Davidoff'un 'Din istismarcısı' kavgası

Davidoff adlı kafeyi işleten ve ekonomik krizde bulduğu çözüm yüzünden hakkında dava açılan Zafer Öztürk yaşadıklarını Ülke Tv'de canlı yayında anlattı.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 20.08.2009 00:25 GÜNCELLEME 20.08.2009 00:25 MEDYA
Davidoff'un 'Din istismarcısı' kavgası
Davidoff'un 'Din istismarcısı' kavgası

Bakırköy’deki Capacity Alışveriş Merkezi’nde 1.5 yıldır “Davidoff adlı kafeyi işleten Zafer Öztürk’ün ekonomik krizde bulduğu çözüm Alış Veriş Merkezi’nde krize yol açtı Zafer Öztürk şimdi işyerinde ilahi okutulması, namaz kılınması yüzünden mahkemelik.

Zafer Öztürk, Zerrin Özer’in  4 ay boyunca  sahneye çıktığı ve jazz müziği konserlerinin verildiği  mekanda 180  derecelik bir değişim gerçekleştirmiş, Davidoff’u alkollü içki verilmeyen, tasavvuf müziğinin çalındığı, mini etekli garsonların yerine türbanlı kızların çalıştığı bir mekan haline dönüştürmüştü.

Ülke Tv'de Turgay Güler'in sunduğu Sıradışı programına konuşan Zafer Öztürk başına gelenleri anlattı. Zafer Öztürk,  Türkiye'de yaşanan ekenomik krizden kendisinin de payına düşeni aldığını ve zor bir dönem geçirdikten sonra işyerini yeni bir anlayışla  hizmete soktuğunu işyerinde sebil su verilmesi, mesicit bulundurması ve Bismillahirrahmanirrahim yazısı yüzünden tepki gördüğünü anlattı.  

Programa telefonla bağlanan Cemil İpekçi, Türkiye'de bir kesimin başka bir kesime tahammülünün kalmadığını belirterek insanların başörtüsü takması veya kendi inançlarını yaşamasının hala kabul edilmediğini belirterek bu konuda gerekenin bir şekilde yapılmasını istedi.

Zafer Öztürk, kendisine  yönelik din istismarcısı ifadesini kabul etmediğini belirterek "Ben ticaret erbabıyım. işimi büyütmek için çaba harcıyorum. Ben orada başka dükkan almak istemem dolayı rahatsızlık duyuyorlar. Ben Başbakan'ın çalımalarını hayranlıkla takip ediyorum. Sigara yasağından biz de rahatsız olduk. Bu konuda tapki gösterdik. Ancak birileri benimle konuşmadan görüşümü almadan benim adıma protesto ediyor şeklinde haber yapmaya kalktılar. Bir şey ne kadar yasaksa belki kullanımı azalır ama yok edilemez. Başbakan böyle bir adım atması birilerine bırakmaya vesile oluyorsa tebrik ederim. " dedi.

KORUMA İSTEDİM

Öztürk sözlerini şöyle sürdürdü, " Bugün tesettür kıyafeti satan mağazalar var bunlar din sömürüsünden değil ihtiyacı gidermek için bu işi yapıyor. Ben toplumun gidişini gördüm ve ona göre yöneldim. Ben orda daha önceden portakllı ördek kurbağa bacağı çin yemeği falan bulunuyordu ama en çok satılan yine köfte idi. İnsanlar kendi ülkelerini tanımaları gerekiyor. Bakırköy farklıdır ancak insan yapısı tek tip değildir. Ben burda ayrımı çok net yaşayan bir insanım. Silahlı tehdit aldım, eşimi çocuklarımı tehdit ettiler. Çocuklarımı başkalarının yanına verdim. Kendi canımı korumak için bunları yaptım. Can güvenliğim yok Kaymakamlığa müracat ederek koruma istedim.

Bana bir günde hidayete nasıl erdiniz diye noterden yazı geliyor. Allah nasip eder ben de hidayete ererim. Ben oranın ismini değiştirmek istedim, ama dilekçemi yırtıp attılar. Ben orada yapmak isteğim birçok şeye müsade etmediler. Biz ramazan etkinlikleri çerçevesinde söyleşiler yapılmasını istedik. Konuşmasını istediklerimden biri de Yaşar Alptekin'di. Memnuniyetle kabul etti.

Biz bugün tam bir savaş veriyoruz. Aile huzurumuz kalmadı. Kaza yaptırmaya çalışıyorlar. Yaşadıklarımla ilgili ifade verdim. Bizim çalışan kızlarımızı taciz ediyorlar.

Programa telefonla bağlanan Bakırköy Kaymakamı Dursun Ali Şahin, bu konunun bir aydır devam ettiğini ve nereye kadar devam edeceğini tahmin edemediğini söyledi. Şahin "O işletmede başörtülü kadın ve kızların çalışması suç değildir. Ancak daha önce ibadet edilme yeri olmayan bir yerde çadır kurarak bunu sağlaması işyeri yönetimi arasında kriz çıkmıştır. İşyeri sahibi kira sözleşmesinde böyle birşey olmayacağına ilişkin tahhütte bulunmuştur. Ancak olayla ilgili yine araştırmamızı sürdüreceğiz. Ben kişinin yaptığı işe birşey diyemem beni rahatsız eden dinin ticarete alet edilmesidir. Orada böyle uygulama yapılması abes kaçmaktadır.  Ancak ben Alışveriş merkezi yönetimi ile bu işyeri sahibini biraraya getirip olayı çözmeye çalışacağım.  " dedi.

Zafer Öztürk,  Ben işyeri yönetimine rest çekmiş değilim, bir arayış içindeydim, işyerimi böyle bir konsepte çevirdim. Bunu yapmadan öncede tüm işyerlerini dolaştım görüşlerini aldım. Desteklerini istedim. Başlangıçta sıcak baktılar. Şimdi ise tam tersi bir durum söz konusu.

KAYMAKAM ŞAHİN'E ULAŞTIRILAN İDDİALAR

Kaymakam Dursun Ali Şahin, bu iş yeri açıldıktan sonra diğer esnafın gelirlerinde düşüş olduğun bundan dolayı ordaki işyeri sahiplerinin mağdur hale geldiğini belirterek Zafer Öztürk'ün buna yol açmaması gerekirdi dedi. Kaymakam Şahin, Zafer Öztürk'ün esnaftan para istediği iddialarını duyduğunu da sözlerine ekledi. Kaymakam Dursun Ali Şahin, Zafer Öztürk'ün işyerine ruhsat alırken içkili bir yer olarak ruhsat aldığını ancak bugün tam tersi durumda hizmet verir hale geldiğini söyledi. Kaymakam Şahin ayrıca işyerinde Türk bayrağının kullanılmasının da doğru olmayacağını dile getirdi.  Kaymakam Şahin, ses ölçümü için gönderdikleri elemanların oraya gittiklerinde ilahi çalındığını gördüklerini ölçüm sırasında ise sesin biranda kesildiğini anlattı.

ZAFER ÖZTÜRK'TEN  'TİCARİ' SAVUNMA

Zafer Öztürk de hakkında çok farklı iddialar çıktığını Fethullah Gülen'in desteği ile kurulduğu ve esnaftan para istediği iddaların tamamen yalan ve kasıtlı olduğunu söyledi.  Öztürk, "Ben bayrak konusunda böyle bir yasak olduğunu bilmiyordum. Ben orada böyle bir ihtiyaç olabileceğini düşündüğüm için bu hale çevirdim.  Ben Ramazan dolayısıyla orada iftar için menü çıkartacağım ancak benim oraya su almama müsade etmiyorlar. Bana gün boyu belediyeden veya işyeri yönetiminden sürekli baskı geliyor. Bu baskılar yüzünden işime bakamıyorum. Benim bu işi Büyükşehir belediyesi ile birlikte yaptığım iddia ediliyor. Böyle birşeyin aslı astarı yoktur. Benim işyerimde İlahinin çalınmasının veya söylenmesinin yasak olduğunu sanmıyorum. Benim orada İbrahim Tatlıses de gelip söyleyebilir. Ben hayır kurumu değilim, bana başörtülüleri çalıştıramazsın çiğ köfte yapamazsın diye tehdit geliyor. Benim özel yaşamım beni ilgilendirir. Ben işimi yürütmeye çalışıyorum.  Ben Davidoff'un Türkiye ortağıyım. Bu şirketin başka ülkelerde de şubeleri var ve her ülkede Davidoff yerelleşmiştir.

Zafer Öztürk, alışveriş merkezine gelen kişilere yönelik baskı kurulduğun iki televizyon kanalının adeta kapısında kamp kurduğunu ve işyerini adeta gözetim altına aldığını belirterek "Ben bir işyeri sahibiyim. Ben ekmeğimin peşindeyim. Eğer benle ilgili ille birşey arayacaklarsa söylesinler ben söylerim. Benim başka yerlerde de işyerim var ve iş neyi gerektiriyorsa onu yapıyorum. İnancım Allahla benim aramdadır. Herkes geçmişinde hata yapmıştır. Benim yaptıklarım da Allah la benim aramdadır. İnsanların değişmesine veya gelişmesine kimse engel olmaması gerekir düşüncesindeyim. Ben bu olayı tamamen ticari olarak düşünüyorum. Alnım açık. Asıl tehdit edenler ve bana psikolojik baskı kuranlar kendilerine ayna tutsunlar. Ben farklı bir müşteri profili seçtim, kiramı ödediğim sürece ordayım kiramı ödeyemez isem çeker giderim. Ben terörist değilim, ben oraya istediğim malzemeyi sokamıyorum. sorduğumda kimse biz bişey yapmıyoruz diyorlar Ama hepsini kaydediyorum. Bunları istendiği takdirde tek tek ortaya koyacağım.

Zafer Öztürk, kendi işyerinde çalışan başörtülü kızların tuvalete dahi gidemez hale geldiğini işe girenlerin baskılar yüzünden kısa sürede işten çıkmak zorunda kaldığını, işyerine gelen bir takım kişilerin çalışanlara yönelik çirkin yaklaşımlar içinde olduğunu bunu durdumak için çaba göstermesine karşın kimseden yardım alamadığını söyledi.  Ben bu baskılara direnmek için oluşturduğum hareketle bazı esnafların desteğini sağladım oluşturduğumuz mail gurubu ile geniş kesimlere ulaştık. Ben her şerde bir hayır vardır diyorum. Bugün Capacity Alışveriş Merkezi'nde mahalle baskısını görüyoruz. Bu baskıyı bir şekilde bertaraf edeceğiz. buna inanıyorum.

KAYNAK : Haber7.com
YORUMLAR 49 TÜMÜ
  • Osman YILDIZ 16 yıl önce Şikayet Et
    İnsanlara ayrım yapmak. 2009 Türkiyesi geleceği göremeyen,insanlara saygı göstermeyen kişilerden temizlenemedi.Kim olursa olsun dini dili ırkı gözetmeksizin kendisini hizmete adamış insanları çekememek gericilikten başka birşey değildir.İnsanları kıyafetinden sorgulayamazsınız bunlar geçmişte kaldı 50 sene önceydi ama sorgulamak isterseniz Türkiyeyi bir adım ileri götüremezsiniz.Bırakın herkes rahat rahat yaşasın,demokrasi budur,özgürlük budur.Alışveriş merkezinin yöneticilerine allah acil akıl fikir versin.
    Cevapla
  • Mustafa Kırık 16 yıl önce Şikayet Et
    muhafazakarlık. Türkiye'de muhafazakarlık, kapitalist sermayenin eline bırakılıyor. Evet, apaçık istismar ediliyor. Neden artık muhafazakarlara ayrılan her yer özenti durumda? Muhafazakarlara ait disco açılmıştı. Şimdi de muhafazakarlara özel bar. Sırada ne var, muhafazakarlar için alkolsüz bira mı? Bırakın muhafazakar insanlar kendi tercihlerini kendileri yapsın.
    Cevapla
  • b-d 16 yıl önce Şikayet Et
    PROTESTO. bu alışveriş merkezini protesto etmeliyiz
    Cevapla
  • Kadim Kültür 16 yıl önce Şikayet Et
    Capacity nin ipliği. Adamın anlattığına göre buradaki ilişkilerden 2. susurluk vakası çıkar. Üstü kapalı tehdit etti eğer öyleyse adamın hayatı gerçekten tehlikede. Ergenekon savcılarını göreve çağırıyorum. Capacity nin capacitesi nedir?
    Cevapla
  • fuat sert 16 yıl önce Şikayet Et
    mafya. bu işten kim rahatsız olur tabiki din düşmanları, chp ve mhp mafyaları mafya bunların elinde bütün pis işler bunların yönetiminde neden karşı çıkıyorlar kürt açılımına bütün pisliği bunlar üretiyorlar tek davaları var oda müslüman ve islam düşmanlığı sebebimi? çok sebeb var burda yazılamaz . bilen biliyor zaten .
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR