Alman devi için geri sayım başladı: 4 dev fabrika her an kapanabilir
Volkswagen yönetimi, 25 Ağustos'ta Wolfsburg'da başlayacak dokuz olağanüstü personel toplantısında çalışanların karşısına çıkacak. Dört fabrikanın ve 40 binden fazla çalışanın geleceğini ilgilendiren asıl karar ise eylül başındaki denetim kurulu toplantısında verilecek.
Volkswagen yönetimi bu hafta Almanya'daki fabrikaları dolaşarak çalışanların sorularını yanıtlayacak. Emden, Zwickau, Hannover ve Audi'nin Neckarsulm tesislerinin geleceği ise eylül başında toplanacak denetim kurulunda belirlenecek.
Dokuz duraklı tur, bugün ana fabrika Wolfsburg'da başlayacak. Bütün çalışanlara açık fabrika genel toplantılarını çalışan temsilciliği düzenliyor, yönetim ise soruları yanıtlıyor. Grup CEO'su Oliver Blume ile Volkswagen markasının başındaki Thomas Schäfer, çarşamba günü Emden ve Zwickau'ya gidecek. Tur, 31 Ağustos'ta Hannover'de sona erecek.

Blume'un çalışanlara sunabileceği onaylanmış bir yol haritası henüz yok. Temmuzda denetim kuruluna götürdüğü ve şirket içinde "Grubun Hedef Tablosu" adıyla anılan 2030 planı, bütün maddelere tek seferde onay istemesi nedeniyle kabul görmedi.
MİLYAR EUROLUK KESİNTİ PLANI
Yönetim, grubun Avrupa ve Çin'deki yıllık üretim kapasitesini 9 milyon araca indirerek yaklaşık yüzde 9 faaliyet marjına ulaşmayı hedefliyor. Volkswagen tarihinde bu oranı hiç yakalayamadı.
Şirket, 2030'a kadar genel giderlerden 11 milyar euro daha kesecek. Tasarrufun yarıya yakını personel giderlerinden sağlanacak. Grubun 2027-2031 yatırım bütçesi de 180 milyar eurodan 135 milyar euroya indirilecek. Kesinti kapsamındaki 5 bin 500 kişi, yönetim kadrosunun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.
Karar vericilerin fazla olması ve karar alma süresinin çok yavaş olmasından yakınan Volkswagen, yönetim kadrosundaki küçülmeyi uzun bir süre önce duyurmuştu zaten.
Kesintilerin arkasında grubun farklı pazarlardan biriken sorunları var. Volkswagen dört yıldır Çin'de pazar payı kaybediyor. ABD'nin gümrük vergileri Audi ve Porsche'yi zorlarken ilk nesil elektrikli modellerdeki ardı kesilmeyen problemleri da müşteri güvenini zedeledi.
Grubun ilk yarı faaliyet marjı yüzde 3,8 ile 2030 için belirlenen yüzde 8-10 hedefinin oldukça altında. Finansman gibi otomobil dışı işler ayıklandığında ise Volkswagen yüzde 4,1 ile BMW'nin yüzde 3,6 ve Mercedes-Benz'in yüzde 3,2'lik otomotiv marjını aşıyor. Lakin, sorun aslında sadece Volkswagen değil. Sektördeki mevcut marjlar, Çinlilerin amansız yükselişiyle birlikte gelecekteki yatırımları finanse etmekte yetersiz kalıyor.
Blume, şirket içi ağda yayımlanan söyleşisinde durumun "kritikten de öte" olduğunu söyledi. Genel giderlerin rakiplerden yaklaşık yüzde 30 yüksek olduğunu belirten CEO, bu farkın sürdürülemeyeceğini savundu.
DÖRT FABRİKADA YAKLAŞIK 50 BİN ÇALIŞAN VAR
Belirsizliğin merkezinde dört fabrika var. Blume, Emden, Zwickau, Hannover ve Audi'nin Neckarsulm tesislerini 2030'lu yıllarda üretimde tutacak rekabetçi bir model planı sunamadıklarını kabul ediyor. Emden'de ID.7, Zwickau'da ID.3, Hannover'de ID. Buzz ve Multivan, Neckarsulm'da ise Audi A6, A8’den RS modellerine kadar ikonik modeller üretildi.
Neckarsulm için Audi’nin kalesi desek yanlış olmaz. Çin’deki kayıplara ek olarak ABD’den aldığı darbeleri de eklersek Audi, grubun içinde en çok zorlanan marka konumunda. Kalite anlamında kardeş markalarla olan makas giderek azalırken en çok talep edilen modellerin ya antika ya da fiyat anlamında uçuk olması markanın elini bir hayli zorlaştırıyor.
Dört tesiste yaklaşık 50 bin kişi çalışıyor. Handelsblatt'ın denetim kurulu çevrelerine dayandırdığı plana göre Zwickau ve Emden'de araç üretimi 2030'lu yılların başında, Hannover ve Neckarsulm'da ise birkaç yıl sonra sona erebilir.
Yeni model verilmemesi, fabrikalardaki işten çıkarma sürecini de etkiliyor. İddialara göre geleceğe dönük üretim programı bulunmayan bir tesiste ekonomik gerekçeli zorunlu işten çıkarmalar, denetim kurulunun ayrıca onayı olmadan başlatılabiliyor. Bu tür çıkarmaları engelleyen 2024 tarihli toplu sözleşme de zaten 2030'da sona erecek. Fabrika takviminin bu tarihe bağlanmasının nedeni de bu.
ÇALIŞANLAR YÖNETİMDEN SOMUT YANIT İSTİYOR
Çalışan temsilciliğinin şirket içi ağda düzenlediği ankette personel, yönetimin kamuoyuna yönelik "felaket iletişimi" yüzünden aileleriyle birlikte tedirgin edildiğini belirtti. Alman Basın Ajansı'nın (DPA) ulaştığı metne göre 17-21 Ağustos arasında yüzü aşkın soru yöneltildi. En fazla destek alan konular yönetimin iletişimi, iş güvencesi, gönüllü ayrılık programları, fabrikaların durumu ve müşteri güveniydi. Beş konu da platformda rekor desteğe ulaştı.
Tepkilerin temelinde 2024 sonundaki uzlaşma var. Volkswagen ile sendikalar, Almanya'da 2030'a kadar 50 bin kişilik küçülmede anlaşmış, çalışanlar da ücret kesintisini kabul etmişti. Şirkete göre 37 bin kişi için imzalar çoktan atıldı bile. Blume'un şimdi dünya genelinde 50 bin kişilik yeni bir kesintiden söz etmesi, çalışanlarda önceki uzlaşmadan geri dönüldüğü düşüncesini güçlendirdi.
IG Metall Başkanı Christiane Benner, yeni kesinti planını "benzeri görülmemiş bir saldırı" olarak nitelendirdi ve yönetimle çalışanlar arasındaki güvenin bozulduğunu söyledi. Benner, istihdam seçeneklerinin sınırlı olduğu Zwickau ve Emden gibi bölgelerdeki fabrikaların tartışmaya açılmasını da "delilik" olarak tanımladı.
Çalışan temsilcileri toplantılardan somut taahhüt bekliyor. Grup çalışan temsilciliğinin bir sözcüsü Automobilwoche'ye, "Yine içi boş sözler duyarsak bir adım bile ilerleyemeyiz" dedi. Neckarsulm temsilcisi Alexander Reinhart da somut açıklamalar olmadan marka düzeyinde yapıcı görüşmelerin başlayamayacağını söyledi.
PATRON DAHA HIZLI KESİNTİ İSTİYOR
Baskı çalışanlarla sınırlı değil. Volkswagen Denetim Kurulu Başkanı ve Porsche SE CEO'su Hans Dieter Pötsch, geçen cuma şirketin tarihi bir dönüm noktasında olduğunu söyledi. Kararlar geciktikçe sorunların büyüdüğünü belirten Pötsch, önce ekonomik zorunluluklara odaklanılmasını istedi ve "Diğer her şey bekleyebilir" dedi.
Porsche SE'nin ilk yarı düzeltilmiş vergi sonrası kârı 1,1 milyar eurodan 900 milyon euroya düştü. Holding, düzeltme yapılmamış tabloda geçen yılki 338 milyon euro kâra karşılık 2,2 milyar euro zarar yazdı. Zararın büyük bölümü iki otomotiv iştirakindeki değer düşüklüğü kayıtlarından doğdu. Yalnızca Volkswagen payı için 3 milyar euroyu aşan değer düşüklüğü kaydedildi. Finans Direktörü Johannes Lattwein da kapasite fazlası azaltılırken hiçbir seçeneğin baştan elenmemesini istedi.
DENETİM KURULUNDA OY DENGESİ DEĞİŞTİ
Ana ortağın hız çağrısı, denetim kurulundaki dengelere takılıyor. Hissedarları temsil eden Susanne Wiegand'ın ayrılmasıyla boşalan koltuk, çalışan temsilcileri ile Volkswagen'in yüzde 20 ortağı Aşağı Saksonya'nın etkisini artırdı.
Aşağı Saksonya, boş kapasitenin savunma sanayisine üretim yapılarak değerlendirilmesini istiyor. Ayrıca, Volkswagen Grubu'nun yalnızca Çin'de sattığı bazı modellerin de Avrupa'da üretilmesini öneriyor.
Blume, kuruldan ikinci kez onay alamazsa planı olağanüstü genel kurula götürebilir. Handelsblatt'ın şirket kaynaklarına göre yönetim bu konuda çoktan hazırlığa başladı. Alman şirketler hukuku buna izin veriyor ancak kullanılan oyların en az dörtte üçünün desteği gerekiyor. Oy haklarının yüzde 53,3'ü Porsche ve Piëch ailelerinin holdingi Porsche SE'ye, yüzde 20'si Aşağı Saksonya'ya, yüzde 17'si Katar'a ait.
Denetim kurulu, turun ardından eylül başında yeniden toplanacak. Blume kararların yıl sonuna kadar alınmasını istiyor. Toplantılarda yapılacak açıklamalar bağlayıcı olmayacak ancak yönetim ile çalışanların uzlaşmaya ne kadar yakın olduğunu gösterecek.