30 yıl sonra Peyami Safa'nın Attila'sı
Peyami Safa’nın yegâne tarihî romanı olan Attilâ 30 yıl sonra yeniden okurlarla buluşuyor...
ABONE OL
1940’lı yılların başlarında yazılan Attilâ, Peyami Safa’nın yegâne tarihî romanı. Yazar bu eseriyle; Batı dünyasının “geçtiği yerde ot bitmez” diye nitelendirdiği ve cezalandırılmaları için üzerlerine gönderilen "Tanrının kırbacı" olarak gördüğü ünlü Türk devlet adamı ve komutanını, Türk gözüyle değerlendirmeyi amaçlamıştı.
Kimi tarihçiler “Attilâ bir barbardır!” derken. Latin efsanelerine göre “Attilâ” kaza ve kaderin yarattığı bir ebedi azap ve harabe Mesihidir. Bir kısım Cermen şarkı ve masallarına göre de hiç dehşet vermeyen, hatta sulhperver, tatlı, misafirperver bir hakandır. Macar ananelerine gelince, burada “Attilâ” Hun’ların ruhu olarak izah edilmiş.
Peyami Safa'nın gözüyle Atilla'ya gelince o sert bir komutan olmasının yanı sıra hassas yürek taşıyan merhametli ve diyaretli bir Türk büyüğü...
Yabancı kaynaklardan ve özellikle Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden yola çıkarak eserini yazan Peyami Safa, çelik iradeli, demir disiplinli Türk hakanının, şahsî ilişkilerde yumuşak huylu, zengin gönüllü, engin merhametli, kendisine sığınanlara karşı hassas yürekli bir insan olduğunu kaleme almıştı.
Romanda Türk cihan hâkimiyeti ülküsünün izleri ve bozulmuş dünyaya yeniden nizam verme iradesi de göze çarpıyor.
(Haber 7)