Tarık Tufan ve savunma edebiyatı
Hayranları onu ekranlarda ve köşesini işgal ettiği gazetelerde nasıl bulacağını biliyorsa da ortalıkta pek görünmeyen bir yazar olan Tarık Tufan'ın edebiyatı 'Hayal Meyal' safhasında...
Nazmiye Gül K.'nın eleştirisi
Tarık Tufan’ın kitapları okuyucunun elinde kabuk bağlamış bir yara gibi durur. Son sayfayı okuyup kapattığınızda her şey bitmiş, her şey yerli yerine konmuş gibi görünebilir; fakat yeniden ilk sayfaya döndüğünüzde o ölü bölge, dipdiri bir şekilde karşılar sizi.
Birinci tekil şahsın tanrısal bilgeliği ve ilk cümleden itibaren kıskıvrak yakalayan diyaloglar ile yara, kabuğunun kaldırılmasını bekliyordur sadece.
Ve Sen Kuş Olur Gidersin ve Hayal Meyal’in ‘Geçmişi anlatmakla ne umar insan?’ ve ‘Hepsi bu kadar mı doktor bey?’ şeklindeki başlangıç soru cümlelerinin yanıtı tuhaf bir şekilde Kekeme Çocuklar Korosu’nun ilk cümlesinde saklıdır: ‘Eğer hala nefes alıp verebiliyorsan, hayatta bir şeyleri değiştirebilme şansın var demektir.’ Tüm bu ilk cümleler, yazarın sonrasında yazdıklarının kristalize olmuş şekli gibidir.
Ayrıca bana kalırsa, Tufan’ın şimdiye kadar yazdıklarına ve bundan sonra yazacaklarına hep Kekeme Çocuklar Korosu’nun o ardına kadar açık penceresinden bakmak gerekir. Bu ilk kitapla yazar; radyoyla, çocukluğuyla, sonbaharla, kitapla, ölümle, yollarla, kadınla, şiirle, konfeksiyon atölyeleriyle, aşkla ve filmlerle ördüğü biricik hakikatini, safiyane bir yoğunlukla ortaya koymuştur. Sonrasında ise yazara o hakikati; kelimelerle çoğaltmak kalmıştır ve elimizdeki üç kitaptan sonra da, belli ki bu böyle devam edecektir.
Hayal Meyal’de Tarık Tufan, modern zamanın hastalıklı koridorlarında sıkışmış bireyin, kendince kurtuluş bulma öyküsünü anlatıyor. Roman kahramanının, gittiği her yerin çabucak dışına çıkmak istemesi, konuştuğu herkese aslında başka sözler söylemek istemesi, düşündüğü her şeyi ölümün gölgesiyle durdurmak istemesi apaçık bir şekilde bunu gösteriyor.
Aslında Hayal Meyal’in tüm kahramanları garip biçimde, ya bir elleriüşüyen kadın çiçeğinde, ya bir masalın içinde, ya ışığı çekilmiş kötü bir günde, ya eski bir şarkıda, ya artık ölmüş bir saatte, ya da yüzyıllık bir yalnızlığın içinde olmak suretiyle hep şimdiki zamanın dışında yaşıyorlar. Onların asıl işleri sadece hatırlamaktır. İçinde yaşadıkları zamanın ruhu onları terk etmiş ve zihinlerinde biriktirdiklerine hapsetmiştir. Kitabın son cümlesini okuduğumda gün doğuyordu ve ben, kimsenin kimseyi affetmediği bir hikaye bu, diye mırıldanıyordum.
Şimdiye kadar söylediklerimle aslında yalnızca şuraya gelmek istiyorum... Tufan’ın bu hayat karşısında iki zırhı vardır ve o sadece bunları görünür kılmak için yazar: bilgeler ve kadınlar... Ve Sen Kuş Olur Gidersin’deki tahtadan kuş kafesleri yapan Muzaffer Amca ile Lola ve özellikle Hayal Meyal’in saatçi Nurettin Efendisi ile İlknur, iki romanın kahramanını da bu dünyadan kurtarmak, onlara bir parça nefes vermek için yaratılmıştır. Hayal Meyal’in Nurettin Efendisi, soğuk bir güneşin ardından ansızın, kahramanın mahallesinden gitmiş ve sonra tekrar ‘Nefes Saatçisi’ olarak aynı mahalleye geri dönmüştür. İlknur ise benzer bir alçakgönüllülükle yine gidivermiş ve kendi ölümüyle değeri büsbütün artan bir yaşamla kahramanın hayatına yeniden sokulmuştur. Bütün bu gidip gelmelerin kahramanın (bence burada kahramanla yazar aynı kişidir) hayatında nasıl yankı bulduğunu kitabın son cümleleriyle, çok şaşırarak öğrenecek ve çemberin en başına tekrar dönme ihtiyacı hissedeceksiniz.
Bense Tarık Tufan’ın bu nahiv romanın altına Cesare Pavese’nin ‘Hayatın saldırılarına karşı bir savunmadır edebiyat’ cümlesiyle imzamı atacak ve ona her zaman savunmasının yanında olacağımı söyleyeceğim...
Kitaplarla ilgili teknik bilgileri ve internetten sipariş şartları için bu linki kullanabilirsiniz
-
gurayy_x 18 yıl önce Şikayet EtHala bişeyleri değiştirecek vakit var......... Kekeme çocuklar korosunu okumuştum üni.deyken... Cemil Ersöz,bülent akyürek gibi yazarların kitaplarını severek okuyan veya içe dönük denemeleri seven edebiyatseverlere önerilir.....gerçekten etki bırakıyor insanda...Beğen
-
serdar kopan 18 yıl önce Şikayet Etgenç yaşda iki kitap . kendisini tebrik ederim...Beğen