Ahiliğin doğduğu topraklar Kırşehir'e gezi rehberi: Selçuklu eserlerinden Neşet Ertaş'a
Cacabey Gökbilim Medresesi’nden Kaman Kalehöyük’ün derin arkeolojik köklerine, Aşık Paşa’nın dizelerinden yöresel lezzetlerin büyüleyici aromasına... Kırşehir ziyaretçilere unutulmaz bir kültürel miras deneyimi sunuyor.
İç Anadolu Bölgesi’nde Kızılırmak havzasında konumlanan Kırşehir; Hitit, Pers, Roma, Doğu Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden izler taşıyan köklü bir kültür kentidir.
İLİM VE GÜZEL SANATLAR GÖZ ÇARPIYOR
Şehir tarihte yeniden canlanışını Anadolu Selçuklularına borçludur. Özellikle 11. yüzyıldan sonra Kırşehir’in ilim ve güzel sanatlar dalında büyük bir ağırlığı olduğu gözlenmiştir. Anadolu’da Ahilik teşkilatının önemli merkezi olan şehir Ahi Evran, Cacabey, Aşık Paşa ve Yunus Emre ile ilişkilendirilen düşünce mirasını; Abdal müzik geleneği ve Neşet Ertaş’ın sanatını günümüze taşımaktadır.
İLKLERE İMZA ATTI: UNESCO TEMSİLCİMİZ KIRŞEHİR
Kırşehir, 30 Ekim 2019 tarihinde UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na müzik alanında Türkiye'den kabul edilen ilk şehir olmuştur.
Kırşehir’in halı, kilim, minder ve yastık dokumacılığı ile oniks taşı işçiliği kentin geleneksel mirasını yansıtmaktadır. Abdal geleneği ise Kırşehir’in UNESCO Müzik Şehri kimliğinin temel unsurlarındandır.
ŞEHRİN KÜLTÜREL VE TARİHİ DURAKLARI
Anadolu Selçuklularına uzanan köklü tarihini ve kültürel zenginliğini yansıtan Kırşehir, geçmişten günümüze uzanan mirası ve doğal güzellikleriyle dikkat çekiyor. Tarihi yapıları, kültürel değerleri ve görülmeye değer noktalarıyla öne çıkan şehir, ziyaretçilerine keşfedilecek pek çok farklı durak sunuyor.

KIRŞEHİR MÜZESİ
2023 yılında mevcut binasında ziyarete açılan müze; arkeoloji, etnografya ve sikke koleksiyonlarını iki kattaki tematik salonlarda sunmaktadır. Roma ve Doğu Roma heykelleri, Selçuklu mezar taşları, Ahilik belgeleri ve geleneksel ev yaşamına ilişkin eserler sergilenmektedir.

CACABEY GÖKBİLİM MEDRESESİ
1272’de Caca Bey tarafından matematik, fen ve astronomi eğitimi için yaptırılan Selçuklu eseridir.

Çift renkli taç kapısı, rasat kuyusu ve gözlem kulesiyle öne çıkar; günümüzde cami olarak kullanılır. “Anadolu Selçuklu Medreseleri” kapsamında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ndedir

UZUN ÇARŞI VE ZANAATKARLAR ÇARŞISI
Kent merkezindeki çarşı ziyaretleri, Kırşehir’in ticaret ve zanaat kültürünü yerinde gözlemleme fırsatı sunar. Ahilik anlayışının üretim, meslek ahlakı ve dayanışmayla ilişkisi bu durakların temel anlatı eksenidir.

KIRŞEHİR AHİLİK MÜZESİ VE AHİ EVRAN TÜRBESİ
Ahilik Müzesi, teşkilatın esnaf kültürünü ve tarihi mirasını tanıtan tematik bir duraktır. Ahi Evran Zaviyesi’nde teşkilatın kurucusu Ahi Evran-ı Veli’nin türbesi bulunmaktadır.

Zaviye 2014 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alınmıştır.

Ahi Evran-ı Veli kimdir?
Esas adı Mahmud bin Ahmet Ebu’l Hakayık Nasırud-Din olup 1171 yılında Horasan’ın Hoy kasabasında doğdu. Türklüğün manevi piri Ahmed-i Yesevi -Fahreddin Razi gibi büyük alimlerin dergahında mana ve madde aleminin tüm bilgilerini tedris edip zamanın sayılı alimleri arasında yer aldı.
Ahi Evran 1206 yıllarında 35 yaşında Anadolu’ya geldi. O zamanki adı Gülşehir olan Kırşehir’e yerleşti. Ahi Evran-ı Veli; Kırşehir’de tüm ülkeyi kucaklayan büyük Ahi teşkilatını kurup onun lideri ve piri oldu. İlk mesleği debbağlık olan Ahi Evran bayraktarlar, bağbanlar, bakırcılar, bıçakçılar, çadırcılar, çanakkaleciler, dokumacılar, dülgerler, neccarlar, gemiciler, hallaçlar, iğneciler, kuyumcular, kürkçüler, şairler, tabipler, tüfekçiler gibi 32 mesleğin ustası ve piridir.
Pir Ahi Evran-ı Veli Hazretleri 01 Nisan 1264 tarihinde Kırşehir’de Moğollarla yapılan bir savaşta 93 yaşında ön saflarda kılıç sallarken şehit olmuştur.
AĞALAR KONAĞI
Kırşehir’in geleneksel konak kültürünü ve yöresel mutfağını bir araya getiren mekanlardan biridir.

HAMİDİYE (MEHMET MERMER) CAMİİ
Yenice Mahallesi’nde 1910’lu yıllarda inşa edilen eski mescidin yerine 2015–2017 yıllarında yeniden yaptırılmıştır. İç mekan tasarımında Bakara Suresi’nin 22. ayetinden esinlenilen caminin temelleri Sultan Abdulhamit Han’ın bağışı ile atıldı. 1908 yılında kerpiçten, toprak damlı olarak 10 metreye 14 metre ebadında küçük bir mahalle mescidi olarak yapıldı. Minaresi ise mahallenin gayret ve destekleriyle; tahminen 1925-1930 yılları arasında terme taşından yapıldı. 1938 depreminde şerefesinin üst kısmı tamamen yıkılmış olup, bu bölümü bilahare betondan yapıldı. Caminin son restorasyonu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın desteğiyle 2015 yılında inşaata başlanılarak iki yıl içerisinde cami tamamlandı. Yeni cami 316 m² üzerine inşa edilmiş olup aynı anda 1000 kişiye hizmet edecek kapasiteye ulaştı. Tavandaki gökyüzü ve bulut resimleri, duvarlardaki kavak ağaçları ve üzüm asmaları, mihraptaki şelale tasviri ile çimeni andıran yeşil halılar, yapıya doğa temalı özgün bir görünüm kazandırmaktadır.

YUNUS EMRE TÜRBESİ (ULUPINAR)
Ulupınar köyündeki Ziyarettepe’de yer alan Anadolu’da Yunus Emre’ye atfedilen türbelerden biridir.

Kesme taştan kare planlı yapının yakınında bir çilehane bulunmaktadır.

TARİHİ KESİKKÖPRÜ
Kızılırmak üzerindeki Selçuklu döneminde inşa edilen köprünün kitabesine göre 1248’de yaptırılmıştır.

Tarihi İpek Yolu güzergâhındaki 13 gözlü yapı 5 metreden fazla genişlikte ve yaklaşık 220 metre uzunluğundadır. Köprünün son restorasyonu 2000-2007 yılları arasında gerçekleştirildi.

NEŞET ERTAŞ MEZARI
Yapıt Kırşehir’in Abdal müzik geleneğinin en tanınmış temsilcilerinden Neşet Ertaş’ın anısını yaşatmaya ayrılmıştır.

NEŞET ERTAŞ GÖNÜL SULTANLARI KÜLTÜR EVİ
Neşet Ertaş’ın hatırasına adanan merkezde Dede Korkut’tan günümüze ozanlar, kültür şahsiyetleri ve müzik aletleri tanıtılmaktadır.
TÜRKÜ BAHÇASI
Kırşehir’in müzik kimliği ve türkü geleneğiyle ilişkilendirilen kültürel mekanlardan biridir.

AŞIK PAŞA TÜRBESİ
Asıl adı Ali olan Aşık paşa, 1272 yılında Kırşehir’de doğdu. Aşık Paşa’nın 10 bin 613 beyitlik ‘Garipname’ adlı eseri en tanınmış eseridir ve Türkçe yazılmış olması ayrıca önem taşımaktadır.
Aşık Paşa Türbesi, tek katlı, iki bölümlü olarak inşa edilmiştir. Giriş kapısı dikdörtgen planlı, Aşık Paşa’nın sandukasının bulunduğu bölüm ise kare planlı ve kubbelidir.

DULKADİRLİ YERALTI ŞEHRİ
Kırşehir’in yeraltı yerleşimleri arasında yer alan tarihi durak bölgenin kaya oyma mekan geleneğini yansıtan örneklerdendir.

Orta Bizans Dönemine (M.S.8.-9 y.y.) tarihlenen ve plan olarak manastırı çağrıştıran yeraltı şehri, kayalara oyularak yapılmış büyük bir avlu, bu avluya açılan salonlar ve odalardan oluşmaktadır.

Yeraltı şehri yağ üretiminin yapıldığı bir atölye olarak kullanılmıştır.

KAMAN KALEHÖYÜK ARKEOLOJİ MÜZESİ
Kalehöyük, Büklükale ve Yassıhöyük kazılarında ortaya çıkarılan eserlerin sergilendiği müzenin mimarisi höyük biçiminden esinlenilmiştir.
Kazı çalışmalarının başlangıcı:
Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi tarafından, 1985 yılı Temmuz-Eylül aylarında Kaman-Kalehöyük ve civarında yürütülen yüzey araştırmaları sırasında toplanmış seramik ve diğer buluntular değerlendirilerek, höyüğün topografik haritaları tamamlanmıştır. Yapılan çalışmalarda, bu alanda Orta Çağ’da Eski Tunç kazı çalışmalarına başlanılmasına karar verilmiştir.
Japon Orta Doğu Kültür Merkezi Şeref Başkanı, Altes Prens Takahito Mikasa, Kalehöyük’de arkeolojik kazıların başlangıcını işaretleyen törende ilk kazmayı 31 Mayıs 1986 tarihinde toprağa vurmuştur. Kaman- Kalehöyük’te kazı çalışmalarına o tarihten günümüze dek aralıksız olarak devam edilmektedir.

MİKASANOMİYA ANI BAHÇESİ (JAPON BAHÇESİ)
Kalehöyük Müzesi’nin yanındaki bahçe, Prens Mikasa anısına 1993’te açılmıştır. Japonya dışındaki en büyük Japon botanik bahçesi olarak tanıtılan alanda göletler, yapay şelale, Japon feneri ve farklı bitki türleri bulunmaktadır.

KENT PARK
Kent merkezindeki açık alan ziyareti, şehir yaşamının önemli açık ve yeşil alanlarındandır.

KIRŞEHİR MUTFAĞININ BAŞLICA LEZZETLERİ

AHİ PİLAVI VE AHİ HELVASI
Ahilik kültürüyle özdeşleşen, özellikle Ahilik Haftası kutlamalarında ve geleneksel etkinliklerde ikram edilen yöresel lezzetlerdir. Ahi Pilavı et ve bulgurun bir araya gelmesiyle hazırlanırken Ahi Helvası un, yağ ve şeker gibi temel malzemelerle yapılan geleneksel bir tatlıdır. Her iki lezzet de Ahilik geleneğinin paylaşma, dayanışma ve misafirperverlik anlayışını yansıtmaktadır.
PATLICANLI GÖZLEME
İnce açılmış hamurun içerisine kavrulmuş patlıcan, soğan ve çeşitli baharatlarla hazırlanan iç harcın yerleştirilmesiyle yapılan geleneksel bir hamur işidir. Genellikle sac üzerinde pişirilen gözleme, Kırşehir'in ev mutfağında ve yöresel kahvaltılarında yer alan lezzetler arasındadır.

KAMAN CEVİZİ
Kırşehir'in Kaman ilçesiyle özdeşleşen, ince kabuğu, kolay kırılabilmesi, dolgun iç yapısı ve lezzetiyle tanınan coğrafi işaretli yöresel üründür. Hasat dönemi ekim ayında başlayan Kaman cevizi bölge ekonomisi açısından önemli bir yere sahiptir.
KIRŞEHİR PEKMEZİ
Bölgenin geleneksel mutfak kültüründe önemli bir yere sahip olan pekmez meyve şırasının kaynatılarak yoğunlaştırılmasıyla elde edilir. Özellikle kış aylarında kahvaltılarda tüketilen pekmez tahinle birlikte veya çeşitli yöresel tariflerde de değerlendirilmektedir. Geleneksel üretim yöntemleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan lezzetler arasındadır.