Görmez'den Azerbaycan mesajı! 'İnançlara engel koyarak devletler büyümez'
Eski Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmamasına tepki gösterdi. Türkiye'nin 28 Şubat sürecini hatırlatan Görmez, bu vahim uygulamadan bir an önce dönülmesi çağrısında bulundu.
Eski Diyanet İşleri Başkanı ve Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Mehmet Görmez, Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin okullara alınmaması ve eğitim haklarından mahrum bırakılmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.
İslam'ın kardeşlik anlayışının iki yönlü bir sorumluluk yüklediğini belirten Görmez, "Kardeşimiz zulme uğradığında yanında durmak, zulmettiğinde ise onu zulmünden vazgeçirmeye çalışmak." dedi.
Hazin bir tecelli olarak Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim haklarından mahrum bırakılmasının kardeşlik hukukunun sorumluluklarını hatırlattığını anlatan Görmez, kaleme aldığı sözlerin bu sorumluluğun bir gereği olarak okunmasını temenni ettiğini dile getirdi.
Azerbaycan kardeşimizdir. Kardeşler birbirlerinin sevincini de acısını da paylaşırlar. İslam’ın kardeşlik anlayışı ise bize bunun ötesinde iki yönlü bir sorumluluk yükler: Kardeşimiz zulme uğradığında yanında durmak, zulmettiğinde ise onu zulmünden vazgeçirmeye çalışmak. Hazin bir tecelli olarak Azerbaycan’da başörtülü öğrencilerin okullara alınmaması ve eğitim haklarından mahrum bırakılması, kardeşlik hukukunun bu iki sorumluluğunu da bugün bize hatırlatmaktadır. Hâlisane duygularla kaleme aldığımız bu sözlerin, kardeşliğin bize yüklediği sorumluluğun bir gereği olarak okunmasını temenni ediyoruz. Türkiye bir 28 Şubat tecrübesi, hatta kâbusu yaşadı. Gencecik kızlarımızı hedef alan uygulamalarla başlayan baskıların zamanla bütün bir toplum üzerinde nasıl ağır yaralar açtığına hep birlikte şahit olduk. Aradan yaklaşık otuz yıl geçmesine rağmen millet olarak o dönemin bıraktığı travmayı bütünüyle geride bırakabilmiş değiliz. Nerede ve ne zaman olursa olsun, hangi gerekçeye dayandırılırsa dayandırılsın, hangi siyasi hesapla yapılırsa yapılsın, insanların inanç ve ibadet özgürlüğünü baskı altına almak, dinî şiar ve sembolleri devlet takibatının konusu hâline getirmek hiç kimseye hayır getirmemiştir. Bu tür uygulamalar devletleri güçlendirmemiş, iktidarları yüceltmemiş, aksine milletlerin hafızasında derin yaralar bırakmıştır. Çocukları inançları ile eğitimleri arasında tercihe zorlamanın ne adaletle ne vicdanla ne de insan haysiyetiyle bağdaşır bir tarafı vardır. Bizler samimiyetle “iki devlet, bir millet” diyoruz. Bu şiar, yalnızca ortak tarihimizin ve kardeşliğimizin ifadesi değil, aynı zamanda birbirimizin tecrübelerinden ders çıkarma sorumluluğunun da ifadesidir. Karabağ Zaferi, Azerbaycan halkının fedakârlığını, diriliş iradesini ve sahip olduğu manevi gücü bütün dünyaya göstermiştir. Karabağ’da ve başka cephelerde şehit düşenler, hayatlarını yalnızca bir toprak parçası uğruna feda etmediler. Onlar, ecdatlarından miras kalan değerleri korumak ve gelecek nesillere onurlu bir istikbal bırakmak için şehit oldular. Öyleyse bir millete güç veren manevi değerlerin, o milletin günlük hayatında yasakların konusu hâline getirilmesi nasıl izah edilebilir? Bir kez daha hatırlatmak isteriz: Devletler ve iktidarlar insanların inançlarına engeller koyarak büyümez. Büyük devlet, milletinin haklarını, hürriyetini ve haysiyetini adaletle koruyan devlettir. Bir milletin evlatlarını inançları sebebiyle eğitimden mahrum bırakmak, o milletin geleceğinden eksiltmektir. Kız çocuklarımızı eğitimleri ile inançları arasında tercihe zorlayan bu vahim uygulamadan bir an önce dönülmesi, insan haklarına ve inanç hürriyetine saygı duyan herkesin talebi, kardeş Azerbaycan’ın iyiliğini isteyen bütün Müslümanların beklentisi ve nihayet bütün kız babalarının gönülden ricasıdır. Tüm Azerbaycan halkına selam, sevgi ve saygıyla...
— Mehmet Görmez (@DIBMehmetGormez) October 13, 2026
"TÜRKİYE BİR 28 ŞUBAT KABUSU YAŞADI"
Türkiye'nin geçmişte yaşadığı başörtüsü yasaklarına dikkat çeken Görmez, "Türkiye bir 28 Şubat tecrübesi, hatta kabusu yaşadı. Gencecik kızlarımızı hedef alan uygulamalarla başlayan baskıların zamanla bütün bir toplum üzerinde nasıl ağır yaralar açtığına hep birlikte şahit olduk. Aradan yaklaşık otuz yıl geçmesine rağmen millet olarak o dönemin bıraktığı travmayı bütünüyle geride bırakabilmiş değiliz." diye konuştu.
İnsanların inanç ve ibadet özgürlüğünü baskı altına almanın hiç kimseye hayır getirmeyeceğini vurgulayan Görmez, dini şiar ve sembolleri devlet takibatının konusu haline getirmenin iktidarları yüceltmediğini, aksine milletlerin hafızasında derin yaralar bıraktığını kaydetti.
Çocukları inançları ile eğitimleri arasında tercihe zorlamanın kabul edilemez olduğunu belirterek, "Çocukları inançları ile eğitimleri arasında tercihe zorlamanın ne adaletle ne vicdanla ne de insan haysiyetiyle bağdaşır bir tarafı vardır." ifadelerini kullandı.
"İKİ DEVLET, BİR MİLLET"
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihi bağlara atıfta bulunan Görmez, şunları kaydetti: "Bizler samimiyetle 'iki devlet, bir millet' diyoruz. Bu şiar, yalnızca ortak tarihimizin ve kardeşliğimizin ifadesi değil, aynı zamanda birbirimizin tecrübelerinden ders çıkarma sorumluluğunun da ifadesidir."
Karabağ Zaferi'nin Azerbaycan halkının manevi gücünü bütün dünyaya gösterdiğini anlatan Görmez çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Karabağ'da ve başka cephelerde şehit düşenler, hayatlarını yalnızca bir toprak parçası uğruna feda etmediler. Onlar, ecdatlarından miras kalan değerleri korumak ve gelecek nesillere onurlu bir istikbal bırakmak için şehit oldular. Öyleyse bir millete güç veren manevi değerlerin, o milletin günlük hayatında yasakların konusu haline getirilmesi nasıl izah edilebilir?" dedi.
"DEVLETLER İNANÇLARA ENGEL KOYARAK BÜYÜMEZ"
Büyük devlet olmanın gerekliliklerine vurgu yapan Görmez, "Bir kez daha hatırlatmak isteriz: Devletler ve iktidarlar insanların inançlarına engeller koyarak büyümez. Büyük devlet, milletinin haklarını, hürriyetini ve haysiyetini adaletle koruyan devlettir. Bir milletin evlatlarını inançları sebebiyle eğitimden mahrum bırakmak, o milletin geleceğinden eksiltmektir." diye konuştu.
Kız çocuklarını eğitimleri ile inançları arasında tercihe zorlayan bu vahim uygulamadan bir an önce dönülmesi çağrısında bulunan Görmez, "Bu vahim uygulamadan bir an önce dönülmesi, insan haklarına ve inanç hürriyetine saygı duyan herkesin talebi, kardeş Azerbaycan'ın iyiliğini isteyen bütün Müslümanların beklentisi ve nihayet bütün kız babalarının gönülden ricasıdır." dedi.
-
Misafir 21 saat önce Şikayet Etmutlaka yahudi parmağı izivardir ali yev bu öneriyi önüne koyanların geçmişini incele allah bütün varlıklardan haberdardirBeğen
-
Can 22 saat önce Şikayet Et28 Şubatta üniversitelerimizdeki akademisyenlerimiz nerelerdeydiler. Reisin arkasına sığınmayın. Zamanı gelince de yok diktatördür yok şöyleymiş yok böyleymiş deyip topa tutuyorsunuz. İşte Abdullah Gül işte Bebecan işte Davutoğlu. Hepsi şu an karşısında.Dünya bir tarafa Reis bir tarafa.Beğen
