Fransa ve Almanya’dan Türkiye’yi dışarıda bırakan teklif

Fransa ve Almanya, İngiltere’nin Avrupa otomotiv sektörüne yönelik teşviklerden yararlanabilmesini öngören bir teklif üzerinde uzlaştı. Türkiye'nin özel kapsama alınmaması, yerli üreticiler için yeni rekabet riski doğuruyor.

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 16.10.2026 21:14 GÜNCELLEME 16.10.2026 21:14 OTOMOBİL
Fransa ve Almanya’dan Türkiye’yi dışarıda bırakan teklif
Fransa ve Almanya’dan Türkiye’yi dışarıda bırakan teklif

Fransa ve Almanya, Avrupa otomotiv sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik yeni bir yaklaşım üzerinde uzlaştı. İki ülkenin önerisi, belirli şartların yerine getirilmesi halinde İngiltere’nin Avrupa’da üretilen araçlara yönelik destek mekanizmalarına dahil edilmesinin önünü açıyor.

Fransa daha önce otomotiv sektöründeki kamu desteklerinin Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde üretilen araçlarla sınırlandırılmasını savunuyordu. Almanya ise Avrupa otomotiv sanayisinin İngiltere gibi önemli ticaret ortaklarıyla güçlü üretim bağlarına dikkat çekerek daha geniş bir kapsam oluşturulmasını istiyordu. Yeni öneri, iki ülkenin bu konudaki yaklaşımını birbirine yaklaştırırken İngiltere’nin sisteme katılımını da belirli koşullara bağlıyor.

TÜRKİYE NEDEN TEKLİFİN DIŞINDA KALDI?

Teklifteki en dikkat çekici ayrıntılardan biri, İngiltere’ye tanınması planlanan özel imkanın Türkiye’yi kapsamaması oldu. Gündemdeki formüle göre otomotiv sektöründeki Avrupa üretimi tanımı, AB’nin 27 üyesinin yanı sıra 1 Ocak 2020 itibarıyla AB iç pazarının parçası olan belirli ülkeleri de kapsayabilecek. İngiltere, söz konusu tarihte AB’den ayrılmış olmadığı için bu koşul üzerinden değerlendirilirken Türkiye aynı kapsamda yer almıyor.

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği ilişkisi, sanayi ürünlerinin ticaretinde önemli kolaylıklar sağlıyor. Ancak bu ilişki, Türkiye’de üretilen bütün araçların ve ürünlerin yeni düzenlemedeki özel teşvik koşullarından otomatik olarak yararlanacağı anlamına gelmiyor. Öte yandan teklifin henüz kesinleşmemiş olması, müzakere sürecinde Türkiye açısından yeni düzenlemelerin gündeme gelebileceği anlamına geliyor.

ÇİNLİ ELEKTRİKLİ OTOMOBİLLER İÇİN VERGİ ŞARTI

Fransa ve Almanya’nın önerisinde Çin menşeli elektrikli otomobillere yönelik ticaret politikası da önemli bir yer tutuyor. İngiltere’nin Avrupa otomotiv desteklerine dahil edilmesi için AB’nin belirli ticaret politikalarıyla uyum sağlaması isteniyor. Bu kapsamda Çin’den ithal edilen elektrikli araçlara uygulanan ek vergiler de gündeme geliyor.

İngiltere’nin bu koşulları kabul etmesi halinde Avrupa otomotiv desteklerinden yararlanma imkanı elde etmesi öngörülüyor. Ancak böyle bir adımın, Çinli üreticilerin İngiltere pazarındaki maliyetlerini ve rekabet koşullarını da etkileyebileceği değerlendiriliyor.

AVRUPA ÜRETİMİNE YÖNELİK TEŞVİKLER YENİDEN ŞEKİLLENİYOR

Tartışmanın merkezinde, Avrupa Komisyonunun sanayi üretimini desteklemek amacıyla hazırladığı Sanayi Hızlandırma Yasası teklifi bulunuyor. Düzenleme, stratejik sektörlerde Avrupa üretiminin güçlendirilmesini ve kamu kaynaklarının belirli üretim koşullarını karşılayan ürünlere yönlendirilmesini amaçlıyor. Otomotiv sektöründe ise kamu alımları ve desteklerden yararlanacak araçların üretim yeri ile parça tedarikine ilişkin şartlar önem taşıyor.

Komisyonun ilk taslağında, araçların AB’de monte edilmesi ve batarya dışındaki parçalarının değer bakımından en az yüzde 70’inin AB kaynaklı olması gibi kriterler yer alıyor. Fransa ve Almanya’nın yeni önerisi ise İngiltere için bu çerçeveye özel bir katılım yolu oluşturmayı hedefliyor.

Bu nedenle Türkiye açısından tartışma yalnızca araç ihracatıyla sınırlı değil. Yeni şartların, Türk üreticilerin Avrupa’daki belirli teşvik ve kamu alımı programlarına erişimini nasıl etkileyeceği de önem taşıyor.

2035 EMİSYON HEDEFLERİNDE ESNEKLİK GÜNDEMDE

Fransa ve Almanya’nın ortak önerisinde Avrupa otomotiv sektörünün karbon salımı hedefleri de yer alıyor. İki ülke, 2035 yılı için belirlenen emisyon azaltım yaklaşımının esnetilmesini savunuyor. Gündemdeki formül, otomobil üreticilerine tanınacak esnekliğin kapsamını yeniden değerlendirmeyi öngörüyor. Bu değişiklik, geleneksel motorlu ve hibrit araçların Avrupa pazarındaki geleceği açısından önem taşıyor. Ancak emisyon hedeflerine ilişkin öneriler de henüz nihai karar niteliği taşımıyor ve AB’deki müzakere sürecinde şekillenmeye devam ediyor.

TÜRKİYE’NİN OTOMOTİV SEKTÖRÜNDE REKABET RİSKİ

Türkiye, Avrupa otomotiv sanayisinin üretim ve tedarik zincirinde önemli bir konuma sahip. AB ile Gümrük Birliği çerçevesinde yürütülen ticaret, Türk otomotiv ana sanayisi ve yan sanayisi için Avrupa pazarını kritik hale getiriyor.

Buna karşın Avrupa üretimini esas alan yeni teşvik koşullarının Türkiye’yi hangi ölçüde kapsayacağı henüz netleşmiş değil. Özellikle araçların montaj yeri ve parça menşeine ilişkin şartlar, Türkiye’de üretim yapan şirketler açısından belirleyici olabilir.

Türkiye’nin beklentisi, Gümrük Birliği kapsamında oluşan üretim ve tedarik ilişkilerinin yeni sanayi politikalarında dikkate alınması yönünde. Bu nedenle Fransa ve Almanya’nın önerisi, yalnızca İngiltere’ye tanınabilecek avantajlar bakımından değil, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki konumunun nasıl korunacağı açısından da önem taşıyor.

NİHAİ KARAR MÜZAKERE SÜRECİNDE ŞEKİLLENECEK

Fransa ve Almanya’nın üzerinde uzlaştığı yaklaşım, Avrupa Birliği genelinde yürürlüğe girmiş kesin bir düzenleme değil. Önerinin AB kurumlarında değerlendirilmesi ve yasama sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu süreçte İngiltere’ye tanınması planlanan özel imkanların kapsamı kadar, Türkiye ile Gümrük Birliği ilişkilerinin yeni kurallarda nasıl ele alınacağı da önem kazanacak.

Avrupa otomotiv sektöründe üretim, teşvik ve ticaret koşullarının yeniden tartışıldığı bu dönemde, Türkiye açısından belirleyici unsur nihai metinde hangi ülkelerin ve hangi üretim faaliyetlerinin kapsam içine alınacağı olacak. Alınacak karar, Türk otomotiv sanayisinin Avrupa pazarındaki rekabet koşullarını doğrudan etkileyebilecek.

KAYNAK : EKONOMİM
İbrahim Can Haber7.com - Haber Şefi
Haber 7 - İbrahim Can

Editör Hakkında

İbrahim Can, 1993'te İstanbul'da doğdu. İnternet haberciliği kariyerine 2011’de başladı. İki yıla yakın küçük ölçekli sitelerde çalıştıktan sonra, 2012'nin Ekim ayında yenisafak.com'a başladı. 6,5 yıl çalıştığı yenisafak.com'da Gündem, Eğitim, Hayat, Dünya, Spor ve Video kategorilerinde çalıştı. Bir süre akşam sorumluluğu yaptı. Son olarak Ana Sayfa Editörü oldu. 2019'un Haziran ayında Haber7'de Gündem Editörü olarak göreve başladı. Hem Haber7 hem de Yeni Şafak'ta kültür sanat, eğitim ve siyaset alanları başta olmak üzere birçok alanda özel haber, infografik ve video hazırladı. Hala Haber7'de Haber Şefi olarak çalışmalarına devam etmektedir.
YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL