Valinin unutmadığı ağlayan başörtülü

“Dostlar Meclisi”nin 16. toplantısına katılan Yalova Valisi Şahin 23 yıl öncesinden unutamadığı bir anısını anlattı, başörtüsü yasağına değindi. Meclis'in konuklarından Cübbeli Ahmet Hoca ise İhlas camaisına dikkat çekti.

ABONE OL
GİRİŞ 15.10.2010 18:55 GÜNCELLEME 15.10.2010 18:55 GÜNCEL
Valinin unutmadığı ağlayan başörtülü
Valinin unutmadığı ağlayan başörtülü

C.Bitikçioğlu - C.Yıldız - M.K.Önür'ün haberi

Yaklaşık 1.5 yıldır devam etmekte olan “Dostlar Meclisi”nin 16. toplantısı, İhlas Holding VIP Salonu’nda gerçekleşti.

Mecliste, Türkiye ve demokrasi hayatımız için kritik bir dönüm noktası olan referandum sonuçları değerlendirildi. Sunumunu Meclis'in İletişim Koordinatörü Sami Özey’in yaptığı toplantıya Yalova Valisi Dursun Ali Şahin, ‘Hocaların Hocası’ Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemil Aral, Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Yalova Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Niyazi Eruslu ve Meclis'in müdavimleri katıldı.

YALOVA VALİSİ DURSUN ALİ ŞAHİN:

Üniversitede ağlama seslerini unutamadım

“1987’de Ankara Gazi Üniversitesi’nin içindeki Devlet Lisan Okulu’na gidiyordum. Bir imtihan sırasında ağlama sesi duydum. İçli bir ağlama sesi, hepimizin dikkatini çekti. Herkes kağıdını bıraktı, camlara koştu. Gazi Üniversitesi’ne alınmayan başörtülü kızların ağlayışlarına şahit oluyorduk. Hakikaten bu ağlama sesleri kulağımdan hiç gitmemiştir.

Bundan iki sene sonra 4 aylığına Japonya’ya gittim. Hiroşima Valisi, bizi büyük binaların olduğu bir mekana götürdü. Kapısında ‘kadınlar üniversitesi’ yazıyordu.

5 bin mevcutlu üniversiteyi gezdik. Düşünün, 1989’da Japonya’da 39  üniversite, 2 bin 150 yüksek okul vardı. Valiye, ‘neden kadınlar üniversitesi kurduklarını’ sordum.

Muhafazakar ailelerin talebi üzerine, ilk olarak bu üniversiteyi açtıklarını, sayının yıllar içinde 14’e yükseldiğini söyledi. Özel sektörün de benzeri 19 üniversite açtığını anlattı. İşte demokrasi, işte özgürlük. Cumhuriyetin ne kadar önemli olduğunu o zaman bir defa daha anladım.”

PROF. DR. NEVZAT YALÇINTAŞ:

1961’de ‘Osmanlıca’nın silinmesi emredilmişti!

“1961 darbesi sonrası İstanbul Üniversitesi’nin dış duvarlarıyla giriş kapısındaki Osmanlıca tuğra ve Arapça Kur’an ayetlerinin silinmesi için Ankara’dan talimat geldi.

Bütün bir şanlı geçmişi silip yok sayarak, yerine Türkçe yazılacaktı. O zaman aklıma bir fikir geldi. İlgili mühendisi çağırdım; ‘Kapılarda tamirat yapılırken bu yazıların üzerini örtün ve zarar vermeyin’ dedim.

Bu şekilde kapıdaki orijinal yazıları muhafaza ettik. Bunlar muhafaza edilmeseydi, bugün 2010 Avrupa Kültür Başkenti güzel İstanbul’umuz çok mühim bir değerinden yoksun kalacaktı.

O devirlerde bırakın geçmişte kurulan üniversiteleri korumak, yenisini kurmak bile neredeyse imkânsızdı. Allah’a çok şükür bugün 150’den fazla üniversitemiz var...”

BEYOĞLU BELEDİYE BAŞKANI AHMET MİSBAH DEMİRCAN:

Tophane’deki kargaşa yansıtıldığı gibi değil

“Hadise, medyada abartıldığı gibi, evet ve hayırcıların kavgası değil. Olayın temelinde Beyoğlu’nda son 10 yılda yapılan tamirat ve dönüşüm yatmakta.

Biz mekanları tamamen yıkıp yenisini yapmak yerine, içinde yaşayanların tamir etmelerine imkân tanıdık, insanlarımıza her türlü desteği sağladık.

Bu dönüşüm gerçekleşirken, zaman zaman böyle sıkıntılar yaşanıyor. Tophane’deki olay da bunlardan biridir.”

AK PARTİ YALOVA İL BAŞKANI TEMEL COŞKUN:

Halkımız ‘12 Eylül’de sağduyulu davrandı

“Referandumda evet-hayır oylarının kafa kafaya olduğu, hatta ‘hayır’ tarafının daha güçlü olduğu bir dönemde Yalova’da göreve başladık. Yalova’yı 3 defa turladık ve başarıyı yakaladık.

Zaten inanmış bir ekiple yola çıktığınızda başarı da kaçınılmaz oluyor. Halkımız çok sağduyulu davrandı. Bu, milletin zaferidir. Önemli olan bundan sonra daha sivil bir anayasa için güç birliği yaparak çalışmaktır.”

TÜRKİYE GAZETESİ İLETİŞİM KOORDİNATÖRÜ SAMİ ÖZEY:

Bu meclisin mayası sevgidir

“Mevlâna Celâleddin-i Rumî Hazretleri bakın ne söylemiş: ‘Doğru olsam ok gibi yabana atarlar beni.. Eğri olsam yay gibi elde tutarlar beni.. Hiç keder elem etme, boş yere matem etme..

Düşmanlarını tanı, uzak dur sitem etme..’ Evet, cennet mekan Hz. Mevlâna yıllar öncesinden böyle seslenmiş. Devam etmiş Hz. Mevlâna; Ne fakiri aç gördüm, ne zengini tok..

Hedefine varır elbet doğru ok!. Gerçekten de doğruluğu dürüstlüğü şefkati merhameti kendilerine şiar edinmiş insanların hayat çizgilerinde zaman zaman belki kırılma olabilir ama hiçbir zaman düşme olmaz.. Mayası sevgi olan dostlar meclisi üyeleri de işte bu tarifin içindedir...”

DEMOKRAT PARTİ ESKİ GENEL BAŞKANI SÜLEYMAN SOYLU :

Bugün böyle meclislere büyük görev düşüyor

“Artık Türkiye’de halkın iktidarı göreve geliyor. Gençlik için yeni bir gelecek kuruluyor. Bu büyük sorumluluğun altından millet olarak kalkamazsak, hepimiz büyük bir vebal altında kalırız.

Sivil inisiyatifin önemli bir dinamiği olan bu tür mec-lislerin çok önemli olduğunu düşünüyorum ve bu gibi hassas süreçlerde Dostlar Meclisi’nin fevkalade bir sorumluluğu yerine getirdiğine inanıyorum.”

YALOVA ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. NİYAZİ ERUSLU:

Bu meclisi, bütün Türkiye tanıyor

“Size bir fıkra anlatayım, Amerika, malumunuz fırsatlar ülkesi. Adamın biri, nehre düşen çocuğu sal göndererek kurtarıyor. Sonra bütün eyaletlere, çocuğu nasıl kurtardığını anlatarak geçimini sağlıyor.

Ardından vefat edince, yaptığı iyiliklerin karşılığı olarak cennete götürülüyor. Cennetin kapısında, adama; “Sen Amerika’da bu işi yürüttün ama buradan içeri girince ‘mesleğin nedir’ diye sorarlarsa, sakın boğulan çocuğu kurtardığını anlatma.

Çünkü içeride Hazreti Nuh var, bütün insanları kurtardı” diyorlar. Burada işin özü, şimdi böyle kıymetli bir meclisi bütün Türkiye tanıyor ve bu meclisten ülkemiz adına pek çok hayırlı fikirlerin çıkacağına inanıyorum.”

KÜLTÜR A.Ş. GENEL MÜDÜRÜ NEVZAT BAYHAN:

Türkiye’yi bundan sonra büyük görevler bekliyor

“Türkiye’nin daha demokratik bir anayasaya kavuşması lazım. Bütün yükü hükümetlere veya devlete yüklemek de doğru değil. Daha özgür bir ülke kurmak için el ele verip güç birliği yaparak, halkı temsil eden sivil bir anayasa yapmak zorundayız.

Bunun için Dostlar Meclisi gibi oluşumlara, bütün sivil toplum örgütlerine ve bölge halklarına büyük görevler düşüyor. Barış içinde yaşamak istiyorsak, toplumun bütün katmanları birlikte çalışmalı.”

PROF. DR. MUSA TOSUN:

Her toplantımızı iple çekiyorum

“Dostlar Meclisi’ne Ramazan dolayısıyla ara verdik ama bir akşam burada dostlarla iftar yapma bahtiyarlığına da eriştik. Ben bu meclisin tiryakisi oldum.

Burada değerli dostlarla beraber olmak, benim için çok önemli. Her meclisin gelişini bir ay boyunca iple çekiyorum, adeta şarj olup dönüyorum.”

BAĞCILAR KAYMAKAMI VEYSEL YURDAKUL:

Bu meclis sohbet-i canan meclisi

Okuduğum Ümmi Sinan’ın ‘Gül’ şiirinde olduğu gibi, bu meclis sohbeti canan meclisidir. Beni Sami Özey ağabey, şair olarak takdim etti ama o kadar iddialı değilim.

Hiçbir şiirimi ezbere bilmem ve şiirlerimi sizin gibi kıymetli zevatın önünde kağıttan okurum. Her şiirimde gönlümdekileri dökmeye gayret ediyorum...”

İŞ ADAMI REMZİ YEDİKARDEŞ:

Sayımız, her geçen gün katlanarak artıyor

“Bu meclisin temellerini değerli dostlarımızla beraber attık. Aradan 1.5 yıl geçti, sayımız her mecliste katlanarak arttı. Çok sayıda toplantımızı bu güzide İhlas Holding çatısı altında gerçekleştirdik.

Bu vesile ile de İhlas camiasından çok değerli insanlarla tanışma imkanı da bulduk. Buraya bir girdik, bir daha da çıkmadık. Bu duygu ve düşüncelerle tüm Dostlar Meclisi üyelerine şükranlarımı sunuyorum...”

PROF. DR. RAMAZAN AYVALLI:

Evlatlarımızı çok iyi yetiştirmeliyiz

“Peygamberimiz din, akıl, namus, mal ve canın korunmasını emretmiştir. Bazen yavrularımızın okullarda yaşadığı üzücü hadiseleri duyuyoruz. Hangi makam ve mevkide olursak olalım hepimiz, öncelikle anne veya babayız.

Hepimiz önce evlatlarımıza bu değerleri korumayı öğretmeliyiz. Evlatlarımızı, milli ve manevi değerlerimize uygun şekilde yetiştirmeliyiz.

Nesillerimizi geçmişten ders alarak, geleceğe yön veren bir şuurla donatmalıyız. Çünkü evladımız kötü bir alışkanlığın pençesine düştükten sonra ‘ah vah’ etmek fayda etmiyor”

AHMET MAHMUT ÜNLÜ (CÜBBELİ HOCA):

Bu tür meclislerin hikmeti çok

“Burada çok hayırlı işler yapıldığını gördüm. Memleket meseleleri de ele alınarak, manevi sohbetler yapılıyor. Rabbim devamını nasip eylesin.

Ben buraya hem davete icabet, hem de ehli sünnet itikadına hizmet eden İhlas camiasına çok kıymet verdiğim için geldim.

Buraya gelenlerin Allah rızası için çalışan çok samimi dostlar olduğunu görüyorum. Bu tür meclislerin sayısının artması için Cenab-ı Hakka niyaz ediyorum.”

İHLAS HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKAN YARDIMCISI CEMİL ARAL:

Dostları, 40 yıldır tanıyor gibiyim...

“Belki ilk defa bu kadar değerli ve kıymetli büyüklerimle dostlar meclisinde bir araya geldim ama kendimi, sizleri 40 yıldır tanıyormuş gibi çok mutlu ve huzurlu hissediyorum.

Gerek Türkiye Gazetesi’ne gerekse kurumumuzun diğer birimlerine verdiğiniz destekten dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyor, hoş safa geldiniz diyorum.”

YENİ AKİT GAZETESİ MÜESSESE MÜDÜRÜ NURİ KARAHASANOĞLU:

Ayağa kalk Sakarya!..

Benim için hayatımın her safhasında üstad Necip Fazıl anlamlı bir yer işgal etmektedir ve O’nun bu aziz milletin hâli pür melâlini en iyi anlatan şiiri de şu an okuduğum ve sizin de dinlerken duygulandığınızı gördüğüm işte bu Sakarya şiiridir.

TÜRKİYE GAZETESİ GENEL YAYIN YÖNETMENİ NUH ALBAYRAK:

Sayın Başbakanımızı da burada ağırlayacağız

Değerli misafirlerimizi ve meclisimizin birbirinden kıymetli müdavimlerini her ay burada görmek bizi mutlu ediyor.

Bu sabah Sayın Başbakanımızla yaptığımız bir görüşmede kendileri, Türkiye’de referandum sonrası yepyeni bir sayfa açıldığını, her basın kuruluşunun özgürce habercilik yapmasını istediklerini söylediler.

Herkesin fikrini açık yüreklilikle beyan etmesini istediler. Tıpkı bizim Dostlar Meclisi’nde gerçekleştirdiğimiz gibi. Ben de bu vesile ile Dostlar Meclisi’nin faaliyetlerini Sayın Başbakanımıza arz ettim. ‘Memnun oldu ve kısmet olursa bir gün ben de meclisinize katılmak isterim’ dedi.

Ayrıca, İhlas Holding Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Enver Ören, Genel Müdürümüz Sayın Mücahid Ören ve İstanbul Valimiz Hüseyin Avni Mutlu Beyler de Dostlar Meclisi’ne selamlarını ilettiler...”

Dostlar Meclisi’nin 16. toplantısı, Şair Avni Aşık’ın manâlı dizeleri ve İlahiyatçı Abdülhalık Selman Hoca Efendi’nin Kur’an-ı Kerim tilaveti ve duasıyla sona erdi.

KAYNAK : Haber 7
YORUMLAR 27 TÜMÜ
  • Kamil 15 yıl önce Şikayet Et
    chp uyuma japonya elden gidiyor. demek japonlar da irticacı imiş chp lilere söyleyelim hemen anayasa mahkemesine gitsinler (pardon danıştaya diyecektim çünkü artık yeni umutları danıştay)
    Cevapla
  • baybars can 15 yıl önce Şikayet Et
    kominist alevi gerçeği.... yarıya yakınını dağdan şehre indirmişti,ama maliyeti müslüman insanlarımıza kesildi,yani burda üniversiteleri terör örgütünün kışlasına çeviren zihniyetin esas meselesi bu idi,hiç orduda aleviler gibi hem terör örgütü olup hemde orduda yer alan kim var,sünni türk namaz kılıyor diye atılıyor,kürtler hiç alınmıyor,yani burd müslüman alevi kardeşlerimizi tenzih ederim,din dersinin kaldırılması ile aleviliğin ne alakası var,sümme haşa hz.ali dinsiz yada koministmiydi,burdaki mesele birilerinin aleviliği kullan
    Cevapla
  • baybars can 15 yıl önce Şikayet Et
    komisnt alevi gerçeği.... nitekim avrupa insan hakları mahkemesinden türkiye cumhuriyeti vatandaşları elleri boş dönerken,hiç bir alevi vatandaşımız bir kere bire boş döndürülmedi,buda fransanın desteği olduğunun bir göstergesidir,pkk ya baktığımız zaman kominist alevi ve ermeni kökenli insanlardan oluşuyordu ilk kurulduğunda dağ kadrosuda hep bunlardandı,sonra kürtleri işkencelerle ve ideolojik propagandayla ordu içinden ve örgütle dağa çıkartıldı,işte 97 yılındaki mesele alevi cuntasının örgütün alevi kolunun yarıya yakınını indir
    Cevapla
  • baybars can 15 yıl önce Şikayet Et
    kominist alevi gerçeği.... birde bu ülkede kominist alevi gerçeği vardır,bu global bir gerçekliktir,düşünün bir kere dünyada en fazla ermeni fransada yaşıyor ve suriyedede çok fazla ermeni var alevilerde var tabiki,suriye eski fransız sömürgesi ve fransa frenkçiliğin kalesi,iranda frenkçi sömürgeciliğe karşı bir halk devrimi oldu,fransa ne yaptı türkiyeye gözünü dikti,türkiyedeki frenkçi diktayı ayakta tutmak için velhasıl fransa komisnist olan alevileri destekledi velhasıl.
    Cevapla
  • baybars can 15 yıl önce Şikayet Et
    fiiili yasağa hukuki engeller ve fiili yaptırımlar koymalı.. malum başörtü yasağı hukuki değil idarenin ve mahkemelerin keyfi uygulamasıdır,yani fiiili bir yasaktır,bu hukuktaki boşluktan ortaya çıkmaktadır ve fiili bir yaptırımı yoktur,halbuki fiiili yasaklara hukuki cezalar durdurabilir,yani başörtüsü türban yada açık bayanları insanlık ve vatandaşlık hak ve ödevlerini engelleyenlere veyahut erkek olsun engelleyenlere hapis cezası verilmelidir,yoksa zaten yasalarımız insan hak ve özgürlüklerine vurgu yapmaktadır.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR