Üç Yol filmi Doğu ile Batı'nın buluştuğu yerde
50. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde Türkiye Prömiyeri gerçekleşen, 25 Ekim'de sinemaseverlerle buluşan ‘Üç Yol' filmi, şimdi de ‘Doğu ile Batı'nın buluştuğu yer' sloganı ile Uluslararası Malatya Film Festivali Ulusal Yarışma bölümünde yarışıyor.
ABONE OL
ÜÇ YOL'UN YENİ FESTİVAL DURAĞI: DOĞU İLE BATI'NIN BULUŞTUĞU YERDE
Balkon Film yapımcılığında, yönetmenliğini ödüllü kısa filmleri ile tanınan Faysal Soysal'ın üstlendiği filmin başrollerinde Nik Xhelilaj, Turgay Aydın, Rıza Akın, Kristina Krepela, Alma Terzic, Faketa Salihbegovic yer alıyor. 15-21 Kasım tarihlerinde gerçekleşecek Malatya Film Festivali'nde 18 Kasım Pazartesi günü Üç Yol filminin basın gösterimi sonrası yönetmen ve oyuncular seyircilerin sorularını cevaplayacaklar. ‘Üç Yol' 15 Kasım'a kadar İstanbul'da Beyoğlu Majestik ve Kağıthane Cinepol sinemalarında izleyicisiyle buluşmaya devam edecek.
Üç Yol filmine dair eleştirmen ve yazarların değerlendirmelerinden örnekler:
“Merkeze Yusuf'u değil Bünyamini alarak, burada psikolojik bir konuyu da değerlendirmiş oluyor, kıskançlık meselesinin üstünde duruyor, kötü kardeş olarak adlandırılan tarafı anlamaya, neden kötü olduğunu anlamaya çalışıyor.
Melis Z. Pirlanti Beyazperde.com Genel Yayın Yönetmeni
“Bu denli geniş ve güzel coğrafyalarda çekilmiş bir filmin görüntü yönetimi de gerçekten çok başarılı. Bosna'dan Mardin'e tüm o mekanları siz de görmek isteyeceksiniz, lakin ne yazık ki Hasankeyf'li kısımları isteseniz de bir daha göremeyeceksiniz…Yine de belki hiçbirşey için geç değildir, zararın neresinden dönülse kardır, keşke bu film izlense ve Hasankeyf olduğu kadarıyla kurtarılabilse diye ümit ediyoruz elbet, belki yönetmenin de umudu budur… “
Melis Z. Pirlanti Beyazperde.com Genel Yayın Yönetmeni
“Şair ve yönetmen Faysal Soysal'ın filmi ‘Üç Yol', Mostar'dan Hasankeyf'e naif bir aşk öyküsünü anlatıyor. Bosna'da yaşanan savaşın acı hatıralarına bir ağıt niteliğindeki film, şiirsel üslubuyla Türk sinemasına yeni bir soluk getiriyor..... “Hepimiz kuyudayız” diyor filmin baş karakteri Bünyamin. On binlerce insanın ölümüne neden olan Bosna Savaşı başta olmak üzere katliamlarla, iç savaşlarla, kayıplarla dolu 20. yüzyılın en çok hissettirdiği duygu buydu belki de”
Hilal Turan Skylife Dergisi Editörü
“Aynı anda Lorca, Rimbaud, Nerval,Karakoç'tan bahseden az film izlemişsinizdir. Sahne sahne değil dize dize ilerleyen bir film Üç Yol.”
Merve A. Toktay Aysha Dergisi
“Bir tür yaraların birbirine denk gelmesi durumuyla açılan gediklerden içeri bol miktarda şiir ve vicdan muhasebesine dair derinlemesine tasarlanmış metinler sızıyor. Üstelik bu metinlerin salt bir ‘entel muhabbeti' boyutunda olmadığını söylemek durumundayız. İki kültürün karşılıklı iki trajediyi paralel okuma çabası var. Bosna ve Batman öznesinde ölüm ve geride kalanlara dair güçlü metaforlara sahip bir film Üç Yol."
Nedim Hazar Zaman Gazetesi ve Aksiyon Dergisi Yazarı, Sinema Eleştirmeni
"Üç Yol kendine çok sağlam iki koltuk değneği ediniyor; Şiir ve Rüya"
Nedim Hazar Zaman Gazetesi ve Aksiyon Dergisi Yazarı, Eleştirmen
"Üç Yol, ilginç çekim ölçekleri, yan hikayeleri anlatmadaki akıcılık, çoğu tiplemenin başanlı çizimleri, dış mekanların fotoğrafyası anlamında önemli bir performans ortaya koyuyor."
İhsan Kabil Star Gazetesi Yazarı,Eleştirmen
"Filmin ulusalda kalmaması, evrensel sinemaya 'sahici' ve 'bize ait' dünyadan bakarak katılması, yönetmenin usta işi yapımlar için yola çıktığını gösteriyor."
Bünyamin Yılmaz, Eleştirmen
“..... öyküsü ve çabasıyla ilgi uyandırabilen ‘Üç Yol', Altın Portakal'ın ulusal yarışmasındaki dört filmin üzerindeymiş meğer.”
Kerem Akça Haberturk.com Sinema Eleştirmeni
FİLMİN ÖZETİ
Babasının ve küçük Zeliha'nın abisi Yusuf'a olan aşırı ilgisinden dolayı Bünyamin'in çocukluğu kıskançlık duygusuyla geçmiştir. Hep birlikte oyun oynarlarken, Bünyamin Zeliha'nın Malabadi Köprüsü'nden düşüp boğulmasına sebep olur. Vicdan azabı yıllarca Bünyamin'in peşini bırakmaz. Abisi ile hiç bir şekilde yüzleşemeyen Bünyamin, çareyi sürekli uzak yerlere kaçmakta ve başkalarına iyilik yapmakta arar. Uzun süredir de Bosna'da toplu mezarlardan kayıpların cesetlerini çıkarmakla meşguldür. Kayıplar komisyonunda çalıştığı süreçte kendine ve her şey yabancılaşır. Rüyalarında kendisini abisi olarak görmeye başlar. Yüzü peçeli mavi elbiseli bir kadının peşinden kuyusunu aramaktadır.
Bünyamin, Türkiye'ye dönmesine günler kala, Mostar Köprüsü'nden kendini atmaya çalışan Zrinka ile tanışır. Zrinka savaş sonrası travmalar ve intihar eğilimleri üzerine çalışan, Yarı Sırp yarı Boşnak bir psikologtur. Ailesini ve en yakın arkadaşlarını savaşta kaybetmiştir. Bünyamin'in gizemli ve günahkar şair dünyası ilgisini çeker. Zrinka aşık olur. Bünyamin'in gördüğü karmaşık rüyalar ve toplu mezarlar sonucu hastalanır. Zrinka ona psikolojik olarak yardım eder. Bünyamin iyileştiğinde Zrinka'nın aşkını hak etmek için ağabeyi Yusuf'la ve babasıyla yüzleşmek için memleketi Hasankeyf'e döner. Zrinka, uzun süre Bünyamin'den haber almaz. Bir gün rüyasında Bünyamin'in başına kötü bir şey geldiğini görür. Bünyamin'e yardım etmek ve aşkına cevap bulmak için Hasankeyf'e gider. Zrinka'yı orada, Bünyamin'in rüyalarındaki gibi kendisini hakiki aşka kavuşturacak başka sürprizler beklemektedir.
BİO-FİLMOGAFİ
1979 Batman doğumlu olan Faysal gençlik yıllarından itibaren şiire ilgi duydu. 2000 yılında şiir ve sinema ile daha yakından ilgilenmek için Tıp Fakültesini 2.sınıfta terk etti. 2003-2007 yılında Tahran Sanat Üniversitesi'nde Sinema Yönetmenliği aynı anda Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde Yeni Türk Edebiyatı bölümünde Yüksek Lisans yaptı. Tahran'daki eğitimi sürecinde uluslararası festivallerde gösterilen ve çeşitli ödüller alan 4 tane kısa film çekti. ‘Kayıp Zaman Düşleri' adlı 35mm formatta çektiği kısa filmiyle kendi sinema dilini bulmaya yaklaştı.
2008 yılında bir bursla New York Film Akademisi'ne katılan Soysal 'New York'ta 3'ü 16mm, biri dijital olmak üzere 4 adet çalışmaya daha imza attı. 2002'de yayınlanan ‘Düşe Yağmalanan Hayal Kuyusu' adlı kitabından sonra 2011'de ‘Bir Ölünün Defteri' adlı ikinci şiir kitabını yayınladı. Sohrab Sepehri ve F.G.Lorca'dan yaptığı tercümeleri ‘Akdenizdeki Çöl' adlı mecmuada topladı. Babek Ahmedi'nin Tarkovski Sineması kitabını Türkçe'ye kazandırdı. 2009'dan beri üzerinde çalıştığı ‘Üç Yol' adlı sinema filminin yapımını 2013'de tamamladı. Şiir ve sinema değerlendirmelerini çeşitli edebiyat ve sinema dergilerinde yayınlamaya devam eden Soysal, aynı zamanda Yeryüzü Doktorları Derneği üyesi olarak sosyal sorumluluk projelerinde görev almakta, Bilim ve Sanat Vakfında film atölyesi çalışmasını yürütmektedir.
FİLMLERİ
Kısa Film
Mizan-sen, 2008
Saat Kaç? 2008
Kayıp Zaman Düşleri, 2007
Annem Olduğum Gün, 2006
Ithaki, 2005
Yasak Rüya, 2005
Müzik Video
İstanbul, 2008
İthaca, 2008
Belgesel
Somali, Yeryüzü Doktorları, 2012
Filistin, Yeryüzü Doktorları, 2011