Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndan rapora tepki

Özgürlük Filosu Koalisyonu, Palmer-Uribe Raporu'nun, İsrail'in suçlarını örtbas ettiğini belirtti. Koalisyonu, Palmer-Uribe Panelinin en insafsız tespiti olarak şu gösterildi:

ABONE OL
GİRİŞ 05.09.2011 14:47 GÜNCELLEME 05.09.2011 14:47 GÜNCEL
Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndan rapora tepki
Özgürlük Filosu Koalisyonu'ndan rapora tepki

Özgürlük Filosu Koalisyonundan yapılan açıklamada, 31 Mayıs 2010'da İsrail'in Özgürlük Filosu'na yönelik saldırısı hakkında hazırlanan ve resmen yayımlanmadan önce New York Times'a sızan ''Palmer-Uribe Raporu''nun, beklendiği gibi İsrail'in işlediği suçları örtbas etmeye çalıştığı ifade edildi.

Çelişkili değerlendirmelerin yer aldığı raporun, bir yandan İsrail güçlerini, Gazze'ye insani yardım malzemesi götürmek üzere yola çıkan sivil gemilere karşı aşırı güç kullanmakla suçlarken, diğer yandan da vahim bir hataya düşerek, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ambargoyu meşru gördüğü iddia edilen açıklamada, filo organizatörlerinin niyetleri üzerine taraflı yorumlar yapılarak şüphe yaratılmak istendiği kaydedildi.

Açıklamda, Palmer-Uribe Panelinin, daha oluşum aşamasından itibaren kusurlu bir yapı arz ettiği savunularak, eski Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe'nin, Panele Başkan Yardımcısı olarak atanması, dürüstlük ve tarafsızlığı hakkında ciddi şüpheler doğurduğu iddia edildi.

Alvaro Uribe'nin, Kolombiya'da askeri ve paramiliter güçler tarafından işlenen sivil katliamlar ile yakın ilişkisi ve insan hakları savunucularına karşı herkes tarafından çok iyi bilinen olumsuz uygulamaları nedeniyle insan hakları karnesinin son derece sorunlu olduğu bildirilen açıklamda, Uribe başkanlığındaki Kolombiya Hükümetinin, İsrail ile yakın askeri temaslarının bulunduğu savunuldu.

Açıklamda, Panelin amacının, adeta, ''gerçekleri ortaya çıkarıp mağdurlar için adalet aramak yerine, İsrail-Türkiye arasındaki ilişkileri onarmak adına siyasi bir uzlaşı sağlamak olduğu'' görüşü savunuldu.

Panelin, ne şahitleri dinlediği ne de başka bir şekilde derinlikli objektif bir soruşturmada bulunduğu iddia edilen açıklamada, ''Palmer-Uribe Raporu''nun, BM İnsan Hakları Konseyinin görevlendirdiği üç uluslararası hakim tarafından yürütülen tam bağımsız ve tarafsız bir şekilde hazırlanan BM Raporu'nu gölgede bırakmak için atılan siyasi bir adım olduğu savunuldu.

-PALMER-URİBE PANELİN EN İNSANSIZ TESPİTİ-

Özgürlük Filosu Koalisyonunun açıklamasında, Palmer-Uribe Panelinin en insafsız tespitinin ''İsrail'in meşru güvenlik gerekçesiyle Gazze'ye deniz ambargosu uygulama hakkı olduğu'' tespiti olduğu belirtilerek, şunlar kaydedildi:

''Bu tespit, deniz ambargosunun topyekun bir ambargonun uzantısı olduğunu tamamen görmezden gelmektedir. Zira, muhtelif insan hakları kurumları ve BM organları bu durumun illegal olduğunu deklare etmiştir. Buna ek olarak, tartışılmaz bir şekilde delillendirilen bir diğer konu da deniz ambargosunun ve topyekun ambargonun güvenlikle ilgisi olmadığı, Gazze halkına baskı uygulamakla ilgili olduğu konusudur. İsrail otoriteleri, ambargonun amacının, ekonomik savaş olduğunu, Gazze ekonomisini çökmenin eşiğine getirerek Gazze halkının Hamas'a karşı ayaklanmasını hedeflediklerini zaten açıklamışlardır. Bir hükümete baskı kurmak amacıyla sivilleri kullanmak, uluslararası insani hukukun kesin olarak ihlalidir ki 4. Cenevre Sözleşmesi'ne göre, bilinçli olarak sivillere zarar vermek, kitlesel cezalandırmada bulunmak yasaklanmıştır.''

''Palmer-Uribe Raporu''nun hatalı bir şekilde, İHH'yı ''filo organizasyonunun öncü grubu'' olarak tanımladığı, Özgürlük Filosu Organizatörlerini de sorumsuzca davranmakla itham ettiği ve eylemin insani yapısı hakkında şüphe oluşturmayı amaçlamadığı belirtilen açıklamada, oysa 6 uluslararası sivil toplum kuruluşunun hepsinin, eşit söz hakkına ve sorumluluğa sahip olarak Özgürlük Filosu I'i organize ettiği kaydedildi.

Açıklamada, Özgürlük Filosu Koalisyonunun hareketinin şiddet içermeyen meşru bir eylem olduğu belirtilerek, Panelin, İsrail askerlerinin filoya saldırısı sırasında ''organize şiddet''le karşılaştıkları iddialarını da kesinlikle reddettikleri ifade edildi.

Aktivistlerin, ağır silahlarla donatılmış İsrail askerlerinin Mavi Marmara Gemisi'ni uluslararası sularda zor kullanarak, ele geçirmeye çalışmaları karşısında maruz kaldıkları haksız saldırganlığa karşı, en doğal hakları olarak kendilerini savunmaya çalışan bir avuç silahız yolcular olduğu vurgulanan açıklamada, gemilerin, Gazze halkı için 10 bin ton insani yardım malzemesi taşıdığı anımsatıldı.

Açıklamada, bununla beraber amaçlarının, sadece bir seferlik insani yardım götürmek değil, bölgeye uygulanan hukuksuz ambargonun son bulmasını sağlamak olduğunun defalarca ilan edildiği ifade edilerek, Gazze'deki insani krizin kasıtlı, gayrimeşru ve gayri ahlaki bir uygulamanın sonucu oldupu ileri sürüldü.

Raporun, İsrail'i silahsız sivillere karşı aşırı güç kullanmakla suçlarken herhangi bir sorgu için çağrıda bulunmadığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Palmer-Uribe Raporu, saldırıda öldürülen 9 gönüllünün defalarca arkadan ve yakın mesafeden vurulduğuna dair Adli Tıp raporlarına rağmen, İsrail'in hesap vermesini talep etmemektedir. İsrail güçleri tarafından esir alınan diğer gönüllülerin yaşadıkları ve tutarlı ifadelerde de tescil edilmiş ihlalleri de görmezden gelinmektedir. Raporun tavsiye kısmında, İsrail'in sadece 'pişmanlık duyduğunu' ifade etmesinin yeterli olacağının söylenmesi ise mağdurlar ve aileleri için bir hakaret niteliği taşımasının yanı sıra uluslararası insan hakları ve insancıl hukuka da ciddi şekilde zarar vermektedir. Son olarak rapor, halen İsrail'de tutulan Özgürlük Filosu'nun 4 gemisi ve yolculardan gasbedilen toplam değeri 1 milyon dolardan fazla olan para ve delil değeri de taşıyan elektronik eşyanın iadesinden hiç bahsetmemektedir. Türkiye'nin İsrail ile ilişkilerini asgariye indirgemesini, İsrail elçisini göndermesini, askeri ilişkilerini iptal etmesini ve filo saldırısından sorumlu olanlar hakkına yasal işlem başlatacaklarını açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz. Bu tarz yaptırımlar, Filistinlilerin haklarını ihlal eden, uluslararası hukuka aldırmayan ve bunu adeta 'dokunulmazlık' kalkanıyla gerçekleştiren İsrail pervasızlığını sonlandırmak için gereklidir.''

KAYNAK : AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR