Çetin Doğan'ın 'rutin dışına çıkılsın' emri

Balyoz Darbe Planı'na ilişkin ortaya çıkan iki belge, Plan Semineri'nin "hükümeti yıkmaya yönelik eyleme" dönüştüğünü gösteriyor. 1. Ordu Komutanlığı Karargah kayıtlarına göre, Çetin Doğan "rutin dışına çıkılsın" emri vermiş.

ABONE OL
GİRİŞ 09.12.2010 09:28 GÜNCELLEME 09.12.2010 09:28 GÜNCEL
Çetin Doğan'ın 'rutin dışına çıkılsın' emri
Çetin Doğan'ın 'rutin dışına çıkılsın' emri

Mutlu Çölgeçen'in haberi

Sabah, Balyoz toplantısı izleyen Genelkurmay gözlemcisinin "Milli Mutabakat Hükümeti'ni tartıştılar" raporundan sonra iki kritik belgeye daha ulaştı. 16 Aralık 2010'da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ilk duruşması yapılacak Balyoz Darbe Planı Davası'nı etkileyecek iki belge, seminerin "hükümeti yıkmaya yönelik eyleme" dönüştüğünü açık bir şekilde ortaya koyuyor.

1. Ordu Komutanlığı Karargah kayıtlarına göre, dönemin ordu komutanı Orgeneral Çetin Doğan'ın "rutin dışına çıkılsın" emrini 20 Aralık 2002 tarihli Aylık Karargâh Koordinasyon Toplantısı'nda verdiği ortaya çıktı.

Doğan, ikinci olarak ise Plan Semineri'nin yapılacağı tarihten tam bir gün önce 4 Mart 2003'te çok gizli bir emir yayınladı. Emirde seminere katılacaklardan Kara Kuvvetleri Komutanlı İstihbarat Başkanlığı'nca hazırlanan ve AK Parti Hükümeti'ni konu alan "Durum Değerlendirmesi" raporunun okunmasını istedi. Toplam 41 sayfalık rapor plan seminerinde ayrıntılı bir şekilde tartışıldı. İşte, "Darbenin Belgesi" olarak tanımlanabilecek o ayrıntılar: 1.Ordu Komutanı Org. Çetin Doğan'ın plan seminerine ilişkin "rutin dışına çıkılsın" emrini 20 Aralık 2002'de 1. Ordu Komutanlığı Aylık Karargâh Koordinasyon Toplantısı'nda verdiği ortaya çıktı. Org. Doğan'ın toplantıda yaptığı konuşmanın kaset dökümü, karargah kayıtlarında da açık bir şekilde yer alıyor. 1. Ordu Genel Sekreteri Kurmay Albay A. Baki Erdoğan imzasıyla 24 Aralık 2002'de kayıtlara giren belgede Doğan'ın şu konuşmayı yaptığı belirlendi: "Önümüzde bir plan semineri var. Arkadaşlarım bilgi verdi, senaryoyu gönderdi. Bu senaryo bizim başımıza gelebilecek en olumsuz ama dikkate almamız gereken bir senaryodur. Olabilirliği yüksek bir senaryodur. Nedir bu senaryo? AB ile bütünleşmek isteyen bir ülke bütün fedakarlıklara rağmen kapının önüne bırakılmıştır ve bunun uğrattığı hayal kırıklığı sebebiyle gerek hükümet çevresinde gerek halk tarafından başka arayışlar ortaya çıkabilir. İrtica daha fazla hortlayabilir... Bu durumda iç bakımdan sıkıntılar yaşabiliriz... Ben bir EMASYA planlarımızın plan seminerinde bu şartlar altında gözden geçirilmesinin uygun olacağı inancındayım. Böyle bir sebeple senaryoyu ve plan çalışmasını klasik şeylerin dışına çıkarma ihtiyacı duydum." Org. Doğan, Plan Semineri başlamadan önce ise ikinci bir adım attı ve seminerin yapılacağı tarihten bir gün önce 4 Mart 2003'te çok gizli bir emir yayınladı. Çetin Doğan, seminere katılacak tüm subaylara Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nca 26 Şubat 2003'te hazırlanan ve AK Parti Hükümeti icraatlarını ele alan "Durum Değerlendirmesi" raporlarını okumasını istedi. 1. Ordu Komutanlığı İstihbarat Başkanı Kurmay Albay İzzet Ocak tarafından Harekat Başkanlığı'na 4 Mart 2003'te "ivedi" olarak yazılan yazıda şu ifadelere yer verildi: "Sayın Ordu Komutanımız söz konusu değerlendirmelerin, öncelikle plan seminerine katılacaklar olmak üzere, Başkan ve Pl./Pl. ve Eğt. Ş. Md seviyesinde personele okutulmasını emretmişlerdir."

