Türkiye'nin son Şam Büyükelçisi: Suriye ile görüşmeler belli olgunluğa erişti

Son Şam Büyükelçisi Ömer Önhon, Türkiye ile Suriye arasında devam eden görüşmeleri yorumladı. Önhon, sürecin belli bir olgunluğa eriştiğini belirtti ve normalleşmenin önündeki en büyük dört engeli değerlendirdi.

ABONE OL
GİRİŞ 22.09.2022 15:34 GÜNCELLEME 22.09.2022 15:50 SİYASET
Türkiye'nin son Şam Büyükelçisi: Suriye ile görüşmeler belli olgunluğa erişti
Türkiye'nin son Şam Büyükelçisi: Suriye ile görüşmeler belli olgunluğa erişti

Türkiye ile Suriye arasında, ilişkilerin normalleşmesine yönelik bir süreç yürütüldüğü iddiaları son yıllarda sık sık kamuoyunun gündemine geliyor.

Geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmeler ise ‘sürece’ dair tartışmaları derinleştirdi.

Reuters haber ajansı yayımladığı bir haberinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan ve Suriyeli mevkidaşı Ali Memlük’ün son dönemde Şam’da görüşmeler yaptığını bildirdi.

Türkiye’de habere resmi kaynaklardan bir yalanlama gelmedi.

Hürriyet gazetesi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Semerkant zirvesinde yaptığı bir konuşmada, “Keşke Esed Özbekistan’a gelseydi, görüşürdüm” dediğini yazdı.

Bu gelişmeleri BBC Türkçe’ye yorumlayan, Türkiye’nin diplomatik ilişkiler kesilmeden önceki son Şam Büyükelçisi olan Ömer Önhon, sürecin belirli bir olgunluğa eriştiğinin görüldüğünü belirtiyor.

“Büyükelçinin Gözünden Suriye” adlı bir kitabı da bulunan Önhon, şimdi beklenenin görüşmelerin siyasi zemine taşınması olduğunu söylüyor.

SÜREÇ NE DURUMDA?

Önhon, Reuters’ın haberine yalanlama gelmemesi nedeniyle bu haberin doğru olarak kabul edilebileceği kanısında.

Buradan hareketle Önhon, ortadaki sürecin belli bir olgunluğa eriştiği yorumunu yapıyor:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ağustos ayında Soçi'den dönerken yaptığı açıklamalar ve arkasından da Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun açıklamaları, Suriye ile Türkiye arasında bir süreç başlatıldığını açıkça ortaya koyuyordu. Konu, kamuoyunun gündemine o şekilde getirildi. Cumhurbaşkanı o açıklamayı yaptığına göre görüşmeler daha o zamandan belli bir olgunluğa erişmişti. Sonra iktidar konuyu gündeme getirdikten sonra baktı ki çok tepki de olmadı.

Süreç belli bir olgunluğa erişmiş olmalı ki istihbarat başkanları düzeyinde, üstelik de Şam'da görüşüldüğü açıklandı. Bir de bizim istihbarat başkanımızın Türkiye'deki konumunu göz önünde bulundurduğunuz zaman bunun önemini gayet iyi anlamak mümkün.

Önhon, “Ortada ciddi bir süreç var ama kolay bir süreç mi? Öyle olmasına imkan yok çünkü ortada o kadar ciddi sorunlar var ki. Bunlar kolay kolay çözülebilecek meseleler değil. Dolayısıyla gayet engebeli bir yolda ilerliyor ama süreç devam ediyor” diyor.

Suriyeli yetkili, Esad rejiminin şartını açıkladı: Türkiye topraklarımızdan çıkmalıSuriyeli yetkili, Esad rejiminin şartını açıkladı: Türkiye topraklarımızdan çıkmalı

Esed'e Türkiye'yle ilgili 3 şartEsed'e Türkiye'yle ilgili 3 şart

Esad rejimi, Türkiye'ye normalleşmeyle ilgili 2 şartını sunduEsad rejimi, Türkiye'ye normalleşmeyle ilgili 2 şartını sundu

NORMALLEŞMENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK DÖRT ENGEL

Peki Önhon’a göre normalleşmenin önündeki en büyük engeller neler?

Önhon, ortada çok sorun olduğunu belirtmekle birlikte bunların en önemlilerini dört başlıkta topluyor:

  • Birincisi, Türkiye'nin muhalefete verdiği destek. Muhalif örgütlerin siyasi olarak faaliyet gösterdikleri yer, Türkiye. Bunlar ne olacak?
  • İkincisi, güvenliğimiz nedeniyle Suriye toprakları içerisinde askerlerimiz bulunuyor. Yabancı bir ülkenin topraklarında konuşlu bu askerlerimiz ne olacak? Suriye'nin bu konuda tabii ciddi itirazları var.
  • Üçüncüsü YPG meselesi var. Bunlar önümüzdeki dönemde ne olacak?
  • Türkiye'deki sığınmacıların geri dönmesi gündemin başlıca maddelerinden biri. İç siyasetteki temel gündem maddelerinden biri. Ama geri dönüşler o kadar kolay bir iş değil. Bu insanlar on bir yıldır memleketlerinden uzakta. Bunlar ne olacak?

Konuların zorluğuna rağmen bir yerden başlanması gerektiğini belirten Önhon, o başlangıcın yapıldığı kanısında.

"SURİYE İLE NORMALLEŞME DİĞER SÜREÇLERDEN FARKLI"

Ankara’nın, son dönemde, arasında sorun bulunan bazı ülkelerle ilişkileri normalleştirmeye çalıştığı görülüyor.

“Birçok ülkeyle ilişkiler bozuldu, bugün iktidar, bunun sürdürülebilir bir yol olmadığını idrak etmiş olmalı ki aramızın bozuk olduğu ülkelerde ara düzeltme hamlelerini başlattı. Önce Mısır, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ile hamleler başlatıldı” diyen Önhon, Suriye ile ilişkilerin düzeltilmesinin ise çok daha özel yanları olacağı kanısında:

“Suriye ile ilişkilerin Türkiye'yi doğrudan etkileyen iki boyutu var. Bunlardan bir tanesi güvenlik meselesi. Yani YPG, PKK vs. İkincisi de sığınmacılar meselesi. Bizim ne Mısır'la, ne İsrail'le, ne Birleşik Arap Emirlikleri ile böyle meselelerimiz var. Suriye'yle olan bu güvenlik ve sığınmacılar meseleleri, insanların oy verme yönelimleri üzerinde etkili olabilecek konular. Dolayısıyla bu kadar kritik bir seçim öncesinde güvenlik ve sığınmacılar konusunda bir şey yapabilmek veya bir şey yapabilecek gibi görünmek hükümet açısından çok önemli.”

ATILMASI GEREKEN ADIMLAR

Önhon, önümüzdeki dönemde normalleşme yolunda sürecin derinleşmesi için iki tarafın da karşılıklı olarak atması gereken adımlar olduğunu söylüyor.

Eski büyükelçi bazı örnekler veriyor: 

“İki tarafın atması gereken adımlar birbirine bağlı. Mesela Suriyeliler 'Türk askeri topraklarımızdan çekilmeli' diyorlar. Zaten bizim taraf bunu açık açık söyledi, bizim orada kalıcı olma gibi bir niyetimiz yok. Bizim askerlerimiz şu anda oradaki güvenlik boşluğundan doğan tehditlere karşı Suriye'de bulunuyorlar. Bu güvenlik boşluğu doldurulduğu ve tehditler ortadan kalktığı zaman çekileceğiz diyorlar. Türkiye oradan tabii ki çekilecektir ama eğer bizim boşalttığımız yerler yine ya YPG ya IŞİD tarafından doldurulup bizim topraklarımıza tehdit teşkil edecekse böyle bir adımı atmak için erken demek değil midir?

Öbür taraftan sığınmacılar konusu… Biz sığınmacıların artık ülkelerine geri dönmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Savaş sona erdi, kalıcı barış ve istikrar da sağlanması için çabalanıyor ama geri dönmeleri için oradaki şartların uygun olması lazım. Burada da tabii Türkiye'nin beklentisi Esad'ın o şartları oluşturması ve dönecek olan sığınmacıların böyle bir tehdit, bir tehlike görmeden oraya gidebilmeleri. Yoksa tehlike görürlerse zaten gitmezler. Bir de gidip de tehlike görürlerse hemen geri dönerler.”

SÜREÇ NEREYE EVRİLİR?

Önhon, sürecin nereye evrilebileceğiyle ilgili bundan sonra beklenenin görüşmelerin siyasi zemine taşınması olacağı görüşünde:

“Bu işler hep aşama aşama gider. İstihbarat başkanları muhtemelen daha ziyade güvenlik alanında neler yapılabileceği konusunu görüşüyorlardır. Bir de görüşmelerin siyasi zemine taşınmasını ele alıyorlardır. Siyasi zemin nedir? Siyasi zeminde, üst düzey devlet görevlilerinin; dışişleri bakan yardımcıları olabilir, dışişleri bakanlarının kendileri olabilir, bir araya gelip konuşması beklenir.

Mesela Çavuşoğlu bundan bir sene kadar evvel ne dedi? Belgrad'da koridorda Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad'la tesadüfen karşılaştığını söyledi. Belki son Birleşmiş Milletler toplantılarında da birbirlerine tesadüf ederler olmaz mı? Eğer orası olmazsa, ondan sonraki ilk uluslararası ortamda, onun marjında belki bir araya gelebilirler. Bunlar belli olmaz. Bunlar, olayların, aralarında yapılan görüşmelerin hangi düzeye geldiği ile siyaseten ne kadar kabul edilebilir olduğuyla bağlantılı şeyler.”

KAYNAK : BBC TÜRKÇE
İbrahim Can Haber7.com - Güncel/Siyaset Sorumlu Editörü
Haber 7 - İbrahim Can
YORUMLAR 48 TÜMÜ
  • SAMSUNLU YÜCEL 1 hafta önce Şikayet Et
    Rusya' ya KKTC 'de bir ortak 'Üs' kurma teklifi yapalım Suriye de çözüm kolay.Nasıl ABD bizi Yunanistan vasıtasıyla sarmaya çalışıyor bizi AKDENİZ ve EGE de birşey yaptırmamaya çalışıyor bizde RUSYA-ÇİN ile KKTC de bir üs kurmalıyız.Suriye ile birlikte pkk/ypg yi hallettik mi ABD zaten kendi çıkar oralardan...
    Cevapla
  • nihat 1 hafta önce Şikayet Et
    esatla anlaşalim,süriyeliler gitsin artık ,parklara çikamaz olduk,ülke mülteci kampında döndü
    Cevapla
  • Hakkı An 1 hafta önce Şikayet Et
    Süreç everilmez çevrilmez. RAY istikamet belli; Türkiye de bulunan Suriye Asıllı Arap vatandaşları ülkelerine evlerine güvenli bir şekilde girmesi için ne gerekiyorsa yapılmalı. Sonra; elbet sonrası olacak; bu adamlar aç açık orada yaşamayacak; Türkiye de kurduğu iş yeri ile irtibata geçerek TİCARETİ geliştirir; amenna; gider Suudiye Mısıra Sudan a Fas a Libyaya Irak a ihracata başlar; Suriyedeki Tampon bölge SERBEST TİCARET BÖLGESİNE Evrilir; Denize çıkışı açılır önü aılır tran yolu gelir Asi nin suyu gelir gelir oğlu gelir; isterler hepsi ellerinin altında... süreç nereye gider. Demokrasi.. Serbest teşebbüs.. İkbal İstikbal.
    Cevapla
  • Haber 1 hafta önce Şikayet Et
    Az kaldı kardeşimize sarılır daha bırakmayız İsterse bir 5 milyon ümmet daha gönder deriz.
    Cevapla
  • ibrahim yıldırım 1 hafta önce Şikayet Et
    TÜrkiye sokaklarında senin tarzında yazan ya da konuşanlara bit yavrusu deniyor biliyorsun değil mi? ABD, DiNGİLTERE otur deyince kuyruğu kıstırıp otur, doğru veya yanlış kendi politikanı uygulayınca hırla... Anladı sen onu... Bİr tek adını/adınızı söylemedim.... Ayrıca bu tip yorumları sözde Milli Gazete (ki bizim paramızla kuruldu, haram olsun) ve yine sözde Halktv/TV5 ortak yayınında yap sen buralara takılma.... bir dahakine adınla hitap ederim bak... Siz müminlerle CHP kardeş diye hadis de uydurursunuz yakında... Zaten büyüklerinizin anavatanı da DİNGİLTERE!!!
    Cevapla
  • İsmail K. 1 hafta önce Şikayet Et
    Esad. bizim şartlarımız.abd.ypğ.pkk.ab.iran.deaş.hursiler.rusya. diger. bize zarar için suriyeyi . secen Düşmanları cıkar. söz. bizde çıkalım
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR