Alevi Bektaşi Yolu'nda inanç eğitimi
Alevi Bektaşi Yolu: Hak Muhammed Ali’ başlıklı çalışma Bektaşi Tarikatı'na akademik yöntemle yaklaşarak, Hak, Muhammed, Ali yolunun nasıl müritler yetiştirdiğini analiz ediyor..
Türkiye'de Bektaşilik ve Alevilik üzerine kaleme alınan ilk "araştırma"lar tamamıyla kulaktan dolma veya vakalardan yola çıkarak ilinti kurma yöntemiyle yazılan ve "sır"ın ne olduğuna dair tahmin yürüten kitaplardı. Daha çok piyasa için yazılan bu kitaplarda gerçek anlamda bilimsel unsurlar bulmak çok zordu.
Daha sonra akademisyenlerin konunun ne olabileceğine dair tarihi bilgileri ve tarikatların verilerini harmanladığı kitaplar doğdu. Bu arada Alevilerin kendini ifade için ya da Alevilik yol ve erkanının koruyabilmek adına "yolun kaidelerini" kimseyi rahatsız etmeden kalıcı kılabilme adına kaleme aldığı eserler vardı raflarda.
Daha sonraki safha ise Aleviliği siyasetin içinde gören, içine çekmeye çalışan, siyasi tavır koymaya çağıran ya da siyasi tavırdan uzak durmaya davet eden eserlerin dönemi oldu...
Bugün ise gerek Alevilerin gerekse Alevilik gerçeğini sorgulayarak, tanımlamaya çalışan 'gayri alevi' bilim adamlarının saha araştırmaları ile oluşturduğu çok sayıda akademik eser söz konusu...
Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Osman Eğri’nin Ufuk Yayınları arasından neşredilen ‘Alevi Bektaşi Yolu: Hak Muhammed Ali’ başlıklı çalışması vakaya akademik yöntemle yaklaşan son eser olarak kitapçı raflarında yerini aldı,
Üst başlığı “Alevi Bektaşi Yolu,” ana başlığıyla; “Hak Muhammed Ali” ismini taşıyan eserin kapsamı "Bektaşi Tarikatı" ile sınırlı olmakla birlikte hayli geniş sınırlar içeriyor. Bektaşi tarikatını yaygın din eğitimi açısından araştıran eser, tümevarım metodunu ve betimleyici yaklaşımı takip etmektedir.
Bilimsel açıdan da tümevarım metodunu kullanabilmek için, parça halindeki bilgileri toplayarak, parça-bütün ilişkisini kurmaya gayret ediyor. Betimleyici (Deskriptif) yaklaşımın gereği mucibince de birinci derecedeki Bektaşi Kaynaklarına başvurarak, kaynaklar üzerinden zorlayıcı yorumlar yapmaktan uzak durmayı ilke ediniyor.
Araştırma üç bölümden oluşuyor: Birinci bölümde, Ehli Beyt sevgisi ve onların örnek alınması, tekke ve dergâhlarda yaygın din eğitimi faaliyeti yapan manevi otorite sahibi kişiler ve Bektaşi tekkelerinde yetiştirilmek istenen insan tipi söz konusu ediliyor.
İkinci Bölümde, temel Bektaşi kaynakları; genelden özele doğru incelenerek, inanç, ibadet ve ahlak eğitimi açısından araştırılıyor. En yaygın dini eğitim eserleri olan Velayetname ve Menakıpnameler öne çıkıyor bu bölümde. İkincil derecede ise erkannameler, nefesler, şiirler inceleme altına alınırken, bunlara ek olarak buyruk ve icazetnameler ışığında dede ve babaların özel eğitim yöntemlerine dikkat çekiliyor.
Eserin üçüncü bölümünde ise eğitim sürecine doğrudan katkı sağlayan uygulama ve unsurlar inceleniyor. tarikata giriş anlamı taşımasından hareketle tövbe ile başlanan bölümde Seyr ü sülük (dört kapı kırk makam), sohbet, ilim, zikir, dar, metotları ışığında Bektaşi Alevilerinin eğitim yöntemlerine ışık tutulmaya çalışılıyor
Bektaşilikteki eğitim süreci ele alındığında iki önemli hedef tespit ediyor eser:
1- Dervişlikten, insan-ı kamilliğe kadar devam eden bir çizgide, iyi bir insan, iyi bir Müslüman yetiştirmek.”
2- İslam’ın temel değerlerini, gayr-i Müslimlere karşı en iyi şekilde temsil eden ve anlatan, bir arada yaşama kültürüne katkıda bulunan insan yetiştirmek.
(Haber 7)