TİAK Başkanı Türkarslan: Türkiye, gerçek bir televizyon ülkesi

TİAK Başkanı Hacı Ali Türkarslan, Türkiye’de günlük televizyon izleme süresinin 3 saat 38 dakikaya ulaştığını belirterek, “Televizyon bitiyor” algısının verilerle örtüşmediğini söyledi. Türkarslan, Türk dizilerinin yaklaşık 150 ülkede 700 milyon izleyiciye ulaştığını da kaydetti.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 17.09.2026 11:19 GÜNCELLEME 17.09.2026 11:19 MEDYA
TİAK Başkanı Türkarslan: Türkiye, gerçek bir televizyon ülkesi
TİAK Başkanı Türkarslan: Türkiye, gerçek bir televizyon ülkesi

“Televizyonun öldüğü, gençlerin artık televizyon izlemediği” algısının gerçeği yansıtmadığını söyleyen Televizyon İzleme Araştırmaları A.Ş. (TİAK) Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Ali Türkarslan, Türkiye’nin hâlâ gerçek bir “televizyon ülkesi” olduğunu söylüyor. Türkarslan’a göre kişi başı günlük izleme süresinin 3 saat 38 dakikaya ulaşması, 15-34 yaş grubunda anlamlı bir düşüş yaşanmaması ve prime time izlemelerinin yüzde 78’inin birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi, televizyonun güçlü bir ortak deneyim alanı olduğunu gösteriyor. Türk dizilerinin yaklaşık 150 ülkede 700 milyon izleyiciye ulaşmasını da bu gücün küresel ölçekteki karşılığı olarak gösteren Türkarslan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan şiddet olaylarında televizyonun günah keçisi ilan edilmesine de karşı çıkıyor ve “İncelenmesi gereken alan şiddet, provokasyon ve dezenformasyonun yoğun olduğu sosyal medya ile dijital oyunlardır” diyor.

Küresel ölçekte “geleneksel televizyonculuk bitiyor” algısı var. TİAK’ın son verileri Türk izleyicisi için de bu düşüşü doğruluyor mu?

Küresel ölçek algısı mevcut durumu tam yansıtmıyor. Temel olgu; televizyonun ölmesi değil, yayınların tablet, telefon ve bilgisayarlardan da izlenmesiyle yeni ekranlar doğurması. Dünya genelinde kişi başı televizyon izleme süresi 2 saat 13 dakika olup değişim sadece 5 dakikadır. Diğer ekranlar eklendiğinde artış görülüyor. Türkiye için 2025 verilerine göre kişi başı günlük ortalama izleme süresi 4 dakika artışla 3 saat 38 dakikaya çıktı. Hanelerde günlük ortalama izleme süresi 1 dakikalık artışla 6 saat 8 dakikaya çıktı. TÜİK’in 2025 Zaman Kullanım Araştırması da TİAK verilerini destekliyor. Araştırmaya göre 10 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 88,8’i televizyon izlediğini belirtiyor.

“TÜRKİYE, DÜNYA TELEVİZYON İZLEME LİGİNDE ÜST SIRALARDA VE GERÇEK BİR TELEVİZYON ÜLKESİ. DÜNYA ORTALAMASI KİŞİ BAŞI 2 SAAT 13 DAKİKAYKEN, TÜRKİYE’DE BU SÜRE 3 SAAT 38 DAKİKA.”

Sürecini başlattığınız “Çoklu Ekran Ölçümü” (Multi Screen) projesinde ilk sonuçlar neler? Telefon ve tablet izlemeleri genel tabloyu nasıl etkiledi?

Çoklu Ekran Ölçümü; kanalların web sitesi ve mobil uygulamalarındaki içeriklerin bilgisayar, telefon, tablet ve akıllı televizyondan canlı veya isteğe bağlı (video on demand - VOD) izlemelerini ölçmeyi amaçlıyor. Projenin ilk iki aşaması tamamlandı, toplam kanal ve program bazlı veriler paylaşıldı. Sonuçlara göre 2026’nın ilk 6 ayında izlemelerin yüzde 7’si canlı yayın, yüzde 29’u VOD izlemelerinden geldi. Canlı yayının yüzde 64’ü mobil telefondan, yüzde 30’u bilgisayardan, yüzde 5’i tabletten, yüzde 1’i akıllı TV’den izlendi. VOD’da ise mobil pay yüzde 74, bilgisayar yüzde 20, tablet yüzde 6, akıllı TV yüzde 1.

Sonraki aşamada online izlemeler lineer TV ölçümüyle entegre edilerek reyting ve erişim raporlanacak, son aşamada reklamlar da ölçülecek.

Türkiye’yi, televizyon başında kalma süresi bakımından dünyadaki diğer ülkelerden ayıran temel farklar neler?

Türkiye, dünya televizyon izleme liginde üst sıralarda ve gerçek bir televizyon ülkesi. Dünya ortalaması kişi başı 2 saat 13 dakikayken, Türkiye’de bu süre 3 saat 38 dakika. Bu süre Avrupa ortalaması olan 2 saat 59 dakikanın da üzerinde. En yüksek izleme süresine sahip bölge Orta Doğu (3 saat 18 dakika) iken, Türkiye bu ortalamanın da üzerine çıkıyor. 2025’te en çok televizyon izlenen ülkeler Dominik Cumhuriyeti, Sırbistan ve Özbekistan oldu (5 saat üzeri). İzlanda, Norveç ve Kazakistan ise en az izleyen ülkeler (yaklaşık 1 saat).

Türkiye içindeki bölgesel kırılımlarda ekran başında kalma süreleri nasıl değişiyor? En çok ve en az TV izleyen bölgelerimiz hangileri?

Televizyon İzleyici Ölçüm Paneline göre İzmir uzun yıllardır en çok televizyon izlenen bölge. 2025 ortalaması 4 saat 11 dakika ile Türkiye ortalamasının (3 saat 38 dakika) oldukça üzerinde. Doğu/Güneydoğu Anadolu (3 saat 14 dakika) ve Ankara (3 saat 13 dakika) bölgelerinde yoğun izlenme sürelerine rağmen diğer bölgelere göre daha az televizyon izleniyor.

Uzunca bir zamandır “Z kuşağı televizyon izlemiyor” yönünde bir algı var. Gençlerin ekran süreleri bu durum hakkında ne söylüyor? Gerçekten de gençler TV’den uzaklaştı mı?

Dünyada gençlerin izleme alışkanlıkları “Genç Yetişkinler” başlığıyla takip edilir. Türkiye’de 2025 yılında 15-34 yaş grubunun günlük ortalama televizyon izleme süresi 2 saat 29 dakika olarak gerçekleşti. 2024’teki 2 saat 30 dakikalık izleme süresiyle karşılaştırıldığında anlamlı bir düşüş görülmüyor. Diğer ekranlardan yapılan izlemeler de eklendiğinde düşüş olmadığı söylenebilir. Dünya genelinde 100 ülkeyi kapsayan incelemede sadece 3 dakikalık azalışla 2025 ortalaması 1 saat 22 dakika oldu. Gençlerin farklı ekranlardan yaptığı TV izlemeleri de ölçüldüğünde bu sürelerin çok üzerine çıkılacaktır.

Televizyon tüketimi bireyselleşiyor mu, yoksa toplu bir sosyalleşme aracı olma özelliğini koruyor mu? Verileriniz ne diyor?

Türkiye’de televizyon izleme davranışı büyük ölçüde kolektiftir ve birçok Avrupa ülkesinden farklı. Bunda televizyonun kitleleri bir araya getirme özelliğinin yanı sıra hane büyüklüğü ve aile yapısı da etkili. Prime Time kuşağında (20.00-23.00) izlemelerin yüzde 78’i, tüm gün genelinde ise yüzde 72’si birden çok kişi tarafından birlikte gerçekleştiriliyor. Ayrıca her gün hane bireylerinin yüzde 75’i kadar misafir, panelistlerle birlikte televizyon izliyor. Türkiye, birlikte izleme davranışında birçok ülkeye göre çok daha yüksek oranlara sahip.

Kuşkusuz izlemelerin önemli bir kısmını Türk dizileri oluşturuyor. Türk dizilerinin dünyadaki rekabet gücünü Amerikan yapımlarıyla kıyasladığımızda, reyting ve izlenme oranları açısından nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza?

Türk dizileri yaklaşık 150 ülkede 700 milyon izleyiciye ulaşıyor.

Yerel yapım ve spor dışında yabancı bir dizinin ilk 10’a girmesi zorken, 2025’te 17 farklı Türk dizisi 8 ülkede 19 kez ilk 10’a girdi (Örn. Aldatmak, Elif, Emanet, Kızılcık Şerbeti, Yalı Çapkını). 2024’te de 15 dizi 7 ülkede 20 kez bu başarıyı göstermişti. Latin ülkelerinde ilk 10’un futbol odaklı olması nedeniyle buradaki başarılar rakamlara yansımıyor. Amerikan programları ise 13 kez ilk 10’a girmiş, bunların sadece 1’i dizi, 12’si film.

Son dönemde kaç dizi yayınlandı, kaçı kalıcı olabildi?

Televizyonda izlenme payı açısından ilk sırada yer alan dizi içerikleri 2025’te toplam izlemelerin yüzde 40’ını oluşturdu. Dizileri yüzde 17 ile eğlence programları takip etti. 2024’te 114 dizi yayınlanırken, 2025’te 88 farklı dizi yayınlandı ve toplam 2 bin 792 bölüm izlendi. 2025’te ilk kez yayınlanan dizi sayısı 53, yayın biten dizi sayısı ise 55 oldu. Bitenler çoğunlukla geçmiş dönemlerden gelen final sürecindeki dizilerdi; az sayıda dizi ise reyting değerlerine göre final yaptı.

“TELEVİZYONDA İZLENME PAYI AÇISINDAN İLK SIRADA YER ALAN DİZİ İÇERİKLERİ 2025’TE TOPLAM İZLEMELERİN YÜZDE 40’INI OLUŞTURDU. 2024’TE 114 DİZİ YAYINLANIRKEN, 2025’TE 88 FARKLI DİZİ YAYINLANDI VE TOPLAM 2 BİN 792 BÖLÜM İZLENDİ.”

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olaylar sonrası faturanın televizyon içeriklerine kesilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Siz burada TV’nin rolünü ve sorumluluğunu nasıl görüyorsunuz?

Televizyon endüstrisi olarak bu konuya önem veriyoruz. Yaşanan olaylar sonrası, sosyal medya ve dijital oyunların sorumluluğuna dair bulgular varken, hedef olarak televizyon gösterilmesi yanlış. İncelenmesi gereken alan şiddet, provokasyon ve dezenformasyonun yoğun olduğu sosyal medya ile dijital oyunlardır. Televizyon, özellikle çocuklar için ebeveynlerle izlenen kontrollü bir mecra. Kanallarımız toplumsal sorumluluk bilinciyle denetim mekanizmaları ve yayın ilkeleri doğrultusunda faaliyet gösteriyor. Bu hassas konularda genelleyici değil, çok boyutlu ve objektif bir bakış açısı gerekiyor.

Reklamverenlere “sosyal medya yerine televizyona yatırım yapın” çağrınızın arkasındaki şeffaflık, denetim ve “güvenli içerik” gerekçeleri neler?

Televizyon ölçümü tüm paydaşlar tarafından ortak yönetilen, denetlenen ve şeffaf olan bir mecra. Televizyon reklam yatırımı, planlama ve raporlama aşamalarında veriye dayalı ve hesap verebilir. Bir yandan yaş, cinsiyet, sosyo-ekonomik statü gibi detaylı hedef kitleler hedeflenebilir, diğer yandan sağladığı yüksek erişim ve kişi başı erişim maliyetinin düşüklüğüyle reklamverenlere rekabet avantajı sunar. Dijital mecralar için şeffaf ve denetlenen bir ölçüm verisi yok ve hedef kitle tanımlamaları veriye dayalı ve hesap verilebilir şekilde yapılmıyor. Hepimiz internette en basitinden cinsiyet, yaş gibi temel demografilerde bile ilgisiz reklamlara maruz kalarak bu durumu ilk elden deneyimliyoruz. TV içerikleri yasal mevzuata uygun denetlenirken, internet ve dijital mecralar denetlenmeyen, sistematik ölçümü ve hesap verilebilirliği olmayan, özellikle çocuklar ve gençler için büyük tehlikeler içeren alanlar olarak yayın yapıyor.

TİAK ölçüm sisteminin tarafsızlığını, siber güvenliğini ve veri doğruluğunu hangi denetim mekanizmalarıyla garanti altına alıyor?

Ölçümün uluslararası normlara uygun, gizli, güvenilir, tutarlı, şeffaf ve tarafsız sunulması için kuruldu TİAK. Her yıl ölçüm süreçleri, panelist gizliliği ve veri güvenliği başlıkları da dahil her yönüyle uluslararası denetim şirketlerinden (KPMG, EY, Deloitte gibi...) bir tanesi tarafından denetlenir. Ayrıca, beş akademisyenden oluşan Teknik Denetim Komitesi aylık denetimler yapar. TÜBİTAK BİLGEM ve bağımsız siber güvenlik şirketleri tarafından penetrasyon/sızma testleri yapılarak tüm yazılım ve donanım güvenliği denetleniyor.

Avrupa Birliği’nin yeni yürürlüğe giren European Media Freedom Act (Avrupa Medya Özgürlüğü Yasası) regülasyonlarına Türkiye’deki ölçüm altyapısı ne kadar hazır?

AB’nin 2025’te yasalaştırdığı EMFA’nın, izleyici ölçümlerini ilgilendiren 24. maddesi yedi ilkeyi (Şeffaflık, Tarafsızlık, Kapsayıcılık, Orantılılık, Ayrımcılık Yapmama, Karşılaştırılabilirlik, Doğrulanabilirlik) zorunlu kılıyor. TİAK Televizyon İzleyici Ölçümü, 2012’den bu yana dünyadaki altın standartları ve en iyi uygulamaları model alarak yürütüldüğü için EMFA’nın tüm ilkelerine uyumlu. İlave hazırlık gerekmiyor. Tüm iş süreçlerinin, yöntem ve örneklemleri şeffaf, açıkça tanımlıdır. TİAK, tüm paydaşların ortak yönetiminde bir “Müşterek Endüstri Komitesi” olup, araştırma tüm yayıncıları kapsayacak şekilde tarafsız yürütülür ve bağımsız denetçilerce denetlenir. EMFA’nın 24. Maddesi, mevcut standartlarda ölçüm yapan ülkeler için de bir yenilik getirmiyor; asıl önemi, dijital mecraların regüle edilmesi ve haksız rekabetin önlenmesi.

KAYNAK : Marketing Türkiye
Fuat Öner Haber7.com - Sorumlu Müdür/Yayın Koordinatörü
Haber 7 - Fuat Öner

Editör Hakkında

1989 İstanbul doğumlu olan Fuat Öner, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi İnternet Gazeteciliği-Yayıncılığı ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi İşletme bölümlerinden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Medya Yönetimi’nde yüksek lisans Eğitimini tamamladı. Medya sektörüne 2008 yılında adım atan Öner, Star TV ve Habertürk gazetelerinde çeşitli görevler üstlendi. 2012 yılında Kanal7 Medya Grubu'na haber editörü olarak katılan Öner, şu anda Haber7.com'da Yayın Koordinatörü olarak görev yapmaktadır. Evli ve bir çocuk babasıdır.
YORUMLAR 3
  • Emekli vatandaş 52 dakika önce Şikayet Et
    Müge anlı ve esra erol başta olmak üzere diğer sabah kuşağı sunucularına teşekkür edilmeli.
    Cevapla
  • oğuz 53 dakika önce Şikayet Et
    işte bu kadar çok dizi izlersek sonuç böyle olur
    Cevapla
  • Misafir 1 saat önce Şikayet Et
    evde ses olsun diye açanlar var, sabahtan açıyor yatana kadar TV çalışıyor
    Cevapla