Erbakan hapiste, Baykal dışarıda
Eski Başbakanlar'dan Necmettin Erbakan, "Kayıp Trilyon" davasından aldığı ev hapsi cezasını çekerken , aynı suçu işlediği iddia edilen Baykal serbestçe dolaşıyor.
Bugünlerde sıkça tartışılan ve sonuç alınamayan CHP'nin Tüncay Özkan'a verdiği paralar ortadayken Erbakan benzer bir suçtan ev hapsini çekmeye başaladı.
KUTAN OLAYA SERT TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
CHP'nin Kanaltürk'e usulsüz olarak aktardığı 4 trilyon lirayla ilgili dava ise Anayasa Mahkemesi'nde inceleniyor.
Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, bu duruma isyan etti. Kutan partilerle ilgili hukukî işlemlerde çifte standart uygulandığını savundu. RP hakkındaki kayıp trilyon davasının ceza mahkemelerinde hemen görülmeye başlandığını hatırlatan Kutan, CHP ile ilgili davada farklı prosedür uygulandığını belirtti.
SP Genel Başkanı Kutan, parti çalışmalarına katılmak üzere geldiği Malatya'da basın toplantısı düzenledi. Kutan, sorular üzerine RP ile CHP'nin 'kayıp trilyon' davalarını karşılaştırdı. RP kapatıldığında DSP'li Zekeriya Temizel'in maliye bakanı olduğunu hatırlatarak, 'Ona ısrarla 'Siz inceleme yaptınız, raporlarınızı mahkemeye gönderemezsiniz' dedik. Siyasi partilerin hesaplarını inceleme yetkisi Anayasa Mahkemesi'ndedir. Dinlemediler. Anayasa Mahkemesi'ne değil, dosdoğru mahkemeye yolladılar. Mahkeme de bu cezaları verdi.' diye konuştu.
Birçok il başkanı ile birlikte Necmettin Erbakan'ın da ceza aldığını belirten Kutan şöyle devam etti: 'Daha sonra Fazilet Partisi kapatıldı o dönemde maliye bakanı Anavatan Partisi'nden Sümer Oral'dı. Onlar incelediler, dediler ki, 'Bizim, hazırladığımız raporu Anayasa Mahkemesi'ne göndermemiz lazım'. Anayasa Mahkemesi inceledi, herhangi bir kusur olmadığı için dosyayı kapattı.' Yargıtay Başsavcısı'nın CHP'nin kayıp trilyonu ile ilgili dosyayı sadece Anayasa Mahkemesi'ne gönderdiğini hatırlatan Kutan, bu uygulamanın çifte standart olduğunu söyledi. Kutan, Başsavcı'ya, 'Refah Partisi'nde bunu niye yapmadınız?' sorusunu yöneltirken, CHP hakkında yapılan işlemin Anayasa'ya uygun olduğunu belirtti.
Maliye Bakanlığı, CHP'nin Kanaltürk'e aktardığı paraların 3 trilyonluk kısmının usulsüz olduğunu tespit etmişti. Bakanlık, kayıp trilyon dosyasını bir yıl önce Anayasa Mahkemesi ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Mart 2008'de de Yargıtay Başsavcılığı'na gönderdi. Ancak başsavcılık konuyla ilgili haberlerin çıktığı gün, herhangi bir suç duyurusunda bulunmadan Anayasa Mahkemesi'ne havale etti. RP hakkındaki kayıp trilyon davası ise başsavcılığın talebi üzerine açılmıştı.
-
musab haksöz 18 yıl önce Şikayet Etbu gelir bu da geçer. biz sn başbakanın bu konuyla alakalı neler söylediğini iyi biliyoruz.Sn Kutan dan dinledik.belki biraz abes kaçacak ama hani derler ya besle kargayı oysun gözünü.neyse bu günler de geçer hocamız Rabbim izin verirse bu faturayıda öder.Birileri düşünsün zekeriya temizel de müstahakını buldu Silindi gittiler.bizler başımıza gelen musibetlere sabretmesini bilen bir toplumuz. hayır ve şerrin rabbimizden geldiğine inanırız.Beğen
-
ERDEM ESİN 18 yıl önce Şikayet EtDARBELERİN VE DARBECİLERİN UZANTISI BİR YARGIDAN BAŞKA NE BEKLİYORDUNUZ?. Adamlar bir hazırol emri karşısında derhal hazırola geçiyorlar. Bunlar her türlü zulme alet oldular. Başbakan ve bakanlar için idam kararı verdiler ve astırdılar. Darbeciler bile \'böyle savcı ve yargıçlar varken bizi hukuk nasıl sınırlandıracak; yargıçlar da kişilikli ve haysiyetli olsun\' demişlerdir. Kulağından tut brifinglere çağır; yargı bağımsızlığı hak getire. zayıfı buldu mu maval üstüne maval; yok hukuk bağımsızlığı, hukuka saygı...yersen! karnımız tok ibretle seyrediyoruz hepsiniBeğen
-
ömer yargıç 18 yıl önce Şikayet Etmalesef. birgün hepimizin sığınacağı güçlünün güçsüze ,haksızın haklıya diş geçirmesini engellemesini beklediğimiz ADALET hayata gözlerini yummuştur.artık suç değil onu kimin işlediği önemli olmuş.Allah sonumuzu hayır etsin...Beğen
-
inan sarioz 18 yıl önce Şikayet Etsabir. sayin basbakan soz verdi 5 yil once, kaldiracak dokunulmazligi:))))Beğen
-
kemal türker 18 yıl önce Şikayet EtYargının içinde bulunduğu siyasi durumu milleti kendinden soğutuyor. Yargı yanlış yapıyor. Bu ülkede sağcı olmak suç mu? Bu ülkede dindar olmak suç mu? Bu ülkede demokratik olmak suç mu? Bunlar suçsa bu ülkenin %85i suçlu. Yargı millete bu kadar uzak ve bu kadar yabancı olmamalı. Dünyanın hiç bir yerinde böyle bir yargı anlayışı yok. Yargı kendine olan güveni yitirmektedir. Millet kendi devletinin adaletine inanmaması, o devlet için olabilecek en kötü durumdur. Ama Yargı zor kullanarak kendini sevdiremez. Yargı milletiyle barışık olmalı ki millet onu sevsin.Beğen