Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin dava

Zirve Yayınevi'nde biri Alman uyruklu 3 kişinin boğazının kesilerek öldürülmesine ilişkin davanın 110. duruşmasına devam edildi.

ABONE OL
GİRİŞ 01.03.2016 16:02 GÜNCELLEME 01.03.2016 16:07 GÜNCEL
Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin dava
Zirve Yayınevi cinayetlerine ilişkin dava

Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, tutuksuz sanıklar emekli Albay Mehmet Ülger, Binbaşı Haydar Yeşil, İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat ile Murat Göktürk, Abdullah Atılgan, Levent Ercan Gelegen ve adli kontrol kararıyla elektronik kelepçe takılan sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım ile Salih Gürler hazır bulundu.

Elektronik kelepçe takılan sanıklardan Hamit Çeker Elbistan, Cuma Özdemir ise Darende Adliyesi'nden video konferans sistemiyle duruşmaya bağlandı.

Haydar Yeşil, daha önce Türkiye Ulusal Stratejiler ve Harekat Dairesi belgelerinin dosyaya nasıl girdiğinin araştırılmasını istediklerini anımsatarak, "Belgelerin nasıl girdiğine dair kayıt yok. Cevap da yok" dedi. Yeşil, Tanık Koruma Daire Başkanlığınca bir kısım belgelerin doğrudan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığına teslim edildiğini belirterek, bu konunun araştırılmasını istedi.

Ruhi Abat ise İstanbul Emniyet Müdürlüğünde görevli polislerin, Zirve Yayınevi cinayetleri davasının ilk duruşmasından 22 gün önce hangi görevle Malatya'ya geldiklerini sordu.

İstihbarat Şube Müdürlüğünce, duruşmanın 39. celsesine kadar olan bütün istihbari raporların İstihbarat Daire Başkanlığına gönderildiğini ve oradan da illegal bir şekilde C5 bürosuna transfer edildiğini öne süren Abat, "Bu kadar belge akışına rağmen C5 büro tarafından yapılan hiçbir işleme rastlanılmaması da manidardır. Rahip Santoro, Cumhuriyet gazetesine bomba atılması, Hrant Dink, Zirve Yayınevi cinayetleri, Erdoğan Teziç'e düzenlenen suikast, Ergenekon ve Oda TV gibi Türkiye'nin başına bela edilen birçok olay C5 içinden çıkarılmıştır. O nedenle burasının da araştırılması gerektiğini düşünüyorum" görüşünü savundu.

Türkiye'de laiklik hassasiyeti bulunan insanların, Türkiye Cumhuriyeti ve hükümetine karşı mobilize edilmeye çalışıldığını ileri süren Abat, Katolik, Ortodoks ve Protestan bütün Hristiyanların öldürüldüğü algısı oluşturularak ülke aleyhinde uluslararası kamuoyu oluşturulmak istendiğini iddia etti.

Abat, ordunun, Türk hükümeti aleyhine provoke edilmeye çalışıldığını da öne sürdü.

Abdullah Atılgan ise Taraf gazetesine gelen mail ile ilgili emniyet birimlerinin 5 Aralık 2008 tarihinde araştırma yaptığını belirterek, müdahil avukatların, elektronik postanın gönderilmesinden bir gün sonra 21 Kasım 2008 tarihinde bu bilgiden ne şekilde haberdar olduklarının araştırılmasını talep etti.

Atılgan, dönemin İl Emniyet İstihbarat Şube Müdürü İsmail Bilgin'in olayla alakası olmayan Van ve Gaziantep gibi illere neden bilgi ve belge gönderdiğinin de araştırılmasını istedi.

Abat ve Haydar Yeşil'in avukatı Yasemin Hamamcı da müvekkillerinin yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını, Tanık Koruma Daire Başkanlığı tarafından davanın eski savcısı İsmail Aksoy'a verildiği belirtilen belgelerle ilgili araştırma yapılmasını ve Haydar Yeşil'e ait hard disk ile ilgili bilirkişi incelemesi yapılmasını talep etti.

Tutuksuz sanık emekli Orgeneral Ahmet Hurşit Tolon'un avukatı İlkay Sezer ise mütalaanın verilmesini talep ederek, "Davanın tanığı ve sanığı İlker Çınar ile ilgili Tanık Koruma Daire Başkanlığı tarafından koruma kararının kaldırılıp kaldırılmadığı hususunun araştırılmasını, Tanık Koruma Kanunu kapsamında bulunan tanıklarla ilgili olarak rehberlik ve psikolojik danışman uzmanları tarafından düzenlenen raporların tamamının dosyaya celbini talep ediyoruz. İlker Çınar, Tanık Koruma Kanunu kapsamında korunan bir şahıs değildir. Duruşmalara celbini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti, duruşmaya verilen 15 dakika aranın ardından, mütalaa hazırlayan iddia makamına süre verilmesini kararlaştırdı.

Yeşil, Abat, Sezer ve Hamamcı'nın bazı talepleri de reddedildi.

Tanık Koruma Daire Başkanlığınca İlker Çınar ile ilgili tanık koruma kararının kaldırıldığına ilişkin yazının celse arasında mahkemeye gönderildiği ve niteliği gereği tanık koruma kararının saklandığı bildirildi.

Haydar Yeşil'in kayınbiraderi Hüseyin Kılıç tarafından Kırşehir Emniyet Müdürlüğüne teslim edilen harddisk, sanık İlker Çınar tarafından İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim edilen flash bellek ve aynı sanık tarafından teslim edilen CD'nin bilirkişi tarafından alınan imajları ile olaydan hemen sonra sanık Abuzer Yıldırım'dan ele geçirilen flash belleğin imajının bilirkişi incelemesinin yaptırılması kararlaştırıldı.

Sanık Varol Bülent Aral'ın tutukluluk halinin devamına da karar verilen duruşma, 29 Nisan'a ertelendi.

Öte yandan kamuoyunda Poyrazköy olarak bilinen davanın gerekçeli kararının bir örneğinin dava dosyasına alındığı bildirildi.

- Dink cinayeti davasındaki 79 belge dosyaya eklendi

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinden istenen Dink cinayeti davası iddianamesinin bir örneği ile İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden Dink cinayeti ana davasında yer alan Malatya Zirve Yayınevi cinayetiyle ilgili 79 belge de dosyaya eklendi.

KAYNAK : AA
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR