Özkök'e kimse H. Cemal gibi vurmadı

“Türkiye anormallikleri göre göre normalleşecek” diyen ve iktidarı üstü kapalı olarak ağır bir dille eleştiren Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’e, Milliyet'in demokrat kalemi Hasan Cemal’den sert bir cevap geldi.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 26.02.2010 13:03 GÜNCELLEME 26.02.2010 13:03 MEDYA
Özkök'e kimse H. Cemal gibi vurmadı
Özkök'e kimse H. Cemal gibi vurmadı

"Sabır ve tevekkül" başlıklı yazısında Türkiye’de bir hukuksuzluk yaşandığını ve kurunun yanında yaşların da yakmaya çalışıldığını, sessizce seçim gününü beklediklerini belirten Ertuğrul Özkök’ün yayın yönetmenliği döneminde yaşanan gelişmelerdeki tavrını hatırlatan Hasan Cemal, Özkök'ün adını vermedi ama işaret ettiği tüm noktalarla onu gösterdi.

Hasan Cemal “Ben senin aklına şaşayım, aklına” başlığını kullandığı yazısında, "Bu çağ, hukuksuzluğun ilelebet payidar olacağı bir çağ değil" diyen Ertuğrul Özkök'e "Türkiye’de hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?" diye sordu. 

Cemal, Özkök'e darbe ve mıuhtırar karşısındaki tutumunu, savcılara yapılan baskıyı, Adi Başbakan parolasını ve Ahmet Kaya ve Hrant Dink için yapılan haberleri sırasıyla hatırlattı...

Bu iki yazıyı alt alta yayınlıyoruz...

Sabır ve tevekkül

kullanDün beni en şaşırtan yazı, Radikal Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni İsmet Berkan'ın yazısıydı.

İsmet'in yazıdaki fikirlerine şaşırmadım.

Beni şaşırtan Radikal okuyucularının küçümsenmeyecek bir bölümünün de, son gelişmelere duyduğu tepkiydi.

Evet İsmet Berkan aynen böyle yazıyordu.

Radikal okurunun bir bölümü de, son toplu gözaltılarına tepkiliymiş.

Üç gündür çevremdeki insanların yüzde 90'ı kaygılı.

Hem de çok kaygılı.

Kim bu insanlar?

Yeni ikbal sahiplerine göre, belli bir “azınlık”.

Bu insanların hemen hepsi tedirgin.

Hepsi “Neler oluyor” diye soruyor.

* * *

Bendeyse, üç günden bu yana çok büyük bir rahatlama var.

Hiç kuşkusuz bunda, nehrin kenarında oturmamın getirdiği psikolojinin de etkisi var.

Ama hayatımda hiçbir sosyal olayda olmadığı kadar kendimden emin konuşuyorum.

Kimse merak etmesin.

Evet, “Türkiye normalleşiyor”.

Ama onların dediği gibi değil.

Türkiye, “anormallikleri göre göre normalleşecek”.

Hiç merak etmeyin.

Bütün bunlar “hayırlara vesile olacak”.

Türkiye, “Güç artık kesin bende” deyip, hukukun en basit ilkelerini çiğneyenleri göre göre normalleşecek.

Türkiye, “Artık güç bende” diyen nobranların, kibir erbabının, yeni elitin, yeni seçkinlerin yaptığı haksızlıkları, yarattığı korkuyu, mağdurları, ezdiği şahsiyetleri seyrede seyrede normalleşecek.

Türkiye, kendini demokrat diye yutturan zalimlerin zulmünü göre göre, yaşaya yaşaya, bedel ödeye ödeye normalleşecek.

Türkiye, “Kurunun yanında yaş da yanar” diyecek kadar gözü dönmüş aydınlarını teşhis ede ede, utandıra utandıra normalleşecek.

Türkiye, “Şimdi fişleme sırası bizde” diyecek kadar gözünü kin ve intikam bürümüş siyasetçilerini sandığa göme göme normalleşecek.

Türkiye, Cumhuriyet'i kuran ordusuna yapılan haksızlıkları içine sindire sindire normalleşecek.

Normalleşecek çünkü göreceğiz.

Göreceğiz ve sesimizi, gıkımızı çıkarmayacağız.

Sandığı bekleyeceğiz.

Kimse merak etmesin.

Bir çizgi aşıldı.

En zoru aşıldı.

Geriye tek şey kaldı.

Sabır.

Ve tevekkül.

* * *

Kimse umudunu yitirmesin, kimse her şey bitti duygusuna kapılmasın.

Bu çağ, zulmün ilelebet hükümran olacağı bir çağ değil.

Bu çağ, hukuksuzluğun ilelebet payidar olacağı bir çağ değil.

Bu devir kibrin ilanihaye kibirlenebileceği bir devir değil.

Bir nokta aşıldı ve bu halk artık neyin ne, kimin kim olduğunu görmeye başladı.

Şimdi sabır zamanı.

Şimdi “Gandhi” gibi olmanın zamanı.

Koyun gibi başımızı uzatmayız diyenlere karşı, koyun gibi başı uzatmanın zamanı.

Öfkeler bastırılacak.

Duygular zapturapt altına alınacak.

Kimse, sandık dışında hiçbir şeyden medet ummayacak.

Antidemokratik hiçbir şey yapmayacak, kılını kıpırdatmayacak.

Sinirler alınacak, derin bir nefes alınıp beklenecek.

Gerçek darbeci, gerçek suçlu varsa, cezasını çeksin denilecek.

Gönüllerse hep o, yeni elitin, nobran seçkininin, kan davası güden intikamcı kafanın, “kurunun yanında yakmaya çalıştığı yaşla” birlikte olacak.

* * *

Peki sonra ne olacak?

Bütün bunlar geçip, devran değiştiğinde, bizler artık asla ve asla “Kurunun yanında yaş da yanar” demeyeceğiz, dedirtmeyeceğiz.

O sözler, bu yeni zulüm çağının sloganları olarak müzelere konacak.

Zulüm bir noktayı aştı mı, meydan umuda kalır.

O nokta aşıldı.

Türkiye'nin kuruyla yaşı ebediyen ayıracak demokrasisi, işte bu zulmün küllerinden doğacak. (Ertuğrul Özkök - 25.02.2010 / Hürriyet)

kullanBen senin aklına şaşayım, aklına

Türkiye’de hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu askere dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, darbecilere dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, cuntacılara dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, dönemin Genelkurmay Başkanı’nın bile yalanlamadığı 2003-2004’ün darbe tertiplerine, o devrin cuntacılarına dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, 2003 yılı baharında, dönemin MİT Müsteşarı’nın Birinci Ordu’daki ihtilal hazırlığı olarak işaret ettiği Balyoz’a dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, askerin içinde yalanlara dayalı andıçları, Türkiye’yi yönlendirmeye dönük lahikaları, ıslak imzalı darbe planlarını hazırlayan odaklara dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, hem Cumhuriyet gazetesine bomba atıp, hem Danıştay’a kanlı baskın düzenleyip irtica çığlıklarıyla daha 2006’da, 2007’de darbe ortamı oluşturmak isteyenlere dokunduğu zaman...
Hukuk yok zulüm var demek ne zaman aklına geliyor?
Hukukun ucu, Hrant Dink ve Rahip Santoro cinayetleriyle Malatya’daki Misyoner Katliamı’ndan operasyon diye söz edebilen askerin içindeki odaklara dokunduğu zaman...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, Hrant Dink cinayeti örtbas edilmek istenirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, asker bir gece vakti 27 Nisan muhtırasıyla millet egemenliğine darbe indirirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, askerle bir olup 367 gibi bir hukuk ucubesiyle Meclis iradesinin önünü kesmek isterken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, asker 28 Şubat darbesini sahnelerken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, Sincan’da tanklar rejime balans ayarı yaparken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, kurbanlarının büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşan 17 bin 500 faili meçhul cinayet işlenirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, Güneydoğu’da binlerce köy yakılırken, yüzbinlerce insan köylerinden zorla atılırken, zorla evlerinden barklarından edilirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, taş attıkları için binlerce Kürt çocuğu tutuklanırken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, KÇK operasyonlarında binlerce gözaltı ve tutuklama yaşanırken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, üniversitelerde türban ve başörtüsü yasağı devam ederken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, yüzde 47 oyla seçim sandığından çıkmış bir parti kapatılmak istenirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, asker kişilere de Avrupa demokrasilerindeki gibi sivil yargı yolu açılırken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, bu ülkede asker ve sivilden oluşan iki başlı yargı düzeni demokrasiyle alay edercesine varlığını sürdürürken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, örneğin Orhan Miroğlu seçim zamanı siyaset meydanında Kürtçe konuştuğu için beş yıl hapis cezası alırken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, örneğin Perihan Mağden, Hrant Dink’in katillerine şarkılarıyla, klipleriyle methiye düzenleri eleştirdiği için üç kez hapis cezasına mahkum edilirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, örneğin Baskın Oran’a ‘satılmış’ iftirasını atan, ‘yabancı devletlerden para alıyor’ diyen kişi Yargıtay’da beraat ettirilirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, bir Ordu Komutanı’nı ifadeye çağıran sivil savcının yetkileri apar topar elinden alınırken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, Şemdinli Savcısı Ferhat Sarıkaya, ucu zamanın Kara Kuvvetleri Komutanı’na dokunan bir iddianame hazırladığı için meslekten atılırken, avukatlık yapması bile yasaklanırken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, bir askeri garnizonda daha bu hafta “Adi başbakan!” diye parola düzenlenirken...
Ama hukuk aklına bile gelmiyor, Hrant Dink cinayetine, Ahmet Kaya’nın ölümüne açılan yola taşlar döşenirken...
Hukuk ne zaman aklına geliyor?
Darbeciye, cuntacıya dokunduğu zaman...
Ben senin aklına şaşayım, aklına! (Hasan Cemal 26.02.2010 / Milliyet)

YORUMLAR 38 TÜMÜ
  • ethem 16 yıl önce Şikayet Et
    Murat BÖÇKÜN kardeşime... Ellerine sağlık.Teşhisin 100de 100 doğru. ADALETTEN SADECE SUÇLULAR KORKAR VE KAÇAR.
    Cevapla
  • Murat BÖÇKÜN 16 yıl önce Şikayet Et
    özkök gibilerine cevap yazılmaz. özkök diyorki çevremdeki insanların % 90 ı tedirgin.. bende sana diyorumki sevgili özkök benim çevremin % 99 u gayet memnun.. acaba hangimizin çevresi yanlış?
    Cevapla
  • huseyin ozkan 16 yıl önce Şikayet Et
    polise taş atan. iyi hoşda polise taş atan çocukların tutuklanmasını eleştirmiş buna katılmıyorum
    Cevapla
  • Gerçek Demokrat 16 yıl önce Şikayet Et
    Teşekkürler Sayın Hasan Cemal.... İşte budur diyorum. Hani söylemek istedikleriniz olur da sesinizi duyuramazsınız. İşte Sayın Hasan Cemalin her satırı benim duygularıma da rehber olmuş. Sayın Hasan Cemal Beyefendiye teşekkürü bir borç biliyorum. Allah razı olsun.
    Cevapla
  • MUHAMMET BALCI 16 yıl önce Şikayet Et
    ÇOK GÜZEL TESPİTLER... Özkök ün tespiti çok güzel.fakat şimdi saprın sonu yani özlenen ,beklenen zaman geldi.Yani zulümlerin .haksızlıkların,hukuksuzluklrın bitmeye başladığı zaman..bugüne katar halka çok çektirildi..şimdi hesaplarının sorulma zamanı..Yeni elit ifadesi eskiler kim sorusunu akla gediriyor..Özkök ün serzenişlerini Türkiye halkının geçmişe dönük serzenişleri olarak anımsadım.Hasan beyin yazısını adalet ve basıret bakımından çok manıdar buldum.gelecek demokrası ve özgürlüklerin olacak..
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR