Ediz Hun: Mesut Yılmaz'ın kurbanı oldum
Eski ANAP milletvekili Ediz Hun, uyuşturucu yüzünden hüküm giyen oğlu Burakın, kendi siyasi tercihi nedeniyle hedef tahtası olduğunu söyledi. Hun, 'Tek handikapım, ANAPlı olmam ve Mesut Yılmaz'dan kaynaklandı' dedi
ABONE OL
Eski ANAP milletvekili Ediz Hun, uyuşturucu yüzünden hüküm giyen oğlu Burakın, kendi siyasi tercihi nedeniyle hedef tahtası olduğunu söyledi. Hun, Tek handikapı ANAPlı olmamdı diye konuştu. Siyaseti bıraktıktan sonra üniversitede ders vermeye başlayan Ediz Hun, televizyona Azize dizisiyle dönüyor. Dizide öz kızı Bengü ile bir baba- kızı canlandıracak olan Hun, sanatçı olmanın sorumluluklarını anlattı.
Siyaseti bırakan ve Bahçeşehir Üniversitesinde Ekoloji dersleri veren Ediz Hun, yeni dizi projesinde kızı ile oynayacağı için çok mutlu. Hayatı boyunca sanatçılık sorumluluğu ile yaşadığını anlatan Hun, sanatçıların düzgün yaşamı olması ve her hareketine dikkat etmesi gerektiğine inanıyor. Özellikle televizyon dünyasından milyonlarca kişinin sevgisini kazanmış sanatçıların bunlara daha da fazla önem vermesi gerektiğini belirtiyor.
64 yaşında olduğunu ve disiplinli, sağlıklı bir yaşam sürdüğünü belirten usta sanatçı, Yüzerim, bisiklete binerim, aletli jimnastik yaparım ve bir problemim yok. Clinton bile benimle yaşıt ama by-pass oluyor. Ama o devamlı hamburgerleri yemekten böyle oldu diyor.
Hun, Tamer Karadağlının kaset skandalını ve Göksel Arsoyun bir röportajında Türk sinemasına sarışın jön kavramını ilk ben getirdim, kolejli üniversiteli gençleri de ben sinemaya getirdim, sinemanın kalitesini yükselttim sözlerini Kelebek için yorumladı.
SANATÇI İRADESİNİ KULLANMALI
Bir sanatçı özel yaşamını çok titiz ayarlamalı, yaşayabilecek şekilde düzenlemeli. Sanatçı şöhrete sahip bir insansa özel hayatı çok disiplinli olmalı.
Tamamen rahip, rahibe gibi yaşayacak değil aslında ama çok düzenli olması gerekir. Kadın ya da erkek olarak bazı bedensel hislerimiz olabilir, karşı tarafa yönelik. Bunları çok iyi frenlemeli ve iradeli davranabilmeliyiz.
Sanatçı kolay yetişmiyor, bence aynı zamanda sanatçıya sahip çıkmayı öğrenmeliyiz. Bazı hatalar olabilir yaşamda ve bunları çok fazla büyütmemek lazım.
Tamer Karadağlınn başına gelen olaylarda, arkadaşımıza Allah kolaylık ve sabır versin diyebilirim ancak! Böyle bir hataya düşmemesi lazımdı. Ben 30 küsur senelik evliyim ve bizim önümüze de böyle birçok fırsat çıkmış olabilir. Ama daima irademi en iyi şekilde kullandım. Üzerime gelindiği zaman da kaçarım, üzerine gitmem. Çünkü bu karşı cinste olan bir arzudur, elektriktir.
Politik hayatta da benzer olaylar olabilir, insanlarla tanışıyorsunuz. O teklifler, size gözlerden intikal edebilir. Ama orada o bariyeri, mesafeyi iyi ayarlamak gerek. Şöhret sahibi olmak kolay değil.
UNUTULMAMAK İÇİN DÜZENLİ YAŞAMALI
Bizim zamanımızda kazanılanlarla, şu anda alınan ücretler arasında çok büyük fark var. Biz ancak o zamanlar bir apartman katı alabilmekteydik. Rahmetli Ayhan Işıkın bir apartman katı vardı. Ben de Cihangirde bir kat aldım, Büyükadadada bir ev yaptırdım.
O zamanlar jip yoktu. Gerçi Amerikan jipleri vardı ama kullanılmaya fazla uygun görünmüyordu. Şimdi çok büyük paralar kazanılıyor. Çok hassas dengeler var bu işin içinde. Ama işte bizim halkımız bir anda silebilir de! Bir daha da tekrar toparlanamaz. Bizde yanlış özdeyişler vardır ama ben kabul etmem. Mesela gözden uzak, gönülden ırak denir. O bir vefasızlık simgesidir bence. Gözden uzak olsa da, gönüle yakın olmalı. Ben ölebilirim ama beni sevenler uzun yıllar beni unutmazlar ve benimseyebilirler.
Öldükten sonra bitti mi? Ama halk çabuk unutabilir de! Unutulmamak için çok düzenli bir hayat yaşamak lazım.
İLK SARIŞIN JÖN ORHAN GÜNŞIRAYDI
Göksel Arsoy, belirli kalitesi olan adamdır. Ama ondan evvel sarışın, kumral bir adam Orhan Günşıray vardır. Çok hoş bir adamdır. Adalar Erkek Güzeli seçilmiştir.
Ben onun yerinde olsam, Ben kolejli ve üniversiteli gençleri sinemaya çektim demek yerine, Eğer seyirci o zamanlar beni beğendiyse çok mutlu olurum. Sinema için çalıştığım için çok bahtiyarım, ne mutlu bize derdim.
Diğer arkadaşlarımızla birlikte Türk sinemasına hizmette bulunduk demek lazımdı. Tevazu her zaman için kazandırır. Ama yine de bir tarzı olan insandır. Hakikaten Gökselin rahmetli Belginle (Doruk), Filizle (Akın)olsun güzel filmleri vardı. Hoş yıllardı. Zaten sinemanın en güzel yılları 1958-1974 arasıdır. Ondan sonra açık saçık filmler devreye girdi, farklı bir kulvar başladı.
NEDEN AYHAN IŞIK VAKFI KURMADIK Kİ
Ne mutlu bana, ne mutlu Göksele, ne mutlu Ayhana! Ama biz yeterince değer verebildik mi sinema insanı olarak gidenlere, hayır veremedik!
Ayhan Işık 16 Haziran 1979da vefat etti. Şu ana kadar Ayhan Işık adına bir vakıf kuramadık. Ben çok özeleştiri yaparım. Bizim Ayhan Işık Vakfı kurmamız gerekmez miydi? O, 50 yaşında vefat etti. Çok fazla sahip çıkmadı.
Ben öldüğüm zaman ne olacak? Söyleyeyim, çok görkemli bir cenaze kalkacak. Herkes gelecek! Yüzde 90ı belki fotoğrafta çıkarız diye gelecek. İki gün de sinema filmleri oynatılacak, ondan sonra bitti.
Bizim toplum olarak farklı yaklaşmamız lazım. Amerikada bir aktör, aktris ölüyor hemen sokağa yıldızını yapıyorlar, vakıflar kurup onun adını yaşatıyorlar. Bizde yok öyle bir şey. Bizim dostluk vefamız da yok. Benim görüştüğüm bir Ekrem Bora, bir İzzet Günay, bir de Hülya Koçyiğit var. Beyazın şovunda Türkan Şoray da aramış, beni duygulandırmıştı.
Bizim iyi arkadaşlarımız var ve ben onlara çok hürmet ederim.
Azize henüz bulunmadı
TRT çok yakında senaryosunu Sevgi Saygının yazdığı, yapımcılığını ve yönetmenliğini Bir Demet Tiyatro, Ölümsüz Aşk gibi başarılı televizyon dizilerine imzasına atan Sevgi Birselin yapacağı Azize dizisinin çekimlerine başlayacak.
Projenin çekimlerine çok az bir zaman kaldığı halde başrol kadın oyuncusu olan ve diziye ismini veren Azize henüz bulunamadı. Adaylar arasında Nehir Erdoğan, Nihan Akkuş, Dilek Serbest, Nurhayat Kavrak ve Yeliz Akkaya var. Azizenin diğer başrollerinde Ediz Hunun kızı Bengü Hun ile birlikte İlkay Saran ve Ruhsar Öcal da yer alacak.
Oğlumun durumunda siyasi hayatım etkili oldu
Ediz Hun, şu anda Amerikada bilgisayar ve iletişim okuyan oğlu Burakla ilgili 2001 yılında çıkan ekstacy kullandığı yönündeki haberler için siyaseti suçladı.
Oğlum 18 yaşındaydı. Bu durumun tek açıklaması benim ANAP eski milletvekili ve Çevre Komisyonu Başkanı olmam ve Başkanın Mesut Yılmaz olmasından kaynaklandı. Eminim ben bir sol partide olsaydım bu böyle olmayacaktı. Oğlumun durumunda benim siyasi durumum etkili oldu. Oğlum genç ve gençliğe dur diyemezsiniz ki! Hepimiz genç olduk ama oğlum Burak temiz ve eğitimli bir genç. Onun tek handikapı benim ANAPlı olmamdı.
BABAMIN OLMASI BENİ RAHATLATIYOR
Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Televizyon mezunu olan 30 yaşındaki Bengü Hun, 5 yıl bankacılık yapmış, 5 ay önce ise tıkandığını söyleyerek işinden ayrılmış.
Hun, ailesiyle birlikte yaşıyor. Bir kedi ve köpeği olduğunu ve zamanının çoğunu Büyükadadaki evlerinde geçirmekten zevk aldığını anlatıyor.
Babası Ediz Huna Azize projesi geldiğinde yönetmen Sevgi Birselin kendisine eşi tarafından aldatılan ve 9 yaşında oğlu olan Şeyma rolünü teklif ettiğini ve babasıyla oynayacak olmaktan dolayı da bu teklifi kabul ettiğini söylüyor. Babamın olması beni rahatlatıyor açıkçası itirafında bulunmaktan da geri kalmıyor.
Ediz Hun ise kızına, onunla aynı dizide olmaktan çok memnun olduğunu söylerken, Zor bir kızdır ama Allah tabii anasına babasına sabır veriyor diye takılıyor.
Beyazla tanışmıyoruz, sadece yakıştırma
Özel hayatında kimsenin olmadığını söyleyen Bengü Hun, ünlü şovmen Beyazla evlenecekleri yönündeki söylentilerle ilgili ilk kez konuştu: Bir ilişkimiz olmadı. Babamla beraber onun şovuna gitmiştik, o kadar! Kendisini sadece Beyaz olarak tanıyorum. Evleneceğimizi yazdılar ama bu sadece bir dedikodu. Kendisini tanımıyorum bile. Şovuna gittiğimiz gece onun doğum günüydü ve kuliste doğum gününü kutladık. Kalabalıktık, Eşref Kolçak, İzzet Günay ve babamla birlikteydik. Pasta kesilirken basın da oradaydı ve öyle bir yakıştırma yaptılar. Şu anda hayatımda kimse yok. Ama olmadı değil tabii. Üstelik ben duygularıyla yaşayan biriyim. Şiiri, romantizmi ve edebiyatı çok seviyorum. Çok kitap okuyorum.