Kriz tellalları toplumu geriyor
Amerika'da patlak veren, etkileri ülkemizde de hissedilen ekonomik kriz, son günlerde televizyon haberlerinin en önemli gündemini oluşturuyor.
GİRİŞ 28.11.2008 09:50
GÜNCELLEME 28.11.2008 09:50
MEDYA
Kriz haberlerinin abartılarak verilmesi ise toplum psikolojisini bozuyor. Özellikle Show TV, Kanal D, Star TV gibi kanalların 'kriz yakıyor', 'işsizlik had safhada', 'insanlar çaresiz', 'battık, batıyoruz' ve 'bizi kötü günler bekliyor' üslubuyla verdikleri haberler, izleyicinin tepkisini çekiyor. Ali Kırca, Mehmet Ali Birand ve Uğur Dündar'ın, haberleri adeta bir savaş ilanını veriyor tarzda sunmaları, haberlere eklenen efekt ve görseller, krizi bir kıyamet senaryosuna dönüştürüyor.
Uzmanlar, kriz haberlerinin televizyon kanallarında veriliş yöntemini yanlış buluyor. Sadece 'kriz' merkezli haberlerde değil, ülkemizdeki televizyon haberciliğinin genelinde sorun olduğunu söyleyen sosyolog yazar Ragıp Duran, "Bazı televizyonlar, 10 gün içinde şu kadar haberi anlaşılmaz, panik oluşturacak ve kriz tellallığı tabir edilecek şekilde yayınladı, deseniz bir değerlendirme yapılabilir. Ancak genel olarak baktığınızda kriz haberlerinin verilişi konusunda bir sorun olduğu kesin." diyor. Kamu çıkarı gözetilmeden yapılan haberleri de eleştiren Duran, medyaya önemli mesajlar veriyor: "Çoğu zaman siyasî ve ideolojik dürtülerle hazırlanıp verilen haberler, 'siyasî iktidara karşı yapılıyor' eleştirisiyle karşı karşıya kalabiliyor. Hükümetin ilk zamanlarda kriz olmadığı yönünde beyanatlar vermesi, daha sonra da çeşitli önlemler alma girişimleri de unutulmamalı. Burada izleyicinin yeteri kadar bilgilendirilmediği ortaya çıkıyor. İşten çıkartılmalar, çeşitli zamlar gerçek olabilir; ama Türk medyası bugüne kadar hangi gerçeği doğru dürüst kamu çıkarını gözeterek yayınladı ki, bunu ekrana taşısın! Bir kriz varsa bunun nedenleri, iç ve dış faktörleri tam olarak açıklanmalı. Haberlere baktığımız zaman bunları açık bir şekilde göremiyoruz."
Abartılı kriz haberleri, sadece 'zam', 'işten çıkarma' ve 'kömür yardımları'yla ilgili değil. Her ne kadar M. Ali Birand yönetimindeki Kanal D Haber ve Uğur Dündar yönetimindeki Star Haber'de benzer yayınlar bolca yapılsa da Ali Kırca yönetimindeki Show Haber'in krize yaklaşımı çok daha abartılı. Sunulan her haberin ilk cümlesi, 'krize rağmen' diye başlıyor. Bazı muhabirlerin 'kriz' için söylediği 'bir türlü kabul edilmeyen' cümlesi de dikkatlerden kaçmıyor.
Geleceğe ilişkin umutlarını koruyan ve beklentilerini biçimlendirenlerin krizle mücadelede güçlü olduklarını söyleyen psikiyatrist Prof. Dr. Bengi Semerci, "Bilgilendirme ile ürkütme arasında bir sınır olmak zorunda. Tabii ki tüm bunlar bir kriz yokmuş gibi algılanmasın. Haberlerde halkı bilgilendirici şeyler söylenmeli. Bunun yanında hiç umut kalmamış gibi yayınlar da insanları endişelendirir. Haberlerin aktarılış şekli ve çıkan dedikodular, insanları umutsuzluğa sevk eder. Temeli olmayan bazı işten çıkarılma ve kriz haberleri, izleyiciyi umutsuzluğa düşürür." diyor.
'Sağlığım için haberleri izlemiyorum'
"Televizyonda yapılan her şey izleyiciye doğrultulmuş silah gibidir. Umut boşaltırsanız umut, karamsarlık boşaltırsanız insanlar karamsar olur. Medya etiğine bakarsanız her şey parayla ölçülüyor. Bu yüzden de ne kadar anormal ve hayret ettirecek haberler varsa onlar yayınlanıyor. Kriz yok demenin izleyiciyi haber bültenlerinde tutmayacağı düşünüldüğü için böyle yapıyorlar. Bunlar bir de kanal patronlarının tıynetiyle ilgili bir şey. 24 yıl haber koltuğunda oturmuş biri olarak ne yalan söyleyeyim, sağlığım açısından haber bültenlerini izlemiyorum. İnternetten takip ediyorum."
Uzmanlar, kriz haberlerinin televizyon kanallarında veriliş yöntemini yanlış buluyor. Sadece 'kriz' merkezli haberlerde değil, ülkemizdeki televizyon haberciliğinin genelinde sorun olduğunu söyleyen sosyolog yazar Ragıp Duran, "Bazı televizyonlar, 10 gün içinde şu kadar haberi anlaşılmaz, panik oluşturacak ve kriz tellallığı tabir edilecek şekilde yayınladı, deseniz bir değerlendirme yapılabilir. Ancak genel olarak baktığınızda kriz haberlerinin verilişi konusunda bir sorun olduğu kesin." diyor. Kamu çıkarı gözetilmeden yapılan haberleri de eleştiren Duran, medyaya önemli mesajlar veriyor: "Çoğu zaman siyasî ve ideolojik dürtülerle hazırlanıp verilen haberler, 'siyasî iktidara karşı yapılıyor' eleştirisiyle karşı karşıya kalabiliyor. Hükümetin ilk zamanlarda kriz olmadığı yönünde beyanatlar vermesi, daha sonra da çeşitli önlemler alma girişimleri de unutulmamalı. Burada izleyicinin yeteri kadar bilgilendirilmediği ortaya çıkıyor. İşten çıkartılmalar, çeşitli zamlar gerçek olabilir; ama Türk medyası bugüne kadar hangi gerçeği doğru dürüst kamu çıkarını gözeterek yayınladı ki, bunu ekrana taşısın! Bir kriz varsa bunun nedenleri, iç ve dış faktörleri tam olarak açıklanmalı. Haberlere baktığımız zaman bunları açık bir şekilde göremiyoruz."
Abartılı kriz haberleri, sadece 'zam', 'işten çıkarma' ve 'kömür yardımları'yla ilgili değil. Her ne kadar M. Ali Birand yönetimindeki Kanal D Haber ve Uğur Dündar yönetimindeki Star Haber'de benzer yayınlar bolca yapılsa da Ali Kırca yönetimindeki Show Haber'in krize yaklaşımı çok daha abartılı. Sunulan her haberin ilk cümlesi, 'krize rağmen' diye başlıyor. Bazı muhabirlerin 'kriz' için söylediği 'bir türlü kabul edilmeyen' cümlesi de dikkatlerden kaçmıyor.
Geleceğe ilişkin umutlarını koruyan ve beklentilerini biçimlendirenlerin krizle mücadelede güçlü olduklarını söyleyen psikiyatrist Prof. Dr. Bengi Semerci, "Bilgilendirme ile ürkütme arasında bir sınır olmak zorunda. Tabii ki tüm bunlar bir kriz yokmuş gibi algılanmasın. Haberlerde halkı bilgilendirici şeyler söylenmeli. Bunun yanında hiç umut kalmamış gibi yayınlar da insanları endişelendirir. Haberlerin aktarılış şekli ve çıkan dedikodular, insanları umutsuzluğa sevk eder. Temeli olmayan bazı işten çıkarılma ve kriz haberleri, izleyiciyi umutsuzluğa düşürür." diyor.
'Sağlığım için haberleri izlemiyorum'
"Televizyonda yapılan her şey izleyiciye doğrultulmuş silah gibidir. Umut boşaltırsanız umut, karamsarlık boşaltırsanız insanlar karamsar olur. Medya etiğine bakarsanız her şey parayla ölçülüyor. Bu yüzden de ne kadar anormal ve hayret ettirecek haberler varsa onlar yayınlanıyor. Kriz yok demenin izleyiciyi haber bültenlerinde tutmayacağı düşünüldüğü için böyle yapıyorlar. Bunlar bir de kanal patronlarının tıynetiyle ilgili bir şey. 24 yıl haber koltuğunda oturmuş biri olarak ne yalan söyleyeyim, sağlığım açısından haber bültenlerini izlemiyorum. İnternetten takip ediyorum."
KAYNAK : Yusuf Bülbül / Zaman
YORUMLAR 62
TÜMÜ
-
ercan akkaya 17 yıl önce Şikayet Etkriz AkP liyi teğet geçmiş.. bazı komik yorumcu arkadaslar yorumlarında kriz AkP'liyi teğet gecti falan diye ilginç tespitlerde bulunmuşlar. arkadasların maksadı eleştirmek ama farkında olmadan övgü yağdırıyorlar. ya bu ülkede her iki kişiden biri AkP ye oy vermedi mi?kriz AkP liyi teğet gecti ise Türkiye nin durumu cok cok iyi demektir o zaman :)))Beğen
-
OSMAN 17 yıl önce Şikayet Ethükümet düşmanı iseler. acaydınız dosyalarını neden açamadınız. ceyhan iznini neden verdiniz. düşmanınıza neden kıyak geçtiniz. insan düşmanına izin verir mi.yoksa seçim olduğu için anlaştıız mı....Beğen
-
hüseyin resul karaduman 17 yıl önce Şikayet EtBUNLAR HÜKÜMET DÜŞMANI. bu üç kanal hükümeti kötülemek için elinden geleni yapıyor ben izlemiyorum haber izliceksem trt veya stv...Beğen
-
aslı soydan 17 yıl önce Şikayet Etmalum medyayı ızlemıyorum. kendılerı calıp kendılerı oynuyorlar,adı ustunde ozel tv ,patronları nasıl emrederse oyle haber sunacaklar :)Beğen
-
bilal yekdal 17 yıl önce Şikayet Etbu üçlüye dikkat. bu üçlüyü oldum olası sevmem. az önce uğur dündarın sunduğu haberlere bakıyordum. batman daki olayları ballandıra ballandıra anlatıyorlardı. bu üçlünün amacı belli zaten eskiden beri. milleti umutsuzluğa sevketmek,kaostan zevk alır bunlar...Beğen