Dünyadan bıkmayanın anlamayacağı hikaye
Kudret Ayşe Yılmaz, Orobanhiyye romanında okuru, mistik söylem kullanarak gerçeğin koridorlarında gezdirdiği gibi, sır mabedinin sırlarını da ifşa etmeye gayret ediyor..
"Hoş geldin Tanrı Misafiri. Elindeki kitap, karisiyle bulacak sırrın sadakatini; mabedindeki sırlarla sınırlıdır kişilerin cevheri. Eserimin içindeki tüm sırlar faniliğe ait olanlardan sıyrıldı (mekan, zaman, kişi), sonsuzlukla mühürlendi. Satırda bulacağın her şey sensin belki. Sırrın aşkına oku!" satırları ile başlıyor, Kudret Ayşe Yılmaz'ın Orobanhiyye adlı romanı.
"Dünyadan bıkmadıysan anlayamazsın bu hikâyeyi. Bedenin yük değilse sana ve ruhunun ışığı yol rehberi oiamamışsa kırgın gönlüne, başını alıp da hiç bilinmeyen bir âleme gitmeyi arzu etmemişsen, burada bırak beni dinlemeyi.
Ama sahte dostluklar, sahte aşklar, sahte mutluluklara çadır eylemişsen gövdeni, gel benimle. Bu bir fırsat..." diyen iddialı davetle giriyor kitabına yazar...
Merak eden okurlar, bir seyyahın ardında giriyorlar öyküye... Sır mabedinde üzerinde Orobanhiyye yazılı kapıya kadar uzanıyor seyyahın yolu..
Orobanhiyye'nin ne olduğunu kitabı merak edenler için açmamakta yarar var. Kitabı tanıtacağız diye öykünün tadını kaçırmanın edebiyatsevere bir faydası yok. Edebiyat sevmeyen ise zaten eserin niteliğine değil Orobanhiyye'nin ne olduğunu merak ettiğinden kitabı okuyup okumamazı bizi ilgilendirmiyor... Nasılsa googledan tarama yapıp, Orobanhiyye'nin terim karşılığını bulmaları zor değil...
Kitabın son bölümünün ise fazlaca Oğuz Atay koktuğunu ifşa etmekte ise yarar var.
"Yeni defterinin ilk sayfasına yazdığı kısacık şiirle seyyahlığının tamamlandığına kanaat getiren, kahramanın bir tutunamayan olup olmadığı konusunda takdiri size bırakıyoruz. Ancak yazarımıza göre, yenilenmiş bir defter, yenilenmiş bir kıza delalet ediyor.
Hayatın gerçeklerini mistik unsurlarla harmanlanmış olarak okura sunan yazarın eserini edebiyat sevenlere tavsiye ederken, Türk Dili ve Edebiyatı alanında uzman akademisyen ve altı ödüllü, 6 kitaplı bir isim olduğunu hatırlatmakta yarar var....