İKİ RAPOR DAĞITILDI
Bu emir sonrasında seminerden hemen önce katılımcılara toplam 41 sayfadan oluşan iki rapor dağıtıldı. KKK İstihbarat Başkanlığı'nın AK Parti hükümeti faaliyetlerini kapsayan Durum Değerlendirmesi Raporu, Plan Semineri'nde ayrıntılı bir şekilde tartışıldı. Genelkurmay gözlemcisinin "Milli mutabakat hükümeti"ni tartıştılar tespitinde bulunduğu toplantıda ele alınan Durum Değerlendirmesi raporu 24-30 Ocak 2003 ile 31 Ocak 20 Şubat 2003 tarihlerini kapsıyor. 9 ve 32 sayfadan oluşan iki raporda AK Parti Hükümeti'nin icraatları "Yasa Değişiklikleri, Kadrolaşma, Eğitim-Türban, Siirt Seçimlerinin İptal Edilmesi, AK Parti Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın Siirt'te Yenilenecek Seçimlere Adaylık İçin Başvurusu, TSK Komuta Kademesi'nin TBMM Başkanı Bülent Arınç'ı Ziyareti, Valiler Kararnamesi" başlıklarında değerlendiriliyor. Raporda, hükümetin üst düzey atamalarına ilişkin çok ayrıntılı istihbarat notları yer alıyor.

Gözlemci 'milli mutabakat hükümeti' talebini not etmişti

Sabah'ın "Darbenin Belgesi" başlığı ile 29 Kasım'da manşetinden verdiği haberde Plan Semineri'ne katılan Genelkurmay gözlemcisi Kurmay Albay Hasan Durak "Çetin Doğan ve komutanlar milli mutabakat hükümetini tartıştılar" tespitinde bulunduğu ayrıntılı bir şekilde ortaya koymuştu. 26 Mart 2003'te de Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt tarafından imzalanan gözlemci raporunda, seminerde ele alınan konular şu şekilde sıralanıyordu:
Öncelikle bir milli mutabakat hükümeti kurulması gerektiği,
MİT Başkanlığı'na asker kişinin getirilmesi,
Halkla ilişkilerin çok önemli olduğu,
Sıkıyönetim görevlerinin Ek görev olarak görülmemesi,
Sıkıyönetim Karargâhlarının Komutanlık karargahları olması gerektiği,
İstanbul ili için 4 ilave tugaya ihtiyaç olduğu,
Sivil toplum kuruluşlarının yeniden yapılanmaya ihtiyaç olduğu,
Birliklerin zinde tutulması gerektiği...

Sabah

YORUMLAR 9 TÜMÜ
  • Ahmet Özbir 15 yıl önce Şikayet Et
    SAVCILARIMIZ ÇOK ŞÜKÜR RUTİN DIŞINA ÇIKIP BALYOZCULARI KODESE GÖNDERİYOR!... Rutin dışına çıkmak, rutin işlerde buluşmak, rutin mutin ayakları gütmek, cumhura plan yapmak, cumhurun seçtiklerini alaşağı etmek falan filan, işte sonucu böyle olur her an! Yiğit Savcılarımız rutinin dışına çıktılar, PLANCILARI BULUP KODESE POSTALADILAR! Bundan sonra da tüm rutincilerin, plancıların, entrikacıların, kaosçuların, istikrarı yemek isteyen tüm düşmanların icabına bakılacak, rutinin içine veya dışına edilecek, yani öyle yağma yok, kim en ufak bir planın içinde olursa OLACAK TOZ DUMAN!..
    Cevapla
  • Mehmet İleri 15 yıl önce Şikayet Et
    sizi gidi ergenekon uşakları. siz zaten hiç inanmadınız ki. kendinizi vatandaş yerine koyuyorsunuz. ya gerçekten koyunsunuz ya da ETÖnün uşakları. kendiniz seçin yerinizi. artık türkiyede bir şeylerin değişmeye başlaması statükonun ayaklarının kayması sizleri rahatsız ediyor olabilir ancak ben ve benim gibi bu ülkenin gerçek sahipleri ve vatandaşları canı gönülden inanıyoruz bu insanların sizin dediğiniz gibi masum olmadıklarına. ankara da ve türkiyenin diğer yerlerinde asker villa ve taşınmazlarına bakarsan ne kadar haklıyım görürsünüz
    Cevapla
  • lf84 15 yıl önce Şikayet Et
    BAYAT VATANDAŞ. yorumların artık bayatladı. Yaşın kaç bilmiyorum ama muhtemelen liseyi bile okumamışsın. İpe sapa gelmez, içi boş, anlamsız ve boğanın iç güdüsünü andıran mesajalrın ÇOK BAYAT.
    Cevapla
  • Metin Yazar 15 yıl önce Şikayet Et
    Yumurtalı eylemle ilgili dünkü bir habere yapılan yorumlarda. Dinci görüşcü (Yobaz) - Kara faşist(sözde ülkücü), Kızıl faşist (Maocu komunist) , Kürtçü ve Ulusalcı yorumcu kisveli fanatik militanların Referandum olayında olduğu gibi yine aynı şer cephesinde buluşarak bir bilim adamına yapılan iğrenç saldırıyı alkışladıklarını hep birlikte gördük. Bu gruplar Ergenekon,Balyoz,KCK ve Karargahevleri konularında da hükümete karşı ittifak halindeler. Mevzu bahis şer ve fitne- fesat olunca ne dinleri kalıyor, ne Türklükleri, ne Atatürkçülükleri.
    Cevapla
  • feyzullah özdemir 15 yıl önce Şikayet Et
    İstanbul ili için 4 ilave tugaya ihtiyaç olduğu. İstanbul gibi, başka bir ülke sırında bulunmayan, turistik bir ilde 4 tugay ilave askerle nereleri zapt etmek istediler acaba? Yuh artık!
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR