Bir Şey Söyleyeceğim Ama Ne? - Gökhan Özcan
Gökhan Özcan'ın 'Bir Şey Söyleyeceğim Ama Ne?' adlı kitabı okuyucularla buluştu.
Modern çağın hızına kapılmış, ruhunu beden dilinin ardına saklamış ve her şeyi aynı tepkisizlikle tüketen ıslanmaz kumaş misali insanlara bir duraksama çağrısı... Gökhan Özcan, gürültünün en yoğun olduğu çağda fısıldayarak konuşmayı seçiyor ve bizi kendi içimizdeki o derin sızıyla yüzleşmeye davet ediyor. Bu kitap, sadece okunmak için değil, durup yutkunmak ve aynadaki yansımamıza uzun uzun bakmak için yazılmış bir tefekkür davetiyesi.
Bir Şey Söyleyeceğim Ama Ne?, modern insanın kendine, doğaya ve varoluşa yabancılaşmasını kısa ama sarsıcı metinlerle ele alıyor.
Yazar, hafızanın bir yük mü yoksa bir lütuf mu olduğunu, imajın ardına gizlenen ruhsal eksikliklerimizi ve her şeyin ölçüsünü kendimiz sanma yanılgımızı irdeliyor. Meczubun, sıradan insanın ve şairin dilinden dökülen diyaloglarla, okuru kendi gönül kaftanının eteklerinde bir gezintiye çıkarıyor. Olay örgüsünden ziyade bir düşünce örgüsüne sahip olan eser, kalbin insandan ümidini kesmediğini müjdeleyen içsel sıkıntıların haritasını çiziyor.
Gökhan Özcan'ın kalemi, az kelimeyle çok şey anlatma sanatının zirvelerinden birini sunuyor. Dili son derece yalın ancak bir o kadar da derinlikli. Kitabın en güçlü yönü, okura üstten bakmadan, adeta onunla aynı bankta oturup dertleşiyormuş hissi vermesi. Her bir cümle, günlerce üzerinde düşünülebilecek bir felsefi ağırlık taşıyor. Tüketim kültürünün tek tipleştirdiği, en sarsıcı metinleri bile eğlencelik bir içerik gibi tüketen yeni nesil okur alışkanlıklarına zarif bir eleştiri getiriyor. Kendine dönmek, ruhunun sesini duymak ve içindeki o derin sızının kaynağını bulmak isteyen herkes için kusursuz bir başucu kitabı. Bu eseri diğerlerinden ayıran şey, size hazır cevaplar sunmak yerine, unuttuğunuz o kadim soruları yeniden hatırlatması.