Sema dizilere espri konusu da oldu!

Mevlevi ayinlerinin omurgası olan ve bir çeşit zikir olarak da bilinen semanın olur olmaz ortamlarda organizasyonların bir parçası haline getirilmesi TRT 1'deki dizide espri konusu oldu

Bizi Takip Edin
GİRİŞ 02.10.2011 15:45 GÜNCELLEME 02.10.2011 15:45 Polemik
Sema dizilere espri konusu da oldu!
Sema dizilere espri konusu da oldu!

İsmihan Şimşek'in yazısı

Son zamanlarda birçok açılış ve etkinlikte semazenlerin eğlence kültürünün bir parçası olarak kullanılması dikkat çekmeye başladı.

Bundan birkaç yıl önce barlarda ve gece kulüplerinde içkiye meze haline getirilen sema, defileler, açılışlar, düğünler derken değişik  organizasyonlarda tampon bir görsel figür halini aldı. Türk Milletini, turistlere, Avrupa ve Amerika’ya da bu şekilde pazarlandı. Semazenlere “hadi oğlum, bir dönüver de amcalar görsün” der hale gelindi.

Sertab Erener’in Eurovision başarısıyla ülkemizde yapılan Eoruvision şarkı yarışmasında da Avrupa’ya kendimizi alakasız bir şarkının eşliğinde sema “gösterisi” yaptırarak tanıttık. Üzerine biraz mistisizm serpiştirilmiş, insanların manevi duygularını gıdıklarken onları içinde bulundukları ortamdan, yaşam biçiminden, uzaklaştırmayan, hallerini değiştirmeyen “gösteri” oldu sema…

SEMA NEDİR NE DEĞİLDİR DEĞİLDİR?

Sema, Mevlana için bir vecde geliş vesilesi değildi. Mevlana vecde gelir, aşk ile dolar, kendinden geçer ve sema etmeye başlardı. Onu sema etme noktasına getiren aşk, ibadetleriyle beslenirdi. Hatta semanın, yeri, saati, ritüelleri bile yoktu. Rivayete göre Mevlana kendisinden taşan aşkla ilk olarak bir pazar yerinde demire vurulan çekiç sesleriyle sema etmeye başladı. Oğlu Sultan Veled Mevlana’nın öğretilerini adeta kurumsallaştırarak Mevleviliğin temellerini atmış oldu. Mevlevilik yapısı itibariyle sanat ve eğlence için istismar edilmeye müsait olarak algılanıyor. Çünkü sanatın temeli güzellik. Mevlevilikte ise bu güzellik sema, şiir, müzik ile ortaya çıkıyor. Sanata ilham veren Mevlevilik, sanattan ilham da alıyor. Bu yüzden de sema populerizmin kurbanı olmaktan kurtulamıyor.

Semanın ortaya çıkış şekline bakıldığında, bugün ne kadar değersizleştirilip, keyfe göre heder edip adeta bir ticari meta haline getirildiği gün gibi ortada.

İBADET Mİ DEĞİL Mİ?

Diğer taraftan Sema “ibadet mi değil mi?” tartışmaları da sürüyor. İnsanlar artık Semaya sadece bir kültür figürü olmaktan öte anlam yükle(ye)miyor. Semanın ne olduğu konusuna da tatmin edici cevap verilemiyor. İbadet ise neden Mevlevihanelerde ayini izlemeye gidiliyor? Bizim Kuran ve sünnet ile sabit ibadetlerimizin hangisi izlenmek için? İbadet değilse neden dini motifler kullanılarak bir sahne malzemesi haline getiriliyor? Bu soruları çoğaltmak mümkün… Geçelim yazıya ilham veren sahneye..

DİZİDEN İRONİK GÖNDERME: ZIRT BIRT BUNLARI DÖNDÜRÜYORLAR!

Mevlevi ayinlerinin omurgası olan ve bir çeşit zikir olarak da bilinen semanın olur olmaz ortamlarda organizasyonların bir parçası haline gelmesi dizilere de konu oldu. Hem de ironisi güçlü ve alaycı bir dille. Sonunda birileri fark etti. TRT’de ilk bölümü yayınlanan “Avrupa Avrupa” adlı dizi inceden inceye tüm derdimizi anlatmış aslında.

Avrupa Birliği’ne girmiş Türkiye’nin halini yansıtan apartman ortamını canlandıran dizide Avrupa Birliği’nden Sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış’ın bir yılbaşı gecesi yapacağı ev ziyareti öncesinde geçiyor yazıya konu olan sahne. Ev sahibinin kardeşi bakanın gelmesine kısa süre kala, “gırnatacı” eşliğinde bir Semazenle içeri giriyor, “Mutlu olun ey insanlar bunu ister Tanrımız” şarkısını söyleyerek. Semazen de eve adım atar atmaz "aşka gelerek" dönüyor zurna ve darbuka eşliğinde!

Ev sahibinin “Gırnatacıları anladık da, -Semazeni göstererek- Bu mübareğin burada ne işi var?” diye çıkışmasıyla verilen cevap aslında semanın nasıl algılandığından ziyade nasıl orta oyununa çevrildiğini gözleri önüne seriyor: “Enişte bu sene çok moda. Zırt bırt her yerde bunu döndürüyorlar!

İşte o sahne:

KAYNAK : Haber 7
YORUMLAR 6 TÜMÜ
  • Gökhan SERT 14 yıl önce Şikayet Et
    Gına geldi artık!. Tasavvufi ekollere karşı meraklı biriyim lakin şu semanın ayağa düşürülüp her yerde abdestli ve gusüllü oldukları şüpheli insanların mevlevilik adı altında teşhir ediliyor olmasından ötürü utanıyorum. Filimde de bu konu üzerine ironik bir vurgu yapılması yerinde olmuş.
    Cevapla
  • ihsen emmi 14 yıl önce Şikayet Et
    kizilbas degillermi elbet (sözde) islami degerlerle dalga geççekler.... mumsondu / semah / cemevi ayinleri vs bunlara toz kondurmazlar. Bu ara, hakketten bu sema donmenin suyunu çikardilar. Mevlana donmus asktan, gunumuzdekiler ise ne yapiyorlar belli degil.
    Cevapla
  • faruk furkan 14 yıl önce Şikayet Et
    HURAFELER. islamda böyle bir ibadet zikir falan yok bu tamamen hurafedir. bu hurafeler yüzünden müslümanlar dünyadan elini teğini çekti.fen ilimlerini terk etti. sonra batı aldı başını yürüdü gücünü müslümanalrı ezmek için kullandı kullanıyor.islam ruhban dini değildir. yahudilerden hristiyanlardan önce en büyük düşmanımız bizi içerden çökerten bu hurafelerdir.
    Cevapla
  • AHMED İHYA 14 yıl önce Şikayet Et
    mevlana hazretleri böyle planlı mı döner di ?. yoksa aşkı ilah geldiğinde çarşının ortasında da olsa kendinden mi geçerdi ? herşeyimiz yapmacık
    Cevapla
  • Kerim Akmaz 14 yıl önce Şikayet Et
    doğru tespit. olduk olmadık her yerde bu güzel eylemin gösteri şekline sokulmasına iyi bir gönderme olmuş. Bu iş de ayağa düştü artık ne yazık ki. Mevlevilerin hepsinin de bu tür şeylere olumlu yaklaştığını düşünmüyorum. Ayrıca bunda sultan II. Abdülhamid'in bu konudaki yaklaşımının uygulanması gerektiğini düşünüyorum ki zaten uygulanmayınca böyle ayağa düşüyor.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR