İstanbul'da deprem fırtınası! 50'ye yakın sarsıntı sonrası uzmanlardan peş peşe açıklama
İstanbul Adalar açıklarında en büyüğü 3,2 olan peş peşe yaklaşık 50 deprem kaydedildi. Gece boyunca süren sarsıntılar paniğe neden olurken, uzmanlardan dikkat çeken açıklama geldi.
İstanbul Adalar açıklarında dün en büyüğü 3,2 olmak üzere peş peşe depremler meydana geldi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) verilerine göre yaşanan 50 küçük sarsıntı paniğe neden oldu.
Peş peşe meydana gelen depremlerin ardından gözler yerbilimcilere çevrildi. Üç uzman isim, yaşanan sismik hareketliliğin beklenen büyük Marmara depremiyle ilişkisini değerlendirdi.
GECE BOYU 50'YE YAKIN SARSINTI
17 Ağustos 1999 depreminin 27. yıl dönümünden sadece iki gün sonra başlayan hareketlilik, özellikle saat 16.08 sonrasında yoğunlaştı. Yaklaşık iki saatlik zaman diliminde kaydedilen 3.2 büyüklüğündeki sarsıntının ardından bölge gece boyunca beşik gibi sallandı. AFAD, gece saatlerinde en büyüğü 2.5 olan 50'ye yakın mikro depremin daha meydana geldiğini kaydetti.
UZMANLARDAN "PANİK YAPMAYIN" ÇAĞRISI
Bölgedeki sismik aktiviteyi değerlendiren deprem bilimciler, peş peşe gelen sarsıntıların doğrudan büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağı konusunda birleşti.
Prof. Dr. Okan Tüysüz: Yaşananların sadece Adalar fayının aktif olduğunu gösterdiğini vurguladı. Tüysüz, durumu şu sözlerle özetledi: "Her büyük depremin arkasından artçı depremler olur ancak her büyük depremden önce öncü deprem olmaz. Bir depremin öncü olduğu arkasından büyük deprem gelince anlaşılır. Bekleyip göreceğiz."

AHMET ERCAN TARİH VERDİ
Prof. Dr. Ahmet Ercan: Sadece küçük sarsıntı sayılarına bakılarak deprem kestirimi yapılamayacağını belirterek halkı gereksiz paniğe karşı uyardı.

Beklenen büyük Marmara depremi için en fazla 2,5 metrelik tsunami (süpürtü) dalgası öngören Ercan, kırılma takvimi için en erken 2045, en olası dönem olarak ise 2075 yılını işaret etti.
"ADALAR FAYI ÖLÜDÜR, BÜYÜK DEPREM ÇIKMAZ"
Yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise hareketliliğin ana fay hattında değil, bölgeyi güneyden kuzeye doğru kesen ikincil ve üçüncül fay kollarında gerçekleştiğini açıkladı. Bu kolların yıkıcı bir deprem üretecek stres birikimine sahip olmadığını belirten Üşümezsoy, sarsıntıların olağan bir enerji boşalması olduğunu belirterek şu çarpıcı tespiti yaptı:
"Adalar fayı yaşlı ve ölü bir faydır. Buradan büyük bir deprem çıkmaz."

