Ahmet Taşgetiren'den Zaman yazarına zor soru

Zaman Gazetesi köşe yazarlarından Ahmet Turan Alkan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a Tevrat'tan bir hikayeyle tüyler ürperten bir uyarıda bulundu.

ABONE OL
GİRİŞ 02.01.2014 06:59 GÜNCELLEME 02.01.2014 17:12 Gündem
Ahmet Taşgetiren'den Zaman yazarına zor soru
Ahmet Taşgetiren'den Zaman yazarına zor soru

Bugün'den ayrıldıktan sonra Star Gazetesi'nde yazmaya başlayan Ahmet Taşgetiren ise Ahmet Turan Alkan'ın Tevrat'tan alınan bu hikayesini köşesinde yorumladı. 

Taşgetiren'in "Mene, tekel, ufarsin ha!" başlığıyla kaleme aldığı yazısı bir ders niteliğinde... İşte o yazı: 

Şu satırlar Ahmet Turan Alkan'ın dünkü yazısından:"...tarihin huzurunda herkes tartıya çıkar neticede. Babil kralı Belşatsar (Baltazar diye bilinir), bir ziyafet esnasında salonun duvarına gövdesiz bir elin "Mene, tekel, ufarsin" kelimelerini yazdığını görür ve mânâsını öğrenmek için Danyal Peygamber'i çağırtır. Danyal Peygamber'in yorumu şöyledir: "Mene: Sayılı günleriniz sona erdi, Tekel: terazide tartıldınız ve eksik bulundunuz..." Üçüncü kelimeye elim elvermiyor: Hafazanallah!" (Zaman, 1 ocak 2014)

Hedef Tayyip Erdoğan. Ne diyor Alkan? "Sonun Belşatsar gibi olur" diyor. Bu bir Yahudi efsanesi. "Elinin el vermediği üçüncü kelime"nin ne anlama geldiğini, gelin o efsanenin Tevrat'a yansıyan bölümünden okuyalım:

"Kral Nebukadnezar (Süleyman'ın mabedini yıkan Babil Kralı) ölmüş ve oğlu Belşatzar kral olmuştur. Yeni Kral bir ziyafet verir. Süleyman'ın mabedinden getirilen kutsal kase, kap ve malzemeler bu ziyafette kullanılır. Misafirlere bu kaplarla şarap ikram edilir. Şarap içilirken bir adam parmağı görünür; parmak hareket ederek duvara bir yazı yazar. Kral o kadar korkmuştur ki bacakları titremeye başlar ama duvarda yazılanı da okuyamaz ve ‘Bu yazıyı okuyup ne anlama geldiğini söyleyene hediyeler vereceğim' der.

"Kralın tüm bilge adamları duvara yazılanı okuyamaz. Bunun üzerine Nebukadnazer'ın rüyalarını yorumlayan Hz. Daniel'i çağrılır. Daniel krala duvardaki yazı için şunları söyler: Şimdi sen, Nebukadnezar'ın oğlu, Allah'a karşı geldin. Kutsal kapları mabetten aldın; onlarla şarap içtin; altın, gümüş, tunç, demir, tahta ve taştan, görmeyen, duymayan ve hiçbir bilgisi olmayan putlar yaptın. Ve hayatını elleri içinde bulunduran yüce Allah'a hiçbir şey vermedin. Bunun için de duvara şunlar yazıldı: Mene, mene, tekel, ufarsin. ‘Mene, Allah'ın emriyle krallığın sona erdi. Tekel, terazide tartıldın ve eksik bulundun. Ufarsin ise krallığın bölündü ve yarısı Medlere yarısı Perslere verildi."

Neymiş üçüncü kelime "Ufarsin"in anlamı, ülkenin bölünmesi ve yarısının Perslere ve Medler'e verilmesiymiş.

Bu efsanenin bir ilavesi daha vardır: Kral Belşatsar o gece öldürülür.

Ve ilginçtir, Sovyet ihtilalinde Lenin'in adamları, Çar'ı öldürürler ve sarayın duvarına "Kral Belşatsar kendi köleleri tarafından öldürüldü" ifadesini yazarlar.

AHMET TURAN ALKAN'A ŞOK SORU

Ahmet Turan Alkan'ın "üçüncü kelime" ötesinde Belşatsar'ın akıbetine ilişkin bilgi de hatırından geçmiş midir bilmem. Ama, Tayyip Erdoğan düşmanlığını böyle Yahudi efsanelerinden ve intikamcılığından yola çıkan yorumlara götürmesi ibret-i alemdir.

29 aralık tarihli Zaman'daki Abdullah Aymaz yazısında da örtülü biçimde "Tebbet okunması" tavsiyesinde bulunulduğuna şahit olunca, gerçekten bu öfke ve öfkenin sarıp sarmalandığı beddua çığırı karşısında şaşırıp kalıyorum.

Abdullah Aymaz kalbi derinliği olan bir insan. Saygı duyarım. Ama nasıl,  Fethullah Hoca'ya muhalif olanlara karşı "Tebbet okuma" tavsiyesine geliyor anlayamıyorum.

Geçmişte bir olayı anlatırken şunları yazıyor:

"Okuldan yurda gelmiştik. Namaz kılmak için camiye girdik. Bizim Kur'an ve tecvit hocamız ve Kestane Pazarı Camii'nin de hatibi olan Hafız İbrahim Kılıç bizi yanına çağırdı ‘Böyle bir durum var. Hocamıza düşmanlık yapıyorlar. Onu istemeyenler var. Tebbet okuyalım!..' dedi."

"Tebbet" Kur'an'dan bir kelime ve "Eli kurusun" anlamına geliyor, bu hitap Kur'an'da "Ebu Leheb"e yöneltiliyor. Ebu Leheb ise, o dönemde Hazreti Peygamber'e en acımasız düşmanlığı yapan bir kişi.

Ne oluyor şimdi, Başbakan'a böyle bir hitapta bulunmak mı tavsiye ediliyor? Ben bunun, Abdullah Aymaz gibi bir gönül insanının içine nasıl sinebildiğini anlayamıyorum. Ben Hocaefendi'nin o mülaanesini de anlayabilmiş değilim. Sadece Kur'an'da bize öğretilen o duayı hatırlıyorum: "Rabbimiz, içimizde mü'min kardeşlerimize karşı bir kin bırakma."(Haşr suresi, 59)

KAYNAK : Star
YORUMLAR 59 TÜMÜ
  • Murat UZUNÖZ 12 yıl önce Şikayet Et
    Hikayeye Hikaye -1. Timur’un vefatından kısa bir süre sonra Nubahşî (ışıksaçan) adında bir zat peyda olur. Tasavvufi bir geleneği olmasa da şeyhliğini ilan eder bir de üstüne İmam Musa Kazım’ın soyundan geldiğini ileri sürerek imaniyenin manevi gücünü de kullanarak Ülkenin güneyinde örgütlenir. Şahruh başta buna ses çıkarmaz çünkü bu zatın manevi etkisi ile bölgenin yönetimini sağlamaktadır. Fakat daha sonra bu zat ve ekibi iyice güçlenmişler güney bölgesinin tamamını kontrol altına almışlardı. Artık burada bildiğini okuyan zat devlet için tehlikeli bir hal almıştı. Şahruh bunu uyarmış ve faaliyetlerini durdurmasını istemişti.
    Cevapla
  • Hiçkimse 12 yıl önce Şikayet Et
    Velhasıl; Kim BİLEREK YAHUDİ 'ye ve maşalarına hizmet ediyorsa. Kim ZERRECE HAKSIZ KAZANÇ uğruna bu MEMLEKETİ ZORA SOKUYORSA, Kim bu durumlara MEMNUN OLUP ELLERİNİ OVUŞTURUYORSA; . "ALLAH(c.c) onların EVLERİNE ATEŞLER SALSIN !... BİRLİKLERİNİ BOZSUN.... ÖNLERİNİ KESSİN !... DUYGULARINI SİNELERİNDE BIRAKSIN !... BİŞEY OLMALARINA İMKAN VERMESİN !... " amiiiin !... Kimde BİLMEDEN BULAŞTIYSA ALLAH(c.c) AFFETSİN. ALLAH(c.c) BÜTÜN SAMİMİ MÜSLÜMANLARIN KALPLERİNİ BİRBİRİNE ISINDIRIP, YAKLAŞTIRSIN.. Sizleri de bizleri de AFFETSİN !!.. AMİİN !!...
    Cevapla
  • Hiçkimse 12 yıl önce Şikayet Et
    Ne YAZIK ! Bir Müslüman için EN ÇETİN İMTİHANLARDAN biri. İki TARAFIN müslüman olduğu bir SAVAŞ. Şu verilen YAZI ve benzeri bazı hareketler gösteriyorki HİZMET YANLIŞ YOLDA... Alt kademe diyebileceğimiz, Canla başla FEDAKARLIK YAPAN KARDEŞLERE bir diyeceğim/diyeceğimiz yok. ALLAH(c.c) onlardan RAZI OLSUN. Hayırlarını, YÜZLERCE MİSLİYLE ÖDÜLLENDİRSİN. Lakin ÜST KADRO denebilecek YÖNETİM mekanizmasının FİKRİ ve ZİKRİNİN BAŞKA olduğu anlaşıldı maalesef. Yoksa VERİLEN ZARARA oranla DEVEDE KULAK değil, bir KIL bile etmeyecek YOLSUZLUK İDDİASI için BÖYLE CANLA BAŞLA savaş vermezdi. Hemde "TANIMIYORUM" dedikleri kişileri SAVUNMAK için. Hemde MEMLEKETİ YAKMA PAHASINA. "SÖZCÜ" seviyesinde YAYIN YAPMA PAHASINA. O kardeşler kendilerini ÜZGÜN, İHANETE UĞRAMIŞ hissediyorlarsa( tivit aleminde öyle yağıyor çünkü ) bilsinlerki BİZ ON KAT fazla HİSSEDİYORUZ.. Ve SEVİNÇLİ falan değiliz bu durumdan. Ama artık ne yazıkki SEÇİM ZAMANI.. 1 Kişi ve yakın adamları mı? ÜMMETİN KALANI mı? Malum " ÜMMETİN EKSERİYETİ ŞERDE BİRLEŞMEZ " Hadis -i Şerif..
    Cevapla
  • ahmet yılmaz 12 yıl önce Şikayet Et
    korkmak mı. hak kelam kur'an varken tahrif edilmiş tevrata mı kaldık??? ''allah nurunu tamamlayacaktır'' müjdesi varken, böyle uğursuz efsanelerden mi korkacağız ??? allahu hayrun hafizan vehuve erhamurrahimin...
    Cevapla
  • Mehmet Ali MERDAN 12 yıl önce Şikayet Et
    Yorgun. Bu konuda sayın başbakanı çok masum görmüyorum. Cemmatin bu kadar serpilmesine ön ayak olan bizzat kendisidir. Kontrolsüz güç haline gelmesine izin vermiştir. Yine de umarım zarar görmeden atlatır. Sayın başbakanıma sesleniyorum, üniversitelerde yoğun bir şekilde adrese teslim cemaat kadrolaşması tüm hızı ile devam ediyor, bunun önüne geçiniz. Bazı sitelerde verilen hemen her ilandan önce kişi belirleniyor, insanlar kandırılıyor. Kayırmacılık almış başını gidiyor. Dinleyene...
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR