Putin-Trump denkleminde gizli takas: Üstü Rusya'nın, altı ABD'nin mi?

CIA Direktörü Ratcliffe'in ziyaretiyle hızlanan ABD-Rusya temasları, küresel çapta yeni bir pazarlık sürecini gündeme getirdi. Siyaset Bilimi Uzmanı Fırat Demirkol, Rusya ve ABD’nin Ukrayna üzerinden kurduğu denge mekanizmasını aktardı.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 28.08.2026 16:17 GÜNCELLEME 28.08.2026 16:23 GÜNCEL
Putin-Trump denkleminde gizli takas: Üstü Rusya'nın, altı ABD'nin mi?
Putin-Trump denkleminde gizli takas: Üstü Rusya'nın, altı ABD'nin mi?

ABD ve Rusya arasındaki diplomatik temasların son dönemde artış göstermesi, küresel çapta yeni bir pazarlık sürecinin başladığı iddialarını beraberinde getirdi. ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe'in bu hafta Moskova'ya gerçekleştirdiği sürpriz ziyaret ve ardından Beyaz Saray ile Kremlin'den yapılan açıklamalar, Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD-İran gerilimi ekseninde büyük takas senaryolarını gündeme taşıdı. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fırat Demirkol, konunun perde arkasına ilişkin Haber7'ye önemli değerlendirmelerde bulundu.

Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Fırat Demirkol, Haber7'ye konuştu.

UKRAYNA'NIN ÜSTÜ RUSYA'NIN, ALTI AMERİKA'NIN MI OLACAK?

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, ABD Başkanı Donald Trump'a Ukrayna şartlarının kabul edilmesi karşılığında İran'a desteği keserek savaşı bitirme yönünde bir küresel takas dayattığı tezini değerlendiren Dr. Fırat Demirkol, iki taraf arasında bir al-ver sürecinden bahsedilebileceğini anlattı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve ABD Başkanı Donald Trump

Geçtiğimiz yıl Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin Beyaz Saray'dan tabir yerindeyse kovulmasıyla başlayan bir süreç olduğunu hatırlatan Demirkol, "Orada ABD ve Trump yönetimi, Zelenski'ye bazı sözleşmeler imzalatmak istemişti." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski

Söz konusu sözleşmelerin nadir toprak elementleri ve değerli yer altı kaynaklarının ABD tarafından kullanılmasına yönelik olduğuna dikkat çeken Demirkol, sözlerini şöyle sürdürdü:

"O dönem dünya gündeminin önemli konu başlıklarından biri buydu ve ‘Ukrayna'nın üstü Rusya'nın, altı Amerika'nın mı olacak?’ gibi bir pazarlık sürecinden bahsediliyordu. Dolayısıyla bugün, İran’da yaşananların yanı sıra Ukrayna krizi de öncelikli. Rusya belirli bölgelerde Ukrayna'dan toprak talep ediyor ancak ABD’de burada Ukrayna'nın yer altı zenginlikleri ve özellikle Karadeniz'de kendisine belirli bir alan kazanmak istiyor."

"UKRAYNA MESELESİ KENDİ İÇİNDE BİR ABD-RUSYA DENKLEMİ BARINDIRIYOR"

Ukrayna meselesinin kendi içinde bir ABD-Rusya denklemi barındırdığını vurgulayan Demirkol, İran'ın ABD kanadı için beklenenden daha uzun süre ayakta kaldığını değerlendirdi. "İşte burada Rusya'nın, Çin'in etkisi ne kadardır, soruları hep uluslararası kamuoyunda da tartışılıyor" diyen Demirkol, Rusya'nın, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki direnç gücünü ABD lehine kırabilecek bir adım atabileceğini belirtti.

"KÜRESEL GÜÇLER PAZARLIK MASASI KURARAK DENGE MEKANİZMASI OLUŞTURUYOR"

Burada geniş çaplı denklemlerin ön plana çıktığının altını çizen Demirkol, şunları kaydetti:

"Bir diğer yönden bakıldığında durumun Suriye sahası var ve kısmen baktığımızda Suriye sahasının varlığı Türkiye'yi de denklemin içerisine dahil ediyor. Yani orada İsrail'e karşı Türkiye'nin güçlendirilmesi ya da Türkiye'nin tezlerine destek verilmesi gibi aslında çok bilinmeyenli, çok farklı denklemlerin içerisinde olduğu bir durum yaşanıyor. Ancak bu yaşananlar aslında İkinci Dünya Savaşı'ndan, Soğuk Savaş döneminden beri sıklıkla görülüyor. ABD ve Rusya her ne kadar 'Acaba savaşacaklar mı, karşı karşıya mı gelecekler?' tezleriyle gündeme gelseler de belirli noktada bu büyük küresel güçlerin bir pazarlık masası kurup dünyanın farklı bölgelerinde, farklı dengelerle, çeşitli 'al-ver' durumlarıyla tabir yerindeyse bir denge mekanizması oluşturduklarını söyleyebiliriz."

Rusya'nın Ukrayna'yı masaya zorlamak için taktik nükleer silah kullanma riskine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Demirkol, bu konunun son dönemde çok fazla gündeme geldiğini ve nükleer silah meselesinin dehşet verici bir argüman olarak kullanıldığını hatırlattı.

"NÜKLEER SİLAH TEHDİDİNİN SAHAYA YANSIYACAĞINA İHTİMAL VERMİYORUM"

Bu durumun sahaya yansıyacağına ihtimal vermediğini aktaran Demirkol, "Bugün baktığımızda dünyada ikinci vuruş kapasitesi dediğimiz bir kapasite mevcut ve dehşet dengesi mevcut. Yani sizin elinizde nükleer taktik silahlar ya da nükleer kitlesel silahlar varken bunlar karşı tarafta da var ve genellikle artık ülkelerin ikinci vuruş kapasitesi var." ifadelerini kullandı.

"HER HAMLENİN GERİ DÖNÜŞÜ OLACAK, SİZDEN GÜÇSÜZ BİLE OLSA"

İkinci vuruş kapasitesinin stratejik önemini anlatan Demirkol, "Bu bir noktada saldırı düzenlendiğinde karşılık olarak 'Cevap veriyorum' demenin bir yolu. Karşı tarafa atılan her yumruğun bir yumruk olarak geri dönüşü olacak, sizden güçsüz bile olsa." şeklinde konuştu.

Nükleer silah kullanımının Karadeniz'deki sorunu ve NATO-Rusya ilişkilerini kökten değiştirecek farklı bir senaryo ortaya çıkaracağının altını çizen Demirkol, "Dolayısıyla bu ihtimal hep masada olacaktır, hep gündemde konuşulacaktır. Dönem dönem ülkeler bunu bir tehdit unsuru olarak da masaya getirebileceklerdir ama bunun sahada karşılık bulacağına çok ihtimal vermiyorum." diyerek sözlerini tamamladı.

Nursena Akbaba Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Nursena Akbaba

Editör Hakkında

1997 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini İstanbul'da tamamladıktan sonra 2019 yılında Sakarya Üniversitesi Gazetecilik Bölümü'nden mezun oldu. 2018 yılında Hürriyet Gazetesi ve 2019 yılında TRT'de stajlarını tamamladı. 2021 yılından itibaren Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde yer alan Haber7.com'da mesleki hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL