Numan Kurtulmuş'tan tarihi sözler: Dağıtılan parçalarımız birleşiyor!
Sultanbeyli Belediyesi’nin 10 yatırımının toplu açılış ve temel atma törenine katılan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecinin bir asır önce dağılan parçaları yeniden bir araya getirmeyi hedeflediğini söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, “Bu bölgenin halklarını cetvelle çizilmiş sınırlarla birbirinden bölenler; Türkleri, Kürtleri, Arapları, Sünnileri, Şiileri, Marunileri, Nusayrileri birbirinden ayırt etmeye çalışanlar artık yolun sonuna gelmişlerdir. Biz sadece Terörsüz Türkiye meselesiyle bir örgütün silah bırakmasını değil, aynı zamanda bir asır evvel dağıtılan parçalarımızın yeniden derlenmesini, toparlanmasını sağlıyoruz. Yani yeniden birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ve bölge halklarının birlikte daha güçlü olmasının yolunu açıyoruz.” dedi.

Kurtulmuş, Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen Sultanbeyli Belediyesi Kültür-Eğitim-Sosyal Yatırımlar Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmada, Sultanbeyli’deki bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, bu anlamlı törenin Sultanbeyli için hayırlı olması temennisinde bulundu. Kurtulmuş, yıllar içerisinde Sultanbeyli’nin yatırımlarla, aldığı hizmetlerle çok daha ileriye gittiğini görmekten memnuniyet duyduklarını belirtti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminden itibaren Sultanbeyli’ne özel bir önem verdiğini ve bu ilçedeki yatırımların artırılması için her türlü öncülüğü yaparak yol gösterdiğini anlattı.
Kurtulmuş, Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş'ın, göreve geldiği andan itibaren arkadaşlarıyla beraber canla başla Sultanbeyli’ne hizmet etmeye devam ettiğini belirterek bütün belediye çalışanlarına şükranlarını dile getirdi.

Ekonomiden savunma sanayine, dış politikadan hukuk ve demokrasi alanına kadar birçok reformu gerçekleştirirken, güçlü ve büyük Türkiye idealini ortaya kayarken şehirlerin yerinde saymasının düşünülemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, şehirlerin, Türkiye’nin gelişmesinin önemli vitrinleri olduğunu belirtti.
Güçlü bir Sultanbeyli’nin aynı zamanda güçlü Türkiye’nin bir yansıması olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Sultanbeyli’nin her alanda güçlü bir hale getirilmesi için hem merkezi yönetimin hem de yerel yönetimin el ele, omuz omuza, iç içe geçerek çalışması her türlü takdirin üstündedir. Ümit ediyorum ki bu çalışma temposuyla Sultanbeyli önümüzdeki dönemde de fevkalade güçlü şekilde hizmet almaya ve hizmet üretmeye devam edecektir.” diye konuştu.
Açılışı yapılacak merkezlerden birisine merhum babası Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş’un isminin verilmesinden duyduğu memnuniyeti de dile getiren Kurtulmuş, “İnsanın babası hakkında konuşması zordur. Babam ilk hocamdır, ilk yol göstericimdir. İnsanlığa dair, Müslümanlığa dair ilk bilgilerimi kendisinden hem şifahi olarak hem de tecrübi olarak öğrendim. Hayatını hayır hizmetlerine adayan, hayatını ilme ve insanların okumasına adayan fevkalade önemli bir insandı. Hayat geliştikçe, yaşımız ilerledikçe çok insan tanıdık. İnsan tanıdıkça rahmetli babamın yerinin ne kadar doldurulmaz olduğunu çok daha iyi anladığımı itiraf etmek durumundayım. Allah ondan ve onunla birlikte bu ülkede bugünlere kadar gelmemizde emeği geçen bütün mücadele ehlinden razı olsun diyor, rahmetle, şükranla anıyorum.” ifadesini kullandı.

“DÜNYA, İKİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAN SONRAKİ EN ZOR DÖNEMLERİNDEN BİRİSİNDEDİR”
Dünyanın fevkalade zor bir süreçten geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, yaşanan çatışmalar, mücadeleler ve gerilimleri anımsattı.
“Dünya, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki en zor dönemlerinden birisindedir.” diyen Kurtulmuş, yeni bir küresel sistemin kurulamamış olmasının dünyadaki bu çatışma ve gerilimleri daha fazla artırdığını, artırmaya da devam edeceğini söyledi.
Bu gerilimlerden, çatışmalardan fazlasıyla nasibini alan bölgenin ise Türkiye’nin tam da merkezinde bulunduğu coğrafyanın olduğunu ifade eden Kurtulmuş, böylesine kritik bir dönemde, böylesine zor bir coğrafyada güçlü bir şekilde ayakta durmak gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin bölgesel çatışma ve küresel gerilimlere rağmen güvenlik ve istikrarını birinci önceliği olarak seçtiğini belirten Kurtulmuş, “Türkiye, böylesine zor bir coğrafyada Allah’ın lütfuyla, Sayın Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde tam manasıyla bir istikrar adası olmaya devam ediyor, bu istikrar adası olma vasfımızın her türlü kazanımımızdan çok daha değerli olduğunun altını çizmek isterim. Allah bu ülkeye istikrarsızlığı, kargaşayı ve karışıklığı asla göstermesin. Bu istikrarımızın uzun yıllar, kıyamete kadar güçlenerek devam etmesini arzu ederiz.” dedi.
Türkiye’nin istikrarlı bir şekilde yoluna devam edebilmesi için küresel sistemdeki hedefinin, nerede durmak ve ne yapmak istediğinin, nasıl bir ülke olmak istediğinin şeksiz şüphesiz özümsenmesi gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, gelecek dönemde Türkiye’nin önlenemez yükselişinin yaşanacağının altını çizdi.

