Azerbaycan’a 28 Şubat uyarısı: Bu yanlıştan derhal geri adım atılmalı

HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş, Azerbaycan’daki devlet okullarında kılık-kıyafet yönetmeliği gerekçe gösterilerek öğrencilerin ve öğretmenlerin başörtüsüyle okula alınmamalarına sert tepki gösterdi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 14.10.2026 20:35 GÜNCELLEME 14.10.2026 20:35 GÜNCEL
Azerbaycan’a 28 Şubat uyarısı: Bu yanlıştan derhal geri adım atılmalı
Azerbaycan’a 28 Şubat uyarısı: Bu yanlıştan derhal geri adım atılmalı

HÜDA PAR Eğitim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yahya Oğraş, Azerbaycan’daki devlet okullarında kılık-kıyafet yönetmelikleri öne sürülerek kız öğrencilere ve öğretmenlere yönelik başlatılan başörtüsü engellemelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Yapılan engellemelerin hiçbir insani ve hukuki zeminle bağdaşmadığını vurgulayan Oğraş, inanç özgürlüğünün engellenmesinin toplumsal kutuplaşmayı tetikleyecek büyük bir tehlike barındırdığı konusunda uyardı.

Uygulamayı "çağ dışılık ve ilkellik" olarak nitelendiren Oğraş, Türkiye’nin karanlık 28 Şubat döneminde yaşanan acı tecrübeleri hatırlatarak Azerbaycan yönetimine bu yanlıştan derhal geri adım atması çağrısında bulundu.

“MESELEYE TEMEL BİR İNSANİ HAK OLARAK YAKLAŞIYORUZ”

HÜDA PAR olarak Azerbaycan’ın iç işlerine karışmak gibi bir niyetlerinin olmadığının altını çizen Oğraş, “Meseleye temel bir insani hak olarak yaklaşıyoruz. Dolayısıyla bu uygulamanın ne insani ne de hukuki bir karşılığı vardır; uygulama temel hak ve hürriyetlere de uygun değildir. Dolayısıyla bir kız çocuğu, kendi inancının gereği olarak tesettüre bürünmüşse ve bu inanç anlayışına göre hareket ediyorsa bunu engellemek, bir ilkelliktir. Toplumda ciddi olarak bir ayrıştırmaya ve kutuplaştırmaya yönelik dinamit yerleştirmedir.” dedi.

“İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ENGELLEMEK GÜNÜMÜZ DÜNYASINDA İLKELLİKTİR”

Azerbaycan’daki devlet okullarında kılık-kıyafet yönetmeliği gerekçesiyle kız çocuklarının eğitim hakkının engellenmesini çağ dışı bir yaklaşım olarak gördüğünü ifade eden Oğraş, “Özgürlüğün daha da olgunlaştırılması gereken bir durum söz konusuyken maalesef bugün Azerbaycan'da eğitim kurumlarındaki bu uygulama tamamen geriye götüren, yanlış bir adımdır.” ifadelerini kullandı.

 “BU UYGULAMALAR 28 ŞUBAT SÜRECİNİ HATIRLATIYOR”

Türkiye’nin geçmişte yaşadığı karanlık 28 Şubat sürecine atıfta bulunan Oğraş, şunları kaydetti:

“Türkiye'de 28 Şubat sürecinde o kadar zulümler yaşandı ki birçok kız öğrencimiz eğitim hakkından mahrum kaldı. Birçok öğrencimiz ciddi anlamda baskıya maruz kaldı. Hâlâ o günün tahribatları devam ediyor. Hâlâ o günün yaralarını sarmış değiliz. Dolayısıyla toplumda bu denli rahatsızlıklara yol açacak uygulamaların yaşanması, hangi ülke olursa olsun kesinlikle doğru değildir. Bu uygulamalar 28 Şubat sürecini hatırlatıyor.”

“TÜRKİYE'DE 28 ŞUBAT SÜRECİNDE YAŞANANLARDAN AZERBAYCAN DERS ÇIKARMALI”

Azerbaycan yönetiminin, Türkiye’nin karanlık 28 Şubat sürecinde yaşanan baskılardan ve bu baskıların doğurduğu sonuçlardan ders çıkarması gerektiğinin altını çizen Oğraş, “Türkiye'deki acı tecrübeler ortadayken aynı tablonun komşu Azerbaycan'da da tekerrür etmesi bizi derinden üzüyor. Bir an önce bu yanlışların düzeltilmesi gerekir. Geri adım atılması lazım. Azerbaycan'daki Müslüman halkın, inançlarının gereği olarak yaşamaya çalışan kız öğrencilerimizin temel hak ve hukuku ayaklar altına alınamaz. İleride bu uygulamaların acısı ve tahribatları çok fazla olacaktır. Azerbaycan eğer Türkiye'de 28 Şubat sürecinde yaşanan baskılardan ders çıkarmazsa, aynı sıkıntılar Azerbaycan’da da yaşanacaktır. Açılacak toplumsal yaraların kapanması ise onlarca yıl alacaktır. İnanç özgürlüğünü kısıtlayan bu uygulamaların düzeltilmesi gerekir.” çağrısında bulundu.

 “AZERBAYCAN YÖNETİMİYLE DİPLOMASİ TRAFİĞİ GELİŞTİRİLMELİDİR”

Azerbaycan’da okullarda başlatılan başörtüsü yasağına son verilmesi adına Türkiye'nin yetkili makamlarının sorumluluk almasını beklediklerini dile getiren Oğraş, “Tek millet, iki devlet' anlayışına göre, Cumhurbaşkanımızın hassasiyet sahibi biri olması ve özellikle Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile olan münasebetleri göz önünde bulundurulduğunda, esasında ciddi bir diplomasi trafiği geliştirilmesi gerekir. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda İlham Aliyev ile yapacağı görüşmelerin, bu baskı ve zulmün bir an önce ortadan kaldırılması konusunda Azerbaycan yönetimine geri adım attırabileceğini düşünüyorum. Aynı şekilde Azerbaycan'daki diğer hükümet yetkililerinin de bu konuda duyarlı olmaları; Türkiye'nin yetkili makamlarının çağrılarını dinlemeleri gerekir. Eğer bu konuda gerekli diplomasi ve diyalog sürecini hızlandırıp daha aktifleştirebilirsek, Azerbaycan'daki bu uygulamadan vazgeçileceği noktasında kanaatimiz tamdır.” dedi.

“YAŞANACAK TOPLUMSAL BİR İNFİAL, HERKESE CİDDİ ŞEKİLDE ZARAR VERECEKTİR”

İnanç özgürlüğüne getirilen engellemelerin neden olacağı tehlikelere de dikkat çeken Oğraş, şu uyarılarda bulundu:

“HÜDA PAR olarak hem Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'e hem Azerbaycan'daki bütün resmi kurumlara hem de Azerbaycan halkına sesleniyoruz: Ülkenizi geriye götürecek, toplumsal yapınızın düzenini bozacak, toplumsal fay hatlarını tetikleyecek ve kültürel değerlerinizin temeline dinamit koyacak her türlü uygulamanın karşısında durmanız gerekir. Çünkü yaşanacak toplumsal bir infial, ülke ve toplum olarak herkese ciddi şekilde zarar verecektir, bunu herkesin bilmesi lazım. Bugüne kadar gerek sosyal hayatta gerekse eğitim kurumlarında tesettür ve başörtüsüyle ilgili hiçbir sorun yokken toplumu bölmenin, toplumu ayrıştırmanın ve karşı karşıya getirmenin ülke yöneticilerine hiçbir faydası olmaz.”

 “BAŞÖRTÜSÜ ANAYASAL GÜVENCE ALTINA ALINMALIDIR”

Başörtüsünün geçici idari veya yasal yönetmeliklerle değil, tamamen anayasal güvence altına alınması gerektiğini belirten Oğraş, son olarak şunları söyledi:

“Bugün başörtüsü ve tesettür konusunda bir rahatlama var; ancak anayasal güvence olmadığı müddetçe, yönetimin veya iktidarın değişmesi durumunda bu durum yeniden hortlayacaktır. Hazırlanacak olan yeni anayasada, başörtüsünün kesinlikle anayasal güvence altına alınması gerektiği noktasında çağrımızı yeniliyoruz. Halkımızın temel hak ve hürriyetlerini rahat bir şekilde kullanabilmesi için adımların yönetmeliklerle veya genelgelerle değil, tamamen anayasal güvenceyle sağlanması gerekir. Toplumumuzun ve ülkemizin 28 Şubat sürecinde yaşamış olduğu o badirelerin bir daha geri gelmeyeceği noktasında kanaatimiz tamdır; inşallah bu konuda gerekli adımlar atılacaktır.”

KAYNAK : Haber7
Fatih Yoncalık Haber7.com - Dış Haberler Editörü
Haber 7 - Fatih Yoncalık

Editör Hakkında

İstanbul Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Fatih Yoncalık, yüksek lisansını İstanbul Medeniyet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde yaptı. Trakya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünde doktora programına devam eden Fatih Yoncalık, öğrenim hayatı boyunca muhtelif gazete ve dergilerde bilhassa dünya gündemi ve Orta Doğu üzerine çeşitli yayınlar yaptı. Meslek hayatına AKŞAM Gazetesi’nde başlayan Yoncalık, Eylül 2024’ten bu yana Haber7.com’da “Dış Haberler Editörü” olarak görev yapmaktadır.
YORUMLAR 1
  • Y O L C U Y U M 21 dakika önce Şikayet Et
    Müslüman bir Devlet için çok acı.Senelerden beri daha Rus âdetlerini atamamışlar. Türkiye'de örneğini yaşadık ve gördük. Baskıcı idârecilerin sonu çok felâket oluyor. Böyle yasak devam ederse sonuç daha vahim olur. Yüce Rabbim akıl ve fikir versin.
    Cevapla