MHP'li Karakaya'dan kritik açıklama: Bahçeli tehlikeyi gördü ve hamlesini yaptı!
Başkent Kulisi programına katılan MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, Bahçeli’nin bölgedeki tehlikeyi önceden gördüğünü belirterek, “Terörsüz Türkiye” çağrısının stratejik bir devlet hamlesi olduğunu söyledi.
ABONE OL
- Başkent Kulisi programına katılan MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya Suriye'deki operasyonların Türkiye'nin bekası açısından kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
- Karakaya İsrail'in bölgedeki stratejisinin Kürt kökenli vatandaşları Türkiye'den koparmak üzerine kurulu olduğunu söyledi.
- "İç cepheyi güçlendirme" çağrılarının büyük tehlikeye karşı bir ön alma stratejisi olduğunu belirten Karakaya "Terörsüz Türkiye" projesine en büyük desteğin bölge halkından geldiğini belirtti.
Kanal 7 Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Acet'in sunduğu Başkent Kulisi programının bu haftaki konuğu Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya oldu.
DEVLET İÇİNDE BAŞKA BİR SİLAHLI YAPI OLAMAZ
Suriye'deki mevcut hükümetin, işgal altındaki mahallelerde SDG ve YPG temsilcilerine karşı yürüttüğü operasyonları uluslararası hukuk açısından "terörle mücadele" olarak nitelendiren Karakaya, bir devlet içerisinde başka bir silahlı yapının bulunmasının mümkün olmadığını belirtti. Karakaya, "Bunun adı terörle mücadeledir. Bir devlet içerisinde paralel bir silahlı gücün olması mümkün değildir. Silahlı güçlerin olması gerektiğinde, meşru hükümete karşı duran yapıların tasfiyesi kaçınılmazdır" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE'NİN BEKASI İLE DOĞRUDAN İLGİLİ"
Dünyada 65 civarında aktif çatışma bölgesi bulunduğunu ancak Suriye'nin Türkiye için ayrı bir önem taşıdığını belirten Karakaya, konunun Türkiye'nin bekası ve geleceğiyle doğrudan ilgili olduğunu söyledi. Karakaya, "Burası bizim hemen yanı başımız. Bu ülkede istikrarın ve düzenin kurulması, içimizdeki göçmen popülasyonu da düşünüldüğünde bizi yakından ilgilendiriyor. Bölgede henüz kalıcı bir barış sağlanmış değil" dedi.
"SURİYE'NİN PARÇALANMAMASI KIRMIZI ÇİZGİMİZ"
Türkiye'nin temel şartının ve isteğinin Suriye'nin parçalanmaması olduğunu vurgulayan MHP'li Karakaya, Suriye'nin üniter yapısının korunmasının Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş kodlarıyla da örtüştüğünü dile getirdi. "Suriye'nin üniter yapısı bizi ne ilgilendiriyor" şeklindeki eleştirilere tepki gösteren Karakaya, "Suriye'nin üniter yapısı, bizim üniter yapımızla ve yıllardır verdiğimiz mücadeleyle doğrudan alakalıdır" şeklinde konuştu.

"VERİLEN SÖZLER TUTULMADI"
Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridorunun açılmaması için Türkiye'nin yıllardır operasyonlar yürüttüğünü hatırlatan Karakaya, SDG ve YPG unsurlarının bölgeden temizlenmesi sürecinde yaşanan anlaşmazlıklara değindi. Karakaya, örgütün Suriye ordusuna entegre olması ve "tek devlet, tek bayrak" anlayışıyla hareket etmesi yönünde bir mutabakat olduğunu ancak bu sözlerin tutulmadığını belirtti.
Karakaya sözlerini şöyle sürdürdü: "Birileri devreye girdi, operasyona gerek yok, biz bu yapıyı entegre edelim dediler. Ancak verilen sözler tutulmadı. SDG ve YPG, o mutabakattaki sözlerini yerine getirmedi ve entegre olmadılar. Sonuçta belli bir toprağın silahla işgal altında tutulduğu bir yapıdan bahsediyoruz. Devlet olma egemenliğini sağlamak isteyen yeni yönetim, bu yapıyla bütünleşmek istedi ancak karşı taraf buna uymadı."
İSRAİL'İN NİHAİ HEDEFİ VE ARZ-I MEVUD TEHLİKESİ
İsrail'in bölgedeki saldırgan tutumunu değerlendiren Mevlüt Karakaya, yaşananların sadece bugünkü çatışmalarla sınırlı olmadığını, arka planda teolojik bir motivasyon yattığını belirtti. İsrail'in Nil ile Dicle arasındaki vadedilmiş toprakları (Arz-ı Mevud) hedeflediğini vurgulayan Karakaya, bu planın Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ni de kapsadığını hatırlattı.
Karakaya, Netanyahu hükümetinin ve İsrail ordusundaki generallerin bu hedefleri saklamadığını ifade ederek, "Bölgede çekindikleri en büyük devlet Türkiye. Türkiye'den korkuyorlar. Vadedilmiş toprakların önemli bir kısmı Türkiye'nin sınırları içinde. Bunu Türkiye'den koparmanın zor olduğunu bildikleri için, Türkiye'yi zayıflatıp iç cepheyi çökertmeyi hedefliyorlar" dedi.
"KÜRTLER ÜZERİNDEN KURULAN TUZAK"
İsrail'in bölgedeki stratejisinin Kürt kökenli vatandaşları Türkiye'den koparmak üzerine kurulu olduğunu savunan Karakaya, 10 Mart mutabakatından sonra İsrail'in bölgeyle daha yakından ilgilenmeye başladığını ve oradaki yapılara bağımsız devlet sözü verdiğini dile getirdi.
Karakaya, bu durumun Kürtlere bir devlet verme amacı taşımadığını, aksine onları manipüle etmek için kurgulandığını belirterek şunları söyledi: "İsrail'in amacı oradaki SDG'ye ya da Kürt insanımıza bir devlet vermek değil. Asıl mesele Türkiye'yi zayıflatmak ve sıkıntıya sokmak. Kendi paşalarının ifadesiyle, 'Türklerin kontrolünden çıkardığımızda, Kürtlerin kontrolüne girdiğinde onları manipüle etmek son derece kolay' diye düşünüyorlar."
"BAHÇELİ TEHLİKEYİ GÖRDÜ VE HAMLESİNİ YAPTI"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin son dönemdeki "Terörsüz Türkiye" ve "İç cepheyi güçlendirme" çağrılarının bu büyük tehlikeye karşı bir ön alma stratejisi olduğunu belirten Karakaya, Bahçeli'nin devlet tecrübesiyle bu oyunu gördüğünü ifade etti.
Karakaya, Bahçeli'nin çıkışının siyasi bir risk değil, bir devlet aklı ürünü olduğunu vurgulayarak, "Sayın Genel Başkanımız 2024 yılında iç cepheyi güçlendirme söylemiyle birlikte, aslında bu konuların arka planına dikkat çekerek Terörsüz Türkiye projesini ortaya koydu. İmralı konusu söz konusu olduğunda 'gerekirse ben tek başıma giderim' dedi. Bu çıkış, İsrail'in bölgedeki planlarını bozmaya yönelikti" şeklinde konuştu.
"BÖLGE HALKI GERÇEĞİ GÖRDÜ"
Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki vatandaşların da oynanan oyunun farkında olduğunu belirten Karakaya, MHP'nin bu hamlesinin bölge halkından ciddi destek gördüğünü söyledi. Karakaya, "Kürt kardeşlerimiz işin realitesini gördüler ve anladılar. Terörsüz Türkiye projesine Türkiye'nin tüm kesimlerinden çok ciddi bir katkı ve destek geliyor" ifadelerini kullandı.
"TEŞKİLATLARIMIZ LİDERİMİZ BAHÇELİ'NİN ARKASINDA"
Mehmet Acet'in MHP tabanından gelen geri dönüşlere ilişkin sorusunu yanıtlayan Mevlüt Karakaya, parti içinde herhangi bir sorun yaşanmadığını vurguladı. MHP Genel Merkezi olarak teşkilatlarla sürekli sahada olduklarını belirten Karakaya, "Biz genellikle taban ifadesini kullanmıyoruz ancak kastedilen teşkilatlar ve partililer ise burada hiçbir sorun olmadı. 2024 ve 2025 yıllarında bölge, il ve ilçe toplantıları yaptık. Ekim ayından bu yana da 'Hayırlı günler komşum, derdiniz derdimiz' temalı ev ziyaretleri gerçekleştiriyoruz" dedi.
"ELEŞTİRİLER SİYASİ RANT AMAÇLI, SELDEN KÜTÜK KAPMAYA ÇALIŞANLAR"
Saha çalışmalarında ve toplantılarda ağırlıklı olarak 'Terörsüz Türkiye' konusunun gündeme geldiğini belirten Karakaya, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin bu konuyu ortaya atması ve süreci takip etmesi konusunda tabandan hiçbir eleştiri almadıklarını ifade etti. Eleştirilerin daha çok sosyal medya üzerinden ve muhalif unsurlardan geldiğine dikkat çeken Karakaya, "Bu işten acaba bir siyasi rant elde edebilir miyiz düşüncesiyle, selden kütük kapmaya çalışanların ortaya koyduğu eleştiriler var. Bilmediklerinden ya da anlamadıklarından değil, siyaseten pozisyon alıp arada kaçanları kandırmaya çalışıyorlar" şeklinde konuştu.
GEZİ VE 15 TEMMUZ BİRER DENEMEYDİ
Programda Venezuela'da yaşananlar ve Devlet Bahçeli'nin Venezuela olaylarını 15 Temmuz ile ilişkilendirmesi de konuşuldu.

Mehmet Acet'in sorusu üzerine Karakaya, Türkiye'deki Gezi olayları ve 15 Temmuz FETÖ kalkışmasının Venezuela'daki girişimlerle benzerlik gösterdiğini belirtti. Karakaya, "Gezi olayları ve 15 Temmuz, Türkiye'de yapılan birer denemeydi. Venezuela'nın yapısı farklı olabilir ama Türkiye'de de devleti ele geçirme, işgal etme ve vekaletler üzerinden bir operasyon yürütüldü. Seçilmiş Cumhurbaşkanı alaşağı edilmeye, kurumlar işgal edilmeye çalışıldı" ifadelerini kullandı.
"BU ÜLKELERE HUZUR MU GELDİ?"
Uluslararası hukuk ve diplomasinin artık güç dengelerine göre şekillendiğini savunan Karakaya, "Renkli devrimler" olarak adlandırılan süreçlere atıfta bulundu. Ukrayna, Gürcistan ve Arap Baharı yaşayan ülkeleri örnek gösteren MHP'li yönetici, "Bu ülkelere demokrasi mi geldi, huzur mu geldi? Hepsi bir bunalım ve iç çatışma içerisinde. Dışarıdan yapılan telkinlerle bir yere gidilmesi mümkün değil. Güçlü olduğunuz, dik durduğunuz sürece varsınız. Aksi halde sizi alaşağı edip kendi planlarını giydiriyorlar" değerlendirmesinde bulundu.
"İSRAİL YPG'Yİ BESLEMEYE DEVAM EDİYOR"
Acet'in İsrail'in Siyonist hedeflerine karşı Türkiye'nin hamlelerini sorması üzerine Karakaya, tehdidin boyutuna dikkat çekti. İsrail'in bölgedeki emellerinden vazgeçmediğini belirten Karakaya, "İsrail'in arkasındakilerin, terör örgütü YPG'yi bugüne kadar var eden ve besleyenlerin, binlerce tır silah yardımında bulunanların bu bölgeyle ilgili hevesleri bitmedi. Türkiye güçlü bir ülke, kimse Türkiye'yi doğrudan karşısına almak istemiyor ancak bu politikalarla zayıflatmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.
SINIR ÖTESİ OPERASYONLARIN HAYATİ ÖNEMİ
Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyine gerçekleştirdiği operasyonların hayati önem taşıdığını vurgulayan MHP'li Karakaya, "Eğer Türkiye Suriye'ye girmeseydi, 30 kilometre derinlikteki o güvenlik hedeflerini gerçekleştirmeseydi, bugün kendi sınırları içerisindeki sıkıntıları ve çatışmaları konuşuyor olacaktı" dedi.
"MESELE ETNİK DEĞİL, KIRSAL KALKINMA EKSİKLİĞİDİR"
Türkiye'de etnik kökene dayalı bir ayrımcılık olduğu iddialarını kesin bir dille reddeden Karakaya, çarpıcı bir örnek verdi. Türkiye'de azınlık statüsünün sadece gayrimüslimler için geçerli olduğunu hatırlatan Karakaya, şunları söyledi:
"Kürt kardeşlerimizle diğer etnik unsurlar arasında hiçbir zaman anlaşmazlık olmadı. Herkes eşit vatandaştır. Bölgesel ayrımcılık iddialarına gelince; ben Ankaralıyım. Ankara'nın dibindeki Yakupabdal'ın arkasındaki köylere bakın, Güneydoğu'daki birçok köyden daha geri kalmıştır. Mesele etnik değil, kırsal kalkınma eksikliğidir. Bunun kimlik temelli değerlendirilmesi doğru değil."
"OYUN ARTIK AÇIK: HEDEF TÜRKİYE'Yİ BÖLMEK"
İç cepheyi güçlendirmenin Türkiye'nin bekası için zorunlu olduğunu belirten Karakaya, bölgede oynanan oyunun artık gizli saklı olmadığını ifade etti. Sözde Kürt devleti projesinin arkasındaki asıl gücün İsrail olduğunu vurgulayan Karakaya, şu uyarılarda bulundu:
"Oyun artık açık. Orada bir Kürt devleti kurmanın arka planında İsrail var. Kürtleri bir vekil unsur olarak görüp, orada bir devlet kurdurup, Türkiye'ye yönelik bir bölünme tehdidi oluşturmak istiyorlar. Ancak bizim Kürt kardeşlerimiz, İsrail güdümlü bir yapıya, onlara gebe kalacak bir projeye asla müsaade etmeyecektir."
"TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJESİNE EN BÜYÜK DESTEK BÖLGEDEN"
Türkler ve Kürtlerin bin yıldır et ve tırnak gibi iç içe geçtiğini belirten Mevlüt Karakaya, "Terörsüz Türkiye" projesine en büyük desteğin yine bölge halkından geldiğini söyledi. Karakaya, "Kürt kardeşim gidip de İsrail projelerine destek vermez. Bu projeye en fazla destek verenler Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki Kürt kardeşlerimizdir" dedi.
"CUMHUR İTTİFAKI SOKAKTA, MİLLETİN İRADESİYLE KURULDU"
Cumhur İttifakı'nın mevcut durumunu ve motivasyonunu değerlendiren Karakaya, atmosferin "ilk günkü gibi" olduğunu belirtti. İttifakın 15 Temmuz hain darbe girişimiyle birlikte sokakta, milletin iradesiyle kurulduğunu hatırlatan Karakaya, anayasa değişikliği ve hükümet sistemi değişikliği ile bu birlikteliğin kurumsallaştığını ifade etti. Karakaya, "Cumhur İttifakı sokakta kuruldu dedik. 15 Temmuz'da millet işgale karşı bir direnç gösterdi ve o akşam bu yapı oluştu" dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE ŞARTSIZ DESTEK
Çözüm süreci sonrasında yaşanan hendek olayları ve devletin terörle mücadelesine değinen Karakaya, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin o dönemdeki duruşunu hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın terörle mücadeledeki kararlılığını gördükten sonra Bahçeli'nin "Terörle mücadelede şartsız, hiçbir siyasi beklentiye girmeksizin hükümetin arkasındayım" dediğini aktaran Karakaya, bu sürecin ittifakın temel taşlarından biri olduğunu vurguladı.
"40 YILDIR VERİLEN MÜCADELEYE VE ŞEHİTLERİMİZE BORÇLUYUZ"
MHP'nin devletin bölünmez bütünlüğü konusundaki tavrının belli olduğunu ifade eden Karakaya, "Terörsüz Türkiye'ye gelinmesinde 40 yıldır güvenlik güçlerimizin yaptığı mücadeleye ve şehitlerimize borçluyuz. Hükümetin kararlılığı ve milletin desteğiyle bu noktaya gelindi" dedi.
İTTİFAKTA 'ÇATLAT VAR' İDDİALARINA CEVAP: FARKLI SESLER OLABİLİR AMA...
Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen "Cumhur İttifakı'nda çatlak mı var?" sorularına da yanıt veren Karakaya, bu iddiaları kesin bir dille yalanladı. Devlet Bahçeli'nin açıklamalarının ittifakı zayıflatmak değil, bilakis güçlendirmek amacı taşıdığını belirten Karakaya, "Sayın Genel Başkanımızın açıklamaları Cumhur İttifakı'nı güçlendirme adına söylenen şeylerdir. AK Parti Türkiye'nin en büyük partisi, her kesimden insan var. Farklı sesler olabilir ama bu ittifakın stratejik hedefi ve sonsuza kadar devam etme iradesi değişmez" ifadelerini kullandı.

"TÜRKİYE YÜZYILI HEDEFİ DOĞRULTUSUNDA BU ANA ÇATI SAĞLAM KALMALI"
Muhalefetin tutumunu eleştiren ve CHP'nin yapıcı bir siyaset izlemediğini söyleyen Karakaya, MHP'nin ise "yapıcı muhalefet" anlayışıyla hareket ettiğini söyledi. Ekonomiyi doğrudan yönetmeseler de hükümetin her alanda başarılı olmasını istediklerini belirten Karakaya, "Biz ekonomiyi yönetmiyoruz ancak MHP olarak hükümetin başarılı olmasını istiyoruz. Seçim beyannamemizde verdiğimiz sözlerin yapılması konusunda hükümeti uyarıyor ve gündeme getiriyoruz. Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda bu ana çatının sağlam kalması için çalışıyoruz" dedi.
"CHP'Lİ BELEDİYELERDEKİ SORUŞTURMALARDA ŞİKAYETLER VE İTİRAFLAR BİZZAT CHP'LİLERDEN"
Acet'in CHP'li belediyelere yönelik başlatılan soruşturmalarla ilgili sorusu üzerine yolsuzluk soruşturmalarından rahatsız olmadıklarını belirten ve ortada görüntüler ve şikayetler olduğunu vurgulayan Karakaya, bu şikayetlerin sadece dışarıdan değil, bizzat CHP içinden ve kendi insanları tarafından yapıldığını ifade etti. Etkin pişmanlıktan yararlananların itiraflarına dikkat çeken Karakaya, sürecin bir kumpas veya darbe girişimi olarak nitelendirilmesini eleştirdi.
"YARGILAMA GECİKMESİN, CANLI YAYINLANSIN"
Soruşturmaların bir mağduriyet algısına dönüştürülmeye çalışıldığını belirten Karakaya, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin yaklaşımını hatırlatarak yargılamanın geciktirilmemesi gerektiğini savundu. Karakaya, "Bunu uzatmayalım. Kamuoyu nezdinde bir mağduriyet olarak takdim ediliyor. Sayın Genel Başkanımızın da söylediği gibi, bu konular kamuoyu önünde çarpıtılıyor. Canlı yayınlansın, millet orada canlı yayında ak koyunu kara koyunu görsün. Dosyanın içinden cımbızla çekilenlerle değil, gerçeği kendi gözleriyle görsünler" ifadelerini kullandı.
"TERÖRÜN MALİYETİ 2 TRİLYON DOLAR"
Ekonomiyle ilgili sorularla ilgili de Mevlüt Karakaya, hayat pahalılığının farkında olduklarını ancak Türkiye'nin pandemi ve deprem felaketlerini başarıyla yönettiğini dile getirdi. Depremin maliyetinin 100 milyar dolar olduğunu hatırlatan Karakaya, terörsüz Türkiye hedefinin ekonomik boyutuna dikkat çekti. Türkiye'nin 40 yıldır terörle mücadele ettiğini belirten Karakaya, "Terörün Türkiye'ye maliyeti 2 trilyon dolardır. Bu paranın yarısı ekonominin içinde kalsaydı, bugün şikayet ettiğimiz konuların çoğu olmayacaktı" dedi.
"ENFLASYON DÜŞÜŞ EĞİLİMİNDE"
Enflasyon ile hayat pahalılığı kavramlarının karıştırılmaması gerektiğini belirten Karakaya, enflasyonun düşüş eğiliminde olduğunu, ancak hayat pahalılığının tüketim kalıplarıyla ilgili olduğunu söyledi. 2026 yılının dar gelirli vatandaşlar için 2025'e göre daha rahat geçeceğini öngören Karakaya, ekonomik büyümenin 21 çeyrektir pozitif yönde devam ettiğini vurguladı.
Suriye PKK’sına suçüstü: Bırakıp kaçtıkları mühimmat Batı’nın terör ihracını belgeledi
-
Kenan Yılmaz 16 dakika önce Şikayet Et40 yaş üstü aklı başında Vatanseverler biliyor ki, Dünya ekonomik buhranı ve arkasından yaşanan asrın felaketi sonrası Allah korusun CHPkk başta olsaydı, memur ve emekliler ara ara aylarca maaş dahi alamazdı; CHPkk nın günümüzde Belediyeleri iflasa sürükleyip Millete olan SGK borcunu ödeyememesi bunun ispatı.Beğen
-
Doğan Uysal 19 dakika önce Şikayet EtDevletimize Sayın Devlet Bahçeli'ye Rabbim sağlıklı uzun ömürler ihsan etsin, Allah başımızdan eksik etmesin Amin. İyi ki varsın Türkiye'nin ve Türk milletinin sigortası , bakisi Sayın Bilge Lider Devlet BahçeliBeğen
-
Misafir 40 dakika önce Şikayet EtOrtadoğuda KÜRT ler hep öteden beri değişik devletler tarafından kullan at prensipiyle kullanıldı kullanım tarihi dolduğunda çöpe atıldı ve işin ilginç yanı KÜRT lerde bunun fakında ve ilbirliğine devam ediyorlar ilginç bir halkBeğen
-
Abooo 1 saat önce Şikayet EtHelal olsun bahceliye yanilip farkli dùsunduk..bu aciklama cok iyi oldu.allah saglik versin onaBeğen Toplam 1 beğeni
-
Cengiz 3 saat önce Şikayet EtBahçeli adı gibi... devlet....Beğen Toplam 4 beğeni


