Savcı Doğan Öz'ün eşi Baykal'a sordu
Kontrgerilla'yı araştırırken öldürülen Savcı Doğan Öz'ün eşi Sezen Öz, Seferberlik Tetkik Kurulu'ndaki aramayla 'Kozmik odadan patates çıktı' diyerek dalga gecen CHP lideri Baykal'a tepki gösterdi.
ABONE OL
Öz, “Sayın Baykal'ı ayıplıyorum. Taraf tutuyor” dedi.
Kontrgerilla ilgili soruşturma yaparken, 24 Mart 1978'de öldürülen Savcı Doğan Öz'ün eşi Emekli Hakim Sezen Öz, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a suikast iddiasıyla Genelkurmay Başkanlığı Seferberlik Tekik Kurulu'nun kozmik odalarında yapılan aramayı eleştiren CHP lideri Deniz Baykal'a sert tepki gösterdi.
Sezen Öz, Türkiye'nin karanlık geçmişiyle yüzleşmesinde kilometre taşı olarak görülen aramalarla “Kozmik odadan patates çıktı” diyerek dalga geçen Baykal'ı için “Açıklamasını ayıplıyorum. Taraf tuttukları kesin” dedi.
ARAŞTIRILMASINI CHP İSTEMİŞTİ
19 yıl önce Kontrgerilla'nın araştırılması için Meclis'e önerge veren CHP'nin lideri Baykal'ın “Kozmik Patates' açıklamasını şiddetle kınadığını söyleyen Sezen Öz “Sayın Baykal'ı ve açıklamasını ayıplıyorum.
Herhalde bunlar karşı taraftalar ya da hafife alıyorlar aramayı. Ama bir taraf tuttukları kesin' dedi. Öz, Baykal'ın açıklamasını eleştirirken Kontrgerilla'nın siyasetin içine sızmasıyla ilgili önemli bir hatırlatmada bulundu.
Öz, dönemin Özel Harp Dairesi Başkanı Orgeneral Kemal Yamak'ın CHP lideri Bülent Ecevit'e “CHP'nin içinde de Özel Harpçi milletvekilleri var” dediğini hatırlattı.
HAKİM VE SAVCI DA PATATES Mİ?
STK'daki 'Kozmik Oda'dalarda yapılan aramaların çok doğal olduğunu belirten Sezen Öz, “Böyle bir konu hafife alınabilir mi? Görevini yapan bir hakim ve savcı var orada.
Deniz Baykal'ın patates açıklamalarını çok ayıplıyorum' diye konuştu. Bazı çevreler ve muhalefetin 'kozmik aramalarla devlet sırrı ifşa olacak' eleştirilerine de değinen emekli Hakim Sezen Öz şöyle konuştu:
SAVAŞTA MIYIZ Kİ SIR OLSUN
“Neymiş sır. Bir savaş geçirsek, ya da savaşta olsak o zaman devlet sırrı söz konusu olabilir. Eşim Doğan da cinayet araştırmalarında engellemelerle karşılaştı.
O zaman da bugünkü gibi 'sır odası' diye bir oda vardı. Bunca yıldır öldürülmüş, adına da sır denilmiş bazen fail-i meçhul denmiş. Eğer bunlar buradaysa açığa çıkartılması lazım. Kurşun deliklerinden hala kanlar akıyor.
Bu tarz bir şey varsa devlete de yakışmaz o kuruma da insanlığa da yakışmaz. Bunu mutlaka temizlemek zorundadır. Kurum olsun devlet olsun bunu ayıklamak zorundadır' dedi.
Doğan Öz ismi son olarak, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddisıyla ilgili soruşturmayı yürüten Mustafa Bilgili'ye gönderilen tehdit mektubundaki “Bu işin peşini bırak sonun Doğan Öz gibi olur” cümlesiyle gündeme gelmişti.
Katilin annesine kırmızı plaka
Savcı Doğan Öz 24 Mart 1978 sabahı işine gitmek üzere arabasına binerken evinin önünde vurularak öldürüldü. Cinayet sanığı İbrahim Çiftçi yakalandı. Suçunu itiraf etti.
Bazı tanıklar da kendisini teşhis etti. Sanık yargılanırken 12 Eylül 1980 askeri darbesi gerçekleşti. Askeri mahkeme, sanığı idama mahkûm etti. Dosya Askeri Yargıtay'a gitti.
O ana kadar cezanın onaylanmasını isteyen Askeri Yargıtay savcısı, jet hızıyla fikrini değiştirdi ve karara itiraz etti.
Bunun üzerine dosya Askeri Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu'na gitti. Genel Kurul 15 üye ile toplandı. 8 üye delil yetersizliğinden sanığın beraatini isterken 7 üye idam yönünde oy kullandı. Bu tek oyluk farkla İbrahim Çiftçi aklandı ve tahliye edilmesi yönünde karar alındı.
LASTİĞİMİ PARÇALADILAR
Dosya yeniden idam cezasını veren ve dosyaya egemen olan mahkemeye gitti. Mahkeme, yargı tarihine geçecek bir kararla İbrahim Çiftçi'yi beraat ettirdi.
Sezen Öz “Her duruşmaya gidişimiz bir olaydı. Kırmızı plakalı arabayla sanık İbrahim Çiftçi'nin annesini taşırlardı. Davayı takip etmememiz için uğraştılar. Arabamın lastiğini bıçakladılar' diye konuştu.
Eşimi de siyasiler engelledi
Sezen Öz, Baykal'ın 'patates' açıklamasının kendisine eşi Doğan Öz'ün kontrgerillayı araştırırken başından geçen bir olayı hatırlattığını söyledi. Öz şöyle konuştu:
“Doğan, Site yurdunda arama yaptırdı. Soruşturmasını yaptığı Levent Özyurt'un katilinin kullandığı tabanca ve bıçağı bir lise yurdunda bir dolapta buldu.
Doğan'ın bir kere gelip de aramada bulunmasını emniyetten bir başkomiser engellemeye çalıştı. 'Biz aradık savcım sizin girmenize gerek yok' diye.
Onun üzerine Doğan da 'kenara çekilin' deyip aramaya başladı. Doğan orada gençlere herkes dolabının başına geçsin diyor. Herkes dolabının başına geçerken bir tek dolap sahipsiz kimse yanaşmıyor ona.
Doğan bu dolabı açın kırın diyor. Sahibi kim felan diye soruyor tabi. Dolaptan içinden cinayette kullanılan silah bulunuyor.
Ertesi gün bir siyasi, 'Savcı Doğan Öz'e evliyalar mı malum etti de gitti buldu' şeklinde açıklama yaparak büyük patırtı koparttı.” (Murat Palavar haberi)
Kayan’ı tehdit edenle eşimin katili aynı
Savcı Doğan Öz’ün eşi emekli Hakim Sezen Öz, mermili tehditlerin, eşini öldüren çevrelerin işi olduğunu söyledi
Türkiye’deki Gladyo yapılanmasını ilk ortaya çıkaran ve hazırladığı 2 sayfalık rapor sonrası 1978 yılında uğradığı suikast sonucu yaşamını yitiren eski Ankara Cumhuriyet Savcısı Doğan Öz’ün eşi emekli Hakim Sezen Öz, “Kozmik Ado’da arama yapan Hakim Kayan’a tehdit mesajları gönderenler ile eşimi katledenler aynı merkezden” dedi.
Eşi Doğan Öz’ün hazırladığı 2 sayfalık kontgerilla raporunu Star’a anlatan Sezen Öz, raporda darbeye zemin hazırlamak için karışıklık çıkarılacağına ilişkin ifadelerin yer aldığını söyledi. Öz’ün raporunda şu noktalar ön planda yer aldı:
KONTRGERİLLA GENELKURMAY’A BAĞLI
Bütün çalışmalar içerisinde askeri ve sivil güvenlik güçleri vardır. Kontrgerilla Genelkurmay Harp Dairesi’ne bağlıdır. Kontrgerilla il ve ilçelerde seferberlik işlerini yürüten kurum olarak askerlik şubelerince yönetilmektedir.
Bu konuda en çok aşamalı eğitimden geçen astsubaylar kullanılmaktadır. Sivil güvenlik güçleri içerisinde de MİT elemanları ve I. Şube görevlileri kullanılmaktadır.
Her iki kesimde de gerillaya karşı eğitim (O inanç vardır ki) goşist-sol hareketleri de bunlar yönlendirmekte sonra da bunlara karşı savaşım vererek taban kazanmakta ve demokrasiye karşı olan eğilimleri geliştirip örgütlemektedirler.”
MHP KADROLARINCA YÖNETİLİYOR
İdeloojik eğitim. Halk içinde gelişen halktan kadrolar oluşturma eğitimi. (...)Bütün bu çalışmalar siyasal planda MHP ve onun kadrolarınca yönetilmektedir.
Son 11 Aralık 1977 yerel seçimleri. Gerçekten de yerel seçimlerde motorize güçlerce haraketli bir grup oluşturularak kırsal kesimlerde yerel kesimlerde kazanılan mevzilerle iktidar olmanın gerekli, iklimi ve ortamı yaratılmaktadır.
