2015'ten beri malullük maaşı alıyormuş: Tek bir emsal artışı için 15 milyon dolar istemiş
2015 yılından bu yana malullük aylığı alan Hüseyin Gür'ün, belediye koridorlarında adeta bir gölge başkan gibi hareket ettiği, milyon dolarlık rüşvet pazarlıklarını yönettiği ve imar usulsüzlüklerine kılıf uydurduğu tespit edildi.
ABONE OL
- 2015’ten beri malullük maaşı alan Hüseyin Gür’ün, Bursa’daki belediyelerde resmi görevi olmamasına rağmen “gölge başkan” gibi hareket ederek imar süreçlerinde rüşvet ağı kurduğu iddia edildi.
- Teknik takip, HTS ve tanık ifadeleri; Gür’ün müteahhitlerle belediye yöneticileri arasında aracılık yaparak ruhsat, iskan ve emsal artışı karşılığında milyonlarca dolarlık taleplerde bulunduğunu ortaya koydu.
- Bir projede emsal artışı için önce 15 milyon dolar istediği, pazarlıkla 10 milyon dolara anlaşıldığı ve ödemelerin nakit ile lüks daireler şeklinde yapıldığı öne sürüldü.
HABER7 - ÖZEL
Bursa'da, emniyet güçlerinin titizlikle yürüttüğü teknik ve fiziki takip raporları, HTS kayıtları ve tanık ifadeleri, "Hüseyin Gür" isimli sanığın, müteahhitler ile belediyenin üst düzey yöneticileri arasında nasıl bir "karanlık aracı" rolü üstlendiğini gözler önüne seriyor.
Resmiyette herhangi bir dernek kaydı bulunmayan ve 2015 yılından bu yana malullük aylığı alan Gür'ün, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Nilüfer Belediyesi koridorlarında adeta bir gölge başkan gibi hareket ettiği, milyon dolarlık rüşvet pazarlıklarını yönettiği ve imar usulsüzlüklerine kılıf uydurduğu tespit edildi.
İSKAN KARŞILIĞINDA 3 LÜKS DAİRE İSTEDİ
Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, Hüseyin Gür, Nilüfer ilçesindeki devasa inşaat projelerinin usulsüz ruhsatlandırma süreçlerinde başrolü oynadı.

Tapu kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, Gür'ün üzerine kayıtlı Nilüfer Ataevler Mahallesi'nde 3 adet lüks konut bulunduğu belirlendi.
Bu 3 taşınmazın, 2020 yılında Kutludeniz İnşaat Gıda Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi üzerinden "satış" yoluyla devralındığı görülse de, resmi makamlarca bu dairelerin doğrudan "rüşvet suçuna ilişkin" elde edildiği değerlendiriliyor.

"ŞANTAJ" SAVAŞLARI
Hüseyin Gür'ün içerisinde yer aldığı kirli ağ, Bursa Sulh Ceza Hakimliği'nin kararıyla uygulanan CMK 135 (İletişimin Tespiti ve Dinlenmesi) tedbirine takıldı.
Temmuz 2025'te Bilal Tuğral isimli şahısla yaptığı telefon görüşmesi, rüşvet çarkının nasıl işlediğini ve taraflar arasındaki şantaj savaşlarını deşifre etti.

Görüşmede Gür, bir mimarın müteahhide şantaj yaptığını belirterek, "Sen ruhsat alırken rüşvet verdin Ayşegül'e, ona buna... Hüseyin Gür sana yardımcı oldu, şikayet edeceğim seni" şeklindeki tehditleri aktarıyor.
Aynı görüşmenin devamında, inşaatların yapı denetim süreçlerinde "seviye tutulması" adı verilen usulsüzlüklerin nasıl kılıfına uydurulduğu ve iskan izinlerinin rüşvet ağıyla nasıl çözüldüğü açıkça konuşuluyor.
ADIM ADIM TAKİP EDİLDİ
Emniyetin Teknik Takip ve İzleme Büro Amirliği ekipleri, Hüseyin Gür'ü adım adım izleyerek belediyelerdeki nüfuzunu belgeledi.

Eylül 2025'te yapılan fiziki takiplerde Gür'ün, Kent Meydanı'ndaki bir kafede Yaşar Şenocak ve Ramazan Beyazkurt ile buluştuğu, ardından doğrudan Nilüfer Belediyesi'ne geçtiği tespit edildi.

Belediyeye giriş yapan Gür'ün, hiçbir resmi görevi olmamasına rağmen Mahmut Demiröz tabelası bulunan odaya rahatça girdiği, içeride uzun süre kaldıktan sonra elinde yeşil renkli şeffaf bir dosyayla çıkarak bu dosyayı Fırat Çelik isimli şahsa teslim ettiği fotoğraflandı.

Gür'ün belediye içindeki trafiği bununla da sınırlı kalmadı.

İlerleyen günlerde Nilüfer Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü ve Yapı Tetkik Bürosu gibi kritik departmanlara girip çıktığı, mesai bitiminde ise belediyenin kapalı otoparkından SUV araçla ayrılarak ŞAD İnşaat'a ait Özatakent Projesi'nin satış ofisine gittiği belgelendi.

Sadece Nilüfer Belediyesi değil, Bursa Büyükşehir Belediyesi de Gür'ün operasyon alanlarındandı.

30 Eylül 2025 tarihinde Büyükşehir Belediyesi B Blok 2. Kat koridorlarında görüntülenen Hüseyin Gür ve yanındaki Ramazan Beyazkurt'un, İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanı Nazlı Yazgan ile camlı bir odada özel bir toplantı gerçekleştirdikleri emniyet kameralarına yansıdı.

Gür'ün günlük rutininde, Fırat Çelik'e ait gri renkli Renault Clio marka aracı sıklıkla kullandığı, bazen de dikkat çekmemek adına özel halk otobüsleriyle belediye binalarına gidip geldiği tespit edildi.

TEK BİR EMSAL ARTIŞI İÇİN 15 MİLYON DOLAR İSTEMİŞ
Soruşturmanın en sarsıcı kısımlarından biri ise Mülkiye Başmüfettişliği ve savcılık dosyasına giren tanık ifadeleri oldu.
Kutludeniz İnşaat yetkilisi Erdal Aydın'ın verdiği yeminli ifadeler, Hüseyin Gür'ün dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve Başkan Yardımcısı Turgay Erdem adına nasıl tahsilat yaptığını ortaya koydu.
İfadeye göre, Ataevler Mahallesi'ndeki Emek 22 Sitesi kentsel dönüşüm projesinde emsal artışı (fazladan inşaat alanı) alabilmek için Hüseyin Gür ve Sırrı Aydın devreye sokuldu.
Erdal Aydın'ın itiraflarına göre, Hüseyin Gür ilk etapta kendilerinden tam 15 milyon Dolar talep etti. Yapılan pazarlıklar sonucu bu rakam, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem'e verilmek üzere 10 milyon Dolar olarak anlaşıldı.
Bu devasa rüşvetin bir kısmı nakit olarak, bir kısmı ise daire olarak ödendi. Hüseyin Gür'ün üzerine geçirilen 3 lüks dairenin sırrı da bu ifadelerle çözülmüş oldu.

Daha da çarpıcısı, inşaatın mühürlenmesini engellemek amacıyla acil olarak istenen 3 milyon TL nakit paranın, Hüseyin Gür tarafından iki adet siyah spor çanta içerisinde, Turgay Erdem'in şoförünün kullandığı makam aracının bagajına bizzat konulduğu ifade edildi.
MASAK VE HTS KAYITLARI
İfadeler ve fiziki takipler, Hazine ve Maliye Bakanlığı MASAK raporları ve HTS (telefon sinyal) analizleriyle de birebir örtüştü.
MASAK raporunda, Hüseyin Gür'ün amcaoğlu olan Abdulvahap Gür'ün, Mustafa Bozbey'in kurucu ortağı olduğu İFLAS HAL. BOZBEY İNŞAAT TURİZM SANAYİ firmasında yıllarca "Münferiden Temsile Yetkili" olarak görev yaptığı ortaya çıkarıldı. Ayrıca, rüşvet çarkında aracı olduğu belirtilen Sırrı Aydın'ın, Hüseyin Gür'ün hesabına para transferleri yaptığı belgelendi.

HTS analizleri ise Hüseyin Gür'ün, kritik imar değişiklikleri ve ruhsat onay tarihlerinde hem Mustafa Bozbey ile hem de diğer aracılarla yoğun telefon trafiğinde olduğunu ve aynı baz istasyonlarından sinyal verdiklerini kanıtladı.

Bilirkişi raporları, Turgay Erdem'in tek imzasıyla onaylanan projelerde imar hakkının en az yüzde 20 oranında aşıldığını, Umut Kent Sitesi gibi projelerde sığınakların bile daireye çevrilerek yüzlerce kaçak mesken yaratıldığını ve bu süreçlerin tamamının Hüseyin Gür'ün koordine ettiği rüşvet ağıyla sümen altı edildiğini resmiyete döktü.
NE OLMUŞTU?
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve Bursa merkezli İstanbul, Balıkesir ve Diyarbakır'ı kapsayan 5 ildeki eş zamanlı operasyonlar, belediye tarihindeki en büyük yolsuzluk iddialarından birini gün yüzüne çıkardı. Soruşturma kapsamında, aralarında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, eşi Seden Bozbey, kızı Side Bozbey Gürer ve kardeşleri Ramiz ile Ertan Bozbey'in de bulunduğu toplam 57 kişi gözaltına alındı.
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından 6 ay boyunca yürütülen titiz incelemeler sonucunda, şüphelilerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "suçtan kaynaklanan mal varlıklarını aklamak" suçlarına karıştıkları iddia ediliyor. Tespit edilen suça konu işlem hacminin ise tam 15 milyar 951 milyon TL olduğu belirlendi.
Soruşturmanın merkezinde, Mustafa Bozbey'in Nilüfer Belediye Başkanlığı döneminde akrabaları ve yakınları üzerine kurulan paravan şirketler yer alıyor. Rüşvet olarak alındığı iddia edilen taşınmazların devredildiği Verev İnşaat, Seres Gayrimenkul, Tiba Mimarlık, Fide Özel Eğitim, Bozbey İnşaat Sanayi, Perçem İnşaat ve Kafkas Tur Oto Kiralama şirketlerine Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyum atandı. Bu şirketler üzerine kayıtlı 213 taşınmaz ve 35 lüks araca el konuldu.
Bozbey dahil 57 kişi 3 Mart Cuma günü tutuklama talebiyle adliyeye sevk edildi. 4 Mart Cumartesi günü Bozbey hakkında tutuklama kararı alındı. Aynı gün İçişleri Bakanlığı kararıyla görevinden uzaklaştırıldı.
-
Misafir 31 dakika önce Şikayet EtBu kadar net kanıtlarla bile cehape li Kitleyi , pesinden gittiklerinin hırsız , pedofili , alemci olduguna asla inandıramazsınız. Çünkü böyle bir Kitlenin yeryüzünde örneği kesinlikle yok. Ithal Saman piyasada oldukça durum asla degişmez.Beğen Toplam 1 beğeni
-
ASİL TÜRK 37 dakika önce Şikayet Etchp acilen kapatılmalıBeğen Toplam 2 beğeni
-
Misafir 40 dakika önce Şikayet EtCHP hırsızları partisi olmuş özgü partiden bile atamıyor Allah size iktidar yüzü göstermesin inşallahBeğen Toplam 1 beğeni
-
Şair 44 dakika önce Şikayet EtVaybe bu nedir yaBeğen
-
Heredot cevdet 49 dakika önce Şikayet EtMALum kitleye anlatmaya gerek yok anlamaz, hukuk gereğini yapsın....Beğen Toplam 1 beğeni