Narnia'ya 'derin' inceleme yazısı

Yaklaşık iki ay önce ülkemizde de gösterime giren film bir çok yönüyle 'din propogandası' yaptığı eleştirileri aşlıyor. Özellikle ABD'de Yahudi gruplar filmi anti-semitik buluyorlar. İşte film hakkında çeşitli yönleriyle bir inceleme yazısı.

ABONE OL
GİRİŞ 23.03.2006 10:50 GÜNCELLEME 23.03.2006 10:50 KÜLTÜR
Narnia'ya 'derin' inceleme yazısı
Narnia'ya 'derin' inceleme yazısı

Bu haber Mustafa Kutsal Ay`ın weblog'undan derlenmiştir. Orijinal metne bu linkten ulaşabilirsiniz.


 


C.S. Lewis ’in Narnia serisinin ilk kitabı olan The Chronicles of Narnia: The Lion, the Witch and the Wardrobe ’un 2005 yılında yapılan filmini izledim.


Düşündüm, taşındım, kaşındım, aklıma gelenler için biraz da googling yaptım tabi. Sonuçta hem Türkiye’nin tanıtımı hem de eserin “muhtevası” ve “mesajı” açısından incelendiği bir yazı yazdım.


Buyrun size iki açıdan Narnia analizi.


 


Birinci bakış; filmde geçen “lokum” olayı. Türkiye her yıl tanıtıma milyonlarca dolar para yatırıyor. Yalnız malesef bu paraların etkin şekilde kullanıldığı konusunda herkes şüpheli. Bir film yapılıyor, içinde geçen bir sahne yüzünden insanlar süpermarketlerde kuyruklar oluşturuyorlar. “Ben de, ben de, Türk lokumu istiyorum” diye bağırıyorlar, stoklar tükeniyor. ‘Turkish delight’ arama motorlarında Top10 listelerine giriyor.


Uyananın sayın yetkililer: Tanıtım böyle yapılır.


Bir diğer ilginç nokta ise filmdeki karakterlerden biri olan “Aslan”ın, ki kendisi gerçekten bir aslan, isminin Türkçe olması.


Hani istesem bu kadar iyisini parayla yaptıramam dedirtiyor bu film bize.


 


Gelelim ikinci bakışa.


Lord of The Rings`de olduğu gibi bu, tematik olarak benzer, filmde de “hristiyan öğretileri” başarılı bir şekilde işlenmiş.


Kısaca filmin özeti şöyle.


Narnia isimli bir dünya vardır. Bu dünya ile bizim dünyamız arasındaki geçiş de bir dolap (the wardrobe) ile olmaktadır.


Bu dünyada uzun yıllardır kış vardır. Çünkü kötü cadı Jadis şu an hükümdardır. Bu dünyanın sakinleri zulüm altında yaşamaktadır. Dünyayı kurtarması beklenen “Aslan” isimli bir kahraman vardır. Ama onun ortaya çıkması, savaşması ve dünyayı kurtarması için “insanoğlu”na ihtiyacı vardır. Velhasılı kelam sonunda kahramanımız Aslan, dört küçük çocuğun yardımıyla, ki kehanet bu yöndedir, dünyayı kötü cadı Jadis’ten kurtarır.


 


Dört çocuktan biri olan Edmond, ormanda Jadis’le karşılaştığında, “dört insanoğlu ile ilgili kehanet”i bilen Jadis, Edmond’ı lokum’la kandırır (temptation) ve kendi kardeşlerine ihanet (betrayal) etmesini sağlar.


Buradaki lokumum temsil ettiği şey, insanoğlunun acziyetini ve zayıflığı.


Zaten olaylar aslında burada başlıyor.


Bunun sonucu olarak da ilerleyen sahnelerde, Narnia yasalarına göre ihanet eden kişinin kanının hak sahibine teslim edilmesi gerektiği için, Jadis kan hakkını almaya “Aslan”ın yanına geliyor.


Aslan, Jadis’le özel bir anlaşma yapıyor. Bu anlaşmaya göre kendi canını Edmond’ı kurtarmak için fade (the sacrifice) ediyor.


Aslan, Jadis’in kampına gidiyor. Aşağılanıyor, işkence görüyor ve sonunda Jadis tarafından öldürülüyor.


Aslan, masum olduğu halde, dostunu kurtarmak için kendini feda ediyor. Aynı İsa Mesih’in (Jesus the Savior) kendine inananların günahları için kendini Roma’lıların elinde çarmıha gerilerek feda ettiği gibi.


 


Ama beklenmedik bir gelişme oluyor. Kendisi günahsız olduğu için ertesi gün güneşin doğuşuyla beraber, taş masa (stone table, burada cross’u temsil ediyor) kırılıyor ve yeniden canlanıyor (the resurrection).


İncil’de (yeni anlaşma) bu “For God made Christ, who never sinned, to be the offering for our sin, so that we could be made right with God through Christ” (2 Corinthians 5:21) olarak geçer. Paulus’un mektuplarındandır, Korintliler II.


Günahsız olan bizim günahlarımız için kendini canını sunar, böylece İsa sayesinde biz Tanrı’nın yanında doğrulardan oluruz.


Aslan aslında kehaneti biliyordu ve bu yüzden kendi canını feda etti. Jadis ise kehaneti yanlış yorumlamıştı.


Aslan’ın İsa Mesih olduğu burada çok açık. Çünkü insan görünüşünde yeryüzüne gelen Tanrı, yeni anlaşmada anlatıldığı gibi ölüyor, yeniden diriliyor.


Peki Jadis kim? Jadis aslında Lilith olarak algılanıyor, ki Lilith, Adem’le beraber yaratılan kadın şeytan gibi bir şey. Ama nokta-ı nazarımda, kötü yaratıkları (yani Romalıları) yöneten Jadis, burada Yahudi’leri temsil ediyor. Bu açıdan filmde antisemitik bir durum var gibi. Gerçi filme Yahudi camiasından baya tepki gelmişti zaten.


Uzun yıllardır Narnia’da kış mevsiminin yaşanması, chrismas’ın yani İsa’nın yeryüzüne gelişinin gerçekleşmemesidir. Aslan’ın belirmesi ile beraber karlar da erir ve bahar başlar. Bu olgu Noel Baba ile çocukların karşılaşmalarında da işlenmişti.


Tabi bir de büyük savaş olayı var. Bu bölümün girişinde, Griffin’lerin kötülük ordusu üstüne taş yağdırması da Kuran’da Kabe’yi yıkmaya gelen Ebrehe’nin üstüne taş atan ebabil kuşlarını anımsatıyor bana.


Sadece hristiyan kültüründen değil, eski yunan, roma ve arap kültürlerinden de izler var bu senaryoda.


Sayıca üstün olan kötülük ordusuna karşı ellerindeki tek güçleri “inanç” olan iyiler, beklenmedik gelişmeler üzerine savaşı kazanıyorlar. 


 


Noel Baba (the saint, father christmas) ile karşılaşma sahnesine dönelim. Her bir çocuğa özel armağanlar (gifts from god) veriliyor.


Bunlardan biri küçük kıza verilen ateş çiceği suyundan yapılmış iyileştirme şurubu ( İsa’nın kanı ). Filmin ilerleyen sahnelerinde küçük kız bunu ölümcül bir yara almış kardeşini kurtarmak için kullanıyor.


 


Son olarak filmdeki diğer yaratıklara da gözatmak gerek diye düşünüyorum. Yine Yunan, Roma ve Arap mitlerinden esinlenmeler göze çarpıyor. Mesela bunlardan bir kaçı :


Dryad, Yunan mith. Ağaçların ruhu, film içinde rüzgarla uçuşan yapraklarla taşınan bir kadın silüeti.
Dragon, ejderhalar.
Giants, devler.
Eefrit, ifrit yani kötü cin gibi bir şey.
Satyr (faun), üstü insan altı keçi gibi olan boybuzlu, şirin kulaklı şeyler.
Centaur, üstü insan altı at gibi olan, savaşçı yaratıklar.
Unicorn, Yunun mitindeki meşhur boynuzlu at hayvanı.
Griffin, üstü kartal altı kaplan hayvanatlar.
Phoenix, güneş tanrısı Ra’nın ruhu olduğuna inanılan,filmdeki savaşta düşmanın üzerine ateş olup parlayan havyan.
 


 


 


Son not: Kafa karışıklığına neden olmayalım. İslam inancına göre İsa, Romalılar tarafından öldürülmemiş ve tekrar dirilmemiştir. Ama Hristiyan öğretisinde bu şekilde inanılır.


 

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR