşturacak bu hamle, bölgedeki enerji, ulaştırma ve ticaret koridorlarının güvenliğini de en üst düzeye çıkaracak.