Çevredeki bütün çatışmalarda Türkiye’nin ana tercihinin, “müzakerenin devam etmesi”, “masanın açık tutulması”, “diplomasi yoluyla en zor sorunlar bile çözülebilir” olduğunu aktaran Kurtulmuş, bölgedeki en önemli savaşlardan birisi olan Rusya-Ukrayna savaşının artık tamamıyla sonsuz bir yıpratma savaşına döndüğünü, Rusları da Ukraynalıları da bıktırdığını söyledi.
Kurtulmuş, “Esasında söyledikleri çok yüksek perdeden sözlere rağmen her iki taraf da çoktan anlaşmaya razıdır. Dolayısıyla Türkiye olarak ilk baştan itibaren bu konudaki tezimizi tekrarlıyoruz. Bir an evvel Rusya-Ukrayna arasında barışın sağlanması, savaşın sona erdirilmesi sadece iki ülkenin değil, başta Karadeniz ve Avrupa ülkeleri olmak üzere bütün dünyanın beklentisidir.” ifadesini kullandı.

Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın da Hürmüz Boğazı ve Babülmendep üzerinde devam eden çatışmalarla çoktan başlangıç noktasının fersah fersah ötesine geçtiğini vurgulayan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu savaş, bütün dünya ekonomilerini, hatta bütün dünyanın mali sistemlerini etkileyen bir yıkım savaşına dönmüştür. Bugün itibarıyla neredeyse 120 dolar seviyesine yükselen petrol fiyatları sadece İran’ı, Amerika’yı ya da bölge ülkelerini değil, Türkiye dahil bütün dünya ülkelerini yakından etkilemektedir.
Yine bu hafta sonu Avrupa’nın hemen hemen her şehrinde, başkentinde görülmesi muhtemel büyük sokak kavgalarının arkasında da devam eden bu bölgesel savaşların etkileri olduğu aşikardır. Fransa’nın, İtalya’nın ya da başka ülkelerin şehirlerinde insanların sokaklara çıkarken yakındıkları en önemli şeylerin başında gelen, petrol fiyatları olmak üzere insanların geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığıdır. Dolayısıyla bu savaşın da bir an evvel sona erdirilmesi için Türkiye olarak başından beri her iki tarafa da telkin ve tavsiyelerde bulunuyoruz. Bakmayın yine yüksek perdeden konuştuklarına; Amerika ve İran arka planda birbirleriyle görüşmelerini devam ettiriyor, her iki taraf da bir çözüm, bir nihai anlaşma noktasına gelmek için gayret sarf ediyor.”

"BÖLGEDEKİ VE DÜNYADAKİ EN ÖNEMLİ SORUN İSRAİL’İN FİLİSTİN’DE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ SOYKIRIM VE İNSAN HAKLARI İHLALLERİDİR"
Bölgedeki ve dünyadaki en önemli sorunun İsrail’in üç yılı aşkın bir süredir Filistin’de gerçekleştirdiği soykırım ve insan hakları ihlalleri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, bugün gelinen noktada meselenin sadece Gazze, meselenin sadece Hamas’ın 7 Ekim olayları olmadığının ayan beyan ortada olduğunu söyledi.
Filistin meselesinde en önemli etkiyi ortaya koyan, her platformda Filistin’e sahip çıkanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, Filistin davası konusunda parlamenter diplomasi çerçevesinde kendisinin de ortaya koyduğu çalışmaları anlattı.
Kurtulmuş, Türkiye’nin Filistin davasında haklılığını ortaya koyan tezlerine de işaret ederek, şunları kaydetti:
“Çünkü haklı olmaktan başka güçlü söz yoktur. Dünyanın en büyük medya gücüne sahip olabilirsiniz, dünyanın en büyük finans gücüne sahip olabilirsiniz, daha açık söyleyeyim, dünyanın neredeyse birçok başkentini de yönetebilirsiniz. Ama zalimseniz, haksızsanız sözünüzün beş para değeri yoktur ve insanlar gelir bir gün sözünüzün de sizin de değersiz insanlar olduğunuzu anlar. Bugün İsrail böyle bir noktaya doğru hızla gelmiştir. Şimdi seçimlerine birkaç gün kala her türlü melaneti işlemeleri mümkündür, her türlü zulmü işlemeleri mümkündür. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, bunu size moral vermek için söylemiyorum, bugünler siyonist rejimin iyi günleridir. Önlerinde onları bekleyen çok daha zor, çok daha tehlikeli yollar olduğunu hatırlatmak isterim. Bütün insanlık, insanlığın vicdanı sokaklara çıkarak İsrail’in bu zulmüne, siyonizmin bu çılgınlığına ‘Dur’ demektedir. İnşallah bu çılgınlık durdurulacak ve Filistin sonunda özgür olacaktır.”
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ
Türkiye’nin böylesi bir dönemde iç kalesini de tahkim etmesi gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, terör meselesinin geride bırakılmasının Türkiye’nin iç politikada birinci önceliği olduğunu vurguladı.
Terörsüz Türkiye hedefinde önemli adımların atıldığını dile getiren Kurtulmuş, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un gereği olarak da bu konuyla ilgili adımlar atılacak ve artık Türkiye’de terör örgütü bütün silahlarını teslim ederek kendisini feshedecek ve böylece Türkiye, esenlik yurdu, barış yurdu olma noktasında önemli bir adımı daha geride bırakacaktır. Şimdiye kadar 50 yıllık terörle mücadelede kazananlar terör ve savaş baronları oldu. Şimdi barışın, esenliğin, kardeşliğin temin edilmesiyle kazanan milletimiz olacak, 86 milyon vatandaşımız olacak. Kazanan barış ekonomisi olacaktır. Türkiye’nin her yerinde, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere her tarafında halkımız alın teriyle üretecek ve helalinden kazanacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin terörü tamamıyla bitirerek bölgesinde yıldız bir ülke olmaya devam edeceğini söyleyen Kurtulmuş, “Terörsüz Türkiye hedefi sadece Türkiye için değil, aynı zamanda bölge için de önemli bir hedeftir. Terörsüz Türkiye ile birlikte terörsüz bir bölgenin kurulduğunu da hep birlikte göreceğiz.” dedi.
"ARTIK YOLUN SONUNA GELDİLER"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’nin iç kalesini tahkim etmesi ve bu alanda atacağı adımların başarıyla sonuçlanmasının aynı zamanda yaklaşık bir asırdır uygulanan bölgedeki emperyalist projeleri de sona erdireceğini ifade ederek, şunları kaydetti:
“Bu bölgenin halklarını cetvelle çizilmiş sınırlarla birbirinden bölenler; Türkleri, Kürtleri, Arapları, Sünnileri, Şiileri, Marunileri, Nusayrileri birbirinden ayırt etmeye çalışanlar artık yolun sonuna gelmişlerdir. Güçlü Türkiye, bu bölgede halkların da toparlandığı güçlü bir merkez anlamındadır. Biz sadece Terörsüz Türkiye meselesiyle bir örgütün silah bırakmasını değil, aynı zamanda bir asır evvel dağıtılan parçalarımızın yeniden derlenmesini, toparlanmasını sağlıyoruz. Yani yeniden birliğin, beraberliğin, kardeşliğin ve bölge halklarının birlikte daha güçlü olmasının yolunu açıyoruz. Allah yolumuzu açık eylesin.
Bu millete küçük hedefler yakışmaz. Tarih boyunca hiçbir zaman küçük hedefleri olmayan bu aziz millet şimdi de büyük hedeflerle güçlü ve büyük Türkiye istikametinde yürüyor. İnşallah bölgedeki ve küresel gelişmeleri de en iyi şekilde takip ederek o gelişmelerin etkisinde kalmak değil, tam tersine o gelişmeleri milletimizin hayrına kullanarak yolumuza devam ediyoruz.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş’un konuşmasının ardından video konferans yöntemiyle temel atma ve açılış törenleri gerçekleştirildi.
Şehir Kütüphanesi, Hamidiye Gençlik Merkezi, Fetih Korusu Sosyal Tesisleri, Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Şehir Düşünce Merkezi ile Aydos Kalesi Tanıtım ve Sergi Salonu'nun açılışı yapılarken, Akşemsettin Gençlik Merkezi, Battalgazi ve Mimar Sinan mahallelerinde yapılacak 4-6 yaş Kur'an kursları, Ahmet Yesevi Anaokulu, Aydos Sosyal Tesisi Projesi ve Sultanbeyli Terminali'nin ise temeli atıldı.
Törende AK Parti İstanbul Milletvekili Yahya Çelik ile Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali Tombaş da birer konuşma yaptı.
-
Erzurum 1 saat önce Şikayet Etİttihat terakkinin masonların tek partinin ülkeye verdiği zararlar yeniden geri alınıyor.reis sayesindeBeğen Toplam 3 beğeni
-
Murat76 1 saat önce Şikayet EtSüper, daha ne desin, Yeniden Büyük Türkiye, adı bu sefer bu olsun, gönlümüzde yatanla aynıBeğen Toplam 2 beğeni