28 Şubat ve İmam Hatip itirafı

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Tansel Çölaşan, 28 Şubat darbesini savunarak, "Adamlar görevini yaptı" dedi. ÇYDD Başkanı'ndan ise İmam Hatip itirafı geldi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 05.03.2012 00:36 GÜNCELLEME 05.03.2012 00:36 GÜNCEL
28 Şubat ve İmam Hatip itirafı
28 Şubat ve İmam Hatip itirafı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, darbeyi meşrulaştırdı, askerin görevi gereği 28 Şubat'ta post modern darbe yaptığını belirterek, "Bunların hangisi diktatörlük olarak anlaşılır, söyleyin. Bir hukuk devleti olsa zaten 28 Şubatı yaşamayız." diye savundu.

Çölaşan, "Yönetimler, siyasi iktidarların görevidir. Diyelim ki Türkiye'de bu olmadığı için böyle bir şey olmuştur. O zaman onun niteliğine bakalım. Sizce bu bir darbe midir? Ya adamlar görevlerini yapmış. Demokratik şekilde hükümete bilgi vermiştir. Bu diktatörlük müdür? Böyle anlaşılamaz. O sıradaki görevlerini yazılı metninde irtica, bölücülükle vardır. Onlar da bunun gereği olarak yapmışlardır." dedi.

Bayan Çölaşan, darbeyi meşrulaştırmak için konuşurken, salonda bulunan eşi Emin Çölaşan ile CHP'li Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in ise uyuması dikkat çekti.

Devrim Yasaları´nın yürürlüğe girmesinin 88. yıldönümü dolayısıyla, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve Eğitim-İş Sendikası Eskişehir Şubesi tarafından panel düzenlendi. Tepebaşı Belediyesi Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel ve Eğitim-İş Genel Başkanı Veli Demir konuşmacı olarak katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen´in moderatörlüğünü üstlendiği paneli Eskişehir Milletvekili Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Baro Başkanı Rıza Öztekin, gazeteci yazar Emin Çölaşan da izledi.

Panel'de konuşan ADD Başkanı Çölaşan, darbeyi savundu, askerin bunu, görevi gereği yaptığını ileri sürdü. Devrimin, karşı bir devrimle ikinci kez aynı tehlikeye düşmesi noktasında 28 Şubat kararlarının devreye girdiğini anlatan Çölaşan, "28 Şubat kararları uygulama imkanı olmasaydı, bu süreç bu kadar vahim bir noktaya gelmezdi." diye ileri sürdü.

"ASKERİN 28 ŞUBAT'TA YAPTIKLARININ HANGİSİ DİKTATÖRLÜKTÜR SÖYLEYİN"

Askerin, o dönemde MGK'da hazırladığı 18 maddenin anayasaya dayanarak hazırlandığını iddia eden Çölaşan, imam hatip liselerine olan rahatsızlığını dile getirdi. Çölaşan, şöyle dedi: "İmam hatiplerin sayıları 1983-89'de 350'yi buldu. Buradan mezun olanlar yüksek eğitimden, kamu kurumlarına, kaymakam ve vali olacak kadar yükseldiler. Askerin, o dönemde MGK'da hazırladığı 18 madde anayasaya dayanarak hazırlandı. Neden? Ülkenin korunması, kollanması için. Bunların hangisi diktatörlük olarak anlaşılır, bahsedilebilir. Burada irtica, bölücük, terör anlatılıyor. Hangisi diktatörlüktür söyleyin. Görevin gereğini yapması gereken bir kurum (asker), tamamen demokratik sistem içerisinde bilgi veriyor. Kime veriyor bu bilgiyi? Adı demokrasi olan bu ülkede halkı, Cumhuriyet rejimi için Türkiye'yi yönetecek olan iktidarı söylüyor."

"ASKER 28 ŞUBAT'TA GÖREVİNİ YAPTI"

"Bir hukuk devleti olsa, zaten 28 Şubatı yaşamayız." ifadesini kullanan Çölaşan, şöyle konuştu: "Yönetimler, siyasi iktidarların görevidir. Diyelim ki Türkiye'de bu olmadığı için böyle bir şey olmuştur. O zaman onun niteliğine bakalım. Sizce bu bir darbe midir? Ya adamlar görevlerini yapmış. O sıradaki görevleri, yazılı metinde irtica ve bölücülükle mücadele var. Kısaca, bu devrimle boğuşmuş, devrimleşmeyi, çağdaşlaşmayı kural almış ise (gereğin yapın) diyorlar. Bu çerçevede başlamıştır."

ÇÖLAŞAN DARBEYİ SAVUNURKEN, EŞİ VE BÜYÜKERŞEN UYUDU

Tansel Çölaşan'ın sahnede konuşması sırasında salonda ilginç olaylar yaşandı. Çölaşan, darbeyi meşrulaştıran konuşma yaparken, izleyicilerin arasında bulunan CHP'li Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen ile Çölaşan'ın eşi Emin Çölaşan'ın uyuması dikkat çekti. Büyükerşen ve Çölaşan, zaman zaman seyircilerin yaptığı alkışlarla kendilerine gelerek uyandı.



AYSEL ÇELİK'TEN İMAM HATİP İTİRAFI

ÇYDD'nin imam hatip liselerinin önünü kesmek için kurulduğu imasında bulunan Çelikel, şöyle dedi: "ÇYDD 23 yıl önce kurulduğu zaman, bir mücadele verirsek imam hatiplerin önü kesilir, çizgiye gelir, işte devlete bağlanır ümitlerimiz vardı. Şu anda böyle bir ümit taşımıyoruz. Çok fazla imam hatip liseleri var. Nedir, ne yapmıştır, amaçları nelerdir? Bilmiyoruz zaten. İmam doktor, imam avukat, her türlü kadroları yetişti. Şimdi Anayasa yapılırken yeni bir sorunla karşı karşıyayız. Bu konuda diri olmalıyız. Din Kültürü ve Ahlak öğretimi dersi 1982'de kondu.

Bunun nasıl uygulandığını biliyoruz. Uygulamalı suni İslam öğretildi. Camiye götürdüler. Bu dersin amacı bu değil aslında. Bu dersin mutlaka kaldırılması lazım."

İmam hatiplerin üniversitelere girmesini kabullenemeyen Çelikel, "Meslek lisesi kapsamına alınmasıyla bütün meslek liselilere üniversiteye girebilir imkanı verildi. Böylelikle de birçok imam hatipli üniversiteli oldu. Hukuk fakültesinde görevli olduğum dönemlerde bile birçok imam hatipli bu okula kaydını yaptırdı." dedi.

YORUMLAR 38 TÜMÜ
  • kerem yıldız 14 yıl önce Şikayet Et
    . EDİTÖR’ÜN NOTU: Lütfen bakınız Haber7 yorumları için genel bir ikaz http://www.haber7.com/haber/20080624/Haber-7-yorumlari-icin-genel-ikazlar.php selamlar…
    Cevapla
  • kasım yurtlu 14 yıl önce Şikayet Et
    TAKRİRİ SUKUN BASINI SUSTURMA TEK BAŞINA DİKTATÖRLÜK DEĞİL MİDİR?. İstiklal mahkemelerinin infazları, Dersimde masum sivillerin uçaklarla bombalanması, sivil vatandaşlara silah doğrultup katletmek,... gibi kirli geçmişinizi ortaya koyan gerçekler bu ülkenin nasıl bir diktatörlük geçmişi olduğunu göstermeye yeter ve artar bile.
    Cevapla
  • Sümeyra Koçak 14 yıl önce Şikayet Et
    Beğenmediğiniz İmam-Hatip Nesli. Öve öve bitiremediğiniz laik, çağdaş nesliniz yıllarca bu ülkeyi ileri götürmek yerine ekonomi başta olmak üzere her yönden geri bıraktı. O beğenmediğiniz İmam-Hatip nesli ise okuduğu üniversitelerin hakkını sizden daha çok verdi ve Türkiye şu anda nerelere geldi? Dünya ekonomik buhranda iken Türkiye örnek ülke haline geldi. Milletin diniyle, imanıyla; laikliğle, çağdaşlığıyla uğraşacağınıza bu inanılmaz hırsınızı Türkiyenin çıkarlırı doğrultusunda kullansaydınız o bahsettiğiniz koltuklarda siz otururdunuz. Artık gençlik sizin bildiğiniz gençlik değil...
    Cevapla
  • Gürsada 14 yıl önce Şikayet Et
    ADAMI YORMAYIN. EDİTÖR’ÜN NOTU: Lütfen bakınız Haber7 yorumları için genel bir ikaz http://www.haber7.com/haber/20080624/Haber-7-yorumlari-icin-genel-ikazlar.php selamlar…
    Cevapla
  • Arma Dillo 14 yıl önce Şikayet Et
    Neymiş. Yargı AK partinin eline geçmiş.Bu konuşan iki hukukçunun kime hizmet ettiği ortada.Hani inanan biri tarafsız olamaz onun için hakim savcı olamaz diyorlardı.Ama kendileri benimsedikleri idooloji etkisi altında kalarak hukuğun canına okudular.Şimdi hukuk normale dönmeye başlayınca yırtınıyorlar.Adalet sistemi bunlardan kurtuluyor.Dinini öğrenmek ne zamandan beri suç sayılıyor?Kişilerin dinini öğrenmesi ve yaşaması demokrasinin neresine aykırı?Demekki onların hesabı,dini öğrenmek ve yaşamak serbest ama bütün dindarlar yok edildikten sonra imiş.Hanımefendiler bu memleket sizin babanızın malıdeğildir.Siz başkalarına istediğiniz kadar hak tanıma lüksüne de sahip değilsiniz.Bu hakkı da siz kimse vermedi.Şimdi olan hadise sizin kafada olanlara bu hakkı kimden aldınız da üzerinize vazife olmayan işlere kalkıştınız diye Millet adına hesap sorma işidir.Bu da hukuk krallarının gereğidir.Bunları öğrenmeyenler zamanla öğrenecek.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR