'Bir damla kanı 550 vekile değişmem'

Başbakan Erdoğan Polis Akademisi'ndeki iftar yemeği sonrasında demokratik açılımla ilgili açıklamalarda bulunurken muhalefete tarihi çağrıda bulundu.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 03.09.2009 02:15 GÜNCELLEME 03.09.2009 02:15 GÜNCEL
'Bir damla kanı 550 vekile değişmem'
'Bir damla kanı 550 vekile değişmem'

Başbakan Recep Erdoğan, 'demokratik açılım' çalışmalarının bedeli ne olursa olsun devam edeceğini belirterek, "Şehidimin bir damla kanını 550 milletvekilliğine değişmem." dedi.

Başbakan Erdoğan, Özel Hareket Daire Başkanlığı'nda iftar programına katıldı.

Başbakan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, milletin temsilcisini 'TBMM' olduğuna işaret ederek, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir terör örgütünü muhatap almasının asla asla söz konusu olamayacağını" söyledi. Kimsenin kendilerini böyle bir yere oturtmaya kalkmamasını isteyen Erdoğan, "Bizim muhatabımız 72 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır. Bunun dışında bir muhatap kabul etmedik, etmeyiz." dedi.

Başbakan Erdoğan, bu sorunu milletin arzuları, beklentileri ve istekleri doğrultusunda çözmek istediklerini belirterek, "Bu süreçte rol kapmaya, kendisine siyasi rant elde etmeye, kendi varlığını tescil ettirmeye yönelik girişimler istismardan öteye geçemeyecektir." diye konuştu.

Erdoğan, kendilerinin yola çıkarken "Anneliğin ideolojisi yoktur" dediklerine işaret ederek, şunları söyledi:

"Anneliğin sağcılığı, solculuğu yoktur. Bizim bu süreçte annelerin gözyaşını dindirmekten başka bir gayemiz yok ve olmadı. Özel Harekât polislerimizin yol arkadaşlarını, gönüldaşlarını hemen yanı başlarında şehit verdiklerini biliyoruz. Bu psikolojiyi sizler çok iyi biliyor, çok iyi tanıyorsunuz. Aziz şehitlerimizin ailelerinin hissettiği acıya en yakından sizler şahit oluyorsunuz. Bu acının dindirilmesi, bu gözyaşının dindirilmesi siyaset malzemesi yapılabilir mi? Akan kanın durdurulması siyasi istismar aracı yapılabilir mi? Ay yıldızlı tabutlarımız üzerinden siyaset üretilebilir mi?"

Erdoğan, daha önce de söylediğini belirterek, "Şehidimin bir damla kanını 550 milletvekilliğine değişmem." dedi.

"Bu işin bedeli ne olursa olsun biz bu yola çıktık ve bu yola böyle devam edeceğiz." diyen Erdoğan, "Biz bu süreci siyasi mülahazalarla, hesaplarla değil, büyük insanı ve vicdani sorumluk duygusu ile yürütüyoruz. Sorunun devamını arzulayanlar, çözümün karşısında duranlar, süreci baltalamaya çalışanlar yaşanan acının sorumluluğuna ortak olmaktan kurtulamazlar. Döktükleri timsah gözyaşları milletimizin gözyaşlarını dindirmez. Attıkları hamaset nutukları milletimizin yüreğinde acıyı soğutmaz." diye konuştu.

"Son derece halis ve samimi bir niyetle yola çıktıklarını" anlatan Erdoğan, hiç kimseyi incitmeden ve mağdur etmeden kardeşlik iklimini yeniden ülkemizde inşa ekmek için yola çıktıklarını kaydetti.

Kendilerinden öncekilerin yaptıkları gibi "durumu idare edebilir, öteleyebilir, görmezden gelebilir ve idareyi maslahat ile günlerini geçirebileceklerine" işaret eden Erdoğan, bunun sorunun daha büyümesi, karmaşık bir hal alması, grifit bir yapıya kavuşması, çözüm umutların azalmasını sağladığını vurguladı.

'Demokratik açılım' çalışmalarında kararlılık vurgusu yapan Erdoğan, "Bedeli ne olursa olsun. Biz bu yolda attığımız adımdan asla geri dönmeyeceğiz. Yeter ki burada arzuladığımız neticeye ulaşalım. Bu sorunu hep birlikte çözeceğiz. Suhuletle çözeceğiz. Samimiyetle çözeceğiz. Bu süreçten kardeşliğimiz pekiştirmiş olarak çıkacağız. Bu süreçten güçlü bir Türkiye olarak çıkacağız. Zincirlerini kırmış, şaha kalkmış, atılıma geçmiş bir Türkiye olarak çıkacağız. Engellere rağmen, engellemelere rağmen, tahriklere rağmen bu süreci hayırla tamama erdireceğiz." dedi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda, güvenlik güçlerin tahriklere karşı uyararak, şunları söyledi:

"Sabrımızı zorlayan, hissiyatımızı törpüleyen, sınırlarımız test eden girişimler, açıklamalar, eylemler olacaktır. Bu hilelere karşı uyanık olmak durumundayız. Sabır ve sağduyumuzu muhafaza etmek durumundayız. Soğukkanlılığımızı yitirdiğimiz zaman bu sorundan beslenenlerin oyununa geliriz ki asla asla soğuk kanlılığımızı yitirmeyeceğiz."

KAYNAK : (CİHAN)
YORUMLAR 138 TÜMÜ
  • ozon onur 16 yıl önce Şikayet Et
    eksik ifade. bir şehidin kanını bir başbakana, bir cumhurbaşkanına bir genelkurmay başkanına bile değişmem demeliydi. bekara karı boşamak kolay sözünü sık kullanan başbakan neden vekilleri feda ediyorda kendini etmeyi düşünmüyor. Bir kezde kimseyi kimseye feda etmeden sorun çözmeyi neden düşünmüyoruz. Ne türk ölsün ne kürt, barış içerisinde zengin bir yaşam sürsünler.
    Cevapla
  • ALYILDIZ 16 yıl önce Şikayet Et
    Esrarengiz. SErdar Taş kendi söylediklerine sen de kendi söylediklerine inanıyorsun hepsi bu. A. K. Partisinin çaktığı çiviler bize yetiyor bir de Mehape Cehape falan çakarsa hiç olmaz. Ha sana yetmiyorsa onu bilemem.Gelelim açılım mevzuuna Analar ağlamasın diyor başbakan doğru söylüyor. Yeter Başbakan anamızı ağlattın yaww.
    Cevapla
  • Mehmet YAZICI 16 yıl önce Şikayet Et
    DEMİR KIRAT: Doğrusu..... 550 vekile değil vekilliğe olacak sayın başbakan...Yoksa milletvekillerimizin kanı da bizim için değerli... Demir Kırat kardeş herhalde sen yanlış anlamışsın Başbakan zaten 550 Milletvekilliğine diyor Haberi bir daha oku lütfen saygılar bizden... Tüm Türkiye sevdalılarına selam.
    Cevapla
  • EsRaReNGiZ 16 yıl önce Şikayet Et
    inanıyomusun. serdar taş sen bu söylediklerine inanıyomusun??chp ve mhp nin bu ülkeye çaktıkları çivi yok olmadığı gib çakılan çivileride sökmek istiyorlar.evet söyle bakalım chp ve mhp ne yapmış bu ülkeye kaos çıkartıp halkın inançlarıyla çelişmemekten başka..şimdi ak parti ne yapmış dersen sana bi klasör dolduracak kadar icraat sayarım..bu ülke için tek hizmet eden parti ak partidir.gerisi yola taş koymak için elinden geleni yapan türk geçinip ne old. belli olmayan gruplardır.biri cia uşağı diğeri ergenekon..
    Cevapla
  • hakan güler 16 yıl önce Şikayet Et
    21. yüzyılın dehası.... Sayın başbakanımız "sözde" ülke nüfusunun büyük çoğunluğunun iade ettiği gibi müslüman olan bir ülkenin başbakanıdır..Dini siyasete alet etmek gibi bir lüksü zaten olamaz...Sayın başbakanımız tıpkı peygamber efendimiz gibi olsa olsa dini, yani islamı bir yaşam biçimi olarak kabul edip, bu doğrultuda mücadeleyi Allah adına bir görev olarak telakki edebilir.Yaradılana hizmeti, Yaradan adına yapıyor olması dini siyasete alet etmsi anlamına gelmez.Ayrıca siyaset, yaşamdan ayrı bir şeymidirki dinden uzak olsun?
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR