İddia: 'Fon soruşturması daha büyük bir olayın başlangıcı'

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturma tüm hızıyla devam ederken, bunun 'daha büyük bir olayın başlangıcı' olabileceği yönünde bir iddia gündeme geldi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 27.09.2026 13:38 GÜNCELLEME 27.09.2026 14:36 GÜNCEL
İddia: 'Fon soruşturması daha büyük bir olayın başlangıcı'
İddia: 'Fon soruşturması daha büyük bir olayın başlangıcı'

450 bini aşkın yatırımcı, yüz milyarlarca liralık devasa para hacminin ana odağında olduğu 'fon soruşturmasıyla' ilgili çarpıcı bir iddia gündeme geldi.

Takvim gazetesi yazarı Ekrem Kızıltaş, "Hedef 'büyük vurgun' mu idi?" başlıklı köşe yazısında, fon soruşturmasının "İleride patlaması umulan daha büyük bir olayın başlangıcı" olabileceği yönünde bir iddia da bulundu.

'İLERİDE PATLATILMASI UMULAN DAHA BÜYÜK BİR OLAYIN BAŞLANGIÇ ADIMLARI'

Kızıltaş, "Benim aklımda kalan, 7 şirket ve tasfiyesine karar verilen 131 fonun aslında ileride patlatılması umulan daha büyük bir olayın başlangıç adımları olma ihtimali. Mevcut durumda yapılması gereken ne varsa kimsenin gözünün yaşına bakılmadan yapıldığını ve yapılacağını da söyleyebiliriz" diyor ve tüm hızıyla devam eden soruşturmayla ilgili genel bir değerlendirmede bulunuyor.

Soruşturmanın "Teknik tarafları olan ve ancak uzmanları tarafından anlaşılabileceği için karmaşık sayılabilecek bir konu" olduğunu belirten Kızıltaş, "Bildiğim kadarıyla 2 binden fazla bu tür kuruluş mevcut ve bunlar yatırımcıların paralarını bir havuzda toplayıp, değişik alanlarda hisseler almak suretiyle nemalandırır ve yatırımcıya kazandırırken kendileri de paylarını alırlar. Son gelişme, bunlardan 131 kadarının kurallara aykırı davrandıklarının tespiti ve tasfiyelerine karar alınması ile ilgili" ifadelerini kullanıyor.

Ekrem Kızıltaş

'RİSKLER YATIRIMCIYA AİT'

Kızıltaş yazısında, fonlarda ve tasarruf finansman sistemlerinde "Devlet ve TMSF garantisi olmadığının" altını çiziyor ve risklerin "yatırımcıya ait olduğunu" vurguluyor:

"Her ne kadar BDDK denetimi ve lisansı altında çalışsalar da, bankalar veya aracı kurumlar üzerinden hisseleri alınabilen ve portföy yönetim şirketleri tarafından yönetilen yatırım ve para piyasası fonları TMSF kapsamı dışındadır. Bunlarda banka mevduatı gibi doğrudan bir devlet güvencesi bulunmadığı için, değer kaybı veya diğer riskler yatırımcıya ait."

"Tamahkar ve sahtekar buluşması gibi beylik ifadeleri kullanmak istemiyorum. Yüksek getiri vaatlerine kanıp devlet garantisi olmadığını bile bile içi boş fonlara paralarını kaptıranlara tabii ki üzülürüz. Ancak piyasadaki kar hadleri belli iken, bire on, bire yüz hatta bire üç yüz verdiği söylenen fonlara para yatıranların, kendi durumlarını gözden geçirmeleri gerek. Bu durumda 'Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olma' ihtimali her zaman mevcuttur çünkü."

AĞUSTOS AYINDAKİ DÜZENLEME SONUN BAŞLANGICI OLDU

Portföy şirketleri tarafından yönetilen fonlara yatırım yaparken "çok dikkatli olunması gerektiğini" belirten Kızıltaş, "Kötü niyetli birilerinin dikkatlerden kaçırması suretiyle arzu edilmeyen riskler bulunduğunu" söylüyor.

"Konuşmak için henüz erken. Bunlardan birisi, kuruluş tarihi olan 2021'den itibaren kapalı olarak çalışan ve 2025'e kadar az sayıda üye ile sahip oldukları hisse değerlerini oldukça şişirip, 2025'te borsaya açıldıktan sonra da ölçüsüz bir şekilde büyüyen bir fon. Yapılmaması gerektiği halde yatırımcıların paralarını belirli hisselere yoğunlaştıran bazı fonlar sebebiyle geçtiğimiz Ağustos sonunda 'herhangi bir kuruluştan ancak belirli oranda hisse alabilme düzenlemesi' devreye girince, ortalık karıştı. Ellerindeki paraları muhtemelen kasıtlı olarak aslında içi boş olan kuruluşlara yoğunlaştıran 7 şirkete bağlı 131 fon, yatırımcıların satış taleplerini karşılayamayınca çöküş yaşandı ve bunlar işleme kapatılıp tasfiye süreci başlatıldı."

Fon yöneticilerinin ve birinci derecede yakınlarının mal varlıklarına el konulmasını, yakınlarının mal varlıklarının dondurulmasını "iyiye işaret" olarak yorumlayan Kızıltaş, tedbir alınması ve müdahalede gecikildiğine yönelik eleştirilere kısmen de olsa haklılık payı veriyor ve ekliyor:

"Bu iddialardan en azından bazılarının samimi olduğu söylenebilir. Ancak gürültülerin çoğunu bu olayı iktidar aleyhine kullanılabilme gayretinde olanların çıkardığı da bir gerçek. Durumun fark edilmesi ile eksik olduğu düşünülen düzenlemelerin yapıldığını ve ardından kötü niyetli şirketler ve bağlı fonların kapatılıp tasfiye kararı alındığını, kim olurlarsa olsunlar sahip ve yöneticilerinin tutuklandıklarını, mal varlıklarına el konulduğunu unutmamak gerek. Şirketler ve fonlarla alakalı bazı kişilerin oraya ya da buraya yakınlıkları gibi içi boş sözlerin herhangi bir anlamı yok. Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi yapılması gereken her ne varsa yapıldı ve yapılacak."

Fon soruşturmasında son olarak Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel gözaltına alındı.

'İKTİDARA KARŞI TOPLUMSAL BİR MEMNUNİYETSİZLİK OLUŞTURMA AMACINA YÖNELİK ÇALIŞIYORDU'

Kızıltaş yazıda çarpıcı bir iddiada daha bulunuyor. Tasfiyelerine karar verilen şirketlerin ve fonların "İktidara karşı toplumsal bir memnuniyetsizlik oluşturma amacı" güttüğünü öne sürüyor:

"Öncelikle kaybedenler ve kayıplarının tutarı ile ilgili rakamlar şimdilik tahminlerden ibaret. Kesin durum ancak tasfiye süreci bitince belli olur. Bana öyle geliyor ki, tasfiyelerine karar alınan 131 fon ve bağlı 7 şirket, sanki daha ileride mümkün olduğu kadar büyük bir vurgun ve bu arada iktidara karşı toplumsal bir memnuniyetsizlik oluşturma amacına yönelik olarak çalışıyorlardı. Ancak hesapları tutmadı ve umduklarından erken fark edilerek, yakalandılar."

KAYNAK : Takvim / Ekrem Kızıltaş
Ramazan Dengiz Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Ramazan Dengiz
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL