ABD İran’ı sıkıştırdı, tsunaminin vuracağı ilk yer Türkiye! İşte 3 kritik senaryo

ABD’nin İran'ı küresel ekonomiden izole etme hamlesinin yansımalarını aktaran Ekonomist Sinan Bayraktar, kararın Türk bankacılık sistemini ve dış ticareti doğrudan etkileyeceğini belirterek üç kritik senaryoya dikkat çekti.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 26.08.2026 18:46 GÜNCELLEME 26.08.2026 18:46 GÜNCEL
ABD İran’ı sıkıştırdı, tsunaminin vuracağı ilk yer Türkiye! İşte 3 kritik senaryo
ABD İran’ı sıkıştırdı, tsunaminin vuracağı ilk yer Türkiye! İşte 3 kritik senaryo

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, pazartesi günü İran'ı küresel ekonomiden tamamen izole etmeyi amaçlayan yeni bir yaptırım kampanyası başlattıklarını açıkladı. Washington'ın "Operation Economic Outcast" adını verdiği paket, dijital varlıklar, altın, havacılık, teknoloji ve denizcilik sektörlerinde yeni yaptırımlar getiriyor ve ikincil yaptırımların kapsamını genişletiyor.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent

ABD yönetiminin devreye soktuğu bu agresif yaptırım hamlesinin ardından gözler küresel piyasalara ve Türkiye'ye çevrildi. İkincil yaptırımları genişleten paketin olası yansımalarını Haber7'ye değerlendiren Ekonomist ve Yazar Sinan Bayraktar, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

"TÜRKİYE'Yİ DOĞRUDAN ETKİLEYECEKTİR"

Türkiye ile İran arasındaki yaklaşık 5,5 milyar dolarlık ikili ticaret hacminin ötesinde, Türk şirketlerinin ve bankalarının Batı finans sistemine entegrasyonunun kritik önem taşıdığına dikkat çeken Bayraktar, alınan kararın Türkiye'yi doğrudan etkileyeceğini dile getirdi.

Rusya yaptırımları döneminde yaşanan benzer lojistik ve finansal güçlüklerin tekrarlanabileceğini anlatan Bayraktar, "İlk etkinin dış ticaretten önce bankacılık ve ödeme sisteminde hissedileceğini düşünüyorum. Bir Türk bankasının önündeki soru artık yalnızca, 'Bu işlem Türk mevzuatına uygun mudur?' olmayacak. 'Bu işlemin İran bağlantısı benim ABD dolar sistemine erişimimi, muhabir banka ilişkilerimi veya uluslararası faaliyetlerimi tehlikeye sokabilir mi?' sorusu önem kazanacak." değerlendirmesinde bulundu.

ABD’den İran’a ekonomik karartma operasyonu: Tam küresel izolasyonABD’den İran’a ekonomik karartma operasyonu: Tam küresel izolasyon

Aşırı uyum refleksiyle akreditif, para transferi ve sigorta gibi süreçlerin tıkanabileceği uyarısında bulunan Bayraktar, "İran'a ihracat yapan Türk şirketleri yaptırım listesinde olmayabilir ancak banka bu riski almak istemiyorum kanaatinde bulunabilir. Akreditif zorlaşabilir, para transferi gecikebilir, ihracat kredisi bulunamayabilir, sigorta maliyeti yükselebilir ve çok önemlisi muhabir bankalar işlemi reddedebilir. İşte ekonomik yaptırımların görünmeyen gücü tam da burada ortaya çıkar. ABD'nin dünyadaki bütün İran ticaretini tek tek yasaklamasına gerek kalmaz. Bankaların risk alma iştahını düşürmesi bile ticareti küçültmeye yeter." ifadelerini kullandı.

"MÜŞTERİNİN MÜŞTERİSİNİ TANIMAK ÖNEMLİ HALE GELDİ"

Türkiye'nin İran'a sattığı makine, mekanik cihazlar, elektrik malzemeleri ve kimya sanayi ürünlerinin önemine değinen Bayraktar, sınır ticaretiyle bağlantılı şirketlerin yaptırım uyum sistemlerini yeniden gözden geçirmeleri gerekeceğini aktardı. Ticaretteki güven unsurunun sarsılacağının altını çizen Bayraktar, şunları kaydetti:

"Özellikle İran'a mal satıyorum değil sorun. Malın son kullanıcısı kim, o çıkacak ortaya. 'Ödeme hangi bankadan geliyor, aracı şirket nerede? Taşıyan gemi kim, sigortacı kim, menşei neresi, içinde ABD komponenti var mı? Alıcı şirketin gerçek faydalanıcısı kim?' gibi sorularla, müşteriyi tanımak kadar, müşterinin müşterisini tanımak da önemli hale geliyor."

"SÜRECİN EN KRİTİK OYUNCUSU ÇİN"

Sürecin en kritik oyuncusunun petrolün yüzde 90'ını alan Çin olduğunun altını çizen Bayraktar, "Washington'ın gerçekten büyük Çin bankalarını ve şirketlerini Amerikan finans sisteminden dolayı dışlamayı göze alabilecek mi? Bu soru önümüzdeki günlerde netleşecek. ABD'nin bu konuda son derece dikkatli davrandığını görüyoruz. Washington, bazı Çin ve Hong Kong bağlantılı kuruluşları hedef alırken, büyük Çin finans kuruluşlarına karşı daha sert bir adım atmaktan kaçındı. Çünkü mesele artık İran yaptırımlarının ötesine geçebilir. Durum, ABD-Çin ticaret savaşına dönüşebilir." diye konuştu.

ABD'nin dolar sistemini yaptırım aracı olarak kullanmasının uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Bayraktar, "Çin, Rusya ve İran gibi ülkelerin dolar dışı ticaret altyapısı kurma motivasyonu da o kadar artacaktır. Yuanla ticaret, alternatif ödeme sistemleri, dijital varlıklar, yerel para kullanımı, yeni finans ağları... Kısacası Amerika doların gücünü kullanırken, uzun vadede dolar dışındaki sistemlerin gelişmesini de teşvik ediyor olabilir. Bence bu konuda ateşle oynuyor. Hani derler ya, kötü komşu ev sahibi yapar." ifadelerine yer verdi.

"TÜRKİYE AÇISINDAN ÜÇ SENARYO VAR"

Yaptırımların Türkiye açısından yaratacağı tabloyu üç farklı senaryo üzerinden anlatan Bayraktar, şunları aktardı:

"Birincisi, Türkiye'ye sınırlı uygulama. İran ticareti azalır ancak önemli bölümünü devam eder. Aynı şekilde bankacılık ve lojistik maliyetleri yükselir. İkincisi ve daha büyük bir risk olarak gördüğüm sert ikincil yaptırım. Türk bankaları ve büyük şirketleri İran'dan hızla uzaklaşabilir. 5,5 milyar dolar civarındaki ticaret ciddi şekilde daralabilir. Çünkü buradaki yaptırımlar SWIFT'i ve tüm bankacılık sistemlerini etkileyecektir. Üçüncü risk ise Çin-ABD yaptırım çatışması. İran meselesi küresel finans ve ticaret savaşına dönüşür. İşte o zaman Türkiye üzerindeki baskı da farklı bir boyut kazanır. Çünkü Türkiye yalnız İran'la ticaret yapan bir ülke değil. Batı finans sistemiyle bütünleşmiş, Avrupa'nın önemli ticaret ortaklarından biri ve aynı zamanda Asya ile Avrupa arasında stratejik bir üretim ve lojistik merkezi. Türkiye'nin önüne doğrudan veya dolaylı biçimde, 'Hangi sistemin içerisindesiniz?' sorusu gelebilir."

İkinci senaryonun Türkiye için en önemli risk barındıran seçenek olduğunu belirten Bayraktar, "Bir Türk şirketi İran'da 20 milyon dolarlık iş yapıyor fakat Avrupa ve ABD ile 300 milyon dolarlık finansman, ihracat ve tedarik ilişkisine sahipse yönetim kurulunun vereceği karar büyük ölçüde değişebiliyor." dedi.

Yaptırımların enerji ve enflasyon kanalında çok büyük etkileri olacağını anlatan Bayraktar, Tahran'ın misilleme olarak Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışını aksatması halinde petrol ve LNG fiyatlarının yükseleceğini, bunun da Avrupa Birliği'nin ticaretini daraltarak Türkiye'nin ihracatını olumsuz etkileyeceğini dile getirdi.

Türkiye'nin net enerji ithalatçısı bir ülke olduğunu hatırlatan Bayraktar, "İran krizi, petrol ve doğal gaz fiyatı, Türkiye'nin enerji faturası, cari açık baskısı ve döviz talebiyle beraber yükseliyor. Kur baskısı, üretim, ulaştırma maliyetleri hepsi birden üzerine geliyor ve enflasyon baskısı yaratıyor." şeklinde konuştu.

"TSUNAMİNİN İLK VURACAĞI YER TÜRKİYE"

Washington'ın İran'ı dünya ekonomisinden koparmaya çalışırken sorunu Türkiye ekonomisinin içine taşıyabileceği uyarısında bulunan Bayraktar, "Önümüzdeki haftalarda en önemli gösterge yaptırım listesindeki İranlı şirketler değil, ABD'nin Türk bankalarına ve Türk şirketlerine ne kadar geniş bir uyum alanı ve kanal açabileceğine, hangi istisnaları tanıyacağına bağlı. Sonuçları kısa sürede bizlere bir dalga olarak vuracak ve bana göre tsunaminin ilk vuracağı yer Türkiye." diyerek sözlerini tamamladı.

Nursena Akbaba Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Nursena Akbaba

Editör Hakkında

1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 2019 yılında Sakarya Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. 2018 yılında Hürriyet Gazetesi ve 2019 yılında TRT'de stajlarını tamamladı. 2021 yılından itibaren Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde yer alan Haber7.com'da mesleki hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR 2
  • Muhammed 9 dakika önce Şikayet Et
    Uymayın şeytana mecburmusunuz
    Cevapla
  • Ebu_Siha 17 dakika önce Şikayet Et
    Felaket Tellalları işbaşında ! "Kehanetleri" tutmasa da yüzleri kızarmıyor,kaldıkları yerden MANİPLASYONa devam...
    Cevapla