Emel Sayın da eşten şiddet görmüş
Emel Sayın, kadınların, uğradıkları şiddeti utandığı veya korktuğu için kimseye anlatmadığını belirterek, kendisinin de 1980'li yıllarda maruz kaldığı şiddeti anlattı.
AK Parti İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanlığınca Sabancı Kültür Merkezi'nde düzenlenen ''Değişen Toplum, Gelişen Kadın'' konferansında konuşan ünlü sanatçı Sayın, Türk vatandaşı olarak kadına şiddete bağıra bağıra ''Bayır'' dediğini ve böyle bir şeyi kabul etmediğini belirtti.
Hemen her gün bir basın organında bu olayların görüldüğünü ifade eden Sayın, bir kadına, en yakını olduğu eşi tarafından şiddet uygulandığını ve bu durumun kendisini çok üzdüğünü vurguladı.
Kadınların öncelikle konumlarını belirlemeleri ve kendilerine inanmaları gerektiğini dile getiren Sayın, ''Allah kadınları sadece erkeklere hizmet etsin diye yaratmadı. Biz kadınlar eşlerimizle el ele, aynı yolda ancak hayat arkadaşı olarak yürüyebiliriz'' diye konuştu.
-''Gözüme vurdu''-
Şiddetin önlenmesi noktasında annelere çok iş düştüğünü ifade eden Sayın, annelerin erkek çocuklarını, ''Bak evladım, günün birinde kız kardeşine ya da eşine elini kaldırdığını duyarsam sana sütümü helal etmem'' diyerek yetiştirmesi gerektiğini belirtti.
Kadınların, maruz kaldıkları şiddeti utandığı veya korktuğu için kimseye anlatmadığına dikkat içeken Sayın, şöyle devam etti:
''Ben de 1980'li yıllarda evli olduğum kişi tarafından şiddete maruz bırakıldım. İzmir'de bir restorandayız. Eşim bana 'kim o adam, sana niye bakıyor' dedi. Hemen oradan kalkmak istedim, çünkü ben o anda ne olacağını tahmin ediyordum. Utanmamak ve rezil olmamak için hemen kalktım, arabaya girdim. Yine üsteleyince haksızlık ettiğini, böyle bir şeyin olmadığını söyledim. 'Yeter, dayanamıyorum' dedim. Yumrukla gözüme vurdu, gözüm morardı. O zaman İzmir'de fuarda çalışıyorum, her gece binlerce izleyenim vardı. Makyaj örtmüyor, kapatmak için saçımı indiriyordum ama yine de kapanmıyordu. Bana soranlara yalan söyleyerek 'araba birden fren yapınca oldu' dedim. Onca yıl bunları sakladım. Çok yanlış olduğunu şimdi daha iyi biliyorum. Anlatmak, susmamak lazım. Benim yüz binlerce, belki milyonlarca sevenim olabilir ama aynı muamele bana da yapılabiliyor. Hiçbir şey fark etmiyor.''
Emel Sayın, kız çocuklarının mutlaka iyi bir eğitimden geçirilmesinin önemine işaret ederek, kızların bir meslek sahibi olmaları ve ayaklarının üzerinde durabilmeleri gerektiğini söyledi.
Kızların, iş sahibi olmaları halinde kendi güçlerinin farkına varacaklarını ve şiddete maruz kalmayacaklarını düşündüğünü dile getiren Sayın, şunları kaydetti:
''Başıma geldiğinde eşimden ayrıldım. Aslında bu tür erkeklerden ayrılmak da problemdir. Ama ben bir şekilde bunu başardım. Çünkü ayaklarımın üstünde durabiliyordum, kimseye ihtiyacım yoktu. Kadınlar öncelikle kendi değerlerinin farkında olmalılar. Hepiniz yuvalarınızın kraliçelerisiniz. Diliyorum ki hepiniz tüm yaşamınız boyunca eşinizle el ele, yol arkadaşı olarak yürürsünüz.''
-''Şiddeti uygulayanların yüzde 95'i erkek''-
Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aslıhan Polat ise şiddetin artmadığını, hep var olduğunu fakat kadınlar tarafından dile getirilmediğini belirerek, farkındalığın son günlerde arttığını söyledi.
Hükümetlerin ve hukukçuların ''kadına şiddet'' konusuyla daha fazla ilgilenmesine bağlı olarak şiddet gören kadınların sorunlarını anlatabildiğini vurgulayan Polat, Türk toplumuna ait ''Dayak cennetten çıkmadır'', ''Kızını dövmeyen dizini döver'', ''Kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin'' gibi sözlerin kadınlara şiddeti meşrulaştırdığını öne sürdü.
Kadına yönelik şiddete büyük bir toplumsal sorun olarak bakmak gerektiğine dikkati çeken Polat, şöyle dedi:
''Şiddeti uygulayanların yüzde 95'i erkek, maruz kalanların yüzden 90'dan fazlası kadın ve çocuklardır. Kadına yönelik şiddet sadece kadının sorunu değildir, aynı zamanda bir toplumsal sorundur. Şiddet gören kadınlar çocuk yetiştirmekte, şiddete maruz kalan ve tanık olan çocuklar da büyüdüklerinde kendi çocuklarına şiddet uygulamaktadır. Kadına yapılan şiddet bir insan hakkı ihlalidir. Çoğu genç kız babasından şiddet gördüğü için adını bile bilmediği erkekle evden kaçabiliyor.''
Konuşmaların ardından AK Parti İzmit İlçe Kadın Kolları Başkanı Aysel Demirtaş, Emel Sayın'a tablo ve çiçek hediye etti.
-
ekrem kehribar 14 yıl önce Şikayet Etnasihat verenlere bak. sistemin insanlara yutturmuş olduğu şahsiyetlerin tavsiyeleri nekadar doğrudur.sayın emel hanım günümüzün tabiriyle çağdaş durumu iyi kültürü iyi ama aile olamamış bize nasıl örnek olacak.avrupa ülkelerinde daha fazla değilmi? kadına şiddet bizlerde onlara benzedik niye kızıyorsunuzki dinden uzaklaşırsanız ne yaparsanız yapın hiç bir şeye çare olamazsınız.Beğen Toplam 2 beğeni
-
efe 14 yıl önce Şikayet Etsizleride ak partide görmek isteriz.. bakanlığı fatma şahinden kapmanız zor ama partner olabilirsiniz.sizin gibi herşeyi görmüş kadınların,evlerinden başka bir sosyal faaliyeti olmayan cahil kadınların öğreneceği çok çok hikayeler vardır.Beğen
-
mustafa yavuz 14 yıl önce Şikayet Etkadınları dövenlerde hayır yoktur.. Kadınlar sizin elinizin altında bulunurlar, istediğiniz işleri görürler, neslinizi devam ettirirler, siz de bir mürşid gibi, nasihat eder, irşadda bulunur ve onları insanlık semasına yükseltmeye çalışırsınız. Onların bir kısım zaaf ve temayülleri vardır. Bu mevzuda siz daima onlara payanda olacak ve istikamet yolunu göstereceksiniz. Belki onlar kendilerine ait kozları kullanmak isteyecekler; fakat size düşen ilk vazife onları Cenâb-ı Hakk'ın murâkabesine ulaştırmaktır. Peygamberimiz,gündüz, kadını hayvan döver gibi dövüp, gece de yanına gitmeyi sert bir lisanla kınamıştır.Gece bütün bağları koparmak zorunda olan insanın sabahki tavrı hiç de hoş karşılanmamıştır.Beğen
-
murat ethem 14 yıl önce Şikayet EtEŞİNDEN ŞİDDET GÖRMEK İSTEMEYENLER İSLAMA DÖNSÜN. İslam öncesi toplumlarda kız çocukları sırf kız oldukları için canlı canlı toprağa gömülürdü. İslam gelince, kadınlar erkeklerin sahip olduğu bütün haklara sahip oldu. Ama ne yazıkki günümüzde kadınların çoğu eski cahilliye mantığına sahip insanları, toplumları örnek almakta, onların peşinden gitmeyi özgürlük ve çağdaşlık olarak algılamaktadır. Sonuç: Cahilliye döneminde bir kız bir kere öldürürlürdü, günümüzde ise her gün öldürülüyor ama maalesef farkında bile değildir. Çünkü hanımlara uzatılan güllerin, çiçeklerin çoğunda aslında zehir saklıdır...Beğen Toplam 1 beğeni
-
hüsna şahin 14 yıl önce Şikayet Etmaraşlıyı rahat bırakın. neden sema maraşlı eleştirlir ..sürekli her haberle ilişkilendirilir....son derce yanlış buluyorum....sonuna dek destekcisiyiz...Beğen