Kahraman: 28 Şubat'ın rejisörü Demirel'di

54. Dönem Refahyol Hükümeti'nde Kültür Bakanlığı yapan İsmail Kahraman, 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının tutanaklarının yayınlanmasının ardından konuştu.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 25.09.2013 12:10 GÜNCELLEME 25.09.2013 14:52 İç Politika
Kahraman: 28 Şubat'ın rejisörü Demirel'di
Kahraman: 28 Şubat'ın rejisörü Demirel'di

Hüseyin Sancak'ın haberi

54. Dönem Refahyol Hükümeti'nde Kültür Bakanlığı yapan İsmail Kahraman, 28 Şubat 1997 Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısının tutanaklarının yayınlanmasının ardından merhum Necmettin Erbakan'ın dik durduğunun ortaya çıktığını söyledi.

MGK'nın bitiminin ardından Necmettin Erbakan'ın demokratik bir tavır ortaya çıkması için parti liderleri ile görüştüğünü ifade eden Kahraman, siyasilerin Erbakan'a sahip çıkmadığını söyledi.

İbrahim Karagül'e göre 28 Şubat'ın kirli ilişkilerinin para trafiği

................

28 Şubat'la ilgili çok şey tartışıldı, duruşmalar sırasında yeni tartışmalar da çıkacak ortaya. Ancak sürecin özellikle iki ayağı neredeyse hiç tartışılmadı, tartışılması için kapı bile aralanmadı. Bunlar ekonomik yolsuzluk boyutu ve dış bağlantısı.

Dış bağlantısı, bence kolay kolay sorgulanmayacak, açığa çıkarılmayacak. Bilen biliyor, o dönemi iyi takibedenler, darbenin izlerinin hangi başkentlere, karargahlara uzandığını görüyor. Bir neocon-İsrail aşırı sağı müdahalesi yapıldı Türkiye'ye ve aslında bunlar aktörlerine varana kadar biliniyor. Ama sorgulanmıyor, tartışılmıyor. Bu kapıyı kimlerin neden kapattığı çok önemli.

Bana göre Cumhuriyet tarihinin en büyük yolsuzluklarından biri 28 Şubat. Kısık sesle, acemi girişimlerle de olsa bu alanda bir merak söz konusu ama yeterli değil. Dev bir yolsuzluktan, para hareketinden, Türkiye'nin zenginliğine, birikimine yönelik hırsızlıktan söz ediyoruz.

Darbe sürecinin bu boyutu siyasi boyutundan çok daha önemli. Türkiye'nin zenginliğinin ne kadarı Türkiye dışına çıkarıldı? Bu paralar hangi ülkelere, hangi çevrelere, hangi şirketlere gitti?

Türkiye içindeki sermaye operasyonu kimleri zengin etti? Hangi şirketler cezalandırıldı, hangi şirketler öne çıkarıldı? Hangi şirketlere devlet gücü bahşedildi? Kimler, kimlerden komisyon aldı, kimlerle ortaklık kurdu, ülkenin zenginliği kimler arasında paylaşıldı?

Meclis denetiminden bile gizlenen anlaşmaların neler olduğu, milyar dolarlarla dağıtılan ihalelerin nasıl verildiği, bu paralarla hangi projelerin desteklendiği, hangi şirketlere haraç kesildiği sorulmadı kimseye.

28 Şubat'ın uygulayıcılarının daha sonra hangi ülkelere tekmil verdiklerini, hangi ülkeler tarafından korunduklarını düşünürsek doğru adreslere ulaşırız. İçeride kimlerin darbe düzeninin devamı için var güçleriyle çalıştıklarını, kimlerin darbe planladıklarını, bu projeleri finanse ettiklerini görürsek hırsızları da görürüz.

ABD'de ya da başka başkentlerde yıllardır darbe çağrıları yapanları, Batı medyasını bu yönde finanse edenleri görürsek gerçeği görürüz.

28 Şubat'ı yaptıranlarla on yıldır darbe planlayanlar, Türkiye karşıtı cepheyi güçlü tutanlar, Batı medyasını bu yönde besleyenler, son zamanlarda toplumsal kalkışma ile yeni bir Türkiye projesi uygulayanlar aydı.

Hala aynı merkezlerle ortaklar, oralardan talimat alıyorlar, bu talimatlara göre Türkiye'yi yeniden formatlamaya teşebbüs ediyorlar.

Öyle zenginleşmişler, öyle büyük hırsızlıklar yapmışlar ki, yıllardır bu paralarla rejimi düzeltmeye, Türkiye'yi eski haline getirmeye çalışıyorlar da söz konusu kaynak tükenmiyor.

20 Şubat'ta emir erleri, patronlarının talimatıyla ihaleler dağıtıyor, onlar kimi adres gösterirse ihaleler oraya veriliyor, hiç kimse bunun hesabını soramıyordu. Daha sonra da bu emir erleri patronlarına tekmil verip faaliyet raporları sunuyordu.

Şimdilerde 'beşli çete' denilen yapıdan sorumlu olanların da yargılanacağı iddia ediliyor. İş dünyası ve medya ayağı ile ilgili soruşturmalar yapıldığı öne sürülüyor.

Sadece askerlerle sınırlı darbe sorgulaması hiçbir zaman o dönemi aydınlatmaya yetmeyecektir.

Bu yüzden İsrail'e verilen milyarlarca dolarlık askeri ihalelerin kimler eliyle nasıl verildiği, bu ihalelerden kimlerin faydalandığı, içerideki sermaye transferinin nasıl yapıldığı, Türkiye'nin kaynaklarının nerelere aktarıldığı derinlemesine soruşturulmalı. Ancak böyle bir soruşturma gerçek ilişkiler ağını ortaya çıkaracaktır.

Yakın tarihin kirli ilişkilerinin aydınlatılması ancak ve ancak bu para trafiğinin izlenmesi ile mümkün olacaktır.

Siyasiler Erbakan'a sahip çıksaydı, 27 Nisan e-muhtıradan sonra yaşanan olayların yaşanabileceğini ve bu durumun da isabetli olacağını kaydeden Kahraman, "Mesut Yılmaz, 'Sincan'da yürüyen tankları görmedin mi? diye soruyordu. O dönemde Cumhurbaşkanı olan Süleyman Demirel ise senaryonun rejisörü idi. 'Yapalım' diyen adamdı" dedi.

Kahraman sözlerinin devamında, 18 maddenin bulunduğu metinde Necmettin Erbakan'ın direndiğini ve imzası olmadığını vurguladı.

MGK KARARLARINDA İMZASI YOK

MGK tutanaklarında Erbakan'ın direndiği şu şekilde tarihi kayıtlara geçti.

"Bu konuşmanın ardından Sayın Cumhurbaşkanının, 'Burada tartışılan konu siyasi değil, güvenlik siyasetidir, güvenliğe ilişkin tehditlerdir. Siyasi yer, Bakanlar kuruludur. Şimdi bu konu yeterince tartışılmıştır. Önce basın bildirisini mi kararlaştıralım yoksa kararı mı?' diyerek sorduğu; Başbakan'ın 'Basın bildirisini önce okuyalım, kararlaştıralım' dediği sonra basın bildirisinin okunduğu, herhangi bir itiraz olmaması üzerine taslak olarak hazırlanan kurul kararının da okunduğu, bunun üzerine Başbakan'ın 'Şimdi 9 saatlik yoğun bir çalışmadan sonra bu kadar maddeyi sağlıklı olarak değerlendirerek sonuca ulaşmak doğru olmaz onun için bunu yarın inceleyip kararlaştıralım' dediği, Genelkurmay Başkanı'nın ise 'Bunu 10 dakikada tamamlarız, yarına kalmasına gerek yok' biçiminde cevap verdiği, bu kez Başbakan'ın 'Bu gibi şeyler ayaküstü olacak işler değil, biz bunu bizim önümüze koydular, imzalamak zorunda kaldık diyemeyiz. Onun için bunu yarın inceleyelim' dediği; son olarak sayın Cumhurbaşkanı'nın 'Biz bunu yarına bırakalım, metin üzerinde bazı rötuşlar da yapmak mümkün. İmam Hatip okulları ve Kur'an kursları kapatılıyor imajını da yaratmayalım. Bu gibi yerleri Genel Sekreter yeniden düzenleyip yarın Genelkurmay Başkanı ve Başbakan ile görüşür ve neticelendirirsiniz. Bunu öyle yapalım' diyerek toplantıyı kapattığı, toplantının 23:54'te sona erdiği, bu toplantıyla ilgili tutanağın Hava Orgeneral Genel Sekreter İlhan Kılıç tarafından imzalandığı ve tutanağın toplam 29 sayfadan oluştuğu görülmüştür. Bu tutanak, Mahkememizin yetkilendirmesi üzerine Naip Hakim olarak tarafımızdan MGK Genel Sekreterliği tarafından gönderilen dosyanın Mahkememiz dosyasıyla ilgili bölümlerin okunması sonucunda düzenlenip imza altına alınmıştır."

KAYNAK : Yeni Akit
YORUMLAR 4 TÜMÜ
  • LATİF SOLAK 13 yıl önce Şikayet Et
    İsmail Kahraman asıl.... İsmail Kahraman, kendi bakanlığı döneminde açtığı Kültür Bakanlığı Müfettiş Yardımcılığı sınavını kazananların listesini yayınlayıp atamasını yapmadan DSP'ye devretmek suretiyle yıllarca mağduriyetine sebep olduğu kişilerin vebalinden nasıl kurtulacağını yazsın asıl...
    Cevapla
  • Halil SİNANOĞLU 13 yıl önce Şikayet Et
    TAMAMEN DOĞRU ! ÖNDE GİDENİ O !. 28 Şubat'tan önceki Ocak ayında gazetecilerin,Ne olacak ? Sorusuna "Biz,her ayın sonunda MGK toplantıları yapıyoruz,oraya bakın ! " diyerek tezgahı kuran da ve pazarlamasını yapan da bu değerli (!) vatandaşımızdır.Ahir ömründe milletimizin kendisine verdiği imkanların teşekkürünü ( ! ) bu şekilde bir finalle tamamlamıştır.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle