1873 tarihli Osmanlı 'Mimari' şaheseri
Geçtiğimiz haftalarda sona eren İstanbul Kitap Fuarı'nın en göz kamaştıran eseri, tıpkı 1873 yılında Osmanlı Devleti'ni temsilen gittiği Viyana'da olduğu gibi görenlerin büyük beğeni ve takdirini kazandı.
ABONE OL
Bünyesinde yayınlanan YediKıta Tarih Dergisi ile her ay Türkiye'nin gündemine damga vurmayı başaran Çamlıca Basın Yayın Grubu, araştırmacılara büyük kolaylık sağlayan tarihi kitaplar, fotoğraflar ve belgelerden oluşan dev kütüphanesi ile takdir toplamayı sürdürüken aynı zamanda yayınladığı tarihi eserlerler de adından söz ettirmeyi başarıyor.
Yayınevinin son eserleri arasında yer alan 544 sayfalık büyük boy Osmanlı Mimarisi adlı kitap, sadece tarihseverleri değil, mimari meraklıları başta olmak üzere tüm sanatseverleri ve kütüphanesine değer veren tüm kitapseverlerin gözünü kamaştırmayı başardı. Geçtiğimiz günlerde sona eren TÜYAP İstanbul Fuarının en çok ilgi çeken ve göz kamaştıran eserlerinden olan Osmanlı Mimarisi, mimari eserler alanında hizmet veren yayıncılara bile parmak ısırttırdı.
Osmanlı devrinin Bayındırlık Bakanı İbrahim Edhem Paşa’nın başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan Türkçe (Osmanlıca), Fransızca ve Almanca olarak 1873’te yayınlanmıştı. “Usul-i Mimari-i Osmani” (Osmanlı Mimarlık Usulleri) adlı bu kitap Viyana sergisinde, tüm dünyaya Osmanlı Mimari üslubunu tanıtmak için hazırlanmıştı. Bugün Latin harfleriyle Türkçe'sinin de eklendiği kitap, Osmanlı Mimarisiyle ilgili merak edilen pek çok soruya yanıt verdiği gibi, görenleri hayran bırakan tarihi eserlerin planlarına ve inceliklerine de yer veriyor...
***
Osmanlı Devleti’nde 19. yüzyıldan itibaren sanayi alanında kalkınma faaliyetlerinin hızlandığı görülür. Tanzimat’tan sonra fabrikalarda buhar makinelerinin kullanılması, sanayide gözle görülür bir gelişme yaşanmasını sağlamıştır. Devlet bu süreçte sanayinin ve teknolojik faaliyetlerin en büyük teşvikçisi olurken bir taraftan da bu teknolojiye ayak uydurmakta zorlanan küçük esnafı canlandırmak için çeşitli yollar denemiştir.
Bu yollardan biri de üretilen malların milletlerarası teşhiri olmuştur. Osmanlı Devleti’nin ilk katıldığı milletlerarası sergi, 1851 yılında düzenlenen Londra Sergisi’dir. Daha sonra Paris Sergisi, Chicago Sergisi, Napoli Sergisi, Madrid Sergisi gibi birçok sergiye iştirak eden devlet, Sultanahmed Sergisi ile bu gibi sergilere ev sahipliği de yapmıştır.
Osmanlı Devleti’nin katıldığı sergilerden biri de 1873 yılında düzenlenen Viyana Sergisi’dir. Devlet bu sergiye 1873 yılında katılmış, hazırlıklarına ise yaklaşık iki sene kadar önce başlamıştır.
İşte bu hazırlıklardan biri de Osmanlı’nın ihtişamlı devirlerinden kalan mimari eserleri tüm Avrupa'ya tanıtmak üzere hazırlanan “Usûl-i Mi‘mârî-i Osmanî” (Osmanlı Mimarisi) isimli kitaptır. Osmanlı devrinin Bayındırlık Bakanı İbrahim Edhem Paşa’nın başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan bu eser Türkçe (Osmanlıca), Fransızca ve Almanca olarak üç dilde basılmış. 1873’te yayınlanan eserde, Osmanlı mimari eserlerinin bir kısmı renkli olmak üzere son derece itina ile çizilen şekil ve planları da yer almakta.
Kitap yayına hazırlanırken, Osmanlıca kısım hem sadeleştirme hem transkripsiyon olarak verilmiş, ayrıca eserin tıpkıbasımı -Osmanlıcası sonda olmak üzere- aynen konulmuş. Osmanlı mimarisini görsel olarak ortaya koyan bu eser; mimarlar, mühendisler, çini ve porselen imalatçıları gibi güzel sanatlarla uğraşanların ve daha da önemlisi Osmanlı mimari tarihine ilgi duyan herkesin incelemesi gereken bir başucu kitabı.
Osmanlı devrinin Bayındırlık Bakanı İbrahim Edhem Paşa’nın başkanlığında bir heyet tarafından hazırlanan bu eser Türkçe (Osmanlıca), Fransızca ve Almanca olarak 1873’te yayınlandı. “Usul-i Mimari-i Osmani” (Osmanlı Mimarlık Usulleri) adlı bu kitap Viyana sergisinde, tüm dünyaya Osmanlı Mimari üslubunu tanıtmak için hazırlanmıştı.
Osmanlı Mimarisi’ni görsel olarak ortaya koyan eser mimarlar, mühendisler, çini ve porselen imalatçıları gibi güzel sanatlarla uğraşanlara ve daha da önemlisi Osmanlı mimari tarihine ilgi duyan herkesin incelemesi gereken bir şaheser...
-
yasinmez 15 yıl önce Şikayet Etharanım arkadaş. ben bu cumhuriyetin sözümona çağdaşlığını demokrasisini sevemedim arkadaş.bir kopukluk var burada geçmişe baktığım zaman ecdada duyduğum hayranlığı kelimelerle anlatamam.Beğen
-
Aladdin Yenirenk 15 yıl önce Şikayet EtŞaheser. Evet! Nasıl Batının sanayileşme süreci 150 yıl sürdüyse, bizimde o kadar sürdü. Bizdede zor oldu. Nasıl Osmanlı bayrağı Selçuklu Atalarımızdan almışsa, bizde bayrağı kuruluş savaşı ile beraber Osmanlıdan aldık! Osmanlı Haın olamaz! Selçuklularda olmadı. Biz tekrar bina yapan Millet olduk. Osmanlı gibi, Selçuklu gibi. Çok güzel bir Kitap, güzel bir Haber!Beğen