DARBE İÇİN ORTAM OLUŞTURMAK
Bu genel çerçevede cinayetleri şiddet ve anarşik eylem nitelendirmelerini daha iyi anlamak olasıdır. Konuya bu kapsamda yaklaşılmadıkça, öncelikle can ve mal güvenliğini sağlamak, şiddet ve anarşi eylemlerini kaynağında kurutmak olanak dışı olduğu gibi, demokrasiyi tek seçenek olmaktan çıkartarak bütün kurumlarıyla faşizmi kökleştirmek de gündeme gelecektir.
Gerçekten de şiddete karşı halkı örgütleme, kitleler içinde şiddeti yoğunlaştırmamayla olanakladır. Bazı goşist-sol akımlar gerçek hedefmiş gibi gösterilerek, hedef saptırılarak sıkıyönetimi çağırma, seçimle, olmazsa darbeyle iktidar olma, demokratik yaşama biçimini yok ederek halkı sömürme seçeneği tek seçenek durumuna getirilme çalışmasıdır yapılan...
VURGUNLAR, BAĞIŞLAR CIA DESTEĞİ
Legal yan kuruluşlarda başarılı görünenler illegal çalışmalara yönelmektedir. Bunlar bu işi aynı zamanda 10 bin TL’den başlayarak ayda 30 ila 40 bin TL’ye kadar varan aylık ücretler de almaktadır.
Bunun için mali kaynaklar, okul ve yurtlardaki öğrencilerden alınan ayda 50 TL’lik ödentilerle bağışlar, mahalle esnafından ve küçük zanaatkarlardan alınan bağış ve ödentiler, işe yerleştirilenlerden alınan rüşvetler ya da maaşın belli bir miktarı, mahalle arasından evlerden alınan bağışlar, ihalelerden alınan yüzdeler, silah, afyon kaçakçılığıyla, beyaz kadın ticaretinden vurulan vurgunlar, bazı iş çevrelerinden alınan bağışlar, CIA, AİD ve SAVAK’tan yapılan desteklemeler.
TEHDİTLER AYNI ÖRGÜTLENMEDEN
Kozmik Oda’da arama yapan Hakim Kadır Kayan ile soruşturma savcısı Mustafa Bilgili’ye Kaleşnikof mermisi gönderilmesi olayını da değerlendiren emekli Hakim Sezen Öz, tehditlerin eşini öldürenler ile aynı örgütlenmeden olduğunu yorumunda da buldu. Sezen Öz, “Hâkim Kadir Kayan da gazetelerden öğrendiğime göre tıpkı eşim Doğan gibi tehdit mektupları ve telefonları alıyormuş.
Gelen notlardan birisinde ona ‘Senin de akıbetin diğer öldürülenler ve Doğan Öz gibi olacak’ deniyormuş. Bu tehdit mesajı bile Öz cinayetinin arkasındaki örgütlenmeyi ve sistemi anlamaya yeter” diye konuştu.
-
amed2123 16 yıl önce Şikayet Etbaykal: ergenekonun avukatı. zaten baştan beri ben ergenekonun avukatıyım diyen biri.şimdi mi? anlıyorsunuz karşı taraftan olduğunu sayın sezen öz. artık türkiye yakın geçmiş ve karınlık tarihiyle yüzleşmeli. herkes eteğindeki taşları dökmeli......Beğen
-
DOĞAN ALACA 16 yıl önce Şikayet EtBaykal. Baykal neyi doğru yaptı ki bunu doğru yapacakBeğen
-
huseyin ozbay 16 yıl önce Şikayet Etchp.... önce şu chp içindeki özel harpçiler kimler bunları çıkartmak lazım....başta baykal...Beğen
-
Burak Başaran 16 yıl önce Şikayet EtTürk milletine soruyorum. CHP nin bu güne kadar ülkemize faydalı bir hizmetini gören bilen varmı. Varsa lütfen yazssında bizde bilelim. Sahi ergenekonun avukatlığını yaptı bu iyilik değilmi derseniz bu iyilik değil tabiiki.Beğen
-
Burak Başaran 16 yıl önce Şikayet EtSayın bayan şunu iyi bil. Baykal denen kişi her zaman suçluların yanında yer almıştır suçluların avukatı olmuştur. Kimse bana bunun aksini iddia edemez. Çünkü Baykal çok değişik bir tip Türk insanının milli ve manevi değerlerine hep karşı gelen bir kişiliği vardır.Beğen