Gene Hackman: Benden bu kadar

Amerikan sinemasının yaşayan efsaneleri arasında yer alan, 2 Oscar ödülü sahibi ünlü aktör Gene Hackman, geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir basın bildirisiyle beyazperdeye vedâ ettiğini açıkladı.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 06.10.2008 07:17 GÜNCELLEME 06.10.2008 07:17 KÜLTÜR
Gene Hackman: Benden bu kadar
Gene Hackman: Benden bu kadar

Ali Murat Güven'in haberi

Aktif oyunculuk kariyerini henüz hayattayken noktalayan 78 yaşındaki sanatçı, yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarından ötürü artık eskisi kadar rahat ve keyifli çalışma imkânı bulamadığını vurgulayarak, hayatının geriye kalan bölümünde kendisini yazarlığa adayacağını belirtti.

1960'ların sonlarından itibaren rol aldığı birbirinden seçkin filmlerle sinemaseverlerin hatıralarında çok özel bir yere sahip bulunan Hackman, 30 Ocak 1930'da, California'nın San Bernardino kentinde dünyaya geldi. Gerçek adı Eugene Allen Hackman olan sanatçı, henüz 16 yaşındayken deniz kuvvetlerine katılmak üzere evini terk etti ve sonraki üç yıl boyunca da ordu bünyesinde diyar diyar dolaştı.

Serüven dolu bir gençlik yaşayan Hackman, bu dönemde ardarda bir sürü geçici işte çalıştıktan sonra 30'larına yaklaşırken duruldu ve Illionis Üniversitesi'ne kaydolarak bu okulun “Gazetecilik ve Televizyon Programcılığı” bölümünü bitirdi. Aynı dönemde, üniversite eğitiminin yanısıra, Pasadena Tiyatrosu'nda sahnelenen bazı oyunlarda da küçük roller üstlendi. Bir TV dizisinde kariyerinin ilk ciddi işini kaptığında ise pek çok meslektaşı için oldukça geç sayılabilecek bir yaşa, 30'una ulaşmıştı. New York'ta büyük rollerin peşinde koşmakla geçen ilk yıllar boyunca, kendisiyle Pasadena'daki tiyatrodan yakın arkadaş olduğu bir diğer ünlü aktör, Dustin Hoffman ile aynı bekâr evini paylaştı.

Pek çok televizyon dizisindeki irili ufaklı rollerin ardından, ona geniş perdede ilk büyük başarıyı tattıran rolü ise “Bonnie ve Clyde” ile gelecekti. 1967 tarihli bu Arthur Penn klasiğinde “Buck Barrow” karakterini canlandıran Hackman'ın sinema dünyasındaki şansı da bundan sonra iyice açıldı. 1971 yılında rol aldığı, Amerikan polisiye sinemasında gerçekçilik akımının başlatıcısı sayılan William Friedkin imzalı “Kanunun Kuvveti”ndeki gözüpek narkotik dedektifi “Jimmy 'Patlak Göz' Doyle” rolü, ona epeyce erken, ancak fazlasıyla hak edilmiş bir Oscar heykelciği kazandıracaktı. Hem eleştirmenler tarafından göklere çıkartılan, hem de büyük bir gişe başarısı kazanan bu filmdeki muhteşem performansı, ona aynı öykünün 1975 yılında çekilen devamında bir kez daha aynı rolü, yanısıra da 70'lerdeki pek çok önemli yapımda birbirinden ilginç rolleri getirdi.

Kariyeri boyunca hiç bir zaman belli bir sinemasal türün adamı olmayan, kendisine sunulan projelerin entelektüel derinlikleri noktasında fazlaca tafra yapmayıp genç-yaşlı ya da ünlü-ünsüz pek çok yönetmene içtenlikle destek veren Gene Hackman'ın filmografisi, onun bu rahat tavrından dolayı, westernden bilim-kurguya, mafya öykülerinden siyasal dramalara kadar, zaman içinde Hollywood'daki pek az yıldız oyuncuya nasip olan bir çeşit zenginliğine ulaşacaktı. Hayranları da onu “Superman” serisindeki çılgın dâhi “Lex Luthor” gibi hafif meşrep rollerden “Missisippi Yanıyor” ya da “Çıkış Yok” gibi ağırbaşlı öykülere uzanan renkli bir kariyer içinde izlemeye alışıp bu şekilde sevdiler. 1992 tarihli Clint Eastwood başyapıtı “Affedilmeyen”, Hackman'a meslek hayatının ikinci Oscar'ını getirirken, onun “western”e ne denli yakışan bir yüzü olduğunu da bir kez daha göstermiş oldu.

2000'li yıllarla birlikte çalışma hızı düşen ve beyazperdede artık daha ziyade yaşına uygun bir biçimde kıdemli ordu mensupları ya da devlet adamlarını oynamaya yönelen sanatçı, 2004 yılında, yine bir ABD başkanını canlandırdığı ABD-Almanya ortak yapımı Donald Petrie filmi “Mooseport'a Hoşgeldiniz”den sonra yeni projeleri geri çevirmeye başladı.

Evli ve üç çocuk babası olan Hackman'ın, iki Oscar'ı dışında, meslek hayatı boyunca kazandığı 30'a yakın ödülü daha bulunuyor. 85 dolayında sinema filminde rol alan sanatçı, “Bu bambaşka bir iş ve benim işim değil” diyerek, yaklaşık 50 yıllık kariyeri boyunca yönetmenlik yapmayı sürekli reddetti. Ki kendisine teklif edilen bu yöndeki projelerden biri de 1991 yapımı “Kuzuların Sessizliği”ydi.

“Andersonville'den Kaçış: Bir İç Savaş Romanı” (Escape From Andersonville: A Novel of the Civil War) adlı ilk kitabını geçtiğimiz Mayıs ayında tamamlayıp piyasaya süren emekli aktör, bundan böyle de kurmaca yapıtlar üzerinde çalışacağını açıkladı.

 

 

* * *

 

Gene Hackman'ın mutlaka izlenmesi gereken 6 unutulmaz performansı :

- Korkuluk (Scarecrow, 1973) / Yönetmen: Jerry Schatzberg (Bu film, kendisinin de favorisidir)
- Kanunun Kuvveti-1 (French Connection-1, 1972) / Yönetmen: William Friedkin
- Kanunun Kuvveti-2 (French Connection-2, 1975) / Yönetmen: John Frankenheimer
- Çıkış Yok (No Way Out, 1987) / Yönetmen: Roger Donaldson
- Missisippi Yanıyor (Missisippi Burning, 1988) / Yönetmen: Alan Parker
- Affedilmeyen (Unforgiven, 1992) / Yönetmen: Clint Eastwood

(Yeni Şafak)

YORUMLAR 1
  • ataberk ulusoy 17 yıl önce Şikayet Et
    Gelmiş geşmiş en büyük aktörlerden biri. Gene Hackman her rolünde seyirciyi karaketerin geçekliğine inandırır , izleyiciyi kontolüne alır hipnotize eder.En iyi filmleri listesinde Unforgiven(1992) dışında The Conversation (1974) , Hoosiers (1986) , Crimson Tide (1995) ,Under Fire (1983) , The Firm (1993)'de yer almalıydı.
    Cevapla

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR