Japon deprem uzmanından çarpıcı tespit: 'Maltepe'ye dikkat! Deprem yokken bunlar oluyor'
Japon İnşaat Yüksek Mühendisi ve Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, binayı Haber7’ye değerlendirirken Google Maps Street View üzerinden geçmiş yıllara ait fotoğraflarını da inceledi.
HABER7 - ÖZEL
İstanbul Maltepe’de 7 katlı binanın ilk 3 katının herhangi bir deprem yaşanmadan çökmesi, yapının taşıyıcı sistemini ve zemin durumunu gündeme getirdi.
Yüksek inşaat mühendisi ve deprem uzmanı Yoshinori Moriwaki, Haber7’ye yaptığı değerlendirmede binanın geçmiş yıllara ait Google Street View görüntülerini de incelediğini belirterek kaçak katlar, giriş kattaki iş yerinin yapısı, kolon ve kirişlerde yapılmış olabilecek müdahaleler ile beton kalitesine dikkat çekti.
'DEPREM YOKKEN BUNLAR OLUYOR'
Binanın 1987 yılında inşa edildiğini ve yapıya ruhsatsız katlar eklenmiş olabileceğini belirten Moriwaki, bu durumun taşıyıcı sistem üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Moriwaki, “İnşaat ilk yapıldığındaki kolonlar, kirişler, o günkü ağırlığı taşıyabilir halde dizayn edilmişti. Ama sonra onun üstüne 2 veya 3 kat daha yaptığınızda, 1987 tarihli kolonlar ve kirişler ağırlığı taşıyamayacak hale geliyor” dedi.

Binanın deprem olmadan çökmesine özellikle dikkat çeken Moriwaki, “Dün sabah bir deprem yokken bu bina çöktü. Eğer kolonlara ve kirişlere yük bindirirseniz böyle sonuçlarla karşılaşabilirsiniz. Bu gayet mümkün. Ana sebep bu diyebiliriz ama daha birkaç sebep olduğunu düşünüyorum. Şu an araştırmalar da devam ediyor” ifadelerini kullandı.
Moriwaki’nin değerlendirmesinde kaçak kat iddiası önemli bir yer tutsa da binanın kesin çökme nedeni henüz ortaya konulmuş değil. Taşıyıcı sistemin mevcut durumu, yapıdaki olası tadilatlar ve zemin-temel ilişkisi teknik incelemelerle netleştirilecek.
GOOGLE STREET VIEW GÖRÜNTÜLERİNİ İNCELEDİ
Moriwaki’nin değerlendirmesinde öne çıkan başlıklardan biri de binanın geçmiş yıllara ait görüntüleri oldu.

Uzman, yalnızca çökme sonrasındaki durumu değil, Google’ın harita servislerinde farklı yıllarda kaydedilmiş fotoğrafları da incelediğini söyledi.
Moriwaki, “Olayın öncesini ve sonrasını inceledim. Google’ın sağladığı servislerden yıllara göre binanın çekilmiş fotoğraflarına da bir baktım” dedi.
Uzman, özellikle bodrum katın görülebildiği görüntüdeki ayrıntılara dikkat çekerek, “Buna ek olarak, bodrum katın görüldüğü fotoğrafta iki kolonun ne durumda olduğuna ilişkin yorum yapabiliriz. Burada inşaat demirlerinin seçilebildiği, inşaat donatısı görülebiliyor” ifadelerini kullandı.
KOLON VEYA KİRİŞİ KESTİLER Mİ?
Moriwaki, binanın giriş katındaki iş yerinin de teknik açıdan incelenmesi gerektiğini belirtti.
Zemin kattaki geniş açıklıkların, taşıyıcı sistemin düzeniyle ilişkili olabileceğine dikkat çeken uzman, geçmişte bu bölümde duvar bulunup bulunmadığının ve iş yeri tadilatlarında yapısal müdahale yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.

Moriwaki, “Giriş kattaki dükkana gelecek olursak, bu dükkan için biraz büyük kapı yapıldığını görüyoruz. Bu da binanın ağırlığının taşınmasında sorunlara yol açmış olabilir. Eskiden bu kapının olduğu yerde duvarın var olduğunu düşünebiliriz” dedi.
İş yerinde tadilat sırasında kolon veya kirişlere müdahale edilmiş olma ihtimalini de değerlendiren Moriwaki, “Buna ek olarak dükkan tadilatı sırasında kolon ve kirişlerde işlem yapıldı mı? Yani direkt kolon veya kirişi kestiler diyemeyiz ama bunlarda şüphe var” ifadelerini kullandı.
MALTEPE'NİN JEOLOJİK YAPISI
Moriwaki devam eden bölümde zemin-temel ilişkisine atıf yaptı ve Maltepe'nin aktif jeolojik yapısına değindi:
"Belediye başkanı, zeminde oturma olduğuna ilişkin ihbar aldıklarını ve binanın arka tarafa doğru eğildiğini gördüklerini açıklamıştır. Dolayısıyla zemin veya temelin olayla ilişkili olma ihtimali vardır.
Ancak 'Maltepe’de olduğu için zemin yumuşaktır' sonucuna varmak doğru değildir. Maltepe’de jeolojik yapı konuma göre değişir.
Mevcut bölgesel çalışmalarda Maltepe’de sert, eski jeolojik birimlerden daha yumuşak Kuvaterner çökellerine kadar farklı zeminler bulunduğu belirtiliyor. Bazı noktalarda Vs30 değerlerinin yaklaşık 169–181 m/s olduğu yumuşak alüvyal zeminler, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği sınıflandırmasında ZE düzeyine karşılık gelebiliyor.
Buna karşılık Maltepe geneline ilişkin kaba modellerde ZC sınıfı daha yaygın gösterilebiliyor. Bu nedenle yalnızca geniş ölçekli haritalara bakarak Cevizli’deki bu parselin ZC, ZD veya ZE olduğu söylenemez.
Temel oturması tek başına belirleyici olsaydı genellikle binanın tamamında oturma veya eğilme beklenirdi. Burada ise alt üç kat çökerken üst dört katın kalması dikkat çekiyor.
Bu nedenle mevcut bilgilerle yalnızca zemin sorunundan ziyade, taşıyıcı sistemde yerel bir kırılma ile zemin/temel etkisinin birlikte bulunması ihtimali değerlendirilmelidir."
'39 YAŞINDAKİ BİR BİNA DOĞRU YAPILMIŞ OLSAYDI YIKILMAZDI'
Moriwaki, binanın yapıldığı dönemdeki inşaat standartları ve kullanılan malzemelerin kalitesinin de araştırılması gerektiğini söyledi.
Yapının 1998’de yürürlüğe giren deprem yönetmeliğinden önce inşa edildiğine dikkat çeken uzman, binanın yaşının tek başına çökme nedeni olarak gösterilemeyeceğini vurguladı.

Moriwaki, “Bu bina, 1998’deki yönetmelikten 11 yıl kadar önce inşa edilmiş. Bu yönetmelikle birlikte önemli değişiklikler gelmişti. Ancak 39 yaşındaki bir bina, eğer doğru ve düzgün bir şekilde yapılmış olsaydı zaten yıkılmayacaktı” diye konuştu.
Beton kalitesi ve inşaatın yapım aşamasındaki uygulamalarla ilgili de soru işaretleri bulunduğunu belirten Moriwaki, “Son olarak, 1987’de, tam doğru düzgün bir inşaat yapıldı mı? İyi kalitede bir beton kullanıldı mı? Bunlarda da şüphe var” ifadelerini kullandı.
Binanın çökme nedeni, kaçak kat iddiası, olası tadilatlar, beton ve donatı durumu ile zemin-temel sistemine ilişkin incelemelerin ardından netleşecek.