Özal'ın hesabı oğul Bush'a çıktı!
ABD'de yeni çıkan 'Çöldeki Döngü' isimli bir kitap, 1 Mart tezkeresinin TBMM'nden geçmemesinin nedenini Körfez Savaşı'ndaki baba Bush'un tavrına dayandırdı.
ABONE OL
‘Çöldeki Döngü’ adlı kitaba göre, Birinci Körfez Savaşı’ndan sonra Türkiye’nin küstürülmesi 1 Mart’ın oluşmasını sağladı.
ABD’li akademisyen Christian Alfonsi tarafından doktora tezi olarak yazılan ‘Circle in the Sand’ (Çöldeki Döngü) adlı kitap, Birinci Körfez Savaşı’nda Türkiye’nin ABD’ye en büyük desteği veren ülke olduğunu, ancak savaş sonrasında da en çok Türkiye’nin hayal kırıklığına uğratıldığını hatırlatarak, Türkiye’nin 1 Mart 2003 tezkeresini neden reddettiği konusunda önemli ipuçları veriyor. Kitapta dönemin Türk-Amerikan ilişkilerinin o dönemki seyri ve ABD yöneticileriyle Cumhurbaşkanı Turgut Özal arasında yürütülen görüşmeler ilk elden kaynaklara dayanarak ayrıntılarıyla ele alınıyor.
Saddam’ı bitirmemiz lazım
Kitaba göre dönemin ABD Dışişleri Bakanı James Baker, Kuveyt’in işgalinden hemen sonra 1990 Ağustosu’nda geldiği Ankara’da, Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın şu sorusuyla karşılaştı: ‘Saddam’ı halledecek miyiz?’ Daha ılımlı bir tutum sergileyen Baker, ‘Sayın Cumhurbaşkanı, yasalarımız yabancı ülke yetkililerine suikast düzenlenmesini engelliyor. Şu anki önceliğimiz Saddam’ı siyasi ve ekonomik yaptırımlarla sıkıştırmak’ demesine rağmen Özal kararlıydı: ‘Saddam’ı bitirmemiz lazım. Saddam Hüseyin var olmayı sürdürürse her ülke tehlike altında olacaktır. Biz de sürekli tehlike altında olacağız. Lütfen Başkan Bush’a söyleyin: Saddam gitmeli.’ Kitapta Özal’ın Ekim 1990’da Washington’u ziyareti sırasında Saddam konusundaki görüşlerini Oval Ofis’te bizzat Başkan Bush’a da açık seçik anlatarak, ‘Saddam dünyanın en tehlikeli adamıdır. Ondan kurtulmamız lazım. Bunu yapacak durumda olan sizsiniz’ dediği aktarılıyor. Alfonsi’nin kitabına göre Özal, Bush’un Kuveyt’ten sonra Bağdat’a yürümemesinden de rahatsızdı ve bu konudaki şikayetlerini hemen her gün ABD’nin Ankara Büyükelçisi Morton Abramowitz’e iletiyordu. Abramowitz’e göre ‘Saddam’ın devrilmemiş olmasına Özal son derece karşıydı. Bu görüşlerini sık sık bana bildirdi, ben de Beyaz Saray’a ilettim. Sanırım Özal’ın görüşleri Başkan Bush nezdinde etkili olmadı. Özal buna çok üzülmüştü. Bunun büyük bir hata olduğuna inanıyordu’ diyor.
Stratejik destek
Kitapta Birinci Körfez krizi boyunca ABD öncülüğündeki koalisyonun hiçbir üyesinin Cumhurbaşkanı Turgut Özal ve Türk Hükümeti kadar Bush Yönetimi’ne destek vermediği belirtiliyor. Alfonsi ‘Başka hiçbir ülke Türkiye kadar mali fedakarlıkta bulunmadı. Kriz boyunca Türkler, büyük stratejik önem taşıyan müttefik oldular’ diyor.
Türk ekonomisi büyük zarar gördü
Alfonsi’ye göre ‘Turgut Özal’ın Saddam’ı yok etme ısrarı çok şaşırtıcıydı, çünkü bu tutum ne Türk ordusunun ne de Türk iş dünyasının görüşünü yansıtıyordu. Irak’taki Baas yönetimi, Irak’ın Kürt nüfusunu sıkı biçimde kontrol ediyordu. Bu da Türkiye’nin Irak’taki esas güvenlik kaygısıydı.
Türk işadamları ise, Irak’a yapılan ihracatla ve bu ülkedeki inşaat ihalelerinden gelen büyük karlarla ilgiliydi. Türk halkının büyük çoğunluğu da Irak ile savaşa karşıydı.’ Alfonsi, savaştan sonra da Türk kamuoyunun Bush yönetiminden daha da soğuduğunu belirtiyor: ‘Boru hattından petrol akışının durmasının yanı sıra Irak’ta iş yapan Türk şirketleri de büyük zarara uğramıştı. Sonuç Özal için de kötü oldu. Varılan sonuç Özal’ın isteklerinin tam tersiydi.’ Büyükelçi Abramowitz de ‘Körfez Savaşı Özal’ın istediği sonuçları doğurmadı. Özal bu yüzden çok ağır eleştirildi’ diyecekti.