MEB: Türkiye OECD ortalamalarının üzerinde yer aldı
MEB, öğretmen istihdamı, ortaöğretimin zamanında tamamlanması, öğretim ortamlarının iyileştirilmesi ve kamu kaynaklarından eğitime ayrılan pay gibi göstergelerde Türkiye'nin OECD ortalamasının üzerinde yer aldığını açıkladı.
Milli Eğitim Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "OECD tarafından her yıl yayımlanan ve eğitim sistemlerine dair kapsamlı karşılaştırmalı verileri sunan 'Bir Bakışta Eğitim 2026' raporuna göre Türkiye, eğitimdeki güçlü yükselişini sürdürüyor. Ana teması 'öğretmen açığı' olan 'Bir Bakışta Eğitim 2026' raporunda, OECD üyesi ülkelerde öğretmen açığının artması ve öğretmenlik mesleğine duyulan cazibenin azalmasına rağmen Türkiye, bu anlamda olumlu yönde öne çıkan ülkelerin başında geliyor" denildi.
ÖĞRETMEN İHTİYACININ KARŞILANMASI
Türkiye'nin, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerinde Güney Kore ile birlikte öğretmen ihtiyacının tamamen karşılandığı iki OECD ülkesinden biri olduğu belirtilerek, "Raporun öne çıkan noktalarından biri de Türkiye’nin OECD ülkelerine kıyasla genç ve dinamik öğretmen kadrosuna sahip olması. Türkiye’de 35 yaşın altındaki öğretmenlerin oranı yüzde 32 iken, OECD ortalaması yüzde 22. Ayrıca, raporda yer alan ve PISA kapsamında okul müdürlerine uygulanan anketlerden elde edilen verilere göre, Türkiye’de öğretmen devamsızlığı OECD ortalamasının altında bulunuyor. Öğretmen devamsızlığının öğrencilerin öğrenmesini olumsuz etkilediğini belirten okul müdürlerinin oranı Türkiye’de yüzde 6 olurken bu oran OECD ortalamasında yüzde 27. Türkiye, son on yılda öğretmen maaşlarındaki artış bakımından da OECD ortalamasından yukarıda. 2025 yılı verilerine göre, ilkokul kademesinde göreve yeni başlayan bir öğretmenin satın alma paritesine göre brüt maaşı OECD ortalamalarının belirgin biçimde üzerinde. Bununla birlikte 2015-2025 döneminde, 15 yıllık deneyime sahip ortaokul öğretmenlerinin reel maaşları Türkiye’de yüzde 31 artarken, OECD ortalamasındaki artış yaklaşık 6-7 düzeyinde seyretti" ifadelerine yer verildi.
ÖĞRENME ORTAMLARI
Öğretmen başına düşen öğrenci sayılarına ilişkin, "2015-2024 yılları arasında Türkiye’de öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ortaokul düzeyinde 17’den 14’e, ortaöğretimde ise 14’ten 11’e geriledi. Böylece Türkiye, ortaöğretimde 13 olan OECD ortalamasının altına inerken, ortaokul kademesinde ise 13 olan OECD ortalamasıyla başa baş seyrediyor. Sınıf mevcutları açısından da Türkiye son 10 yılda önemli iyileşme kaydetti. Buna göre, ilkokullarda ortalama sınıf mevcudu Türkiye’de 23, OECD ortalamasında ise 21 öğrenci oldu. Ortaokullarda ise ortalama sınıf mevcudu 2015-2024 döneminde 25’ten 23’e düşerek OECD ortalamasıyla aynı düzeye geldi" denildi.
EĞİTİME AYRILAN PAY
Açıklamada ayrıca, "Raporda kamu harcamaları içinde eğitime ayrılan pay Türkiye’de yüzde 9,9 ile yüzde 9,8 olan OECD ortalamasının üzerine çıktı. Eğitim yatırımlarına ayrılan kaynak bakımından OECD ortalamasının üzerinde yer alan Türkiye’de; bina, tesis, ekipman ve diğer yatırımlardan oluşan eğitim yatırımlarının toplam eğitim harcamaları içindeki payı yüzde 14 olurken OECD ortalamasında ise yüzde 9 olarak gerçekleşti. Rapora göre, Türkiye’de öğrencilerin yüzde 92’si ortaöğretimi öngörülen sürede tamamlıyor. Bu oran OECD ülkelerinde ise yüzde 75. Ayrıca, öngörülen sürenin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen ortaöğretimi tamamlamayan veya eğitime devam etmeyen öğrencilerin oranı Türkiye’de yalnızca yüzde 1 iken, OECD ortalamasında bu oran yüzde 12. Bu sonuçlarla Türkiye, Kanada, İrlanda ve İsviçre gibi ülkelerle birlikte ortaöğretimi zamanında tamamlama açısından OECD ülkeleri arasında en başarılı ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de 3 yaşından zorunlu eğitimin başlangıç yaşına kadar okul öncesi eğitime katılım oranı, 2015-2024 döneminde 13 puan artarak OECD ortalamasındaki 4 puanlık artışın üzerinde bir gelişim gösterdi. Katılım oranları yaşla birlikte belirgin biçimde yükselerek 3 yaş grubunda yüzde 15, 4 yaşta yüzde 43,5’e ve 5 yaş grubunda yüzde 87’ye ulaştı. Türkiye’de 25-34 yaş grubundaki kadınların yükseköğretim mezuniyet oranı ise 2015 yılında yüzde 27 iken 2025 yılında bu oran yüzde 50’ye yükseldi. Aynı dönemde OECD ortalaması yüzde 46’dan yüzde 54’e yükselerek 8 puanlık artış gösterirken Türkiye’de bu yükseliş 23 puan oldu" ifadeleri kaydedildi.