TGRT halı satar gibi satılmış!

TGRT'yi Murdoch'a kaptıran CME'nin CEO'su Michael Garin, yarıştan neden çekildiklerini açıkladı ve 'Halı alsaydım anlardım. Bir TV kanalı satıyorsanız farklı olmalı' dedi.

ABONE OL
GİRİŞ 31.07.2006 14:00 GÜNCELLEME 31.07.2006 14:00 MEDYA
TGRT halı satar gibi satılmış!
TGRT halı satar gibi satılmış!

İhlas Holding bünyesindeki televizyon kanalı TGRT'yi almak için Rupert Murdoch'un sahibi olduğu Newscorp'la yarışan, ancak sonra vazgeçen Ronald Lauder'e ait Central European Media Enterprise'ın CEO'su Michael Garin, satış sürecindeki 'zayıf idare' yüzünden yarışa devam etmemeye karar verdiklerini açıkladı.


 


Newscorp'un TGRT'ye ödediği 95 milyon doların kendileri için de makul bir fiyat olduğunu belirten Garin, Referans'a ilginç açıklamalarda bulundu. Garin, 'Çok büyük para yatırdık, ekip kurduk. Sonra bize teklif verme süresinin ileri atıldığı söylendi. Biz oyunu kurallarına göre oynamaya alışığız. Sürecin ortasında kurallar değiştiği zaman yöneten kişilere güvenimizi kaybettik. Eğer bir halı alsaydım, anlardım. Bir televizyon kanalı satıyorsanız, bu farklı bir süreç olmalı' diye konuştu.


 


40 yıldır bir işadamı ve bankacı olarak şirket alım ve satım süreci yönettiğini belirten Garin, en zayıf satış süreçlerinden birini TGRT'de yaşadığını söyledi.


 


Garin, Dallas'ın yapımcısıydı


Michael Garin, 'Türk medya şirketleri Newscorp ya da CME gibi Batı şirketlerinin girmesinden korkmamalı' dedi. Garin, yabancıların Türk medya sektörüne katılımları konusundaki yüzde 25 sınırının yabancı yatırımcılar için ciddi engel olduğunu da vurguladı. Michael Garin medya sektöründe tanınmış bir isim. Walton Ailesi, Dallas ve Şahin Tepesi gibi ünlü filmlerinin yapımcısı Lorimar Productions'ın kurucuları arasında bulunan Garin, Murdoch'a ait Fox Group CEO'su Peter Chernin'in eski işvereni. Garin, yatırım bankası ING Barings'de başkan yardımcılığı da yaptı. Hisseleri Nasdaq'da işlem gören CME'nin Orta ve Doğu Avrupa'da 6 ülkede 10 televizyon kanalı bulunuyor. İşte Garin'in sorularımıza verdiği samimi yanıtlar:


 


Central European Media Enterprises, TGRT'ye talip 6 grubun en çok tartışılanlarından biriydi. Newscorp'un ödediği 95 milyon dolar makul bir rakam mı? Herkes yarıştan neden erken çekildiğinizi merak ediyor.


Newscorp bana göre TGRT'ye makul bir fiyat ödedi. Yarıştan çekilmemizin nedeni, süreci yöneten profesyonel danışmanların yöntemiyle ilgili benim memnuniyetsizliğimdi. Ben bu işi, bir işadamı ve bir bankacı olarak neredeyse 40 yıldır yapıyorum. Bu karşılaştığım en zayıf işleyen süreçlerden biri. Günün sonunda, çok daha fazla insan ve diğer kaynaklara sahip, daha büyük bir şirket olan Newscorp sürece bağlı kalmak ve sonucunu görmek için sabırlı olmak zorundaydı. Marty Pompadour'u (Newscorp Avrupa Başkanı) gayretli çalışması ve kararlılığı nedeniyle alkışlıyorum. Diğer Batı şirketlerinin sürece devam etmek için bizden daha fazla hazırlıklı olduğunu ise düşünmüyorum.


 


Yani TGRT sabretmeye değmez miydi? Satış danışmanlarının hangi yöntemleri sizi rahatsız etti?


Akılcı bir teklif vermek için 'due diligence (değerlendirme çalışması)' aşamasında çok büyük para yatırdık. Danışmanlar tarafından belirlenen son teklif verme tarihlerine hazır olmak için büyük bir ekip organize ettik. Sonra bize bir ya da daha fazla teklif sahibi işini tamamlamak için daha fazla süre istediği, süre bitiminin ileri atıldığı söylendi. Biz kurallara göre oynamaya alışığız. Sürecin ortasında kurallar değiştiği zaman bu işi yöneten kişilere güvenimizi kaybettik. Eğer bir halı alsaydım, anlardım. Bir televizyon kanalı satmak farklı bir süreç olmalı. Tabi ki daha fazla sabır ödüllendirilir, ancak iş işten geçti. Sürecin ne kadar sürüncemede bırakılacağı konusunda fikrimiz olmadığı ve sürece entegre olmada güvenimizi kaybettiğimiz için, beklemek istemedim. Bu yüzden dediğim gibi Marty Pompadour'un yönetimini alkışlıyorum.


 


Bir Türk TV kanalını almak ya da yenisini kurmak için ilginiz sürüyor mu?


Türkiye'yi hâlâ iş için son derece ilginç bir ülke görüyoruz. Doğru fırsatı bulursak bunu yaparız.


 


Türk medya pazarı hakkında ne düşünüyorsunuz?


Çok büyük büyüme potansiyeline sahip bir medya pazarı var. Türk medya şirketleri Newscorp ya da CME gibi Batı şirketlerinin girmesinden korkmamalı. Batı medya şirketlerinin bu pazarlarda varlığı, onların bilgi, reklam ve zaman satışının karmaşık dünyasındaki tecrübelerinden yararlanmak anlamında, toplam reklam gelirlerindeki büyümeyi hızlandırır.


 


Yabancıların Türk medya şirketinde en fazla yüzde 25 hisse alabilmesi sınırını nasıl değerlendiriyorsunuz?


Genel bir kural olarak yüzde 25 sınırı yatırımcılara engeldir. Neden böyle? Birçok neden söyleyebilirim. Birincisi, azınlık ortak olarak birinin profesyonel tecrübesini şirkete taşımak zor olur. Çünkü büyük ortak tavsiyelerinizi beğenmezse, bunu gerçekleştirmek için resmi bir kontrol yoktur. İkincisi, bu sınır yolsuzluk potansiyeli yaratır. Çünkü Batı kurumsal kontrollerinin uygulanması zordur. Üçüncüsü de ABD muhasebe kurallarına göre, iki koşul karşılanmadığı sürece işletmeler bir şirketin mali sonuçları ile konsolide edilemez. Bunlar yüzde 50'den fazla sahiplik ve operasyon kontrolü. İlk yıllarda zarar olacağı için yüzde 25 sınırı iyi olabilir. Ama şirketlerin yatırım amacı kar olduğu için ve olduğu zaman, konsolide sonuçları yatırımcılarına sunmak isterler.


 


Rupert hakkında gölgede kalacak hiçbir şey yok


Türkiye'deki Murdoch söylentilerinden biri de Murdoch’un paravan olduğu ve TGRT'yi aslında başka bir yerli grubun satın aldığı yönündeydi. Michael Garin'e bu dedikoduları da sorduk. İşte verdiği yanıt: 'Gölge organizasyon konusu dünyanın her yerinde, değişime direnen insanların tipik bir açıklaması. Eğitimli insanlar bu insanları dikkate almayabilir, gazeteciler ise almamalıdır. Gerçekler şu; Newscorp halka açık, Başkan ve CEO'sunun güçlü kişisel fikirleri bulunan bir şirket. Açıklama yaparken korkmazlar. Rupert hakkında gölgede kalacak hiçbir şey yok. Ne düşündüğünü bilmek için onun gazetelerinden birini alabilirsiniz. Son olarak ABD'de ünlü gazeteci Charley Rose'a bir röportaj verdi. Orada felsefesini, ABD ve İngiltere'deki politik adaylarından çokça bahsetti. CME ise biraz farklı. Biz de halka açık şirketiz. Bizim içeriğimiz ve haberlerimiz en iyi demiyorum ama çok farklıyız. Haber ve editöryallerimiz politik konularda çok katı şekilde tarafsız. Yayın yaptığımız ülkenin dilini hiçbirimiz bilmediğimiz için tüm gazetecilerimiz yereldir. Haberlerimizden mutlu olmayan yerel politikacıları daima dinleriz. Genellikle bizim neyi haber yapmamız gerektiğinden çok, neyi yapmamamız gerektiğine karışırlar. Örneğin bir devlet başkanının oğlu makul şekilde açıklanamayacak kadar pahalı bir otomobille, aşırı hızlı ve içkili araba kullanmaktan tutuklandığında. İnsanlar akşamlarına sizinle başladığında muhtemelen sizinle bitirirler. Bu yüzden bizim tek politikamız doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık. Maalesef her ülkede böyle yıldırılmaya çalışılan insanlar vardır. Onlar gerçekler yerine dedikodularla iş yaparlar.'


 


TV kanalları ülkelerinde lider


* Hırvatistan: Nova TV


* Çek Cumhuriyeti: Nova ve Galaxie Sport


* Romanya: Pro TV, Acasa TV ve Pro Cinema


* Slovak Cumhuriyeti: Markiza


* Slovenya: POP TV ve Kanal A


* Ukrayna: Studio 1+1


 


Murdoch CME'yi almak istemiş ama başaramamıştı


Geçen yıl Central Media European Enterprises'ın (CME) patronu Ronald Lauder'in TGRT'yi Atlantic Records'un sahibi Ahmet Ertegün aracılığıyla satın aldığı söylentileri çıkmış, ancak şirket bunu yalanlamıştı. 1994 yılında kozmetik devi Estee Lauder'in 62 yaşındaki milyarder varisi Ronald Lauder tarafından kurulan CME, eski demir perde ülkelerinde yayın yapan ilk özel televizyon kanallarının sahibi. Ailesi 2'nci Dünya Savaşı'nda Nazi’den kaçarak ABD'ye yerleşen ve Doğu Bloku ülkelerine aşinalığı 1986-87 yılları arasında ABD'nin Viyana Büyükelçisi olarak görev yaptığı döneme dayanan Lauder, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının hemen ardından bu bölgenin en zengini sayılan Çek Cumhuriyeti'nde ABD standartlarında bir televizyon kanalı kurmak istedi. Yönetimin lisansı ancak bir Çek vatandaşına vereceğini söylemesi üzerine Lauder, Çek devlet televizyonunda çalışmış olan ünlü muhalif Vladimir Zelezny ile ortaklığa gitti. Ardından diğer ülkeler geldi. Estee Lauder'in varisi ve oğlu Ronald Lauder, CME'de yüzde 20 hisseye ve yüzde 71 oy gücüne sahip.


 


İhlas, 12 aydır 6 yabancı grupla pazarlık yapıyordu


Enver Ören ve oğlu Mücahit Ören’in patronu olduğu İhlas Grubu, 13 yıl önce kurdukları TGRT'yi satarak borçlarını ödemek için yaklaşık 12 ay önce kolları sıvamıştı. İhlas Yayın Holding tarafından yetkilendirilen Murat Akgiray ve Mustafa Selçuk tarafından sürdürülen satış görüşmelerinin danışmanlığını da Raymond James Yatırım Menkul Kıymetler ile Goetzpartners yaptı. News Corporation’un danışmanlığını ise Ata Yatırım üstlendi. TGRT için 6 yabancı grup yarıştı. Bunlar arasında en çok Estee Lauder ve Rupert Murdoch'a ait New Corporation'ın isimleri geçti. İki yabancının grubun Türk ortağı olarak ise hep bir isim gündeme geldi. O da Atlantic Records'un sahibi Ahmet Ertegün. Sonunda Mücahit Ören ile Rupert Murdoch'u Mart ayındaki başbaşa görüşmesi sonuç verdi ve 24 Temmuz 2006'da Rupert Murdoch'a ait New Corporation ve Atlantic Records'un sahibi Ahmet Ertegün'e satıldığı açıklandı. Anlaşmaya göre Murdoch ve Ertegün, İhlas Holding'e 95 milyon dolar ödeyecek.


 


(referans)

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR