<font color='#0000ff'>İşte Hazreti Fatma'nın hırkası...</font>
Topkapı Sarayı Müzesi, Kutsal Emanetler bölümündeki bazı hazineler ilk kez teşhir edilecek. Hz. Fatma'nın hırkası ve Hz. Ali'nin kılıcı da bunlar arasında.
ABONE OLAbdullah Kılıç'ın haberi
Topkapı Sarayı, 27 Ağustos-24 Kasım arasında farklı bir sergiye ev sahipliği yapacak. “Osmanlı Devleti’nde Ehl-i Beyt Sevgisi” adını taşıyan sergide Mukaddes Emanetler Dairesi’nde kat kat bohçalar içinde korunan Hazreti Peygamber’in ailesine ait hatıralar ilk kez ziyarete açılacak.
Hz. Fatma'nın hırkası ilk kez sergilenecek
Topkapı Sarayı Müzesi’nde gerçekleştirilecek “Osmanlı Devleti’nde Ehl-i Beyt Sevgisi” isimli sergide Hz. Hüseyin’in cübbesi, Hz. Fatma’nın hırka ve seccadesi ilk kez teşhir edilecek. Serginin en büyük sürprizi ise Hz. Ali’nin kılıcı. Envantere başka bir isim olarak kaydedilen bu kılıcın Hz. Ali’ye ait olduğu sergi çalışmaları sırasında tespit edilmiş.
TÜRKKAD-İstanbul Şubesi’nin katkılarıyla düzenlenecek sergide, Ehl-i Beyt’e âit olan eşyalar ile Ehl-i Beyt ile ilgili yazma eserler yüzyıllar sonra görülebilecek. 27 Ağustos tarihinde açılacak ve 24 Kasım 2008 tarihine kadar sürecek sergide Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethiyle Osmanlı Devleti’ne intikal eden ya da daha sonra saraya gelen eserler yer alıyor. Bugüne kadar Topkapı Sarayı’nın Kutsal Emanetler Dairesi’nde Hz. Peygamber’in (sas) aziz hatıralarıyla birlikte özenle saklanan Ehl-i Beyt’e ait eşyaların sergileneceği serginin küratörlüğünü Sevgi Ağca yapıyor.
Osmanlı’dan günümüze kadar gelen Ehl-i Beyt sevgisini en güzel şekliyle yansıtacak olan bu özel sergide yer alacak eserlerin önemli bir bölümünü, müzede korunan ancak teşhir edilmeyen eserler oluşturuyor. Hz. Hüseyin’in cübbesi, Hz. Fatma’ya atfedilen seccade bunlardan yalnızca bir kaçı. Yine sergide ziyarete arz edilecek Kısas-ı Enbiya ve Siyer-i Nebi isimli elyazması kitaplar da oldukça heyecan verici. Siyer-i Nebi’de Peygamberimiz döneminde yaşanan tarihi olaylar, minyatürlerle anlatılıyor.
|
|
Keşke sergide Kısas-ı Enbiya ve Siyer-i Nebi kadar önemli olan Fuzûlî’nin Hazreti Hüseyin ve ailesinin din uğruna çektikleri sıkıntıları, şehit edilmelerini ve özellikle Kerbelâ olayını konu alan Hadîkatü’s-Sü’edâ adlı kitabının yazma bir nüshası da olsaydı. Eser, Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde olduğu için bu sergide yer almıyor. Nedeni de sürekli sergilendiği ortamdan başka bir ortama geçmesi durumunda oluşabilecek riskler. Ancak sergi kataloğunda Sevgi Ağca uzun uzun bu eserin tahlilini yapmış, minyatürlerden örnekler vermiş.
Bilindiği gibi Ehl-i Beyt, Hz. Muhammed’in ev halkı anlamına geliyor. Ehl-i Beyt dendiğinde ilk akla gelen isimler ise Hz. Fatma, Hz. Ali, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin. İşte bu eserde Hz. Fatma, Hz. Ali, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin ve 12 imamlardan Zeynel Abidin’in yaşadıkları minyatürler yardımıyla anlatılıyor. Hz. İsa ve Hz. Musa’nın hayat hikayesinin de yer aldığı kitapta hikayeleri üzerinde en çok durulan peygamberler Adem, Nuh, İbrahim, özellikle de Yakup. Ancak Hadîkatü’s-Sü’edâ’nın asıl yazılış amacı Hz. Hüseyin’in şehit edilmesini anlatmak. Bu nedenle bu eser tekkeler kapanıncaya yani 1925 yılına kadar Muharrem ayında tekkelerde ve evlerde Mevlid cemiyeti gibi özel cemiyetler düzenlenerek okunmuş.
![]() |
Yine sergide yer alan yazmadaki eserlerin birinde de Hz. Ali’nin ölümü resimlenmiştir. Namaz kılarken şehit edilen Hz. Ali, son nefesini verirken çocukları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin betimlenmemiş.
Hadîkatü's-Sü'edâ'da yer alan olaylardan bazıları şunlar: Hz. Fatma'nın ölümü, Hz. Ali'nin Nehrivan zaferi, Hz. Ali'nin ölümü, Hz. Ali'nin ölümünden sonra Hz. Hasan'ın ilk vaazı, Hz. Hasan'ın ölümü, Hz. Hüseyin'in Kerbelâ 'da Yezid'in askerleriyle konuşması, Zeynel Abidin'in camideki vaazıyla, Şam halkını etkilemesi.
|
|
![]() |
![]() |
(Zaman Cumartesi)
-
Mehmet Emin 17 yıl önce Şikayet Et"Türbanı din zannedenler" adlı konuya CEVAP. Tabi sen de haklısın. Araştırmışsın ve bu sonuca varmışsın. Şimdi sana şöyle söyleyeyim. Araştırırken hangi kaynaklardan araştırdığına bağlı. Sen gidip Peygamber Efendimize düşman olanın, dini yalanlamaya çalışanın kaynaklarından araştırırsan tamamen haklısın. Ama sana öbür dünyada gösterirler neyin ne olduğunu...Beğen
-
haris 17 yıl önce Şikayet Etsubhanallah, ne akılsızlar var.... bazıları şık ve güzel elbise giyiyormuş, çarşaf giymiyormuş demiş de.. yaw önce 2 dk düşün. eger beyninin çalışma hızı düşükse 5 dk düşün öyle yaz. ben 400 yıl sonra senin sadece iç çamaşırlarını bulsam sonra da " yaw bu kadın sadece iç çamaşırı giyiyormuş" desem ben senin dışarda da böyle dolaştıgın hükmüne varabilir miyim senin mantıgınla.. evet!.. eşine karşı giydigin elbise başkadır, dışarda giydigin başka. aç biraz meal oku. anlamadın tefsir oku. sonu "mış"lı, "müş"lü 3. kulak bilgiler olmasın...Beğen
-
Ali Saygin 17 yıl önce Şikayet EtKutsal emanetler. Kutsal emanetlerin Istanbulda olmasi manidar.Istanbul cok hayirlara vesile olacak insaALLAH.Beğen
-
ahmet kavasi 17 yıl önce Şikayet Etbirşeye dikkat edin.. benim ilk dikkatetiiğim elbilerin oldukça sade olması.yanılıyormuyum yoksa?alemlerin efendisinin(sav) ehli beytinin giydikleri elbisele bakın bir de bizi yönetenlerin hergun değiştiridikleri markalı ve süslü elbisele bakın!.ALLAHım efendimizin(sav )şefahatini esirgeme ümmetinden!!amin..Beğen
-
Rıfat İlkaya 17 yıl önce Şikayet EtDaha Tartışanlan Var.. İslam'da bayan giyim tarzını hala konu edinenler var. O kişilere sözüm o ki yukarıdaki resimde gördüğünüz şeyler kıyafet. Bedeni dine uygun kapatan bir ürün. Peki sahipleri nerede? Peki biz burada baki miyiz? Öyleyse neden hala çarşaftır türbandır dert ediniyorsunuz. Burada yazlık moda, dini moda; çarşaf, türban, haşema bilmem ne anlatılmıyor: Büyük zatlarımızın giyimlerinden birkaç örnek... Hala sorgulayana... Hala anlayamayana..Beğen




