'Karar kesin değil, itiraz hakkımız var'
Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, AİHM kadına yönelik şiddetle ilgili Türkiye hakkında verdiği kararın kesin olmadığını ve itiraz edeceklerini söyledi.
Bakan Kavaf, AA muhabirlerine, Nahide Opuz'un başvurusuyla Türkiye'nin 36 bin 500 Avro ödemesi yönündeki AİHM'nin kararını değerlendirdi.
''Kesinleşmiş bir karar değil. Türkiye'nin itiraz hakkı var'' diyen Kavaf, Türkiye'nin karara itiraz ettikten sonra AİHM'deki hakimlerden oluşan kurulun itirazı haklı bulursa görüşülmek üzere ilgili kurula havale edeceğini anlattı.
AİHM'nin bu kararı ''yaşam hakkı ve Türkiye'deki kanunların kadınları erkeklerle eşit derecede koruyamadığı'' iddiasıyla verdiğini belirten Kavaf, ''Yani yasalarınız var ama uygulamada erkekleri koruduğunuz kadar koruyamıyorsunuz, eşit davranamıyorsunuz, diye bir iddiaları var'' diye konuştu.
Kavaf, savunma metninin Adalet ve Dışişleri bakanlıklarınca hazırlanacağını vurgulayarak, kendilerinin de görüş bildireceklerini kaydetti.
2000'li yıllardan itibaren, özellikle hukuk sisteminde uyum paketleri çerçevesinde çok hızlı bir yasama dönemi geçirildiğini anlatan Kavaf, Medeni Kanun ve Türk Ceza Kanunu başta olmak üzere reform niteliği taşıyan çok önemli değişiklikleri gerçekleştirdiklerini söyledi.
Kavaf, kadına karşı şiddete sıfır tolerans denilebilecek bir yasal alt yapı oluştuğunu vurguladı.
1998'de 4320 sayılı Aileyi Koruma Kanunu çıkardıklarını hatırlatan Kavaf, bunun da mevzuat açısından önemli olduğunu kaydetti.
Kavaf, böylece ilk defa Türk Ceza Kanunu dışında aile içi şiddet kavramının bir hukuki metinde yer aldığını söyledi.
2007 yılında bu kanunun kapsamının genişletildiğini belirten Bakan Kavaf, şiddeti uygulayan eşin dışında diğer aile bireylerinin de kanun kapsamına alındığını anımsattı.
Kavaf, ''Aslında yasal mevzuat açısından bir çok Avrupa ülkesinden daha ileri sayılabilecek düzenlemeleri gerçekleştirdik. Ancak yasaların hayata geçirilmesi zaman alan bir şey. Bu Türkiye'de değil tüm dünyada böyle'' diye konuştu.
Yasanın çıkartılmasının ardından hemen uygulanamadığını ya da çok iyi olduğu düşünülen bir yasanın uygulamada aynı sonucu vermediğini ifade eden Kavaf, kanunların uygulama sürecinin uzun sürdüğüne dikkati çekti.
Uygulamaya yönelik Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Adalet ve İçişleri bakanlıklarının yoğun olarak projeler yürüttüğünü hatırlatan Kavaf, bu projelerin geri bildirimlerinin izlenen süreçte görülmeye başlandığını vurguladı.
Kavaf, ''Ama bunun yasaların daha ileri noktada daha sağlıklı işlediğini görmek hepimizin gayretiyle gerçekleşecek bir şey'' dedi.
Bakan Kavaf, ayrıca 3 Temmuz'da önceden programlanmış aile içi şiddetle ilgili bir çalıştay yapacaklarını bildirdi.
Çalıştaya, akademik uzmanların, hukukçuların ve siyasetçilerin katılacağını ifade eden Kavaf, konuyla ilgili yeni çözüm önerilerinin üretilmesi planlanan yoğun gündemli bir çalıştay olacağını belirtti.
-
Gökhan KELEŞ 17 yıl önce Şikayet Et.. genelde bu sözü davayı kaybeden avukatlar kullanırlar davayı kaybettik ama itiraz hakkını kazandık diye müvekkiline iyi görünmek için..Beğen
-
resul coruh 17 yıl önce Şikayet Etitiraz hakkımız yar diyorsunuz. peki bizim itirazımıza kim cevap verecek benimde itiraz hakkım var fakat boş kendin söyle kendin işit halkına zülmeden kim olursa olsun burnu yerde sürtecek halkını soyan devlet her zaman bitmeye mahkümdür benim türkiyem bunları hak etmiyor.ben bir vatandaş olarak çok üzülüyorum fakat nafile kimin umurundaki yöneticiler sadece makam ve para peşinde halk ezilmiş bitmiş kimin umurunda.benim hakkımı yiyenlere birgün bu yaptıklarının hesabını mutlaka verecek ben ve ailem hakkımızı helal etmiyoruz.Beğen